Türenç : ‘’gazetecilik faaliyetleri sonucu  ağır cezalara çarptırılan gazetecilerin içindeki bulundukları bu durumu bir linç girişimi olarak değerlendiriyoruz. Gazetecilerin özgürleştirilmelerini bir daha talep ediyoruz.’’ Dedi.

 

Basın Konseyi Merkezi’nde dün Yüksek Kurul üyesi Av. Turgut kazan ile bir basın toplantısı düzenleyen Pınar Türenç,  önceki gün Silivri Cezaevinde yaptıkları açık görüşte edindikleri izlenimleri ve hüküm giyen gazetecilerin düşüncelerini  gazetecilerle paylaştı.5 ağustos karar duruşmasından sonra ilk kez gazetecilerle tek tek açık görüş yaptıklarını  belirten Türenç, gazetecilerin içinde bulundukları koşulları,  çok zorlayıcı ve  dayanılmaz bulduklarını bir kez daha dile getirdi. Basın konseyi başkanı Pınar Türenç ve Av. Turgut  Kazan, özetle şunları söylediler:

‘’ Ağır cezalara çarptırılan gazeteci arkadaşlarımızın ortak görüşleri , 5 ağustos kararlarının hiçbirinin sürpriz olmadığıdır. Hepsi, ’’ 5 Ağustos günü karar duruşmasına değil infaza götürüldük. O  gün mantık, duygu ya da insani hiçbir davranış yoktu.  Olağanüstü önlemlerle 4 kat insan çemberi içinde tam 4 saatte mahkeme salonuna taşındık. Sonuçta örgüt de çıkmadı, lideri de bulunamadı. Bu dava tümüyle moral değerlere  yönelik bir savaştır.Ortada suç  yok ancak gazetecilik faaliyeti var. Hedef hepimizi yalnızlaştırmak ve ölüme götürmektir.’’

Bu sese kulak verilmesi ve  insani ve hukuk adına iyileştirmelerin  yapılmasını istiyoruz.

— Balbay Sincan’a gidiyor.  Tuncay Özkan ne olacak

Ailesi ankara’da olduğu için  kendi isteği ile Ankara Sincan cezaevine gidişine izin verilen Mustafa Balbay ile yıllardır  aynı koşulları  paylaşan Tuncay Özkan ‘ın durumunun   belirsiz olduğunu söyleyen Türenç  ve Kazan, ivedelikle bu konunun önem kazandığını vurgulayarak şöyle konuştular:

‘’Tuncay Özkan  en ağır koşullarda yatmaktadır. Tek başına kalacağı hücresinde ağırlaştırılmış müebbet cezasını çekmesi insani olmamakla birlikte adaletli de değildir. Tuncay Özkan’ın, diğer gazetecilerle birlikte kalabileceği bir hücreye nakledilmesinin doğru olduğunu düşünüyoruz. Kaldı ki bu cezaların çoğu zaten idam cezası niteliğindedir. Ağırlaştırılmış müebbet hapisleri, yaş ve sağlık açısından bir çoğu için  kaldırılamaz. Bu hususların bir daha gözden geçirilmesini hukuk ve insani  hakları  açısından istiyoruz. Gazetecilik faaliyetlerinden suçlanan meslektaşlarımızın özgür kalacakları günü umutla bekliyoruz.’’

-Karalar hukuken yok hükmünde

Basın Konseyi Yüksek Kurul üyesi Av. Turgut Kazan, Ergenekon kararlarının hukuken yok hükmünde olduğunu yinelerken,’’Yargıtay incelemesine bile gerek olmadan bu mahkeme kararlarının düşmesi gerekir. Çünkü 6 üye ile toplanan mahkeme usul hatası yapmıştır’’ Dedi.

Bu davanın hukuken değil siyaseten çözülmesi gerektiğini de vurgularken, TBMM’nin bir genel af  ya da yeni demokratikleşme paketinde yapılacak düzenlemeyle beklentilerin karşılanabileceğine işaret etti.

Basın konseyi başkanı Türenç ise,’’ Gazetecilerin özgürleşmelerinin, ancak Meclis’in yeni düzenleme ile toplumsal barışa çare getirmesiyle olabileceğini” sözlerine ekledi.

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve Yüksek Kurul Üyemiz Av. Turgut Kazan 5 Ağustos Karar Duruşması Sonrasında Silivri’de Yatan Gazetecilerle Yaptıkları İlk Açık Görüşü Kamuoyuyla Paylaştı.

Yazı dolaşımı


Feedback