[———-]

 

Basın Konseyi 26 Haziran 2013 tarihli Yüksek Kurul Toplantısında, Vatan Gazetesi ve bu gazetenin muhabiri Elif Altın hakkında yapılan başvuruyu değerlendirerek aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

 ŞİKÂYETÇİ             :           Nejat Çakır

Vekili Av. Mehmet Ayhan Kalaycı

 

ŞİKÂYET EDİLEN :          Vatan Gazetesi

Elif Altın

ŞİKÂYET KONUSU : Şikâyete konu haber, Şikâyet Edilen Vatan Gazetesinde 11 Nisan 2013 tarihinde “Rüşvetçi savcıya ödül gibi ceza” başlığıyla yayımlanmıştır.

Başvuru konusu haber aynen şekildedir:

Rüşvetçi savcıya ödül gibi ceza!

Uyuşturucu baronunun kokainle yakalanan yeğenini serbest  bırakmak için 25 bin TL rüşvet alan eski Bakırköy Savcısı Nejat Çakır’a Yargıtay 10 ay hapis verdi ve sonra cezayı erteledi.

Türkiye’deki uyuşturucu ağının kilit isimlerinden Mahmut Çelik’in, 17 yaşındaki yeğeni Mehmet Suat Çelik, iki yıl önce İstanbul Bahçelievler’den Mecidiyeköy’e giderken, bindiği taksi polis tarafından çevrilmiş ve Çelik’in üzerinden 31 paket içinde 35 gram kokain çıkmıştı. Çelik, savcılıktaki ifadesinin ardından  yaşının küçük olması gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. Ancak polisin
teknik takibi ise, serbest bırakılma nedeninin farklı olduğunu ortaya koymuştu.

Çelik ailesinin avukatı İlker Dağlı, Mehmet Suat Çelik’in abisi Ubeydullah Çelik’e, “Eğer bugün savcılığa sevk edilirse tutuklanır. Yarın gideceği adamı tanıyorum. Adamla görüştüm. Adamın talebi 25 bin tamam mı?” diyerek sorunu çözebileceğini belirtti. Dağlı’nın tanıdığı kişi, bir süre birlikte avukatlık yaptığı savcı Nejat Çakır’dı. Dağlı, Bahçelievler’e giderek görüştüğü Çakır’a 25 bin TL’yi verdi. Savcı Çakır, ertesi gün karşısına getirilen Mehmet Suat Çelik’i serbest bıraktı. Teknik takiple belirlenen bu gelişmelerin ardından hazırlanan iddianamede, Çakır hakkında “rüşvet alıp vermek” suçundan 18 yıla kadar hapis cezası istendi.

Kararı HSYK verecek 

 Çakır diğer şüphelilerle hiçbir görüşmesinin tespit edilmediğini  ve telefonu ile ilgili baz istasyon bilgileri çerçevesinde düzenlenen raporları da kabul etmediğini söyledi. Çakır hakkındaki iddianame, savcı olması nedeniyle Yargıtay’a yollandı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Çakır’ı 10 ay hapse mahkum ederek hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Sivas’ta görevde olan savcı Çakır’ın görevde kalıp kalmayacağına HSYK karar verecek.

Söz konusu haberle ilgili olarak şikâyette bulunan Sivas Cumhuriyet Savcısı Nejat Çakır’ın vekili Av. Mehmet Ayhan Kalaycı’nın şikâyete ilişkin yazısı şu şekildedir;

“Vatan gazetesi İstihbarat bölümünde görev yapan ELİF ALTIN “DELİL” bölümüne alınan haberinde büyük puntolarla “ << RÜŞVETÇİ SAVCIYA ÖDÜL GİBİ CEZA! >> başlığını atarak müvekkil hakkında verilmiş hiçbir mahkeme hükmüne dayanmayan hatta tam tersine yargılandığı davada başlığa konu eylem nedeniyle BERAAT etmiş olan müvekkil ile ilgili bu haberi hazırlayarak Basın Meslek ilkelerine aykırı şekilde davranış sergilemiş, müvekkili küçük düşürmeğe, aşağılamaya çalışmış, alenen HAKARET etmiştir. ELİF ALTIN, haberine (2. Paragrafta) “……Dağlı’nın tanıdığı kişi, bir süre birlikte avukatlık yaptığı savcı Nejat Çakır’dı. Dağlı, Bahçelievler’e giderek görüştüğü Çakır’a 25 bin TL’yi verdi. Savcı Çakır, ertesi gün karşısına getirilen Mehmet Suat Çelik’i serbest bıraktı….” Şeklinde devam ederek haberinin başlığında vurguladığı ve tümüyle gerçeğe aykırı, ayrıca kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sabit olan müvekkilin rüşvet almadığı gerçeğini sanki olayı bire bir yaşamış, görmüş gibi anlatarak haber haline getirmiştir. ELİF ALTIN haberine bu şekilde devam ederek müvekkili alenen aşağılamaya çalışmış müvekkilin kişilik haklarına tecavüzde bulunmuştur. Şikayet edilen Elif Altın hakkında 3 yıl öncede müvekkil hakkında hazırladığı haber nedeniyle Basın Konseyine şikayette bulunulmuş ve Konseyinizce kendisine ceza verilmiştir. Buna rağmen Elif Altın kasıtlı bir şekilde müvekkil hakkında gerçeğe aykırı haberler yapmaya devam etmektedir. ….”

ŞİKÂYET EDİLENLERİN YANITI: Vatan Gazetesi muhabiri Elif Altın hakkındaki şikayetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 2 Mayıs 2013 tarihinde, faks olarak iletilmiş, fakat kendisinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR: Şikâyetçi tarafından Genel Sekreterliğimize ulaşan yazı ile uzlaşma istenilmediği belirtilmiştir.

 

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ:  Genel Sekreterlik tarafından yapılan değerlendirmede, Yargısal süreç sonunda aksi yönde varılan sonuca rağmen, Şikâyetçinin bir maddi menfaat karşılığında görev gereklerini ihlâl ettiğinin ilan edilmesi nedeniyle Basın Meslek İlkeleri’nin “suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe kimse suçlu ilan edilemez” şeklindeki 9. maddesinin ihlâl edildiği ve Şikâyet Edilenler hakkında UYARMA kararı verilmesi istenmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: İnceleme konusu “Rüşvetçi savcıya ödül gibi ceza!” başlıklı haber yazısı, Vatan Gazetesi muhabiri Elif Altın tarafından yazılmıştır.

Haberde özetle hakkında, üzerinde 35 gram kokain çıkan 18 yaşın altındaki bir çocuğun tutuklanmaya sevk edilmeyerek serbest bırakılması nedeniyle, rüşvet suçundan dava açılan bir savcının bu dava sonucunda 10 ay hapis cezasına çarptırılarak bu cezanın ertelenmesini eleştirmektedir.

Habere konu Yargıtay kararı incelendiğinde, Şikâyetçi Savcı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davanın rüşvet suçundan dolayı açılmasına rağmen, sanık konumundaki Savcı’nın rüşvet suçunun unsuru olan bir maddi menfaat elde etmek için anlaştığına ilişkin herhangi bir somut delile ulaşılamamış olması Yargıtay’ın bu suçtan dolayı mahkumiyet kararı vermemesine sebep olmuştur.

Öte yandan Yargıtay Kararında da, Savcı’nın dava konusu işleminin evvelki uygulamaları ve meslek kuralları ile çelişki içinde olduğunun anlaşıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay kararında da açıklandığı üzere, Şikâyeçi Nejat Çakır’ın avukatlık yaptığı dönemde ortağı olduğu İlker Dağlı’nın müvekkili olan ve ciddi miktarda kokain maddesi ile yakalanan şüpheliyi serbest bırakmasının görevin gerekleriyle bağdaşmadığı kabul edilmiştir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, verilen bu kararda Savcı’nın önceki uygulamalarının değerlendirilmiş olması, kendisiyle görev yapan diğer savcıların ve katiplerinin de tanıklıklarına dayanılarak karar verilmesidir.

Ayrıca aynı davanın diğer sanığı olan İlker Dağlı’nın, yakalanan şüphelinin yakınları ile olan telefon görüşmelerinde Şikâyetçi’ye iletilmek üzere 25.000 TL istediği ancak Şikâyetçi’nin bu anlaşmadan haberin olup olmadığının belli olmadığı da gene Yargıtay kararından anlaşılan bir durumdur.

Rüşvet, hem hukuk hem de günlük lisanda, bir kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için maddi menfaat elde etmesi olarak kullanılmaktadır.

Şikâyete konu haberde, kesinleşmiş bulunan yargı kararının aksine, Şikâyetçi rüşvet almış bir savcı olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar Şikâyetçi hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilmişse de, bu karar ile aynı zamanda kendisinin rüşvet eylemini gerçekleştirdiğinin sabit olmadığı da hükme bağlanmıştır.

Tüm bu nedenlerle,

–        Yargısal süreç sonunda aksi yönde varılan sonuca rağmen, Şikâyetçinin bir maddi menfaat karşılığında görev gereklerini ihlâl ettiğinin ilan edilmesinin Basın Meslek İlkeleri’nin “suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe kimse suçlu ilan edilemez” şeklindeki 9. maddesini ihlâl ettiğine oy çokluğuyla,

–        Aynı çerçevede, Şikâyetçi’nin Yargıtay tarafından beraatine karar verilmiş olan bir suçu işlediğinin kesin ifadelerle, haberin başlığı da kullanılarak ilan edilmesi Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri … eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4. maddesini ihlâl ettiğine oy çokluğuyla,

–        Şikâyetçi hakkında ilk derece yargılamasını yapan Yargıtay’ın kararı ve gerekçelerine ulaşılarak haberde yer alan fiili meseleleri bu şekilde değerlendirme mümkündür. Olayın bu araştırma yapılmaksızın haberleştirilmiş olması da Basın Meslek İlkeleri’nin ihlâli olarak kabul edilmiştir. Şikâyete konu habere esas teşkil eden Yargıtay Kararı’nın elde edilerek derinlemesine incelenmesi ve irdelenmesi gerekirken, Şikâyetçi hakkındaki iddialar veri kabul edilerek haber yapılmış olması gerekli soruşturmanın yapılmadığını ortaya koymaktadır. Bu durumun Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluklarından emin olmaksızın yayımlanamaz” şeklindeki 6. maddesini ihlâl ettiğine oy çokluğuyla, karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle 11 Nisan 2013 tarihinde Vatan Gazetesinde yayımlanmış olan “Rüşvetçi savcıya ödül gibi ceza!” başlıklı haberden dolayı yapılan başvuruya ilişkin olarak, Basın Meslek İlkeleri’nin 4, 6 ve 9. maddelerinin ihlâl edildiğine oy çokluğu ile karar verilmiş ve bu ihlâllerden dolayı Vatan Gazetesi ve bu gazetenin muhabiri Elif Altın’ın “KINANMALARINA” oy çokluğuyla karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2013/23-24)

Basın Konseyi Vatan Gazetesi ile Elif Altın’ın Kınanmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback