I———I

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Hürriyet Gazetesi İnternet Sitesi’nde Erdoğan Aksoy imzasıyla yayınlanan “30 otobüs ve Hyde Park” başlıklı yazıyla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ                  : Sungurtekin Öztan

                                                224 Bursa ve Bursa Gönüllüleri Derneği Başkanı

ŞİKÂYET

EDİLENLER                : 1) Erdoğan Aksoy

                                                 Hürriyet Gazetesi Yazarı

                                                2) Hürriyet Gazetesi

                                                             

ŞİKAYET KONUSU    : 224 Bursa ve Bursaspor Gönüllüleri Derneği adına Başkan Av. Süngürtekin Öztan Hürriyet Gazetesi İnternet Sitesi’nde Erdoğan Aksoy imzasıyla yayınlanan “30 otobüs ve Hyde Park” başlıklı yazıyla ilgili şikayette bulunmuştur. Şikayet konusu yazı şu şekildedir;

 

“İngiltere’de bir genç kız… Akşam karanlığında Hyde Park’ta dolaşıyor. Derken adamın birisinin tacizine maruz kalıyor. Adam yakalanıp hakimin karşısına getiriliyor. Hakim adama 2,5 yıl hapis cezası veriyor. Zaten yazılı bir yasada yok. Savcı şaşkın, itiraz ediyor; “Hayırdır…? Daha önceden taciz olaylarına 6 ay veriyorduk…!” Hakimin cevabı ibretlik: “6 ay taciz için 2 yıl ise İngiliz genç kızlarının Hyde Park’ta dolaşma özgürlüklerinin devamı için.” 30 otobüs dolusu serseri Bursa’dan otobüslere biniyor. Amaçları Beşiktaş-Bursaspor maçını seyretmek! İlginçtir içlerinde hiç kadın veya çocuk yok. Demek ki üzüm yemekten ziyade bağcıyı dövmek arzusundalar. Hepsi özel tim gibi teçhizatlı. Emanetler zulada… Her aramada yarı yarıya fire veriyorlar cephaneden.Ama her yönden tedarikliler. Mazotu çeke çeke düşüyorlar  yollarına. Ama lazım olur diye “geri dönüşüm kutularına” atmıyorlar boşlarını. İlk olarak Balıkesir’den maça gelen bir avuç Beşiktaş taraftarına karşı zafer kazanıyorlar. Anında duyuluyor bu saldırı Saltanat’ın şehrinde. La havle çekip “Du bakalım ne olcek” diyorlar önce.Ondan sonra da “Biz de mi tedarikli olsak ne…?” diye bakıyorlar birbirlerine.

 

Sonra 30 otobüs dolusu serseri Dolmabahçe tüneline gelene kadar iyice azalan cephanelerinin boşluğunu alkolle kapatmış olmalılar ki inmek istiyorlar. Yıllar önce Ankaragücü taraftarı kisvesi altına gizlenerek yaptıkları gibi, bu sefer alenen ortalığı savaş alanına çevirmek amacındalar. Polis müdahale ediyor. Kapılarını açtırmıyor otobüslerin. Nasıl otobüs şoförüyse ön kapıyı kapatıyor, arkayı açıyor. Garibim polis bir ön kapıdan inenleri copluyor, sonra koşuyor arkaya, orda görevini yapıyor. Tadını aldıkça daha da istiyorlar copu. Gazete kağıdı sarmışlar popolarına herhalde…

 

Ama durdurulabilir mi Texaslılar 3-5 copla…? Küffarı Dolmabahçe’de denize dökmek gibi kutsal bir amaç uğruna kopup gelmişler taaa Bursalardan.

 

Derken kavuşuyorlar sevgilileri ile. Saldırıyorlar maça geldiğini zanneden garibanlara. Sakladıkları şişeler işe yarıyor bu arada.

Bir genç kızın kafasında dolu bir bira şişesini paralıyorlar ilkin.

26 dikiş atılıyor hastanede bu genç kıza. Kendisini ilk kez maça getiren babasının bacağına sarılıyor bir yavrucak. Eşinin arkasına saklanıyor bir bayan.

 

“30 otobüs dolusu serseri kavganın da hakkını veremiyorlar. Kavganın da namusunu pisletiyorlar. Maça değil de savaşa geldiyseniz hakkını verin bari, mertçe, yüzyüze yapınız kavganızı. Öyle uzaktan uzağa, çoluk çocuk ayırmadan uzaktan sallamayınız mazot artıklarınızı.

 

Ben Federasyon Başkanına inanmayanlardanım. Demirören’in kendisine gönderdiği mesajın dedikodusunu yapmasından sonra düşmüştü gözümden.Sonra Diyarbakırspor’u konuk eden Bursa taraftarlarının “PKK’lı” tacizlerine ceza veremeyince hepten bitmişti benim için. Beşiktaş kötü… Eskişehir kötü…Sakarya kötü…Bir Bursaspor taraftarları iyi…

 

Hasbelkader 1 kez şampiyon oldu ya Bursaspor… Yatsın kalksın Ertuğrul Sağlam’ın futbol camiasındaki futbol sempatisine dua etsin.

4 büyükler dışında bir takımı şampiyon yapmak isteyen Anadolu kulüplerine dua etsin. İstanbul hegemonyasına son vermek isteyen Mahmut Özgener’e ve hakemlere dua etsin. Yoksa şampiyon olmayı rüyalarında bile göremezlerdi. Belki bir şekilde şampiyon oldular ama bu seyirci ile “Büyük Takım” olamazlar. İçlerindeki pislikleri ve “çürük elmaları” temizleyene kadar da olmayacaklar.

 

En az 5-10 maç ceza vermeli Mahmut Özgener Bursaspor’a. Eğer göstermelik 1-2 maç ceza verecekse olaylara Beşiktaş taraftarını  karıştıracaksa kendisi bilir. Her türlü tutarsızlık kendisinden beklenir çünkü. Kamuoyu şunu bilmeli ki Beşiktaş taraftarı sadece kendini savundu. Dahası ise “namusunu kurtardı.”

 

Bu maçın güvenliğinden veya koordinasyonundan kim sorumluysa işini hiç iyi yapamadı. Her aramada tonla döner bıçağı buluyorlar.

Yollasanıza o otobüsün tümünü geriye. Daha önce olay çıkardığı için maçlara alınmayan bir tane bile holigan var mı acaba?

 

Derken maç başlıyor. Beşiktaş her yönüyle daha iyi. İ. Üzülmez’in kendisine yakışmayacak şekilde Volkan Şen’i attırıyor. Eksik kalınca iyice kapanıyor Bursaspor. Belki 11-11 kalsalar daha iyi olacaktı Beşiktaş için.

 

Yenileceklerini anlayınca iyice zıvanadan çıkıyor Bursa seyircisi. Meymenetsizin biri elinde yeşil bayrak sahaya atlıyor Amacı maçı provoke etmek. İlk tepkiyi Üzülmez’den görüyor ve bayrağı kaptırıyor kaptana. Bu sefer 30.000 kişinin gözü önünde tehdit ediyor Beşiktaş kaptanını. “Bursa’ya gelince görüşeceğiz” diyor.

“Ananı avradını…” diye de ilave ediyor. Tüm bu görüntüleri herkes izliyor. İzleyenlerden biri de Bursa Emniyeti. Artık bir kahramanları var, sahaya atlayan. Bilmiyorlar mı mallarını Bursa’nın valisi, emniyet müdürü. Nasıl karşılayacaklar acaba “seferden dönenleri?”

Davul zurna ile mi…? Yoksa İngiliz yargıcın yaptığı gibi futbolsever, çocuk ve bayanların maça gitmek özgürlüğünü ellerinden aldıkları” için gerekli cezayı verebilecekler mi?”

 

Yazarın şikayet konusu yazısında Bursaspor taraftarına tecavüzcü yakıştırmasını yaptığı ve yazının başında “30 otobüs dolusu serseri Bursa’dan otobüse biniyor” gibi ifadeler kullanarak Bursa halkının ve Bursaspor taraftarının küçük düşürüldüğünü belirtmektedir. Yazarın özür yazısı yazdığını da belirten Öztan Erdoğan Aksoy ve Hürriyet Gazetesi’nin bu yayına Basın Meslek İlkeleri’nin;

 

“Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez” şeklindeki üçüncü,

 

“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

 

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı,

 

“Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez” şeklindeki dokuzuncu,

 

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki onuncu ve

 

“Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddelerini ihlal ettiğini ileri sürerek gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir.

 

ŞİKAYET EDİLENLERİN YANITI: www. hurriyet.com.tr İnternet Sitesi Sorumlu Müdürü Hasan Kılıç’a  şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 4 Şubat 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Mehmet Saraç, Hürriyet Gazetesi Yazarı Erdoğan Aksoy’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik  mektubu 4 Şubat 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi İsmail Arslan tarafından bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 6 Nisan 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

 

Basın Konseyi Yüksek Kurulu şikayet konusu yayının, yazarın görüşlerini açıkladığı bir köşe yazısı niteliğinde olduğuna karar vermiştir.. Yazar Beşiktaş – Bursaspor maçından önce çıkan olayları sert eleştirilerle yorumlamakta ve bu arada da “30 otobüs dolusu serseri Bursa’dan otobüslere biniyor” gibi ifadelere de yer vermektedir. Ayrıca yazar İngiltere’den bir örnek vermiş ve Hyde Park’ta bir genç kızın tecavüze uğraması üzerine yargıcın tacize verilen cezadan çok daha ağırına hükmettiğini ve bunun gerekçesi olarak da genç kızların Hyde Park’da dolaşma özgürlüğünü korumayı gösterdiğini belirtmiştir. Yazar yazısının sonunda da Bursa’daki yetkililerin maça giden Bursaspor taraftarlarını nasıl karşılayacaklarını sormuş ve ”Yoksa İngiliz yargıcın yaptığı gibi futbolsever, çocuk ve bayanların maça gitmek özgürlüğünü ellerinden aldıkları” için gerekli cezayı verebilecekler mi?”ifadelerini kullanmıştır.

 

Öncelikle belirtmek gerekir ki yazar, Beşiktaş – Bursaspor maçında çıkan olayların sorumluluğunu yalnızca Bursaspor taraftarına yüklemektedir. Bu çerçevede “30 otobüs dolusu serseri” gibi bir ifadeyi kullanmakta ve İngiltere’de yaşanan bir tecavüz olayında verilen önleyici bir yaptırıma benzer bir yaptırımın Bursaspor taraftarına uygulanması gerektiği yönünde bir ifadeye yer vermektedir ve bu ifade Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddesini ihlal etmektedir.

 

Her ne kadar yazı bir köşe yazısı niteliğinde olsa da, ağır saldırı içeren bu yazıyı yayınlayan Hürriyet Gazetesi’nin de bu maddeyi ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır.

 

Basın Konseyi Yüksek Kurulu Erdoğan Aksoy’un ve Hürriyet Gazetesi’nin Basın Meslek İlkeleri’nin dördüncü maddesini ihlal etmesi dolayısıyla “uyarılmalarına” oy çokluğuyla karar vermiştir.

 

(Karar No: 2011/1)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

——————————-

Basın Konseyi, Hürriyet Gazetesi Ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Erdoğan Aksoy’un Uyarılmalarına Karar Verdi

Yazı dolaşımı


Feedback