I———I

Basın Konseyi, Vatan Gazetesi’nde 15 Eylül 2012 tarihinde Aziz Yıldırım’la ilgili yayınlanan haber ve bu haberdeki yorumlara ilişkin yapılan başvuruyu değerlendirerek aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ               : Aziz Yıldırım adına vekili

                                             Av. Yasemin Merçil

ŞİKÂYET EDİLEN      : 1) Serhat Ulueren

                                           Vatan Gazetesi Yazarı

                                      2) Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş.
                                           (Vatan Gazetesi)

ŞİKÂYETİN KONUSU      : Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım adına vekili Av. Yasemin Merçil tarafından, Serhat Ulueren ve Vatan Gazetesi hakkında, 15 Eylül 2012 tarihli Vatan Gazetesi’nin Spor Sayfası’nda ki (s. 29) “Aziz Yıldırım Doğruyu Söylemiyor” manşetiyle yer alan “NTV binası önünde gece yarısı ‘BÜYÜK HIRSIZ’ pankartlı çok adam gördüm ne hikmetse. Taraftar, camia, halk aslında her şeyin farkında Başka söze gerek yok, O PANKART HER ŞEYİ ÇOK İYİ ANLATIYOR” ile aynı sayfada yer alan “TAM 4 SAAT BOYUNCA YALANLAR DİNLEYİP DURDUM” şeklindeki, ifadelerinden dolayı Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurulmuştur.

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Şikâyetçinin başvurusu üzerine Şikâyet Edilenlere savunmalarını bildirmeleri için Genel Sekreterliğimiz tarafından 4 Ekim 2012 tarihli yazımız ile bildirimde bulunulmuştur. Tarafımızdan yapılan bildirimler, her iki Şikâyet Edilen için, 5 Ekim 2012 tarihinde Kenan Kutlu tarafından teslim alınmıştır. Söz konusu yazımızda savunmaların sunumu için 11 Ekim 2012 tarihine kadar süre verilmiştir. Şikâyet Edilenler tarafından Genel Sekreterliğimize herhangi bir yanıt verilmemiştir.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR: Şikâyetçi tarafın Konsey’e 11 Ekim 2012 tarihinde ulaşan dilekçesi ile,

A. Aziz Yıldırım hakkında 3 Temmuz 2011 tarihinden itibaren Şikâyet edilen şahısların yazılarında ve görev aldıkları yayın organlarında masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ilkesi, lekelenmeme hakkı başta olmak üzere Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan evrensel hukuk kurallarının sürekli ve sistematik şekilde ağır biçimde ihlâl edildiği gerekçesiyle UZLAŞMA İSTENİLMEDİĞİ,

B. 1) Yüksek Kurul Üyesi Ersü Oktay Huduti’nin, avukat olarak Trabzonspor Kulübünün vekili olduğu, bu Kulüp ile Şikâyetçinin başkanı olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü arasında çeşitli hukuki husumetler bulunduğu gerekçesiyle,

2) Yüksek Kurul Üyesi Doğan Heper’in, Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan 8.12.2011 ve 22.11.2011 tarihli yazılarıyla, Şikâyetçiyi, henüz hakkında yargı kararı verilmeden suçlu gibi gösterdiği gerekçesiyle,

Karara katılmalarına itiraz etmiştir.

Anılan üyeler toplantıya iştirak etmemişlerdir.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ:

Genel Sekreterlik tarafından Yüksek Kurula sunulan görüş uyarınca,

  1. Serhat Ulueren hakkında KINAMA,
  2. Vatan Gazetesi hakkında ŞİKÂYETİN YERSİZLİĞİ,

kararı verilmesi istenilmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

A)          Yapılan şikâyet üzerine başlatılan incelemeye konu olan haber-yorum, Vatan Gazetesi’nin 15 Eylül 2012 tarihli nüshasında yer almaktadır. Haber, esas olarak Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın 13.9.2012 tarihinde NTVSPOR isimli televizyon kanalında yayımlanan Futbol Aktüel isimli program ve bu programda yapılan açıklamalara ilişkindir.

Haber ve habere bağlı yorum sayfanın yaklaşık olarak üçte ikilik bir kısmına yayılmıştır. Sayfanın ortasında büyük puntolarla:“Yazarımız Serhat Ulueren F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın NTV Spor’daki sözlerini yorumladı: AZİZ YILDIRIM DOĞRUYU SÖYLEMİYOR” manşeti atılmıştır.

Bu manşetin üzerinde, Aziz Yıldırım’ın konuk olduğu program esnasında, NTV Binası etrafında toplanan bir grubun açmış olduğu, üzerinde sırtında bir çuval taşıyan yüzü maskeli bir hırsız karikatürü ile NTV’de HIRSIZ Vaaaarrr…” yazısının yer aldığı bir pankartın fotoğrafı bulunmaktadır. Şikâyet edilenlerden Serhat Ulueren tarafından, bu olaya ilişkin yapılan yorumda, “Aziz Yıldırım’a yönelik olarak “14 yılda 5 kes ‘bırakıyorum’ deyip devam etti. Bu kez kimse omuzlara almadı. Herkes olayın farkında. Pankart da başka söze gerek bırakmıyor demiş ve bu yorumun hemen altında yer alan, Aziz Yıldırım’a yönelik olduğu anlaşılan veya haberde bu şekilde yansıtılan, NTV’de HIRSIZ Vaaaarrrr…” pankartı ile ilişki kurularak Aziz Yıldırım’ı “hırsız” olarak niteleyen pankartın gerçekleri ortaya koyduğu belirtilmiştir.

Aynı kısmın altında, Ulueren tarafından devamla Ama NTV binası önünde ‘Büyük Hırsız’ pankartlı çok adam gördüm ne hikmetse. Taraftar, camia, halk aslında her şeyin farkında. Başka söze gerek yok, o pankart her şeyi çok iyi anlatıyor yorumunu yapmıştır. Şikâyet Edilenlerden Serhat Ulueren’in, Şikayete konu haberde yer alan ve birbiri ile tutarlılık gösteren, farklı anlamlara da mahal bırakmayan yorumları, Aziz Yıldırım’ı, herhangi bir dayanak da göstermeksizin “hırsız” olarak niteleyen pankartların gerçeği yansıttığını ileri sürmektedir.

Yapılan haber/yorum, bu itibarla Basın Meslek İlkelerinin, “kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırları ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4. Maddesine; “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki 10. Maddesine aykırı görülmüştür.

Bu kısımda incelenen haber/yorumdan dolayı Basın Meslek İlkeleri’nin 4. ve 10. Maddelerine aykırı davranıldığından ve herhangi bir somut olguya da dayanmaksızın Şikâyetçiyi “hırsız” olarak niteleyen pankartların gerçeği yansıttığını ileri sürdüğünden dolayı, ihlâle konu ithamların ağırlığı da dikkate alınarak, Serhat Ulueren’in KINANMASINA oyçokluğu ile; inceleme konusu haber-yoruma yer veren Vatan Gazetesi’nin UYARILMASINA oybirliği ile karar verilmiştir.

 

B)          Şikâyet edilenlerden Serhat Ulueren’e ilişkin diğer şikâyet konusu ifade ise “Tam 4 saat boyunca yalanlar dinleyip durdum şeklindeki yorumdur.

Söz konusu yorum ise, her ne kadar Aziz Yıldırım’ın katıldığı TV programındaki beyanlarını yalan olarak nitelemekteyse de, hangi beyanlarından dolayı bu yorumun yapıldığı anlaşılamamaktadır. Yapılan bu yorum ile Aziz Yıldırım’ın TV’deki beyanlarına inanılmadığı ortaya konulmaktadır.

Her ne kadar kişilerin yalancı olarak itham edilmesi, yalancı olarak nitelenen kişi için kırıcı nitelik taşımaktaysa da, kamuya mal olmuş şahsiyetlerin kamuya yönelik açıklamalarına ilişkin olarak sert eleştiriye de hazırlıklı olmaları gerekir. Bu sebeple, Şikâyetçinin katıldığı bir TV programındaki açıklamalarına ilişkin olarak, bu açıklamaların inandırıcılığına yönelik yapılan bu yorumların, “sert eleştiri” olarak kabul edilmesi ve Basın Meslek İlkeleri’ni ihlâl etmediği değerlendirilmektedir.

Bu kısımda yer alan haber/yorumundan dolayı, her ne kadar yapılan yorum içeriği itibariyle kırıcı nitelik taşımaktaysa da, bu durumun sert eleştiri olarak değerlendirilmesi, dolayısıyla Basın Meslek İlkeleri’nin ihlâl edilmemiş olduğu dikkate alınarak, Vatan Gazetesi ve Serhat Ulueren hakkında bu yönden “ŞİKÂYETİN YERSİZLİĞİNE” oyçokluğuyla karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2012/ 35-36)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Basın Konseyi Vatan Gazetesi’nin Uyarılmasına, Bu Gazetenin Yazarlarından Serhat Ulueren’in Kınanmasına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback