I———I

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Yeni Şafak Gazetesi’nde; 31 Aralık 2010 tarihinde, “Muhteşem Rezalet”, 2 Ocak 2011 tarihinde, “Yüzyıllık rezalete ‘muhteşem’ tepki” başlıkları ve Orhan Turan imzasıyla, 10 Ocak 2011 tarihinde “Muhteşem intihar” başlığı ve Yusuf Kaplan imzasıyla yayımlanan yazılarla ilgili olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

 

KARAR

 

ŞİKÂYETÇİ                      : Yusuf Timur Savcı adına vekili

Av. Hilal Ülker Çahantimur

ŞİKÂYET

EDİLENLER                     : 1) Yusuf Kaplan

                                                    Yeni Şafak Gazetesi Köşe Yazarı

                                               2)  Orhan Turan

Yeni Şafak Gazetesi Yazarı

          3) Yeni Şafak Gazetesi

ŞİKÂYET KONUSU         : Muhteşem Yüzyıl adlı televizyon dizisinin yapımcısı Yusuf Timur Savcı adına vekili Av. Hilal Ülker Çahantimur, Yeni Şafak Gazetesi’nde 31.12.2010 tarihinde “Muhteşem Rezalet” ve 02.01.2011 tarihinde “Yüzyıllık rezalete ‘muhteşem’ tepki” başlıklarıyla ve Orhan Turan imzasıyla yayınlanan haberler ile yine Yeni Şafak Gazetesinde 10.01.2011 tarihinde yayınlanan Yusuf Kaplan’ın “Muhteşem İntihar” başlıklı köşe yazısının Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek şikâyet başvurusunda bulunmuştur.

Muhteşem Rezalet başlıklı haberde “Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını ekranlara taşımaya hazırlanan Muhteşem Yüzyıl dizisinin fragmanları izleyiciden ve tarihçilerden büyük tepki gördü. Kanuni’nin içki içtiği, harem hayatını cinsellikten ibaret gösteren dizi çarpık bilgilerle dolu.” ifadeleriyle başlayan haberde Muhteşem Yüzyıl dizisine yönelik eleştiriler dile getirilmiş ve dizinin Osmanlı Devleti’ni kendi zihinlerinde oluşturdukları ‘harem’den ibaret sananların çarpık tarih anlayışını bir kez daha gözler önüne” serdiği belirtilmiştir. Dizinin Kanuni’yi kadın düşkünü olarak gösterdiği ileri sürülen haberde, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sinema Direktörü Yusuf Kaplan’ın, dizinin daha önce kendilerine destek almak amacıyla başvurduğunu ancak “rezalet” nedeniyle bu talebi kabul etmediklerini dile getirdiği belirtilmiş ve. Kaplan’a atfen “Bu senaryoyu yazanlar sömürge kafalı, Recep İvedik zihniyetli adamlardan başkası değil” ifadelerine yer verilmiştir. “Gay sahnesi biler var” alt başlığı kullanılan haberde, Kanuni kitabının yazarı Tarihçi Okay Tiryakioğlu’nun, “Gay sahnesi bile var dizide böyle saçmalık olmaz. Kanuni asla içki içmiyordu. Bu koca yalan. Ömrünü Allah için adamış bir kişidir Kanuni… ” ifadelerine yer verilmiştir. Haberde dizinin yapımcılığını Timur Savcı’nın üstlendiği de belirtilmiştir.

“Yüzyıllık rezalete ‘muhteşem’ tepki” başlıklı haber şu ifadelerle başlamaktadır; “Kanuni Sultan Süleyman’ı ‘kadın düşkünü’, saray haremini de ‘cariye yuvası’ olarak yansıtan ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisine tepki yağıyor. Show TV’de başlayacak dizi için yapımcıları e-mail bombardımanına tutan izleyiciler, sosyal paylaşım sitelerinde “Muhteşem Rezalet” kampanyası başlattı.”. “Tartışmalı” dizinin reyting kaygısıyla cinselliğe boğulan ve tarihi gerçeklerden uzaklaştırılan senaryosunun, şikâyet konusu haberin yayınlanmasından bir gün önce Yeni Şafak’ta gündeme getirilmesinin ardından sosyal paylaşım sitelerinden protesto seslerinin yükselmeye başladığı belirtilen haberde bazı tarihçilerin eleştirilerine yer verilmiş ve şu ifadeler kullanılmıştır; “En sert tepki ise Yazar Yusuf Kaplan’dan geldi. Aynı zamanda İstanbul Kültür Başkenti Ajansı’nın Sinema Direktörü olan Kaplan, “Kültürden yoksun cahil insanların işi” diyerek sert eleştirilerde bulundu.” Diziyi protesto etmek isteyen internet kullanıcılarının Facebook’ta “Muhteşem Yüzyıl Adlı Rezalet Diziyi Protesto Ediyoruz!” grubu oluşturduğu ve gruba ilk günde yazılan yorum sayısının bini bulduğu iddia edilen haberde, dizinin yapımcılığını Timur Savcı’nın üslendiğine yer verilmiş ve aşağıdaki okuyucu yorumları yayınlanmıştır.

Büşra Bulut: “Elimizde sadece tertemiz ve şanlı tarihimiz kalmıştı.. Bi ona dokunamamışlardı Bu güne kadar ama maalesef görüyoruz ki ecdadımızı da kirletmeye çalışıyolar…

Çağrı Aygül: “Şerefli tarihîmizi 6 asır devam ettirdik bunlar 50 bölümde kirletememeli.!!”

İhsan Alkan: “Haremlik selamlık dizisi çekeceğinize bir İstanbul’un fethi filmini çekin. Dünya tarih ezberlesin 29 Mayıs 1453”

Sinan Gürbüz: “Bütün benliğimle kınıyorum bunu tek şekilde protesto edebiliriz izlemeyerek ve izletmeyerek reytingi düşük olduğu yalan olur saygılarımla”

Yusuf Kaplan “Muhteşem intihar!” başlıklı köşe yazısında öncelikle tarihe ilişkin çeşitli görüşlerine yer vermiş ve Osmanlı Döneminde Muhteşem Yüzyıl olarak adlandırılan dönemin önemine dikkat çekmiştir. Yazar “bizim metamorfoz yemiş, sömürgeleşmiş, köleleşmiş, zihni iğdiş edilmiş, ruhu körleşmiş bir toplumun şuursuz, marazî, eyyamcı, sadece parayı kutsayan zavallı bireyleri gibi hareket ettiğimizi gözler önüne seren, Bakî gibi bir büyük şairle oturup kalkan, Ebussuud Efendi gibi 90 değişik lale türü icat eden, 20 küsur ciltlik tefsir yazan büyük bir âlimin iki dudağı arasında çıkan ulvî sözlerle hayatını şekillendiren, hayatını gaza ve savaş meydanlarında geçiren, Şeyh Gülşenî Hazretlerinin dizinin dibinde nefsini terbiye eden Kanuni kalibresinde bir ilim, irfan ve hikmet erini, yolcusunu, hedonist, kadın düşkünü, eyyamcı bir kişi olarak resmeden her bakımdan rezalet, şuursuzluk, ruhsuzluk ve vicdansızlık âbidesi bir diziye imza atmamız, dünyanın tam da ortaya koyduğumuz bu medeniyet tasavvuruna en fazla ihtiyaç duyduğu bir zaman diliminde bizim kendi kendimize intihar etmemizden başka ne anlam ifade ediyor olabilir ki!” ifadelerini kullanmıştır. Yazar ayrıca “..bizim medeniyet fikrimizi, ruhumuzu ve iddialarımızı ayaklar altına alarak bizi tastamam toplu intihara sürükleyen böylesine aşağılık bir projeye imza atan herkesi şiddetle kınıyorum. Dışarıya da satılacak şekilde tonla para kazanmak amacıyla çekildiği her halinden belli olan bu dizi için ruhunu satan, şuurunu yitiren bu kişileri vicdana ve insafa davet ediyorum.” İfadelerine sade yer vermiştir.

 

Yusuf Timur Savcı vekili başvurusunda, Muhteşem Rezalet başlıklı haberde İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sinema Direktörü Yusuf Kaplan’a atfen verilen, dizsinin destek için ajansa başvurduğu ancak “rezalet” yüzünden reddedildiği bilgisinin gerçekleri yansıtmadığını ileri sürmüştür. Dizi için böyle bir başvuru yapılmadığını belirten Yusuf Timur Savcı vekili bu konuda kendilerine soru sorulmadan, tek yanlı haber yapıldığını ileri sürmüştür. Ayrıca Yeni Şafak Gazetesi Yazarı ve İstanbul 2010 Kültür başkenti Ajansı sinema direktörü Yusuf Kaplan’ın “bu senaryoyu yazanlar sömürge kafalı, Recep İvedik zihniyetli adamlardan başkası değil” ifadelerinin de müvekkilinin kişilik haklarına saldırı olduğunu belirten şikayetçi vekili, dizinin tarihi saptıracak nitelikte olduğu, içeriğinde gay sahnesinin dahi bulunduğu iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirtmektedir. Yeni Şafak Gazetesi tarafından bir linç kampanyası başlatıldığını ve bunun da “Yüzyıllık rezalete ‘muhteşem’ tepki” başlıklı haberde de açıkça belirtildiğini ve bu sebeple müvekkilinin tehdit dahi aldığını iddia eden şikâyetçi vekili, Yusuf Kaplan tarafından kaleme alınan köşe yazısındaki çeşitli ifadelerin (Dışarıya da satılacak şekilde tonla para kazanmak amacıyla çekildiği her halinden belli olan bu dizi için ruhunu satan, şuurunu yitiren bu kişileri…), Yusuf Timur Savcı’nın kişilik haklarını zedeler nitelikte olduğunu belirterek Basın Meslek İlkeleri’nin;

 

“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü,

 

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki altıncı ve

 

“Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır” şeklindeki on üçüncü maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürerek gerekli işlemin yapılmasını istemiştir.

 

ŞİKÂYET EDİLENLERİN YANITI: Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert ve Yazarları Yusuf Kaplan ile Orhan Turan’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 4 Şubat 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, Harun Konuk’un mektupları teslim aldığı kargo şirketi tarafından bildirilmişse de taraflardan herhangi bir yanıt gelmemiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 16 Mart 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

 

Şikâyet konusu yayınlardan ikisinin toplumu objektif biçimde bilgilendirmeyi amaçlayan haberler olarak kaleme alındığı, diğerinin ise bir gazetecinin görüşlerini paylaştığı bir köşe yazısı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Şikâyet konusu yayınlar, şikâyetçi Yusuf Timur Savcı’nın yapımcısı olduğu ve kamuoyunda büyük ilgi uyandıran bir diziye ilişkindir.

 

Şikâyetçi vekili 31.12.2010 tarihli yayında yer alan ifadelerin gerçekleri yansıtmadığını ve kendilerinden bu konuda görüş alınmadığını belirtmektedir. Şikâyet konusu yayında İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na başvuru yapıldığı ancak dizinin “rezalet” olarak nitelendirilerek geri çevrildiği, gay sahnesinin bulunduğu gibi iddialara yer verilmiştir. Haberde Yusuf Timur Savcı’nın ismi de dizinin yapımcısı olarak yer almaktadır. Haberde elde edilen bilgi konusunda Yusuf Timur Savcı veya Muhteşem Yüzyıl dizisinin yapımında görev alan herhangi birine haberin doğrulatıldığını gösteren hiçbir emare yoktur. Ayrıca dizide gay sahnesi de bulunmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu haber ile Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz”  altıncı ve “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddeleri ihlal edilmiştir.

 

Bunun yanında, Yusuf Kaplan tarafından kaleme alınan köşe yazısında yer alan bazı ifadelerin ve özellikle de “Dışarıya da satılacak şekilde tonla para kazanmak amacıyla çekildiği her halinden belli olan bu dizi için ruhunu satan, şuurunu yitiren bu kişileri…” şeklindeki ifadenin de eleştiri sınırlarını aştığı kanaatine varılmıştır. Bu suretle Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü maddesi ihlal edilmiştir.

 

Yukarda açıklanan sebeplerle Basın Meslek İlkeleri’nin altıncı ve on ikinci maddelerini ihlal eden Orhan Turan ile Yeni Şafak Gazetesi’nin ve dördüncü maddesini ihlal eden Yusuf Kaplan’ın “uyarılmalarına” oyçokluğuyla karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2011/84-85-86)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

——————————-

Basın Konseyi, Yeni Şafak Gazetesi, Yeni Şafak Gazetesi Yazarları Yusuf Kaplan Ve Orhan Turan’ın Uyarılmalarına Karar Verdi.

Yazı dolaşımı


Feedback