I———I

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Posta Gazetesi’nde; 8 Mart 2011 tarihinde; “Kuşum Aydın ve Hakan Yıldırım Antalya’da tatilde!” ve 26 Nisan 2011 tarihinde, “Çantasını bilmem ama tarzı çakma!” başlıklarıyla ve Huban Ayşem imzasıyla yayınlanan yazılarla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ                         :Hakan Yıldırım Vekili Av. Işık Özdoğan

 

ŞİKÂYET EDİLENLER   : Huban Ayşem

Posta Gazetesi Yazarı

 

ŞİKÂYET KONUSU           : Hakan Yıldırım vekili Av. Işık Özdoğan, Posta Gazetesi yazarı Huban Ayşem köşesinde 08.03.2011 ve 26.04.2011 tarihlerinde kaleme aldığı yazılarında, modacı Hakan Yıldırım’la ilgili olarak kullanılan ifadelerin, şikâyetçinin kişilik haklarını ihlal edici bir mahiyette olduğu ve bu nedenle söz konusu yazılar ile Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Şikâyete konu yazılar, Posta Gazetesi magazin yazarı Huban Ayşem’in “Son Ütücü” isimli köşesinde yayımlanmış olup, şikayetçi bunlar içerisinde, kendisi hakkında ilk olarak 08.03.2011 tarihli yazıda kullanılan “Aralarında iş dışında da özel bir samimiyet oluşan Kuşum ve asistanı yumuşak yumuşak tatildeler. Duruşu ayrıca bir estetik harikası. Sırtını Kuşum’a dayamış” şeklindeki ifadelerin küçük düşürücü bir mahiyet taşıdığını ileri sürmüştür. Şikâyetçi ayrıca bu köşe yazısında, kendisinin 22 yıl önce çekilmiş bir fotoğrafının yayınlanmasını ise, özel ve mahrem yaşamın sınırlarının ihlali olarak nitelemiştir. Şikâyetçi daha sonra yayınlanan 26.04.2011 tarihli köşe yazısında ise bu kez yine kendisi hakkında “Hermes’i çakma mı bilmiyorum ama tarzı fena halde Marc Jacobs çakması olmuş. Gördüğüm kadarıyla Hakan yıldırım, Marc jacobs kadar cesur değil. Etek işine girememiş” şeklindeki ifadelerin de yine kişilik haklarını ihlal ettiğini ifade etmiştir.

Bu çerçevede şikâyetçi, Huban Ayşem tarafından kaleme alınan ve kendisi hakkında küçük düşürücü ifadelerin yer aldığını ileri sürdüğü her iki köşe yazısının, Basın Meslek İlkeleri’nin,

“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

“Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci,

“Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici
yayın yapmaktan kaçınılır”
şeklindeki on üçüncü maddelerinin ihlal edildiğini ifade etmiştir.

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Posta Gazetesi Yazarı Huban Ayşem’e şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 30 Mayıs 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Selçuk Birgin tarafından bildirilmişse de kendisinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 15 Haziran 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

Şikâyet konusu köşe yazıları, Posta gazetesi magazin yazarı Huban Ayşem’in “Son Ütücü” isimli köşesinde yayımlanmış olup, her iki yazıda da modacı Hakan Yıldırım’la ilgili mizahi eleştirilere yer verildiği görülmektedir.

Bu açıdan, her iki köşe yazısında kullanılan bu mizahi ve eleştirel ifadelerin Basın Meslek İlkeleri’ni ve bu bağlamda özellikle inceleme konumuz yönünden ön plana çıkan bireyin “kişilik haklarını” ihlal edip etmediğinin tespiti noktasında ise, bu konuda belirlenmiş evrensel ölçütler esas alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu ölçütlerden ilki, basın araçları tarafından açıklanan olayın, kişilere zarar verse dahi bir haber niteliği taşıması ya da daha açık bir deyişle, bu olayın kamuoyuna duyurulmasında bir „kamu yararı ve kamusal ilgi“nin bulunmasıdır. Diğer bir ölçüt ise bu haberin ilgili yayının, haberdeki olayların gerçekleştiği dönemde yapılması gerekliliğini ifade eden “güncellik„ ölçütüdür. Bir diğer ölçüt ise, haberde yeralan bilgilerin ve açıklamaların „gerçeğe uygunluğu“dur. Ancak Yargıtay uygulamasında da (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 21.03.1980 ve 1302/3719 sayılı temel içtihadı) benimsendiği üzere, burada aranan husus mutlak bir gerçeklik değil, ancak görünüşte gerçekliktir. Diğer bir ifadeyle, yapılan haberin gerçekliği, yayının yapıldığı sırada olayın beliriş şekline uygunluk anlamına gelmektedir. Nihayet, haber verme/eleştirme hakkı ile kişilik hakkı arasındaki sınırın belirlenmesinde yararlanan son ölçüt ise, yapılan haberin konusu ile o haberde kullanılan ifade biçimi arasında düşünsel bir bağlılığın bulunmasıdır(Bkz. Çetin ÖZEK, Basın Özgürlüğünden Bilgilenme Hakkına, Alfa Yayınları, 1999, İstanbul, s. 265).

Şikayet konusu her iki köşe yazısında kullanılan ifadeleri ve ayrıca ilk köşe yazısında yer verilen şikayetçiye ilişkin fotoğrafın yayınlanmasını, bu ölçütler çerçevesinde ele aldığımızda, şikayetçinin, tanınmış bir modacı olması nedeniyle kamusal bir kişilik olarak nitelenmesi mümkün olsa da; esas itibarıyla tamamen şikayetçinin geçmişteki özel yaşamına ve cinsel tercihine ilişkin imalı yorumlar içeren 08.03.2011 tarihli ilk köşe yazısının kamuoyuna durulmasında herhangi „bir kamu yararının ve kamusal ilginin“ varlığından söz edilemez. Benzer şekilde, özellikle köşe yazısında yer verilen şikayetçiye ait fotoğrafın tam 22 yıl öncesine ait olduğu göz önüne alındığında “güncellik“ ölçütünün de ihmal edildiği sonucuna ulaşılabilir. Nihayet somut olayda, görünüşte gerçeklik ölçütü sağlanmış dahi olsa, bu konudaki son ölçüt olan, haberin konusu ile haberde kullanılan ifade biçimi arasındaki düşünsel bağlılık ölçütünün sağlanabildiğinden söz edebilmek zordur. Çünkü, özellikle ilk köşe yazısında şikayetçi hakkında kullanılan alaycı üslup, kendisinin modacı kimliğine ve bu kimlikle ürettiği eserlerle değil, doğrudan şikayetçinin özel hayatı ve cinsel kimliği üzerine imalı birtakım yorumlar şeklinde ortaya çıkmaktadır ki, bu durumda haberin konusu ile ifade biçimi arasında bir düşünsel bağlılıktan söz edebilmek de mümkün değildir.

Tüm bu verilerin ışığında, şikayete konu köşe yazıları ile Basın Meslek İlkeleri’nin,

– “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

“Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu olamaz” şeklindeki beşinci maddelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda arz olunan gerekçeler çerçevesinde, Basın Meslek İlkeleri’nin, dördüncü ve beşinci maddelerini ihlal eden Posta Gazetesi Yazarı Huban Ayşem’in “uyarılmasına„ oybirliği ile karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2011/21)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

——————————-

Basın Konseyi, Posta Gazetesi Yazarı Huban Ayşem’in Uyarılmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback