[———-]

Basın Konseyi 8 Mayıs 2013 tarihli Yüksek Kurul Toplantısında, www. haberturk.com ve Habertürk Gazetesi Muhabiri Canan İspir hakkında yapılan başvuruyu değerlendirerek aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ             :           Mey Levi (Franko) Vekilleri

Av. Altın Mimir

Av. Melda Özdemir

 

ŞİKÂYET EDİLEN:       1. www. haberturk.com

                                                    2. Canan İspir

(Habertürk Gazetesi Muhabiri)

ŞİKÂYET KONUSU : Şikâyete konu haber, 20 Ocak 2013 tarihli Habertürk Gazetesi’nde “komşusuyla mahkemelik oldu” başlığıyla, Canan İspir imzasıyla yayımlanmıştır.

Başvuru konusu haber aynen şekildedir:

Komşusuyla mahkemelik oldu

Topuklu ayakkabı, ölçüsüz kahkaha ve cinsel birliktelik sesleri…

Ulus’taki bir sitede oturan reklamcı Z.S.U., topuklu ayakkabı, ölçüsüz kahkaha ve cinsel birliktelik sesleri nedeniyle tartıştığı üst kat komşusu M.L.F ile mahkemelik oldu.

İSTANBUL Ulus’taki lüks bir sitede yaşayan yönetici M.L.F. (32), geçtiğimiz ay savcılığa yaptığı başvuruda, alt kat komşusu Z.S.U.’nun gürültü yaptığı iddiasıyla kapısına geldiğini, herhangi bir olay çıkmaması için kapıyı açmadığını belirterek “Bana ‘Ahlaksız, o…u, terbiyesiz kadın, aç kapıyı sizi öldüreceğim, yeter yaptıkların’ diye tehditte bulundu. Evime devamlı başka erkekleri alarak seks yaptığım şeklinde iftira attı” diyerek şikâyetçi oldu.

AYAKKABI SESİ 
Savcılık tarafından ifadesine başvurulan reklamcı Z.S.U. (32) ise ifadesinde, eşi ve 8 aylık bebeği ile birlikte taşındığı evin üst katına yaklaşık 2 ay önce kiracı olarak gelen M.L.F. isimli komşusunun, sabah saat 06.00’dan başlayıp gece yarısına kadar gürültü yaparak rahatsızlık verdiğini öne sürdü. Üst kat komşusunun taşındığı günden bu yana topuklu ayakkabı sesi, küfür, masa ve koltuk çekmeleri, çığlıklar, ölçüsüz kahkaha ve cinsel birliktelik sesleri nedeniyle rahatsızlık duyduğunu belirten Z.S.U., bunun için ev sahibi ve yönetici aracılığıyla haber yollasa da bir yanıt alamadığını kaydetti. Son günlerde gürültülerin daha da artması üzerine 9 Aralık günü uyarmak amacıyla kapısına gittiğini, ancak kimsenin kapıyı açmaması üzerine apartmanın dahili görüşme yapılabilen telefonundan kendisine ulaştığını, rahatsızlığını anlatınca kendisine “S…tir git o…u karı” diye küfürler ettiğini anlattı. Genç kadın, “Kendisinden şikâyetçi olmamıştım, ama apartman sakinleri olarak verdiği rahatsızlık nedeniyle imza toplayarak noterden ihtar yolladık. Bana hakaretlerde bulunup aile huzurumuzu kaçırdığı için kendisinden şikâyetçiyim” dedi Savcılık tarafından yürütülen soruşturma sonunda iddianame hazırlandı. İddianamede, Z.S.U. hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 4 yıla kadar, M.L.F. hakkında ise 2 yıla kadar hapis cezası istendi.”

Şikâyetçi vekili başvuru dilekçesinde, yapılan yayın ve yayında kullanılan fotoğraf ile Şikâyetçi’nin kişilik haklarının ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.

Buna göre, Şikâyetçi Vekilleri, haberde yer alan

“…Ulus’taki bir sitede oturan reklamcı Z.S.U., topuklu ayakkabı, ölçüsüz kahkaha ve cinsel birliktelik sesleri nedeniyle tartıştığı üst kat komşusu M.L.F ile mahkemelik oldu.

… M.L.F. geçtiğimiz ay savcılığa yaptığı başvuruda, alt kat komşusu Z.S.U.’nun gürültü yaptığı iddiasıyla kapısına geldiğini, herhangi bir olay çıkmaması için kapıyı açmadığını belirterek “Bana ‘Ahlaksız, o…u, terbiyesiz kadın, aç kapıyı sizi öldüreceğim, yeter yaptıkların’ diye tehditte bulundu. Evime devamlı başka erkekleri alarak seks yaptığım şeklinde iftira attı” diyerek şikâyetçi oldu.

… M.L.F. isimli komşusunun, sabah saat 06.00’dan başlayıp gece yarısına kadar gürültü yaparak rahatsızlık verdiğini öne sürdü.

… Üst kat komşusunun taşındığı günden bu yana topuklu ayakkabı sesi, küfür, masa ve koltuk çekmeleri, çığlıklar, ölçüsüz kahkaha ve cinsel birliktelik sesleri nedeniyle rahatsızlık duyduğunu belirten Z.S.U., bunun için ev sahibi ve yönetici aracılığıyla haber yollasa da bir yanıt alamadığını kaydetti.

… apartmanın dahili görüşme yapılabilen telefonundan kendisine ulaştığını, rahatsızlığını anlatınca kendisine “S…tir git o…u karı” diye küfürler ettiğini anlattı.

… M.L.F. hakkında ise 2 yıla kadar hapis cezası istendi.”

şeklindeki ifadelerin şikâyetçinin kişilik haklarını ihlâl ettiğini müvekkillerinin bu ibareler ile kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürmektedir.

Başvuruda, Şikâyetçi’nin iki küçük kız çocuğu annesi olduğu, sakin düzgün ve mütevazı bir hayat sürdürdüğü, hayatını çocuklarına adadığı ve iş kadını olduğu belirtilmiştir.

Bu nedenlerle, yapılan haberde kullanılan ifadeler ve özel hayatına ilişkin yanlış bilgilerin verilmiş olmasının kişilik hakları ihlâli niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.

Buna ek olarak, haberin internet sitesinde yayından kaldırılması için Noter vasıtasıyla ihtarname gönderilmişse de, bu ihtarname gereğinin yerine getirilmediği ve bu sebeple 5651 s. Kanun çerçevesinde de Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurulduğu belirtilmektedir.

Haber ile Şikâyetçi’nin özel hayatına ilişkin gerçek dışı bilgilerin kullanıldığı, haberde yer alan bilgilerin doğruluğu bile araştırılmadan kesinleşmiş bir mahkeme hükmüymüş gibi sunulduğu belirtilmektedir. Bunlardan hareketle “masumiyet karinesi”nin ihlâl edildiği, Anayasa’nın 38 ve AİHS’nin 6/2. Maddesine aykırı davranıldığı, ayrıca BMİ m. 9’un da ihlâl edildiği ileri sürülmüştür.

Ayrıca haberde Şikâyetçi’nin fotoğrafına yer verilmekte oluşu da Şikâyet konusu yapılmaktadır. Şikâyetçi Vekilleri bu şekilde haberle verilen zararın arttığına değinmektedir.

Başvuru ile Şikâyet Edilenler hakkında kınama kararı alınması istenilmektedir.

ŞİKÂYET EDİLENLERİN YANITI: Şikâyet Edilenlerden Canan İspir tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise, ilgili haberin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/2559 sayılı soruşturma dosyasına dayandığını belirtmektedir.

Haberde verilen tüm bilgilerin dosya içerisinde her ikisi de “müşteki-sanık” olarak geçen tarafların ifadelerine ve iddianameye dayandığı ve BMİ’nin çizdiği sınırlara uyulduğu belirtilmiştir.

Gene haberde herhangi bir yorum katılmadığı, tarafların isimlerinin kısaltıldığı ve fotoğrafların da buzlanarak verildiği söylenmiştir.

Haberin, hazırlanan iddianamenin İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinden sonra yapıldığı, dosya üzerinde bir gizlilik kararı da bulunmadığı ayrıca belirtilmiş, haberin gerçek ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR: Taraflar uzlaşma talepleri olmadığını beyan etmiştir.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ:  Genel Sekreter tarafından yapılan değerlendirmede, www.haberturk.com web sitesinin uyarılması, Canan İspir hakkında ise şikâyetin yersizliğin
karar verilmesi istenilmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 8 Mayıs 2013 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

I. Ön mesele

Yapılan incelemede, Başvurunun Konseyimize 22 Mart 2013 tarihinde intikal ettiği anlaşılmıştır. Basın Konseyi Sözleşmesi’nin 12. Maddesi, “Şikâyetler en geç başvuru tarihinden önceki iki ayı kapsayabilir” hükmünü getirmektedir. Şikâyet konusu haber, Habertürk gazetesinin 20 Ocak 2013 tarihli nüshasında yayımlanmıştır. Başvurunun bu yönüyle, süresinden sonra gerçekleştiği tespit edilmektedir.

Öte yandan başvuru konusu haber şikâyet edilen gazetenin internet sitesinde 6 Mayıs 2013 tarihi itibariyle halen daha erişilebilir durumdadır. İnternet sitesindeki habere bakıldığında, 20 Ocak 2013 tarihinde yayına konduğu ve 21 Ocak 2013 tarihinde de güncellendiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda şikâyet konusu ihlâlin sürmekte olduğu ve başvurunun değerlendirmeye alınabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

II. Esasa ilişkin değerlendirme

1. Başvuru konusu yazı esasen iki komşu arasında yaşanan ve savcılığa intikal eden bir konuyu haberleştirmektedir. Haberden anlaşıldığına göre, yüksek sosyal konuma sahip olan iki kadın arasında, kişilerin özel hayatlarına ilişkin uygunsuz iddiaların yer aldığı ve ağır hakaretlerin edildiği bir kavga yaşanmıştır. Bu kavganın savcılığa intikal ettirilmesi üzerine soruşturma açılmış ve nihai olarak iddianame hazırlanıp dava açılmıştır.

Kişilerin özel yaşamları ancak kamu yararı var ise yayın konusu yapılabilir.

Başvuru konusu habere konu olan türden olaylar, özellikle dava konusu oldukları da dikkate alındığında, haber değeri taşımaktadır. Bununla birlikte, habere konu kişilerin kimliklerinin haber açısından bir önem taşımadığı ve bu itibarla ifşa edilmelerinde bir kamu yararı bulunmadığı da ortadadır.

Her ne kadar haberde kişilerin isim ve soyadları açıkça yazılmamış ve kısaltılmışsa da, kullanılan buzlanmış fotoğraflar bu kişilerin kimliklerinin, yakınları ve çevresinde bulunanlar tarafından deşifre edilebilmesine müsaittir. Bu itibarla BMİ’nin “kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarların gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu olamaz” şeklindeki 5. Maddesi ihlâl edilmiştir.

2. Haberin metin kısmı, dava konusu olayların nasıl gerçekleştiği ve hangi iddiaların doğru olduğu konularında herhangi bir yorum içermemektedir. Haberde kullanılan dil, okuyucunun haber konusu olaya ilişkin iki farklı tarafın iddialarının bulunduğunu anlamasına müsaittir. Nitekim haber önce Şikâyetçi’nin ifadesine yer vermekte ve bu ifadede yer alan “iftira attı” ibaresini de kullanarak diğer tarafın iddialarının reddedildiğini ortaya koymaktadır.

Aynı husus haberin başlığı açısından da geçerlidir. Kullanılan “komşusuyla mahkemelik oldu” şeklindeki başlık olayın içeriğini manşete taşımadan ve magazinleştirmeden sunmaktadır. Ne var ki, bütün bu özenli haber diline aykırı olarak, haberin başlık altı kısmında Topuklu ayakkabı, ölçüsüz kahkaha ve cinsel birliktelik sesleri…” şeklinde aynen yer alan kısım, haber içeriği ile başlıkta kullanılan objektif habercilik dilini ortadan kaldırmakta, okuyucuda haber konusu olayda kullanılan ifadelerin gerçek olabileceği şeklinde izlenim uyandırmaktadır. Haberin geneline hakim olan özenli habercilik dili, bu kısım ile örselenmiştir.

Bu itibarla, BMİ’nin “kişileri … eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4. Maddesine aykırı davranılmıştır.

Tüm bu sebeplerle

– Haberin başlık altı yazısında, haberin geneline hakim olan objektif habercilik dilinden uzaklaşılarak, Şikâyetçi hakkındaki iddiaların gerçek olduğu izlenimi uyandıran ibarelere yer verilmesi nedeniyle BMİ’nin 4. maddesine,

– Haberde Şikâyetçi’nin fotoğrafının, buzlanmasına rağmen, Şikâyetçinin çevresi ve yakınları tarafından tanınmasına olanak verecek şekilde kullanılması, ancak haber içeriği dikkate alındığında fotoğraf kullanımına ilişkin bir kamu yararının bulunmaması nedeniyle, BMİ’nin 5. maddesine,

aykırı davranıldığı sonucuna varılmış ve www.haberturk.com sitesi ile Canan İspir’in UYARILMALARINA oybirliği ile karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2013/ 17 – 18)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Basın Konseyi Meltem Gazetesi, www. haberturk.com ve Canan İspir’in Uyarılmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback