I———I

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Taha Orhan vekili Av. Neşe Ay Benli’nin Gaziantep Hakimiyet Gazetesi köşe yazarı Murat Güreş tarafından müteaddit tarihlerde ( 14.03.2011, 15.03.2011, 01.06.2011, 04.06.2011) kaleme alınan köşe yazılarıyla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ                         : Taha Orhan

                                                       Vekili Av. Neşe Ay Benli

 

ŞİKÂYET EDİLENLER   : Murat Güreş

                                                          Gaziantep Hakimiyet Gazetesi Köşe Yazarı

 

ŞİKÂYET KONUSU           : Taha Orhan ve Taha ORHAN Planlama Müh. İnş. Enerji ve Turizm A.Ş. Vekili Av. Neşe Ay Benli, 10.06.2011 tarihinde Basın Konseyi’ne başvurarak, Gaziantep Hakimiyet Gazetesi köşe yazarı Murat Güreş tarafından kaleme alınan müteaddit köşe yazılarında, dayanaksız bazı usulsüzlük iddiaları ve yakışıksız ithamlarda bulunulmak suretiyle, müvekkilinin kişiliğine, yaşantısına ve mesleki şeref ve haysiyetine saldırıda bulunulduğunu ve bu nedenle söz konusu yazılar ile Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Şikayet konusu çok sayıdaki köşe yazıları incelendiğinde, o dönemde Gaziantep’te yayın yapan yerel bir süreli yayın olan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini de üstlenmiş olan köşe yazarının, tüm bu köşe yazılarında spesifik olarak şikayetçi Taha Orhan’ın şahsını hedef aldığı ve köşe yazılarını Taha Orhan’ın mesleki ve kişisel faaliyetleri üzerine inşa ettiği görülmektedir.

Bu köşe yazılarının içeriğine geçmeden önce belirtmek gerekir ki, Basın konseyi Sözleşmesi’nin 12. Maddesi uyarınca, şikayet başvuruları, ancak başvuru öncesindeki 2 aylık süreyi kapsayabilir. Bu nedenle, şikayetçi tarafından başvurusunda yer verilen ve kendisine yönelen haksız birer saldırı niteliğini taşıdığı ileri sürülen köşe yazılarından 18.03.2010, 19.03.2010, 23.03.2010, 21.02.2011 ve 23.02.2011 tarihli köşe yazıları, şikayet tarihinden 2 aydan önceki bir tarihte yayınlandıkları için, bu köşe yazıları tarafımızdan değerlendirme kapsamına alınması mümkün olmamıştır.

Murat Güreş’in değerlendirme kapsamında irdelediğimiz ilk köşe yazısı olan 14.03.2011 tarihli “İte Bak, Yattığı Yere Bak” isimli köşe yazısında şu ifadelere yer verilmiştir. ” Paha Bey; 30 santimetrelik bir cetvelle, kentlerin kaderini belirleyerek kesesini doldurduğunu yazmamdan çok rahatsız olmuş…
Rantı beraber bölüştüğü dostları, “al kızı ver papazı” masa arkadaşları veya ofisindeki yandan tutması ile şahsıma dair derin bir düşmanlık beslediklerini duyuyorum…

Haşmetmeapları; Beni Gaziantep kamuoyuna rencide etmek için hazırladığı tam sayfa reklamları parası karşılığında yayınlatmak üzere, yerel gazetelerdeki dostlarımıza göndermiş.
Ancak sağ olsunlar Paha Efendi’nin yüzüne tükürür gibi cevap vererek “para karşılığında böyle bir reklamı” daha doğrusu şahsiyetsizlik metnini yayınlayamayacaklarını söylemişler.
Paha’nın kirli parasına, sığ aklına, sığıntılığına alet olmamışlar.
Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum…

Kafası, çuvalla beleş para kazanmaktan başka bir işe çalışmayan bu akıl fukarası, medyayı satın alacağını zannetmiş. Adam ulusal salak olduğu için benim meslektaşlarımın (bazı müsveddeler hariç) haramiyi izinden, şahsiyetsizi gözünden tanıdığını hesaba katamamış…

Adam medyayı, Kıbrıs’taki masalarda bıraktığı pas parasıyla satın alacağını düşünebilecek kadar cahil, ne oldum delisi, sonradan görme olduğundan ne yapacağını bilemez hale gelmiş.
Bunun adı resmen itlik…
Neden mi?
Bizde gösterişli çapsızlara “ite bak yattığı yere bak” derler.
Olmadı mı, “İtin aklı eksiği, baklavadan pay umarmış” derler.
Dahası mı, “İtin boynuna para asmışlar hoş geldin it efendi demişler” derler.
Yetmedi mi, “Uyuz itte, azılı diş ne arar (kibarlaştırdım)” derler…
Başka mı, “İt bizim it, çulu değişmiş” derler…

“İtle dalaşacağına, çalıyı dolan” yok dedim.
Akılsız iti, yol kocatır Paha Efendi…

Kaderini kendisi belirleyemeyen asla özgür olamaz.
“Garip itin kuyruğu, bacağının arasında gerek”tir.
Aslolan ahlaktır, erdemdir…
“İt kağnının gölgesine yatmış, ne büyük gölgem var demiş” bilir misin?
Paha kardeş:
Bak; para, paha, pey gelir geçer…
Adam olursan sana “peh” derler…
Atalarımız ne demiş:
“Ağır taşla batman döverler,
Hafif taşla kıç silerler…”
Daha ben sana ne söyleyeyim Paha…”

 

Bu yazı, ele alındığında köşe yazarı Murat Güreş ile yazının hedef aldığı kişi olan şikayetçi Taha Orhan arasında geçmişten gelen ve köşe yazıları yoluyla sürdürülen bir husumetin bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Nitekim Taha Orhan, bu geçmişteki köşe yazılarına karşı da yasal yollara başvurmuş ancak yukarıda metni verilen ve tamamen kendi kişiliğini hedef alan 14.03.2011 tarihli yukarıdaki yazının hemen ardından ise, bu kez 15.03.2011 tarihinde gazetelerde tam sayfa ilanlar vererek, bu yazılara karşı kendini savunma ihtiyacı hissetmiştir. Bu ilanların yayınlanmasından sonra Murat Güreş’in köşe yazılarını daha artan bir sıklıkla Taha Orhan’a ayırdığı ve durumun giderek daha yakışıksız bir hal aldığı görülmektedir.

Bu kapsamda, Murat Güreş’in sözgelimi 15.03.2011 tarihli “Acınacak Adamlar” başlıklı köşe yazısında doğrudan Taha Orhan’ı hedef alarak, “Ulan Paha sen neymişsin! Sana “hafifsin” dedim ama harbiden Antep tabiriyle hakikaten yuhanın tekiymişsin” şeklinde başlayan ve aynı minvalde devam eden ifadeler kullandığı, ardından 01.06.2011 tarihli “Taharri” başlıklı yazısında ise yine Taha Orhan’ı kastetmek suretiyle, ” Adını anmaktan bile artık imtina ettiğim, kolay yoldan elde ettiği serveti ile beni bitirmeyi kafasına koyduğunu sağda-solda anlatan o zavallıya düzdüğüm methiyeyi (!) bir kez daha, hemde taksitini daha bitiremediğim yemek masasında okudum….. Sonra sokakta görsem tanımayacağım bu herifin o esnada ne yaptığını düşündüm. Acaba o sırada kendisi Dikmen’de 17. kattaki ofisinde mi idi. Yoksa bitişiğindeki önemli komşusuna aldığı ama 29.999 lirasını ödemediği mobilyalar nedeniyle, kapısına gelecek haciz kâğıdını mı bekliyordu…..”  şeklinde ifadeler kullandığı tespit edilmektedir. Murat Güreş’in Taha Orhan’a yönelttiği alaycı ifadeler,  04.06.2011köşe yazısının tamamında da benzer şekilde yer almış bulunmaktadır.

Şikayetçi Taha Orhan vekili Av. Neşe Ay Benli,  yukarıda örnekleri verilen tüm bu köşe yazılarında doğrudan müvekkilinin kişiliğini ve mesleki itibar ve haysiyetini hedef alan bu  ifadeler ile, müvekkiline yakışıksız takma isimler takıldığını, müvekkili hakkında öne sürülen yersiz ve asılsız rüşvet ve usulsüzlük iddialarının neredeyse her yazıda tekrarlandığı, köşe yazılarında doğrudan müvekkiline hitap edildiğini ve son derece düşük ve seviyesiz bir üslup kullanıldığı gerekçeleriyle, söz konusu köşe yazıları ile Basın Meslek İlkeleri’nin;

“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

 

“Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu yapılamaz” şeklindeki beşinci,

 

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı,

 

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu,

 

“Gazeteci kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal, ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır” şeklindeki on birinci,

 

“Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci ve

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı

Maddelerini ihlal edildiğini ileri sürerek, köşe yazarı Murat güreş hakkında “kınama” kararı verilmesi talebinde bulunmuştur.

 

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Hakimiyet Gazetesi Köşe Yazarı Murat Güreş’e şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 22 Haziran 2011 tarihinde, 0342 323 63 81 No’lu faksa gönderilmiş, mektubun teslim alındığı bilgisi Zahide Yalçın olarak bildirilmiştir. Daha sonra, Basın Konseyi’ni arayarak, kendisi hakkındaki şikayetle ilgili ayrıntılı yanıtlarını sunmak için süre isteyen Murat Güreş, önce e-posta yoluyla yanıtlarını gönderdiğini ileri sürmüş ancak bu yanıtların elimize ulaşmaması üzerine yanıtlarını kargoyla göndermesi yönündeki talebimizi kabul etmiş olmasına ve yerine getirilmiş olduğunu ileri sürmesine karşın, bu yanıtlar bir türlü Genel sekreterliğimize ulaşmamıştır. Bu nedenle,  Yüksek Kurul Toplantısının aciliyeti de göz önüne alınarak, söz konusu yanıtların daha fazla beklenmeden, Genel Sekreterlik görüşü oluşturulmuştur.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 3 Ağustos 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

 

Şikâyet konusu köşe yazıları bir bütün olarak ele alındığında, Gaziantep Hakimiyet Gazetesi köşe yazarı Murat Güreş’in – değerlendirmeye alınan – tüm köşe yazılarında, şikayetçi Taha Orhan’ın gerek kişiliğini gerekse usulsüz girişimlerde bulunduğunu ileri sürdüğü mesleki faaliyetlerini konu aldığı görülmektedir. Bu niteliği ile mevcut köşe yazıları, Murat Güreş ile Taha Orhan arasında geçmişe dayanan ve kaynağı bilinmeyen kişisel bir husumetin var olduğu izlenimini yaratmakta ve bu husumetin Murat Güreş tarafından köşe yazıları üzerinde yürütüldüğü şeklinde bir algının oluşması sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

 

Bu algıdan bağımsız olarak, Murat Güreş tarafından Gaziantep Hâkimiyet Gazetesi’nde yayınlanan bu köşe yazılarını, haber verme hakkı açısından değerlendirdiğimizde ise, haber verme hakkının sınırlarının tespit edilmesine ilişkin olarak benimsenen ve Basın Konseyi Yüksek Kurulu kararlarında sürekli yinelenen (kamu yararı ve kamusal ilgi – gerçeklik – güncellik – konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık şeklindeki) evrensel ölçütlerinin, şikâyete konu somut köşe yazılarında hiçbir şekilde sağlanmamış olduğu tespit edilebilir.

Gerçekten, Murat Güreş’in şikâyete konu köşe yazıları irdelendiğinde, bu yazılarda, kamuoyunun bilgilenme hakkının yerine getirilmesini sağlamaya yönelik bir haber verme maksadından ziyade, bizzat muhatap aldığı ve hitapta bulunduğu şikayetçi Taha Orhan’ın gerek kişiliğine herekse mesleki girişimlerine yönelik alaylı bir üslup kullanarak, muhatabını aşağılama maksadı çerçevesinde hareket ettiği görülmektedir. Benzer şekilde, Taha Orhan’ın mesleki faaliyetlerine yönelik iddialar, hiçbir şekilde bir bilgi ve belgeye dayanılarak hazırlanmamış ve iddialar yöneltilen kişiye bu iddialara karşı diyecekleri sorulmamış, kendisini ifade etme imkânı tanınmamıştır.

Tüm bu verilerin ışığında, Gaziantep Hakimiyet Gazetesi köşe yazarı Murat Güreş tarafından kaleme alınan köşe yazılarının, Basın Meslek İlkeleri’nin,

“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.” şeklindeki onuncu,

“Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddelerini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

 

Yukarıda arz ve izah olunan gerekçeler karşısında, Basın Meslek İlkeleri’nin dördüncü, altıncı, onuncu ve on ikinci maddelerini ihlal eden Gaziantep Hakimiyet Gazetesi yazarı Murat Güreş’in “kınanmasına” oybirliğiyle karar verilmiştir.

 

 

(Karar No: 2011/30)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

——————————-

Basın Konseyi, Gaziantep Hakimiyet Gazetesi Köşe Yazarı Murat Güreş’in Kınanmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback