(Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun Sabah Gazetesi ve Muhabiri Erhan Öztürk’ün Uyarılmasına İlişkin 2012/28-29-30 Esas Sayılı Kararına İlişkin)

 

 MUHALEFET ŞERHİ

 

Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun 5 Eylül 2012 tarihli ve 10 sayılı toplantısında görüşülen 2012/28-29-30 referans sayılı dosyada çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

 

Somut olayda ihalelere itiraz ederek süreci uzattığı ve bu itirazları geri çekmeyi teklif ederek ihaleye katılan diğer tüzel kişilerden menfaat temin etmeye çalıştığı ileri sürülen şirketlere ilişkin bir haber yapılmıştır. Haberde “Ankaralı bir iş adamı” nın suç duyurusunda bulunacağını belirttiği şirketlerin isimlerine de yer verilmiştir. Haberde ayrıca bu şirketlerden birinin yetkilisi tarafından yapılan açıklamaya da yer verilmiştir.

 

Uyuşmazlıkta şikâyetçi taraf haber yapılırken kendilerinden görüş alınmadığını belirtmektedir. Buna karşılık haberi yapan muhabir de defalarca kez aradığını ancak cevap alamadığını ileri sürmektedir. Basın Konseyi’nin bu iki iddiadan hangisinin gerçeği yansıttığını objektif olarak saptaması mümkün değildir. Bununla birlikte haber içeriği incelendiğinde bahsedilen şirketlerden birinin beyanda bulunduğu ve bu beyanların da haber metninde yer aldığı anlaşılmaktadır.  Kanımca Basın Konseyi’nin kararını verirken değerlendirebileceği tek objektif veri budur ve Basın Konseyi’nin yerleşik uygulamasında önemle üzerinde durduğu, haberle ilgili kişi ve kuruluşların görüşlerinin alınması ilkesine uygun hareket edildiğinin kabulü gerekmektedir.

 

İncelenmesi gereken diğer bir husus da düzeltme ve cevap hakkının kullandırılıp kullandırılmadığıdır. Medya organlarının kitle iletişiminde sahip oldukları güç ve etkiyle diğer kişi ve kurumların kitle iletişim imkânları dikkate alındığında, medya organlarının sahip oldukları imkânlar genelde daha ağır basmaktadır. Bu sebeple medyada yer alan haber ve yorumlara ilişkin olarak kişilerin düzeltme ve cevap hakkını ve dolayısıyla ifade özgürlüklerini en geniş anlamda kullanabilmeleri sağlanmalıdır. Bu durum ayrıca farklı fikirlerin yayılabilmesi ve gerçeğe aykırı yayınlara karşı koyulabilmesi imkânını da sağlar[1].

 

Basın Konseyi’ne düzeltme ve cevap metnini içeren bir belge (mektup, ihtar vb.) sunulmamıştır. Bununla birlikte Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/762 Değişik İş sayılı dosyasına ilişkin kararı dosyaya ibraz edilmiş ve kararda da gönderilen düzeltme ve cevap metninin gazeteye yönelik hakaret içerdiği ve bu sebeple de yayınlanması zorunluluğunun bulunmadığı hüküm altına alınmıştır. Mahkeme kararı esas alındığında, düzeltme ve cevap hakkının kullandırılmadığı gerekçesiyle de bir ihlal kararının verilmesi mümkün değildir.

 

Yukarıda açıklanan sebeplerle “şikâyetin yersizliğine” karar verilmesi gerektiğini düşünüyor ve çoğunluk görüşünden ayrılıyorum.

 

 

 

Av. Ersü Oktay Huduti

Basın Konseyi Yüksek Kurulu Üyesi



[1]Benzer görüş için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Melnychuk v. Ukrayna (2005) ve Kaperzyńskı v. Polonya (2012) kararları

Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Av. Ersü Oktay Huduti'nin Muhalefet Şerhi

Yazı dolaşımı


Feedback