I———I

Basın Konseyi, Vatan Gazetesi ve Vatan Gazetesi Muhabiri Elif Altın hakkındaki şikâyetle ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ                         : Av. Çiğdem Çakır

(Nejat Çakır vekili)

 

ŞİKÂYET EDİLEN            : 1) Vatan Gazetesi

                                                         2) Elif Altın (Vatan Gazetesi Muhabiri)

 

ŞİKÂYET KONUSU           : Şikâyetçi Nejat Çakır vekili Av. Çiğdem Çakır, Basın Konseyi’ne yapmış olduğu 14.11.2011 tarihli yazılı şikâyet başvurusunda, Vatan Gazetesi’nin 02.11.2011 tarihli nüshasının ana sayfasında,  muhabir Elif Altın imzası ile yayınlanan “Savcıya Suçüstü” başlıklı haber ile Basın Meslek İlkeleri’nin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Şikâyet konusu haber, 02.11.2011 tarihli Vatan Gazetesi’nin ana sayfasında “Savcıya Suçüstü” başlığı ile yayınlanmış, haberin detayları ise gazetenin 19. Sayfasında “Savcıya rüşvetten 18 yıl istendi” başlığıyla okuyucuya aktarılmıştır. Şikâyet konusu haberde, ilk olarak ana sayfada, çete yöneticisinin kokainle yakalanan yeğenini 25 bin lira rüşvet karşılığı serbest bırakan Bakırköy Savcısı Nejat Çakır’ı HSYK görevden uzaklaştırdı, şeklinde bir alt başlık kullanılmıştır. Sonrasında özetle, “İstanbul’da yol kontrolü yapan polis, çete lideri Mahmut Çelik’in yeğeni M. Suat Çelik’i (17) 31 paket kokainle yakaladı. Çete yöneticilerinden Ubeydullah Çelik’in, avukatıyla yaptığı “Çıkarılacağı savcıyı tanıyorum, adamla irtibata geçtim” sözleri dinleme yapan polisi harekete geçirdi. Çeteden tahliye için 25 bin lira istediği iddia edilen Bakırköy Savcısı Nejat Çakır izlemeye alındı. Mahmut Çelik’in avukatı İlker Dağlı ile Bahçelievler’de buluşup parayı alan Çakır, 24 saat sonra önüne gelen şüpheliyi bıraktı. HSYK’nın soruşturma açtığı savcı Sivas’a sürüldü” ifadelerine yer verilmiştir.

Gazetenin 19. Sayfasında “Savcıya rüşvetten 18 yıl istendi” başlığıyla verilen haber detayında ise, yukarıda özetlenen sürece ilişkin yaşanan gelişmeler ayrıntıları ile açıklanmış ve yaşanan bu gelişmelere ilişkin olarak “Suçlamaları reddetti” alt başlığı altında şüpheli savcı Nejat Çakır’ın üzerine atılı suçlamaları reddeden açıklamalarına da yer verilmiştir.

Şikâyetçi Nejat Çakır vekili Av. Çiğdem Çakır, kapsamlı şikâyet dilekçesinde, söz konusu haberin müvekkili aleyhinde yanıltıcı ve gerçeğe aykırı bir yayın niteliği taşıdığını, masumiyet karinesini ihlal edilerek hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan müvekkilinin peşinen suçlu ilan edildiğini ve bu suretle müvekkiline yargısız infaz yapıldığını ileri sürmüştür. Habere konu olayların gelişimini kendi açılarından izah eden Av. Çiğdem Çakır, sonuç olarak Vatan Gazetesi’nin bu haberinin müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğini ve Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olduğunu belirtmiş ve bu haber nedeniyle Grekli yasal işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.

 

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI    : Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Turgut Yuvacan ve Vatan Gazetesi Muhabiri Elif Altın’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 14 Aralık 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Selçuk Bilgin olarak bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 4 Ocak 2012 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

 

Şikâyetin konusunu, Vatan Gazetesi’nde 02.11.2011 tarihinde manşetten verilen “Savcıya suçüstü” başlıklı haber ile gazetenin 19. Sayfasında “Savcıya rüşvetten 18 yıl istendi” başlıklı haber içeriği oluşturmaktadır.

Bu haber, objektif bir gözle değerlendirildiğinde, ceza soruşturmasını yürütmekle görevli olan bir cumhuriyet savcısının, bakmakta olduğu bir dosyada, şüpheli hakkında salıverme kararı vermek için rüşvet aldığı iddiası haberleştirilmiş olup, yargı erkinin süjelerinden biri olan bir kamu görevlisi hakkında ortaya konulan bu denli ciddi ve vahim bir iddianın, haber değeri taşıdığı ve bilgilenme hakkının bir sonucu olarak kamuoyuna duyurulmasının gerekliliği tartışmasız bir şekilde ortadadır.

Bu açıdan, inceleme konumuzun esasını ise, bu haberin okuyucuya aktarılması esnasında, haberde kullanılan anlatım dilinin ve üslubun, habere konu olan bireyin/bireylerin kişilik haklarını ihlal edip etmediği noktasında odaklanmaktadır. Basının haber verme hakkını kullanırken, bireylerin kişilik haklarını ihlal edip etmediklerine ilişkin sınırların belirlenmesine ilişkin olarak gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gerekse Türk Yargıtayı tarafından benimsenmiş objektif ölçütler bulunmakta olup, Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun daha önce vermiş olduğu pek çok kararda da bu ölçütler göz önünde tutulmak suretiyle, konunun çözümlenmesi yoluna gidilmiştir.

Somut olayda, şikâyete konu haberi bu ölçütler açısından irdelediğimizde, bu haberin yukarıda belirttiğimiz veçhile “kamu yararı ve kamusal ilgi” özelliği taşıdığı, halen sürmekte olan bir ceza soruşturmasını yansıtması nedeniyle “gerçeklik” ve “güncellik” koşullarını da yerine getirdiği kuşkusuzdur.

Ancak, söz konusu haber, “haberin konusu ile ifade biçimi arasındaki fikri bağlılık” ölçütü yönünden ise, ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü, her ne kadar, şikayet konusu haberin detaylarının, gazetenin 19. Sayfasında “Savcıya rüşvetten 18 yıl istendi” başlığıyla okuyucuya aktarılması sırasında, oldukça özenli bir anlatım dili kullanılmış ve habere konu olan kişi hakkında peşin hükümlü bir ifade kullanılmaksızın, yalnızca bir iddianın haberleştirilmesi yoluyla konunun okuyucuya aktarılmasına dikkat edilmiş ise de; haberin gazetenin anasayfasından verilmesi sırasında, aynı dikkat ve özenin gösterilmediği tespit edilmektedir. Gerçekten, büyük puntolarla “Savcıya suçüstü” manşeti ile anasayfaya taşınan haberde kullanılan “Çete yöneticisinin kokainle yakalanan yeğenini 25 bin lira rüşvet karşılığı serbest bırakan Bakırköy Savcısı Nejat Çakır’ı HSYK görevden uzaklaştırdı” şeklindeki alt başlık ile bir iddianın haberleştirilmesi değil, peşin hükümlü olarak verilmiş bir yargının okuyucuya duyurulduğu görülmektedir. Oysa ki, habere konu olay henüz soruşturma evresinde olup, bahse konu savcının gerçekten böyle bir rüşvet olayına karışıp karışmadığı henüz yargı yoluyla açıklığa kavuşturulmuş değildir. Bu nedenle, bu haber ile habere konu kişinin, kişilik haklarının ihlal edildiği kuşkusuzdur. Benzer bir peşin hükümlü yaklaşım, haberin ana sayfadaki devamına da egemen olup, burada bir iddianın haberleştirilmesinin ötesine geçen ve masumiyet karinesini kesin surette ihlal eden bir durum söz konusudur.

Bu nedenle, Vatan Gazetesi’nde 02.11.2011 tarihinde manşetten verilen “Savcıya suçüstü” başlıklı haber ile, Basın Meslek İlkeleri’nin;

–          “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

 

–          Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez” şeklindeki dokuzuncu maddelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu verilerin ışığında, , Vatan Gazetesi’nde 02.11.2011 tarihinde manşetten verilen “Savcıya suçüstü” başlıklı haber nedeniyle, Vatan Gazetesi ve Vatan Gazetesi Muhabiri Elif Altın’ın “uyarılmalarına” oybirliğiyle karar verilmiştir.  

 

(Karar No: 2011/53-54)

———————-

Basın Konseyi, Vatan Gazetesi Ve Vatan Gazetesi Muhabiri Elif Altın’ın Uyarılmalarına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback