YÜKSEL KURUL KARARI  

KARAR TARİHİ         :   17.07.2019  

KARAR NO                :   2019- 17  

ŞİKAYETÇİ                :  Mesut BAYRAKTAR (Kadın Hastalıkları- Doğum Uzmanı)  
                   Beşköprü Mah. Cumhuriyet Cad. No.62 Kat:3 Daire:5 ORTACA -MUĞLA  

ŞİKAYET EDİLENLER   :1- Ferdi YAVUZ (Muğla Gazetesi Yazı İşleri Müdürü)  

                                                     2- Sevil OLUÇ (Muğla Gazetesi Muhabiri)  
                            Şeyh Mah. İsmet İnönü Cad. Naz- Se İşhanı Kat:5 No:22- MUĞLA  

ŞİKAYET KONUSU    :  

 Muğla Gazetesi ve  www.muglagazetesi.com  internet sitesinde 27.05.2019 tarihinde yayımlanan “Dağdelen: Can Güvenliğim Tehlikede” başlıklı haberde Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edildiği ileri sürülerek, gereken işlemin yapılması talep edilmiştir.

 Şikayette bulunan Mesut Bayraktar, Muğla’nın Ortaca İlçesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yaptığını, söz konusu haberle kendisine ve ailesine iftira atıldığını, gerçek dışı suçlamalarla hedef gösterildiğini savunmuştur. 

 Şikayet edilen haberde, şikayetçi Dr.Mesut Bayraktar  ile aralarında husumet yargıya intikal eden Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) Başkanı Türkan Dağdelen’in açıklamalarına yer verilmiştir. Haberde, şikayetçinin köpeğini dövdüğünü öne süren, bununla ilgili güvenlik birimlerine başvurusundan sonuç alamayınca da onu sosyal medyada ifşa ettiğini söyleyen HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen’in şu ifadeleri yer almaktadır:  

Bu adam Ortaca’nın göbeğinde bir apartmanın dördüncü katında köpeğini öldüresiye dövmüş. Akşam saat 22.00-23.00 sıralarında olmuş, görenler bana anlattı. Polise haber vermişler. Ama polis gelmemiş. Ben de apartmanın fotoğrafını çekin, daireyi de işaretleyin, bana yollayın dedim.   

Ben bu durumu sosyal medya hesabımda paylaştım… Paylaşımı görünce bana ulaştı. Bu şahsın bir kadın doğum uzmanı olduğunu, Ortaca’da bulunan özel bir hastanede çalıştığını ortaya çıkardım… Eşi de esnaf. İki çocuklu bir aile. Bu şahsın eşi beni aradı..(Köpeği) Zapt edemiyoruz, ayakkabı dükkânına götürüyorum ortalığı deviriyor, eve götürüyorum mobilyaları kemiriyor, biz bunu barınağa vermek istiyoruz diyerek beni çok aradı. Ben de ona, barınakta çok fazla mağdur hayvan olduğunu, alamayacağımızı söyledim. Ben bu kişinin o adamın eşi olduğunu sonradan ortaya çıkardım. 

Bu olaydan sonra iş zıvanadan çıktı. Bu şahıs, beni iki ayrı telefon numarasından taciz etmeye başladı… Numarasını engelledim. Sosyal medya üzerinden sahte hesaplar açmaya başladı. Benim parayla fuhuş yaptığımı, telefon numaramı ve derneğin adını yazdı ve paylaşmaya başladı. Ben gittim suç duyurusunda bulundum. Savcılık bu konuyla ilgili hiçbir şey yapmadı. 

Daha da ileri gitti, bu sefer üzerinde numaramın ve ücretli fuhuş yaptığıma dair yazılar bulunan sticker yaptırmış. Fethiye İlçesi’nde bunları otogardaki erkek tuvaletlerine, AVM girişlerine, bankların üzerine yapıştırmış. Numaramı gören erkekler aramaya başladı.Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’na da gittim. Fethiye Otogarı’ndaki erkekler tuvaletinde olan stickeri oradaki Emniyet güçlerine aldırdım. Tüm bunları geçtim, can güvenliğim tehlikede.” 

ŞİKAYETÇİNİN İDDİALARI  :  

Şikayetçi Mesut Bayraktar yaptığı başvuruda, husumetli olduğu kişinin ifadeleriyle kendisi ve ailesiyle ilgili tek taraflı haber yapıldığını; iddiaların gerçek dışı olduğunu, kendisine ve ailesine iftira atıldığını savunmuştur.

Habere konu olan olayla ilgili Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2019/506 ve 2019/622 numaralı iki dosyadakovuşturmanın devam ettiği kaydedilen başvuruda, bu haberin, yargıyı etkilemek amacıyla yayımlandığı öne sürülmüştür. Şikayetçi başvurusunda “Ailemi ve ticari hayatımızı olumsuz yönde etkilemek kastıyla haber yapılmıştır” diyerek şu ifadelere yer vermiştir: 

“Yapılan haberle can güvenliğimiz, sosyal ve ticari hayatımız, aile bütünlüğümüz, ailede kaç kişi olduğumuz evimizin nerede olduğu hedef gösterilerek sosyopat ve psikopat kişilere sunulmuştur. 

Gazetecinin tarafların her ikisini dinleyip ve de kişilerin temel hak ve hürriyetlerini zedelemeden, mahremiyete uyarak mesleğini yapmasına karşı değilim. Fakat hiç kimse, hakim ve mahkeme kararı olmadan suçlanamaz ve masumiyet karinesini ihlal edici haber tesis edilemez.”

Şikayet edilenlere başvurarak, haberdeki iddiaların gerçek olmadığını; köpeğin dövülmediğine ilişkin veteriner raporunu gösterip haberin yayından kaldırılması talebinde bulunduğunu ancak bunun kabul edilmediğini belirten şikayetçi, başvuruda şöyle denilmiştir: 

Şikayet edilenler Ferdi Yavuz ve Sevil Oluç, mesleğimi yazmış (itibarsızlaştırmak için). Evimi tarif etmiş, hedef göstermiş (bizleri ölene kadar tecavüz edip metruk bir yere atmak isteyen kişiler için, – bu yorum Türkan Dağdelen adlı kişinin fanatiklerince hakkımızda yaptıkları bir yorumdur – ve bunlara evimizi tarif etmiştir. Ortaca’nın göbeği demek, direkt bizim evimiz demektir ve de 4. kat ile de tarif netleştirilmiştir. Eşimin esnaf olduğunu, ayakkabı sattığını, mağazasının yerini söylemiş (itibarsızlaştırmak için). 2 çocuğumuzun olduğunu belirtmiş.”

Şikayetçi ayrıca haberde karşı tarafın sempatik fotoğrafının, kendisinin kötü fotoğrafının kullanıldığını kaydettiği başvurusuna, olayla ilgili HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen’in, Facebook hesabından kendisini ifşa ettiği paylaşıma küfür, hakaret ve tehdit dolu yorumlar yapıldığına ilişkin belgeleri; eşi Saliha Tuba Bayraktar’ın mahkemeye başvurup Türkan Dağdelen hakkında aldırdığı koruma kararını; köpeğin dövülmediğine ilişkin veteriner raporunu da eklemiştir.

UZLAŞMA ÖNERİSİ          :

Şikayet başvurusu  şikayet edilenler Muğla Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ferdi Yavuz ve haberi yapan muhabir Sevil Oluç’a ulaştırılmış, posta ‘alındı’ belgesi gelmiştir.   

Şikayet edilenler süresinde yanıt vermemiş ve uzlaşma talebinde bulunmamış, bu nedenle de taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

DEĞERLENDİRME           :

Şikayet konusu haber 27.05.2019 tarihinde www.muglagazetesi.com internet sitesinde muhabir Sevil Oluç imzasıyla yayımlanmıştır. Haber, Muğla’nın Ortaca İlçesi’ndeki özel hastanede görevli Dr. Mesut Bayraktar ve ilçede işyeri bulunan eşi Saliha Tuba Bayraktar’ın, evlerinde besledikleri köpeğe şiddet uyguladıklarını ileri süren Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) Başkanı Türkan Dağdelen arasındaki anlaşmazlığı konu almaktadır. 

Taraflar olayı hem güvenlik birimlerine ve yargıya taşımış, hem de sosyal medyada birbirleri aleyhine kampanya açmıştır. Sosyal medya paylaşımlarına yapılan yorumlarda küfür, hakaret ve tehditler yer almıştır. 

Şikayet edilen  www.muglagazetesi.com sitesinde “Dağdelen: Can Güvenliğim Tehlikede’ başlığı ile yayımlanan haberde Türkan Dağdelen’in köpekleri beslerken çekilen fotoğrafı, şikayetçi Dr. Mesut Bayraktar’ın yüzü ‘Bekliyorum gelmediniz’ yazısıyla kapatılarak eli sopalı fotoğrafı kullanılmıştır.

Haberde sadece HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen’in anlatımlarına yer verilmiştir. Şikayetçinin köpeğini dövdüğü; bunu sosyal medyada ifşa eden Dağdelen’i taciz ve tehdit ettiği; hakkında ‘fuhuş yapmaya’ kadar varan iftira atıp telefon numarasının bulunduğu stickeri erkekler tuvaletlerine yapıştırdığı ileri sürülmektedir.

Her ne kadar ‘öne sürüldü’ ve ‘iddia edildi’ ifadeleri kullanılsa da haber, olayın bir tarafının beyanları ve suçlamalarla yapılmış, bu söylenenlerin doğru olup olmadığı sorgulanmamış, karşı tarafın görüşüne başvurulmamıştır. Ulaşılması mümkün olan, şikayetçinin köpeğine şiddet uygulanmadığına ilişkin veteriner raporuna; suçlamalarda bulunan Türkan Dağdelen hakkında şikayetçinin eşi Saliha Tuba Bayraktar’ın mahkemeden aldırdığı koruma kararına haberde yer verilmemiştir. 

Diğer taraftan, şikayet edilen haberde yer alan HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen’in, şikayet edilen hakkında ‘Sosyal medyada sahte hesaplar açarak benim parayla fuhuş yaptığımı, telefon numaramı ve derneğin adını yazdı ve paylaşmaya başladı’, ‘Üzerinde numaramın ve ücretli fuhuş yaptığıma dair yazılar bulunan sticker yaptırmış. Fethiye İlçesi’nde bunları otogardaki erkek tuvaletlerine, AVM girişlerine, bankların üzerine yapıştırmış. Numaramı gören erkekler aramaya başladı’ suçlamaları olayda en önemli unsurdur. Bir kadın böyle bir linç girişimine maruz kalıyorsa sadece haberde ‘öne sürüldü’ ifadesiyle geçiştirilemez. Bunun gerçek olup olmadığının araştırılması, gerçeğin kanıtıyla ortaya konulması, kanıtlanamıyorsa da haberde yer verilmemesi gerekmektedir.

Oysa haberdeki ifadelerden, olayın yargıya intikal ettiği ve sosyal medyada karşılıklı kampanyaya dönüştüğünü bilindiği halde, tek yanlı haber yapılmıştır. Muhabir haber kaynağının söylediklerini aktarmakla yetinmiş, hiçbir araştırma yapmaya hiç değilse suçlanan tarafın görüşünü bile almaya gerek görmemiş, yayım sorumlusu da haberi yayımlamıştır. Şikayet edilen muhabir ve yayın sorumlusu bu nedenle etik ihlalinde bulunmuştur.

Haberde her ne kadar şikayetçinin açık adı yazılmayıp M.B. rumuzu kullanılmış ve yüzü kapatılarak, hedef gösterilmediği ve kimliğinin gizlendiği izlenimi verilmeye çalışılsa da ‘Ortaca’nın göbeğinde apartmanın dördüncü katında oturduğu’, ‘özel hastanede kadın doğum uzmanı olduğu’, ‘eşinin esnaf olduğu ve ayakkabı sattığı işyeri bulunduğu’, ‘ailenin iki çocuklu olduğu’ ifadeleriyle kim olduğu açıkça belli edilmiştir. Zira küçük bir ilçede bu tariflerden biri ya da ikisi, söz edilen kişinin şikayetçi Dr. Mesut Bayraktar olduğunu göstermeye yeterli olmaktadır.

Gazeteci, haberini yaparken, mutlaka gerçeği araştırmak, gerçeğe bağlı kalmak durumundadır. Suçlayanın söylediklerinin doğru olup olmadığını araştırmak, hiç değilse suçlananın görüşüne de haberinde yer vermek habercilikte asgari yerine getirilmesi gereken koşuldur.

Şikayetçi ve eşi gerekli araştırma yapılmadan yayımlanan haberdeki tanımlamalarla hedef gösterilmiş, kanıtı gösterilmeden yapılan suçlamalarla aşağılanmışlar ve kişilik haklarına saldırılmıştır.

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 17.07.2019 tarihinde yaptığı toplantıda, Genel Sekreterlik önerisini değerlendirip konuyu tartıştıktan sonra, şikayet konusu haberde Basın Meslek İlkeleri’nin; “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4’üncü maddesinin ihlal edildiği saptamıştır.

SONUÇ           :

Yüksek Kurul toplantıda yaptığı görüşmeler sonunda, Mesut Bayraktar tarafından yapılan şikayetle ilgili olarak;

       a) Şikayetin kabulüne,

        b) Muğla Gazetesi ve www.muglagazetesi.com  internet sitesinde yayınlanan Dağdelen: Can Güvenliğim Tehlikede” başlıklı haberin Basın Meslek İlkeleri’nin 4. maddesini ihlal etmesi nedeniyle Muğla Gazetesi muhabiri Sevil Oluç ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ferdi Yavuz hakkında OY ÇOKLUĞU ile ‘KINAMA’ kararı vermiştir.

BASIN KONSEYİ, MUĞLA GAZETESİ HAKKINDA ‘KINAMA’ KARARI VERDİ

Yazı dolaşımı


Feedback