I———I

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 15 Ocak 2013 tarihinde, Takvim ve Sabah Gazeteleri ile www.takvim.com.tr ve www.sabah.com.tr internet sitelerinde Osman Asiltürk imzasıyla yayımlan haberlere ilişkin olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ             :           Ömer Faruk Beşkardeş

 

ŞİKÂYET

EDİLEN            :                     1. Takvim Gazetesi

2. www.takvim.com.tr

3. Sabah Gazetesi

4. Osman Asiltürk

(Sabah Gazetesi Muhabiri)

ŞİKÂYET KONUSU : Şikâyete konu haberler, 15 Ocak 2013 tarihinde, Takvim ve Sabah Gazeteleri ile www.takvim.com.tr ve www.sabah.com.tr internet sitelerinde Osman Asiltürk imzasıyla yayımlanmıştır.

Başvuruya konu olan ve her iki gazetede de Osman Asiltürk imzası ile yayınlanan haberler aynen şekildedir:

“SAHTECİ MİMARA BEŞKARDEŞ

Çatalca’da, 2B arazisini sahte evraklarla üzerine kaydettirdiği ortaya çıkan mimar Ömer Faruk Beşkardeş hakkında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis istendi.

 İstanbul Çatalca’daki Çanakça köyünde 2B arazisini üzerine kaydettiren Mimar Ömer Faruk Beşkardeş hakkında, “evrakta sahteciliğe azmettirmek” suçundan ağır ceza mahkemesinde hapis istemiyle dava açıldı. Köy muhtarı, köy heyetinden oluşan bilirkişi ve kadastro memurunun Beşkardeş adına tescil ettirdiği arsanın Bakırköy 2’nci Sulh Ceza Hâkimi Talip Ergül’e dedesinden miras kaldığı ortaya çıkınca ağır cezalık oldu. Cumhuriyet başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 2010’da arsayı 2005’ten beri kullandığına dair tutanak hazırlanan Beşkardeş ve kadastro görevlisi hakkında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis istendi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianameye göre, İstanbul Beşiktaş’ta mimarlık yapan Beşkardeş, Çatalca’daki bir 2B arazisini “sahte belge” ile kapatmak istedi. Bunun için bölgeden sorumlu kadastro memuru Erol Kamalı ile anlaştı. Kadastro görevlisi ve köy heyeti bir araya gelerek Çanakça Köyü 105 ada 4 Parsel’deki arsanın 2005’ten beri Beşkardeş tarafından kullanıldığına dair tutanak hazırladı.

ÇARŞAMBA, CUMA NAMAZI!

 
24 Şubat 2010’da bilirkişi sıfatıyla 6 kişinin imza attığı tutanakla arsanın kanunen satın alma hakkı Beşkardeş’e geçti. Ancak arsanın miras yoluyla dedelerinden kendilerine geçtiğini bildiren Ali ve Talip Ergül, Beşkardeş ve Erol Kamalı hakkında sahte belgeyle arsayı üzerine geçirdikleri gerekçesiyle dava açtı. Ergül tarafından Silivri Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada tanık olarak dinlenen muhtar ve bilirkişiler, tutanağı cuma namazına giderken aceleyle imzaladıklarını bu yüzden içeriğine bakamadıklarını söyledi. Ancak “Cuma namazına giderken imzaladık” dedikleri tarih çarşamba gününe denk geliyordu. Evrakta sahteciliğe azmettirme suçlamasıyla yargılanan Beşkardeş ve Kamalı hakkında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Çanakça köyünde 2.5 dönüm arazinin usülsüz tescil edilmesiyle ilgili olarak Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi’ne de dava açan Ergül, işlemi iptal ettirdi. Arazi, mahkeme kararıyla Beşkardeş’ten geri alındı.”
(SABAH, 15.1.2013)

*          *          *

 SAHTECİ MİMARA BEŞKARDEŞ!

Mimar Ömer Faruk Beşkardeş’in 2B arazisini sahte evraklarla üzerine kaydettirdiği ortaya çıktı… Hakkında 8 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

İstanbul’ da mimarlık yapan Ömer Faruk Beşkardeş, iddiaya göre Çatalca’daki bir 2B arazisini “sahte belge” ile kapatmak istedi. Bunun için kadastro memuru Erol Kamalı ile anlaştı. Kamalı ve köy heyeti bir araya gelerek arsanın 2005’ten beri Beşkardeş tarafından kullanıldığına dair tutanak hazırladı. Ancak arsanın kendilerine miras kaldığını belirten Ali ve Talip Ergül adlı kardeşler, oyunu fark etti. Beşkardeş ve Erol Kamalı hakkında sahte belgeyle arsayı üzerine geçirdikleri gerekçesiyle dava açtı.

 
CUMA NAMAZI!


Muhtar ise tutanağı cuma namazına giderken aceleyle imzaladıklarını bu yüzden içeriğine bakamadıklarını söyledi. Ancak “Cuma namazına giderken” dedikleri tarih çarşamba gününe denk geliyordu. Beşkardeş ve Kamalı hakkında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.” (TAKVİM, 15.1.2013)

 

Şikâyetçi, 15.1.2013 tarihli Sabah ve Takvim Gazetelerinde, “Sahteci Mimara Beşkardeş” başlığı ile kendi facebook sayfasındaki fotoğraflar da kullanılmak suretiyle haberler çıktığını, bu haberlerde tarafına “sahteci” denilerek hakaret edildiğini ve kişilik haklarına saldırıldığını, Beşkardeş olan soyadının rencide edici şekilde kullanıldığını, 2B arazilerini sahtecilik yaparak üzerine kaydettiği ithamları ile yargı kararı olmaksızın suçlu ilân edildiğini belirtmektedir.

Şikâyetçi, yargılama sürecine ilişkin haberlerin, her türlü ön yargıdan uzak ve kesinlikle doğruluğundan emin olunmadığı sürece tarafsızca sunulması, Yargı kararı olmadan kimsenin suçlu ilan edilmemesinin gerektiğini söylemektedir. Daha sonra ise kesinleşmiş bir yargı kararı olmamasına rağmen, “yargısız infaz yapılarak” ve “mahkeme sürecini de olumsuz etkileyecek nitelikte” haber yapıldığını ve cevap ve düzeltme taleplerinin de reddedildiğini söylemektedir.

Şikâyetçi tüm bu nedenlerle, Basın Meslek İlkeleri’nin 4, 6, 9 ve 16. Maddelerinin ihlâl edildiğini, ilgililer hakkında kınama kararı verilmesini talep etmiştir.

ŞİKÂYET EDİLENLERİN YANITI: Genel Sekreterlik tarafından, şikâyet edilen gazetelerden Takvim Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler’e, Sabah Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a, her iki gazete için de haberleri yapan muhabir olan Osman Asiltürk’e 6 Mart 2013 tarihinde cevap ve uzlaşma taleplerine ilişkin yazılı bildirimde bulunulmuştur. Aynı bildirimde cevapların 13 Mart 2013 tarihine kadar bildirilebileceği söylenmişse de herhangi bir yanıt alınamamıştır.

 

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR: Şikâyetçi Ömer Faruk Beşkardeş, 11 Mart 2013 tarihli mektubu ile Şikâyet ettiği gazetelerin bu tarihe kadar cevap ve düzeltme taleplerini kabul etmediğini, bu amaçla Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurduğunu, cevap ve düzeltme hakkına saygı duyulmadığını ifade etmiştir. Buna karşın Şikâyetçi, mevcut haberlerin internet sitelerinden kaldırılması ve cevap ve düzeltme metninin bir hafta süreyle internet sitelerinde yayınlanması halinde tazminat ve suç duyurusunda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla, uzlaşmasının mümkün olduğunu belirtmiştir.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ:  Genel Sekreterlik tarafından Yüksek Kurula sunulan Rapor ile Şikâyet konusu haberlerin, Şikâyetçinin kişilik haklarını ihlâl ettiği ve yeterli araştırmaya dayanmadığı; Şikâyetçiyi, hakkında yargı kararı verilmeden suçlu ilân ettiği ve cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterilmemiş olduğunun anlaşıldığı, tüm bunlardan ötürü Şikâyet Edilenlerin Basın Meslek İlkeleri’nin 4, 6, 9 ve 16. maddelerini ihlâl ettiği gerekçeleriyle KINAMA kararı verilmesi istenilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Şikâyet konusu haberlere göre, Şikâyetçi tarafından 5 yıldır kullanıldığı gerekçesiyle kanuni satın alma hakkı kullanılarak elde edilen arazinin, esasında usulsüzlük yoluyla ve hazırlanan sahte belgeler ile ele geçirilmiş olduğu ve bu sebeple Şikâyetçi hakkında sahtecilikten dava açıldığı söylenmektedir.

Haberlerde ortaya konulan ve araziye ilişkin alım hakkına dayanak teşkil eden, 5 yıldır araziyi kullanıyor olma koşuluna ilişkin kısma yönelik bir itiraz yoktur. Bu durumda, Şikâyetçi’nin alım hakkı kullanarak satın aldığı araziye ilişkin bu işlemin Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan, haberin içeriği genel olarak incelendiğinde, haber değeri taşıyacak nitelikte bir takım olayların bulunduğu, Şikâyetçi tarafından, 5 yıllık kullanıma dayalı olarak satın alınan arazilere ilişkin işlemin iptal edildiği ve Şikâyetçi ve bu satın alma işlemine dayanak belgeleri tanzim eden yetkililer hakkında dava açıldığı birer vakıadır.

Bununla birlikte, her iki gazete tarafından da “Sahteci Mimara Beşkardeş” başlığı ile verilen haberler, Şikâyetçinin halen daha devam eden bir davaya konu sahtecilik eylemini gerçekleştirdiğini peşinen kabul etmektedir.

Hukuk yargılamasına konu olan, 5 yıllık kullanımdan kaynaklanan alım hakkına ilişkin meselede ise, “2B arazisini ‘sahte belge’ ile kapatmak istedi. Bunun için bölgeden sorumlu kadastro memuru … ile anlaştı. Kadastro görevlisi ve köy heyeti bir araya gelerek … arsanın 2005’ten beri Beşkardeş tarafından kullanıldığına dair tutanak hazırlandı” denilerek davaya ilişkin meselelerin tümü doğru kabul edilmiştir. Halbuki, adli haberlere konu olan süreçler kesinleşmedikçe, bunların birer iddiadan ibaret olduğunun haberden anlaşılması gerekir.

Tüm bu nedenlerle, haber başlığında kullanılan “Sahteci Mimara Beşkardeş” ifadesi ile kişileri ve kuruluşları eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki Basın Meslek İlkeleri’nin 4. Maddesinin;

Aynı başlık ve “2B arazisini ‘sahte belge’ ile kapatmak istedi. Bunun için bölgeden sorumlu kadastro memuru … ile anlaştı. Kadastro görevlisi ve köy heyeti bir araya gelerek … arsanın 2005’ten beri Beşkardeş tarafından kullanıldığına dair tutanak hazırlandı” şeklindeki ifadelerle, devam eden bir adli sürece ilişkin habere konu teşkil olayların, kesinmiş gibi yansıtılması suretiyle, “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe kimse suçlu ilân edilemez” şeklindeki BMİ’nin 9. Maddesinin;

Haberlere ilişkin hazırlanan cevap metinlerinin yayınlanmaması nedeniyle, “Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki BMİ’nin 16. Maddesinin;

İhlâl edildiği sonucuna varılmıştır.

Tüm bu açıklanan nedenlerle, Şikâyetçinin kişilik haklarını ihlâl eden; Şikâyetçiyi hakkında yargı kararı verilmeden suçlu ilân eden; haberden ve cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterilmemesinden ötürü Şikâyet Edilenlerin Basın Meslek İlkeleri’nin 4, 9 ve 16. maddelerini ihlâl ettiği tespit edilerek, KINAMALARINA oyçokluğu ile karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2013/7-8-9-10)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Basın Konseyi, Takvim Gazetesi, www.takvim.com.tr, Sabah Gazetesi ve Sabah Gazetesi Muhabiri Osman Asiltürk’ün Kınanmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback