I———I

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Habertürk Gazetesi’nde; 4 Mart 2011 tarihinde, “İETT Otobüsünde tecavüz dehşeti!” başlığıyla yayınlanan haberle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKAYETÇİ                         : İETT adına Av. Süleyman Bayer

 

ŞİKAYET EDİLENLER   : 1)Haber Türk Gazetesi

2) Engin Belli

Haber Türk Gazetesi Muhabiri

 

ŞİKAYET KONUSU           : İETT vekili Av. Süleyman Bayer, Basın Konseyi’ne 08.04.2011 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunda, Haber Türk Gazetesinin 04.04.2011 tarihli nüshasında Engin Belli imzası ve “İETT Otobüsünde Tecavüz Dehşeti” başlığı ile yayınlanan haberin, haber başlığı ve haber içeriği arasında çelişki oluşturarak kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini, toplum ulaşım kamu hizmetlerinin esenliğinin zaafa uğratılmasına ve müvekkili idare ve çalışanlarının kamuoyundaki itibarına, kişilik haklarına haksız saldırıda bulunulması niteliği taşıdığını ve bu nedenle Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

Şikâyet konusu haber, Haber Türk Gazetesinin 04.04.2011 tarihli nüshasında ve “İETT Otobüsünde Tecavüz Dehşeti” başlığı ile yayınlanmıştır. Muhabir Engin belli tarafından hazırlanan bu haberde özetle, özel bir şirkette çalışan 45 yaşındaki G.G. isimli bir kadının otobüs durağında beklediği sırada, üzerinde “İETT Personel Servisi” yazılı tabela bulunan otobüsün durağın önünde
durduğu ve isminin A.K. olduğu belirlenen sürücünün, durakta bekleyen G.G.’ye gideceği yere götürebileceklerini söylediği belirtilmiştir. G.G.’nin sürücü A.K. ile arkadaşı S.T.’nin bulunduğu otobüse bindiği, ancak Taksim’e doğru yola alan otobüsün bir anda yön değiştirerek otoyola çıktığı, kaçırıldığını anlayan G.G.’nin çığlık atarak yardım istediği ancak otobüs S.T.’nin kadını dövdüğünü ve tecavüz ettiğini, daha sonra Başakşehir’de ormanlık alana götürülen kadına yine ikili tarafından tecavüz edildiği aktarılmıştır.

Öldüresiye dövülen ve cep telefonu gasp edilen kadının yol kenarına atıldığını, bir vatandaşın kadın görüp polise haber vermesi üzerine, Başakşehir Asayiş Bürosu ekipleri tarafından çevredeki güvenlik kameraları yoluyla otobüsün plakasının tespit edildiği ve özel bir şirkete ait olan bu otobüsün İETT Personel Servisi olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Aynı gün yapılan operasyonla A.K. ve S.T. yakalanmış ancak ikili suçlamayı reddederek, kadınla para karşılığı ilişkiye girdiklerini ileri sürmüşlerdir. Haberde İkilinin adliyeye sevk edilmesinin ardından İETT Basın Danışmanı Ömer Faruk Birpınar tarafından bir açıklama yapıldığı ve bu açıklamada, aracın İETT’nin personellerini taşıyan taşeron firmaya bağlı bir servis aracı olduğunun vurgulandığı ifade edilmiştir.

 

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı ve Habertürk Gazetesi Muhabiri Engin Belli’ye şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 13 Nisan 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektupların teslim alındığı bilgisi Halil Batmaz tarafından bildirilmişse de taraflardan ilk etapta herhangi bir yanıt gelmemiştir.

Ancak daha sonra Basın Konseyi’ne ulaşan muhabir Engin Belli, Genel Sekreterlik mektubunun HaberTürk Gazetesi tarafından kendisine oldukça geç bir tarihte ulaştırıldığını ifade ederek, şikayet konusu haber ile ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Engin Belli, söz konusu haber ile ilgili olarak, bu haberin kendisinin özel haberi olduğunu ancak habere atılan başlığın kendisine ait olmadığını ve bu başlığın gazetenin yazı işlerindeki ilgili editörler tarafından atıldığını; ayrıca kendisinin de özel haberine kendi iradesi dışında bu şekilde bir başlık atılmış olmasından dolayı rahatsızlık duyduğunu ifade etmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 15 Haziran 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

 

Şikâyet konusu haber, nitelikli cinsel saldırı (TCK md. 102), kasten yaralama (TCK md. 86) ve yağma (TCK md. 148) suçlarının işlendiğine ilişkin olarak, adli makamlara yansımış ve soruşturma evresinde bulunan olan bir iddianın haberleştirilmesinden ibarettir. Bu açıdan, İstanbul şehrinde belirtilen suçların işlendiğine ilişkin bir iddia, son derece vahim ve çarpıcı bir iddia olup, her anlamda bir haber değeri taşımaktadır ve bu konunun gazeteler tarafından haber yapılması son derece doğal ve asla yadsınamayacak bir durumdur. Bunun yanında, somut olayda iddia edildiği üzere suç teşkil eden bu fiillerin, üzerinde “İETT Personel Servisi” tabelası bulunan bir otobüste bulunan kişiler tarafından ve –en azından bir kısmının– bizatihi bu otobüsün içerisinde gerçekleştirildiğinin ileri sürülmesi de, somut olayın haber değerini artıran bir husus olma özelliği taşır.

Bununla birlikte, bu vahim iddialar haberleştirilirken, özellikle haberde ismi geçen gerçek ve tüzel kişilerin, kişilik haklarının ve kurumsal itibarlarının korunması açısından, bu konuda belirlenmiş olan evrensel standartlara/ölçütlere uyulup uyulmadığının belirlenmesi gerekir.

Bu standartlardan/ölçütlerden ilki, basın araçları tarafından açıklanan olayın, kişilere zarar verse dahi bir haber niteliği taşıması ya da daha açık bir deyişle, bu olayın kamuoyuna duyurulmasında bir „kamu yararı ve kamusal ilgi“nin bulunmasıdır. Diğer bir ölçüt ise bu haberin ilgili yayının, haberdeki olayların gerçekleştiği dönemde yapılması gerekliliğini ifade eden „güncellik“ ölçütüdür. Bir diğer ölçüt ise, haberde yeralan bilgilerin ve açıklamaların „gerçeğe uygunluğu“dur. Ancak Yargıtay uygulamasında da (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 21.03.1980 ve 1302/3719 sayılı temel içtihadı) benimsendiği üzere, burada aranan husus mutlak bir gerçeklik değil, ancak görünüşte gerçekliktir. Diğer bir ifadeyle, yapılan haberin gerçekliği, yayının yapıldığı sırada olayın beliriş şekline uygunluk anlamına gelmektedir. Nihayet, haber verme/eleştirme hakkı ile kişilik hakkı arasındaki sınırın belirlenmesinde yararlanılan son ölçüt ise, yapılan „haberin konusu ile o haberde kullanılan ifade biçimi arasında düşünsel bir bağlılığın bulunması“dır (Bkz. Çetin ÖZEK, Basın Özgürlüğünden Bilgilenme Hakkına, Alfa Yayınları, 1999, İstanbul, s. 265).

Somut olaydaki başvuruyu bu ölçütler ışığında ele aldığımızda, ilk olarak İstanbul‘da şehir sınırları içerisinde gerçekleştiği ileri sürülen bu gibi suç oluşturan fiillerin, kamuoyuna dururulmasında bir kamu yararı ve kamsual ilgili bulunduğu kuşkusuzdur. Bunun yanısıra, haberin işlendiği iddia edilen suçların hemen akabinde yayınlanmış olması güncellik ölçütünün de yerine getirildiğini ortaya koymaktadır. Haberin adli makamlara intikal etmiş bir olaya ilişkin olması ve bu anlamda, olayı gerçekleştirdiği ileri sürülen zanlıların Başakşehir Asayiş Bürosu ekipleri tarafından yakalanarak adliyeye sevk edilmiş olmaları, görünüşte gerçeklik ölçütünün de sağlandığını ortaya koymaktadır.

Bununla birlikte, haberin konusu ile, o haberde kullanılan ifade biçimi arasında düşünsel bir bağlılığın bulunması ölçütü yönünden ise, haberin sorunlu olduğunu ifade etmek gerekir. Gerçekten, haber özellikle, haberi kamuoyuna duyuran haber başlığı incelendiğinde, „İETT otobüsünde tecavüz dehşeti“ şeklindeki başlık, söz konusu suç teşkil eden fiillerin İETT’ye bağlı bir toplu taşıma aracında ve araç sefer halindeyken gerçekleştirildiği izlenimini yaratmaktadır. Oysa haberin içeriğinde de değinildiği üzere, işlendiği ileri sürülen habere konu fiillerin gerçekleştiği mekan, günlük hayatta her gün milyonlarca yurttaş tarafından kullanılan bir İETT toplu taşıma aracı değil, ancak bir taşeron firmaya İETT personel servis aracıdır. Üstelik iddiaya fiillerin bir kısmı da, mağdurenin götürüldüğü Başakşehir’deki ormanlık alanda gerçekleşmiştir. Buna karşın, işlendiği ileri sürülen suçun oluşma aşamalarını gayet iyi analiz eden mühabir Engin Belli’nin, titiz bir çalışmayla hazırlamış olduğu bu haberin başlığı konusunda ise aynı titizliği gösterilmediği ve nitelikli cinsel saldırı suçunun (ve diğer suçların) her gün milyonlarca yurttaş tarafından kullanılan İETT’ye ait toplu taşıma araçlarından birinde gerçekleştiğini ima eden yanıltıcı bir başlık kullandığı tespit edilmiştir.

 

Buna karşın, bu haberi kaleme alan Haber Türk Gazetesi muhabiri Engin Belli’nin samimi açıklamaları çerçevesinde, haberde kullanılan söz konusu „sorunlu“ başlığın, haberi yapan muhabir Engin Belli tarafından değil, ancak haberi daha çarpıcı kılmak üzere gazetenin yazı işlerindeki ilgili editörler tarafından atılmış olduğunu da ayrıca belirtmek gerekmektedir.

Bununla birlikte, bu başlığın kullanılması suretiyle yaratılan durumun ise,  genelde tüm kamuoyu ve özelde ise bu toplu taşıma araçlarını kullanan yurttaşlar nezdinde, bu kamu hizmetinin sürdürülmesine olan güveni sarsan ve kamu esenliğine zarar veren bir netice oluşturmaktadır.

 

Bu nedenle, söz konusu başlığın kullanılması nedeniyle, Basın Meslek İlkeleri’nin;

 

„Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı maddesinin ihlal edildiği kanaatine ulaşılmıştır.

 

Yukarıda arz olunan gerekçeler çerçevesinde, Basın Meslek İlkeleri’nin altıncı maddesini ihlal eden Haber Türk Gazetesinin “uyarılmasına” oyçokluğuyla karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2011/16-17)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

——————————-

lund��n  ��ndiği bilgileri kendisinden talepte bulunan meslektaşları ile paylaştığını, haberle ilgisinin bundan ibaret olduğunu ve kendi isminin bu habere konulmasının da kendisinin bilgisi dışında gerçekleştiğini, haberi hazırlayanların bunu kendisine bir jest olarak yaptıklarını ancak kendisinin böyle bir jeste ihtiyacı olmadığını ve bu nedenle de tepki gösterdiğini ifade etmiştir.

 

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 6 Temmuz 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

 

Şikâyet konusu haberler, Türkiye Erkekler Profesyonel Basketbol ligi takımlarından Antalya Büyükşehir Belediye Spor’un antrenörlüğü görevini yerine getiren şikâyetçi Ahmet Dursun Kandemir’in, İddia bahis oyununda kendi takımının maçları üzerine bahis oynadığı iddiasına ilişkin olarak kaleme alınmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu şekildeki bir iddia her anlamda “kamu yararı ve kamusal ilgi” kriterlerini bünyesinde taşıyan bir gelişmedir ve bu nedenle haber değerine haizdir. Bu açıdan, somut olayda önemli olan husus, haber değeri taşıyan bu iddianın kamuoyuna duyurulmasında, haber verme hakkı ile kişilik hakları arasındaki dengeyi oluşturan diğer unsurlar olan güncellik, gerçeklik ve haberin konusu ile ifade ediliş biçimi arasındaki düşünsel bağlılık şeklindeki diğer ölçütlerin de sağlanmış olup olmadığıdır.

Haberi bu çerçevede ele alırsak, bir kere ilk olarak “güncellik” ölçütünün/koşulunun kesinlikle yerine getirildiğini belirtmemiz gerekir. Gerçekten, haber güncel/aktüel bir gelişmeyi okuyucuya duyurmaktadır. Gerçeklik koşulu yönünden ise, Basın konseyi Yüksek Kurulu’nun, konuyla ilgili mahkeme içtihatları ve öğretideki bilimsel görüşleri esas almak suretiyle daha önce oluşturduğu birçok kararda da belirtildiği üzere, burada esas alınması gereken husus “mutlak gerçeklik” değil ancak “görünüşte gerçeklik”tir. Diğer bir ifadeyle, haber hazırlanırken, haber konusu olayın gerçekten belirtildiği şekilde vuku bulduğuna ilişkin olarak görünüşte bir gerçeklik algısının bulunması yeterlidir. Somut olayda da, Antalya Büyükşehir Belediye Spor takımı maçlarının henüz haber yapılmadan önce İddia bülteninden çıkartılmış olması, konuyla ilgili olarak söz konusu kulüp yetkililerinin (bizzat kulübün resmi sitesi de dahil olmak üzere) yapmış oldukları açıklamalar, haberin içeriğiyle ilgili olarak bir görünüşte gerçeklik durumunun var olduğunu ortaya koymaktadır.

Haberin veriliş biçimi, diğer bir deyişle konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık ölçütü yönünden ise, Genel Sekreterlik görüşünde her ne kadar yazıdaki bazı ifadelerin bir iddianın haberleştirilmesinden çok bir yargının (hükmün) ifade edilmesi niteliğinde olduğu ileri sürülmüşse de, Basın Konseyi Yüksek Kurulu, bu yazının bütününde, prensip olarak kesin bir yargı verilmesinden kaçınılmaya çalışıldığını kabul etmiş ve dolayısıyla yazının mevcut haliyle kişilik haklarını ihlal eder mahiyette olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Buna karşın, söz konusu haberlerle ilgili olarak, şikâyetçi tarafından Hürriyet Gazetesi’ne süresi içinde Basın Kanunu’nun 14. Maddesi uyarınca düzeltme ve cevap metni gönderilmiş olmasına rağmen, bu metnin yayınlanmamış olması ise, Basın Meslek İlkeleri açısından tartışılmaz şekilde sorunlu bir durumdur ve Basın Meslek İlkeleri’nin 16. Maddesinin Hürriyet Gazetesi tarafından açıkça ihlali niteliğindedir.

Tüm bu verilerin ışığında, Basın konseyi Yüksek Kurulu tarafından,  Hürriyet Gazetesi’nde 08.04.2011 ve 09.04.2011 tarihlerinde “Potada Bahis Bombası” ve “İşte O Maçlar İşte O Kupon” başlıklarıyla yayınlanan haberler nedeniyle,  Hürriyet Gazetesi tarafından Basın Meslek İlkeleri’nin;

 

–          “basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki on altıncı maddelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

 

Yukarıda arz ve izah olunan gerekçeler karşısında, Hürriyet Gazetesi Yazarları Meriç Tunca ve Celal Demirbilek hakkındaki “şikâyetin yersizliğine”, buna karşın gönderilen tekzip metinin yayınlamaktan imtina etmek suretiyle Basın Meslek İlkeleri’nin on altıncı maddesini ihlal eden Hürriyet Gazetesi’nin ise “uyarılmasına” oyçokluğuyla karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2011/23-24-25)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

——————————-

ABD’de beklentilerin altında kalan enflasyon verisinin peşinden 3.49 TL’nin altına inen dolar 6 ayın en düşük seviyesini gördü. ABD Merkez Bankası’nın mesajları ve TCMB’nin atacağı adım merakla planlanıyor paykasa fiyatlarında ise gerileme mevcut

Merkez bankalarının kritik toplantıları öncesinde ABD’den gelen enflasyon verisi, gelişmekte olan piyasalarda bayram havası oluştururken, dolar çakıldı. ABD’de tüketici fiyatları senelik bazda yüzde 1.9 ile 2 olan beklentinin altında kalırken, aylık olarak ise yüzde 0.1 azaldı. ABD’de faiz artışı beklentilerini zayıflatan enflasyon verilerinin ardından dolar 3.4850 TL’ye gerileyerek 14 Aralık 2016’dan bu yanaki en düşük seviyeye geriledi. Borsa İstanbul’da ise endeks 99 bin 636 puanla kapanış rekoru kırdı.

https://www.paykasakartal.net/

Basın Konseyi, Habertürk Gazetesi’nin Uyarılmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback