,

MEDYAMIZ 24 TEMMUZ’DA BAYRAMI YAŞAYAMIYOR

“SANSÜRDEN KURTULUŞUN 110. YILINDA MEDYA YİNE SANSÜR VE OTOSANSÜRÜN BASKISINDADIR.

24 TEMMUZ, BASINDAN SANSÜRÜN KALDIRILIŞININ 110.YILINDA, SANSÜR VE OTOSANSÜR KISKACINDAKİ MEDYAMIZ BAYRAMI YAŞAYAMIYOR.

II. Meşrutiyet’in ilanıyla 24 Temmuz 1908 tarihinde Padişahın, ‘Âli Kararname’ ile yürürlüğü koyduğu sansür 32 yıl sonra kalkmış, basın nihayet özgürlüğe kavuşmuştu. Bu tarihi olayın önemini vurgulamak için, 1946 yılında 24 Temmuz günü Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlanması kararlaştırılmıştı.

Basında sansürün son bulmasının üzerinden geçen 110 yıl sonra, Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı maalesef kutlayamıyoruz.

* Zira bugün Türkiye, dünya ifade ve basın özgürlüğü sıralamasında en sonlarda yer alıyor.

* Hiçbir dönemde olmadığı sayıda gazeteci ve yazar, ya cezaevlerinde; ya da mahkemelerde açılan binlerce davada sanık olarak yargılanıyor.

* Onlarca basın mensubu yazdıkları yazıdan, katıldıkları televizyon programındaki sözlerinden dolayı, ‘örgüt’ yaftası ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına çarptırılmakta..

* En küçük eleştiriye, tek sütunluk habere ya da çizilen karikatüre onlarca yıl hapis istemiyle peş peşe  davalar açılıyor. Gazeteciler çok ağır, ödenmesi güç maddi yaptırımlarla cezalandırılıyor.

* Mahkemeler hiçbir indirime gitmeden ağır mahkumiyet kararları veriyor.

* Kapanan gazeteler, televizyonlar ve internet sitelerinde işsiz kalan binlerce gazeteci ve televizyoncu varken, medyamızın içinde bulunduğu böyle bir ortamda, 24 Temmuz’u ‘Gazeteciler ve Basın Bayramı’ olarak kutlayamıyoruz.

* Bunların sonucunda halkın haber alma hakkı yok olurken, gerçeğe ulaşılması her gün zorlaşırken Basın Konseyi olarak; demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla eksiksiz yerleşmesi; ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engellerin kalkması; cezaevlerinde tek bir meslektaşımızın kalmaması için mücadelemizi sürdürmeye kararlı olduğumuzu bildiriyoruz.”