KARAR

                                     

ŞİKAYET EDEN     :  Fetullah Gülen

Vekili Avukat Nurullah Albayrak

ŞİKAYET EDİLEN  :  Şefik Çalık – Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

                       Abdurrahman Şimşek Muhabir

Ferhat Ünlü Muhabir 

ŞİKAYETİN KONUSU: 

Fetullah Gülen Vekili Avukat Nurullah Albayrak, gazetenin 5 Şubat 2014 tarihli nüshasında, “İşte Başaltı ve O İsim Deşifre Oldu” başlıklı haberin, içeriği itibariyle tamamen iftira olduğunu,yöneltilen suçlamaların da haksız ve kişilik haklarına saldırı olduğunu öne sürmektedir.

 

“Paralel devletin yargıdaki gizli yapılanmasını yöneten ikinci kilit isim; HSYK, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay’a bakan üst yargı imamı Osman Karakuş.  Ahmet Can’dan sonra yargıdaki en etkili imam olan Karakuş da deşifre oldu. HSYK Anayasa Mahkemesi Yargıtay ve Danıştay’da Karakuş’un parmağı çıktı.”

 

Haberde geçen kişiler, olaylar ve değerlendirmeler ve iddiaların tamamen kurgudan ibaret olduğunu vurgulayan Avukat Nurullah Albayrak,“Paralel Devlet, Yargı İmamı, İllegal Yapı, Baş İmam, Başaltı İmam” gibi iddiaların da mesnetsiz ve açık iftiralar olduğunu öne sürmektedir.

 

“Paralel Yargının 2 Numarası, Paralel Yargının Kilit İmamı, Yurt Dışında İpliği Pazara Çıktı” gibi başlıklarıyla kullanılan haberlerin mesnetsiz ve yoruma dayalı ifadeler olduğunu da kaydeden Avukat Nurullah Albayrak, kullanılan dil ve yorumların kişilik haklarına açıkça saldırı olduğunu öne sürmektedir.

 

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR: Taraflardan yeni bir talep ve başvuru gelmemiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ :  Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun 19 Mart 2014 tarihinde yaptığı toplantıda, iddiaların somut verilere veya doğrulanmış bilgilere dayanarak ortaya konulmadığı, söylenti tarzında ifadeler kurulması üzerinde durulmuştur. Örneğin; “Osman Karakuş’un üst mahkemelerdeki davaları takip ettiği, bu mahkemelerden aleyhte ya da lehte karar çıkmasında etkili olduğu belirtiliyor.” cümlesini destekleyecek bir somut olay haberin içeriğinde yoktur.

 

Geçmişte yakın temas içinde hareket eden grupların, birbirleri hakkında bilgi sahibi olmaları doğal sayılsa da, haberi doğrulayacak bilgilerin metinde eksiksiz olarak yer alması gerekmektedir.

 

Basın Meslek İlkeleri’nin 6. Maddesinde belirtilen, soruşturulması gazetecilik olanakları içinde olan habere dönük çalışmanın, hiç yapılmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekten, gazeteci bir olayı haber yapmadan önce, bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini, elindeki tüm gazetecilik olanaklarını kullanarak irdelemeli ve ancak olayın gerçekliğine dair somut bulguları topladıktan sonra, bunlarla beraber, haberi sunmalıdır. Bu bakımdan, haberin gerçeklik payı olsa dahi, söz konusu çabayı göstermeksizin gündeme getirilmesi, Basın Meslek İlkeleri’ne uygun düşmemektedir.

 

Aynı gerekçelerle, “İddiaediliyor”, “Belirtiliyor”, “Öne sürülüyor” gibi muğlak ifadeler 9. Maddedeki; “Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe, hiçkimse ‘suçlu’ ilan edilemez” ve 10. Maddedeki; “Yasaların suç saydığı eylemler gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” ilkelerinin açıkça ihlali olarak görülmüştür.

 

16. Maddedeki, düzeltme ve cevap hakkı ise hiçbir koşulda uygulanmamaktadır.

 

Burada en önemli ayrıntı sistematik biçimde yapılan bu haberlerlerin, aynı metinlerle iki gazetede birden yeralmasıdır ki, 3. Maddedeki; “Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez” ilkesinin de ihlali anlamına gelmektedir.

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, görüşmeler sonunda Takvim Gazetesi hakkında, oy çokluğuyla, “Kınama” kararı vermiştir.

Karar No:   2014/ 38-39-40

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Fetullah Gülen'in, Takvim Gazetesi'nde Yayınlanan "İşte Başaltı Ve O İsim Deşifre Oldu" Başlıklı Haberle Ilgili Şikayeti Hakkında "Kınama" Kararı Vermiştir.

Yazı dolaşımı


Feedback