Basın Konseyi, Haber Türk Gazetesi’nde; 29 Mart 2012 tarihinde; “Dayağa 7, ısıran eşe 9 yıl hapis!”,  Milliyet Gazetesi’nde; “Vuran erkeğe 7, ısıran kadına 9 yıl!”, Radikal Gazetesi’nde; “Vuran erkeğe 7, ısıran kadına 9 yıl hapis istendi” başlıklarıyla yayınlanan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ                         : Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun

ŞİKÂYET EDİLENLER    :

  1. Haber Türk Gazetesi
  2. Milliyet Gazetesi
  3. Radikal Gazetesi

ŞİKÂYETİN KONUSU      : Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun Basın Konseyi’ne yapmış olduğu 03.04.2012 tarihli yazılı şikâyet başvurusunda, 29.03.2012 tarihinde Haber Türk Gazetesi’nde yayınlanan “Dayağa 7, ısıran eşe 9 yıl hapis” başlıklı haber ile bu haberden kopyalanarak, aynı gün Milliyet Gazetesinde “Vuran erkeğe 7, ısıran kadına 9 yıl” ve Radikal Gazetesinde “Vuran erkeğe 7, ısıran kadına 9 yıl hapis istendi” başlıklarıyla yayınlanan haberler ile özel hayatının gizliliğine saldırıda bulunulduğunu ve bu nedenle Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Şikayet konusu haberler, 29.03.2012 tarihli Haber Türk Gazetesi’nde ve bu habere atıf yapılarak Milliyet ve Radikal gazetelerinde hemen aynı içerikle yayınlanmış olup, bu haberlerde, özetle şikayetçi Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun ile ayrıldığı eşi Dr. Elif Usal arasında yaşanan ve yargıya intikal eden bir kavganın konu edildiği görülmektedir. Haberde, kısa süre önce boşanan iki psikiyatrın “şiddet” nedeniyle birbirlerinden şikâyetçi olduğu belirtilmektedir. Buna göre, Cumhuriyet Savcılığına intikal eden olayda, Savcılık makamı tarafından bir iddianame tanzim edilmiş ve iddianamede, ayrıldığı eşini dövmeye kalktığı iddiasıyla Prof. Dr. Berksun’un 7 yıla kadar hapsi istenirken, kurtulmak için elini ısırdığı iddia edilen eski eşi Dr. Usal hakkında ise 9 yıla kadar hapis cezası talep edilmiştir.

Haberin son paragrafında ise şu ifadelere yer verilmiştir:

“Dr. Elif Usal, yaşananları şöyle anlattı: “Oğuz Berksun’la bir ay önce boşandık. Olay günü eve döndüğümde kocam, annesi ve ablasını eşyalarımı toplarken gördüm. Engel olmak istedim. Eşim beni yakalayıp ellerimi tuttu ve boğazımı sıktı. Beni bırakması için elini ısırdım. Bu arada eşim bacağıma tekme attı. Kaçıp polisi aradım” dedi. İddiaları reddeden Oğuz Berksun ise asıl eski karısının kendisine vurduğunu öne sürdü”.

HaberTürk Gazetesinde yayınlanan bu haber, aynı günkü Milliyet ve Radikal Gazetelerinde de, yalnızca başlıkta yapılan küçük bir oynama dışında neredeyse birebir alıntılanarak yayınlanmış bulunmaktadır. HaberTürk Gazetesinde yayınlanan “orjinal” haberin ayırıcı unsuru ise, haber başlığının altında “Şiddeti kadın istiyor” diyen profesör sözlerini hayata geçirdi” şeklinde bir alt başlığın kullanılmış olmasıdır. Aynı haberi alıntılayan Milliyet ve Radikal Gazetelerinde ise, haber başlığının altında “Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi psikiyatri profesörü Oğuz Berksun, eski eşiyle arasındaki kavgayla gündeme geldi” şeklinde bir alt başlık kullanıldığı görülmektedir.

Bu haberler nedeniyle, Basın Konseyi’ne şikâyet başvurusunda bulunan Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun, yazılı başvurusunda özetle, hukuki süreci devam eden sonuca bağlanmamış bir dava dosyasındaki iddialardan yola çıkılarak yapılan bu “yalan” haberin yanında, haberdeki kişilerle ilişkisi bulunmayan, şiddet görmüş bir kadın resmi kullanılarak toplumun yanlış yönlendirildiğini ileri sürmüştür. Haber Türk gazetesinde yayınlanan haberde, kendisinin bilimsel bir toplantıda aşırı pozitif ayrımcılığı eleştirmek üzere sarf ettiği sözlerin çarpıtılarak, basında “şiddeti kadın istiyor” şeklinde çıkan haberlere atıfta bulunulduğunu belirtmiştir. Şikâyetçi Prof. Dr. Berksun, henüz yargı süreci devam eden bir davaya ilişkin olarak taraflı, suçlayıcı, sanık haklarını hiçe sayan, karalamalarla dolu olan ve özellikle başlıkları itibarıyla küçük düşürücü ve iftira niteliği taşıyan bu haberle ilgili olarak, Basın Meslek İlkeleri’nin;

–          “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü ve

–          “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez” şeklindeki dokuzuncu maddelerinin, ihlal edildiğini ileri sürmüş ve bu haberler hakkında işlem yapılmasını talep etmiştir.

 

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Haber Türk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’ya şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 9 Nisan 2012 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Halil Batmaz olarak;

Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 9 Nisan 2012 tarihinde kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Metin Filiz olarak;

Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu’na 9 Nisan 2012 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Doğan Aslantepe olarak;

bildirilmişse de kendilerinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 9 Mayıs 2012 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun’un şikâyet başvurusu her ne kadar Haber Türk, Milliyet ve Radikal şeklindeki 3 ayrı gazeteyi kapsıyor ise de, somut olayda Milliyet ve Radikal gazetelerinde yayınlanan haberler neredeyse birebir olarak Haber Türk Gazetesinde yayınlanan “orijinal” haberden alıntılanmış olduğu için, aynı olaya ilişkin farklı gazetelerde aynı içerikle yayınlanan bu haberleri tek bir başlık altında incelemenin doğru olacağı düşüncesindeyiz.

Şikâyet konusu haberler, Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun ile ayrıldığı eşi Dr. Elif Usal arasında ayrılık sürecinde yaşanan bir kavga olayını konu almaktadır. Bu açıdan, söz konusu haberin, basının haber verme hakkı ile bireylerin özel yaşamlarının gizliliğinin korunması hakkı arasındaki kurulması gerekli olan denge yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu açıdan ilk olarak, habere konu olay, kamuoyunda tanınan bir psikiyatri profesörü ile yine hekim olan eşi arasında, adli yargıya intikal eden ve Cumhuriyet Başsavcılığınca her iki taraf hakkında hapis cezası talebini içeren bir iddianame düzenlenmesine yol açacak derece önemli bir kavga olayını konu aldığı için, bu tarz bir haberin haber değeri taşıdığını ve kamuoyuna  duyurulmasında bir “kamu yararı” bulunduğunu kabul etmek gerekir. Bu açıdan, her ne kadar haberin içeriği bireylerin özel yaşam alanlarına giren bir mahiyet taşısa da, taşıdığı haber değeri ve okuyucuya duyurulmasındaki kamu yararı göz önüne alındığında, bu haberin salt gazetede yayınlanmış olması, özel yaşamın gizliliğini ihlal eden bir faaliyet değildir.

Haberin, olayın adli mercilere intikalinin ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan tahkikatın ardından hazırlanan iddianameye dayanılarak yapılmış olması karşısında, somut olayda “görünüşte gerçeklik” ve “güncellik” koşullarının da gerçekleştiğini kabul etmek gerekir.

Haber verme hakkı ile özel yaşamın korunması hakkı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik son ölçüt olan, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık koşulu yönünden ise meselenin ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Şikâyet konusu haberler bu açıdan ele alındığında, haberin içeriğinde, şikâyetçi ile eski eşi arasında adli yargıya intikal eden kavga olayının konu alındığı ve bu konunun savcılığın iddianamesine yollama yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde aktarıldığı görülmektedir. Bu açıdan, yargıya intikal eden konu aile içi şiddete ilişkin olduğu için, haberi zenginleştirmek ve ilgi çekici kılmak üzere, şikâyetçi Prof. Berksun’un daha önce aile içi şiddetle ilgili olarak kamuoyuna yansımış olan bazı açıklamalarına yollama yapılması da doğal bir durumdur. Benzer şekilde, zaten oldukça kısa olarak verilen haberde tek taraflı açıklama ile yetinilmemiş ve olayın aktarılmasından sonra her iki tarafın da görüşlerine yer verilmiştir. Bu nedenle, şikâyete konu haberlerin içeriği açısından, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık koşulu gerçekleşmiştir.

Haberde kullanılan başlıklar yönünden ise, bir kere şunu ifade etmek gerekir ki, yazılı basında okuyucunun dikkatini çekmek maksadıyla çarpıcı ve ilgi çekici başlıklar kullanılması eşyanın tabiatı gereğidir. Bu açıdan, verilen haberin içeriğini aşan abartılı başlıklar kullanılması çokça karşılaşılan bir durumdur. Bununla birlikte, kullanılan başlıkta da ölçünün kaçırılmaması ve haberin içeriği ile ilişkisi olmayan ve bireylerin kişilik hakları veya masumiyet karinesi gibi temel haklarını ihlal eden başlıklara yer verilmemesi zorunludur. Aksi durum, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağın kopmasına ve haber verme hakkının sınırlarının aşılmasına yol açar. Somut olayda, şikâyet konusu haberler için Haber Türk Gazetesi’nde kullanılan “Dayağa 7, ısıran eşe 9 yıl hapis”, Milliyet Gazetesi’nde kullanılan “Vuran erkeğe 7, ısıran kadına 9 yıl!” ve Radikal Gazetesi’nde kullanılan “Vuran erkeğe 7, ısıran kadına 9 yıl hapis istendi” şeklindeki başlıklar değerlendirildiğinde; bu başlıkların biraz abartılı olmak ile birlikte, Cumhuriyet Başsavcılığının kavga olayına ilişkin hazırladığı iddianameye dayanmaları ve haberin konusu ile doğrudan bir ilişki içerisinde bulunmaları nedeniyle, haber verme hakkının sınırları içerisinde kaldıklarını kabul etmek gerekir.

Haber Türk gazetesinde ise,  “Dayağa 7, ısıran eşe 9 yıl hapis” başlığından sonra kullanılan “”Şiddeti kadın istiyor” diyen profesör sözlerini hayata geçirdi” şeklindeki alt başlık ile ilgili Genel Sekreterlik görüşü, bu alt başlığın, şikâyetçi hakkında bir iddianın haberleştirilmesinden öte, kesin bir yargı (hüküm) içermesi nedeniyle masumiyet karinesini açıkça ihlal eden bir ifade biçimi olduğu ve bu ifade biçiminin haber verme hakkının sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği yönünde ortaya çıkmıştır. Genel Sekreterlik görüşüne göre, burada artık gazetecinin haber verme hakkının sınırları aşılmış ve okuyucunun nezdinde şikayetçi peşinen suçlu ilan edilerek, yargı makamlarının yetki alanına giren bir hüküm verme faaliyetine girişilmiştir bulunmaktadır.

Bununla birlikte, konuyu değerlendiren Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Haber Türk Gazetesi’nde yayınlanan bu haberin de, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve Haber Türk Gazetesi’nde yayınlanan bu haberin de bu çerçevede Basın Meslek İlkeleri ile uyumlu bir haber olduğu sonucuna ulaşmıştır.

Bu verilerin ışığında, şikayetçi Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun’un, 29.03.2012 tarihinde yayınlanan Haber Türk, Milliyet ve Radikal Gazetelerinde kendisine ilişkin yayınlanan haberler ile ilgili yapmış olduğu başvuruya ilişkin olarak;

Haber Türk, Milliyet ve Radikal Gazeteleri hakkında “şikayetin yersizliğine  oyçokluğuyla karar verilmiştir.

(Karar No: 2012/ 17-18-19)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Çorum escort

Ordu escort

Van escort

Basın Konseyi; Haber Türk, Milliyet ve Radikal Gazeteleri Hakkında Şikayetin Yersizliğine Karar Verdi

Yazı dolaşımı


Feedback