Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Hamdi Akın İpek ve Şaban Yörüklü’nün, 19 Mayıs 2015 tarihinde Yeni Akit Gazetesi’nde yayınlanan, “Fethullahçı Terör Örgütü… Hem Sövüyorlar, Hem Kaçıyorlar!” başlıklı yazıyla ile ilgili “Kınama” kararı vermiştir.

KARAR
ŞİKAYET EDEN:
Hamdi Akın İpek
Koza İpek Basın ve Basım San. Tic. Aş İmtiyaz Sahibi (Bugün Gazetesi)

Sayın Şaban Yörüklü
Bugün Televizyon ve Radyo Prodüksiyon A.Ş Adına Yönetim Kurulu Başkanı (Bugün Tv)

Adem Yavuz Arslan
Bugün Gazetesi Yazarı

Vekilleri;
Av. Baran Umut Baycan
Av. Ceren Argun
Av. İnciser Öztürk

ŞİKAYET EDİLEN:
Hasan Karakaya
Yeni Akit Gazetesi G.Y.Y

Ali İhsan Karahasanoğlu
Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü

ŞİKAYETİN KONUSU: Hamdi Akın İpek ve Şaban Yörüklü’nün
Vekilleri Av. Baran Umut Baycan, Av. Ceren Argun ve Av. İnciser Öztürk, Yeni Akit Gazetesi ve www.yeniakit.com.tr’de 19 Mayıs 2015 tarihinde yayınlanan “Fethullahçı Terör Örgütü… Hem Sövüyorlar, Hem Kaçıyorlar!” başlıklı haber ile ilgili; müvekkil şirketlerin, manevi haklarını ve ticari itibarlarını toplum nezdinde ağır derecede rencide eden isnatlar içerdiğini iddia etmektedir.

Av. Ceren Argun, yapılan haberle, kamuoyunun bilgilendirmesinin amaçlanmadığını, haberin gerçeğe aykırı bir şekilde kaleme alındığını ve somut bilgi-belgeye yer verilmediğini belirterek, Basın Meslek İlkeleri’nin 4.6.9. ve 10. maddelerinin ihlal edildiğini öne sürmektedir.
Şikayete konu olan haber şöyledir;

“Fetullahçı Terör Örgütü… Hem sövüyorlar, hem kaçıyorlar!
…FETÖ DE TERÖR ÖRGÜTÜ!
… “Terör örgütünün televizyonu, gazetesi, bankası olur mu?” başlıklı 30 Nisan tarihli yazımda, özetle demiştim ki;
“İllegal faaliyet”leri kim sürdürür?.. Elbette, “mafya, çete ve terör örgütleri!” O halde, “Paralel” de; Bir “terör örgütü”dür!..“Paralel Yapı’nın Kırmızı Kitap’a girmesi” ve “terör örgütü” olarak kabul edilmesi ile birlikte, elbette bunun “yaptırım”ları da olacaktır!..Meselâ; “Mal varlıklarına el koyma” gibi!.. Ya da; “Örgüt mensupları”na yönelik “gözaltılar, tutuklamalar, yargılamalar ve suçluların hapsedilmeleri” gibi!..
TERÖRÜN MEDYASI OLUR MU?
Peki, birer “terör örgütü” olarak kabul edilen “El Kaide” veya “Taliban”la ilişkisi olanların “mal varlıkları donduruluyor” ise; “Paralel Terör Örgütü ”ya da “Fetullahçı Terör Örgütü” olarak isimlendirilen ve “Kırmızı Kitap”a da giren “İhanet Çetesi”ne farklı mı davranılacak?.. Elbette farklı davranılmaz!.. Zira, “El Kaide”ye farklı, “Taliban”a farklı, “Fetullahçı Terör Örgütü”ne farklı bir tavır izlemek, her şeyden önce “adil”olmaz,“hakkaniyete uygun” olmaz!..El Kaide ve Taliban’ın “mal varlıklarını dondurduysan” Paralel’in mal varlıklarını da donduracaksın!.. “Hesaplarına el koyacaksın!”Hele söyleyin, bir “terör örgütü”nün;“Televizyonları” olur mu?..“Gazeteleri” olur mu?..“Okulları” olur mu?..“Haber ajansları” olur mu?..“Mağazaları” olur mu?..“Kargo şirketleri” olur mu?..“Bankaları” olur mu?..Hem “devlete meydan okuyacaksın” hem de “devletin sağladığı imkânlar”dan yararlanıp; “televizyon, gazete, okul, ajans, mağaza, kargo şirketi ve banka” kuracaksın!..Hem, “devletin altını oymaya” çalışacaksın, hem de devlet sana göz yumacak öyle mi?..Mümkün mü bu?..
…l“Almanya Federal İçişleri Bakanlığı, PKK yanlısı Roj TV’nin Almanya’da yayın yapmasını resmen yasakladı… Bakanlık ayrıca; Roj TV adına bu ülkede faaliyet gösteren prodüksiyon şirketi VIKO’yu da kapattı. Bu karara göre Roj TV, artık Almanya’da izlenemeyecek. “Hemen ilâve edelim; l5 Mart 2010 tarihli gazetelerde ise; “Roj TV’nin Belçika stüdyolarının da kapatıldığı” haberleri vardı. Bu haberler de gösteriyor ki;Terör örgütünün “sigara şirketi” olmaz!.. Terör örgütünün “televizyonu” ve “gazetesi” de olmaz!..Paralel Yapı’nın da bir “terör örgütü” olduğu kabul edildiğine ve MGK’da“Kırmızı Kitap”a girmesi kararlaştırıldığına göre; herhalde “gereken” yapılacaktır!..
SAVCI’DAN TÜRKSAT’A YAZI
Nitekim, seyretmiyor da…Öğrendim ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da harekete geçmiş…
Savcı Serdar Coşkun imzasıyla “Türksat Genel Müdürlüğü’ne 2 sayfalık bir yazı” gönderen Başsavcılık, demiş ki; “Paralel yapı propagandası yapan yayınları durdurun!” Gerekçesi de şuymuş: “Devletin bir kısım organlarının terör örgütü olarak işlem yaptığı örgütlü yapının, diğer yandan devlet imkânlarından serbestçe yararlanması, hukuk devleti ilkelerine tezat teşkil etmektedir.” Çok doğru bir tesbit; “Hem devletin altını oyacak yayınlar yapacaksın, hem de devlet imkânlarından faydalanacaksın!” Nerede bu yoğurdun bolluğu?!?..
FETÖ İLE İLGİLİ TESBİTLER
“Türksat Genel Müdürlüğü”ne gönderilen yazıda, “Fetullahçı Terör Örgütü”ile ilgili olarak, şu “tesbit”lerde de bulunulmuş:
• “Yıllarca dini cemaat görünümünde faaliyetini sürdüren Fetullahçı örgüt, bir terör örgütüdür!”
• “Örgüt; devletin meşru güçlerinin elindeki silahları, örgüt üyeleri aracılığıyla kullanarak hükümeti devirmek ve anayasal düzeni ihlal ederek, seçilmiş iktidar dışında onu kontrol eden bir cemaat diktatörlüğü kurmak için yıllarca faaliyet yürütmüştür… Silahlı Fetullahçı terör örgütü; milletin egemenliğine paralel ve karşı bir cemaat egemenliğinde, siyasi iktidar kurmak istemektedir.”
• “Örgüt; gizli emelleri için dini istismar ederek bir cemaatin mensuplarını aldatıp kullanıyor… Örgütlü, hiyerarşik, disiplinli ve organize şekilde toplumu da emelleri doğrultusunda şekillendirmeye çalışıyor, toplumsal psikolojiyi; elindeki imkanları kullanarak terörize edip bozuyor…”
• “Örgüt; toplumu kitlesel halde düşünmeye sevk ederek algı yönetimi yapıyor, toplumda kutuplaşma ve kamplaşmaya yol açıyor.”
• “Silahlı terör örgütünü kuran, yöneten, anayasal düzeni zorla ihlal etmeye teşebbüste bulunan, hükümeti yıkmaya teşebbüs eden örgütün kurucusu ve yöneticisi Fetullah Gülen’in; örgüte yönelik genel çağrı ve talimatları da örgütün elindeki basın yayın organları üzerinden veriliyor.”
• “Söz konusu yayın organlarında, örgüt yöneticisinin açıklamaları yayınlanıyor, liderin propagandasına yer veriliyor!”
• “Çeşitli programlarda; terör soruşturmasında görev alan savcı ve hakimler hedef gösteriliyor, tehdit ediliyor!.. Bu yayın organlarında; topluma kin ve nefret yükleyen, eleştiri sınırlarını aşan açıklamalar yapılıyor, programlar defalarca tekrarlanıyor.”
• “Paralel devlet yapılanması/Fetullahçı Terör Örgütü; söz konusu işleri yaparken devletin imkanlarından faydalanıyor, devlete ait imkanları kullanarak basın yayın faaliyeti yürütüyor… Devletin bir kısım organlarının terör örgütü olarak işlem yaptığı örgütlü yapının, diğer yandan devlet imkanlarından serbestçe yararlanması, hukuk devleti ilkelerine tezat teşkil etmektedir.”
• “Devlete ait imkanları kullanan ve yayın yapan bu örgütün elindeki televizyonlar, radyolar, internet siteleri, devlete ait uydulardan yayın yapan her türlü görsel ve basılı yayınların topluma ulaştırılmasında, devlet imkânlarının kullanılmasının engellenmesi için gereğini takdirlerinize arz ederim.”
ALMANYA ÜZERİNDEN YAYIN!
Bunlar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “tesbit” ve “teklif”leri… Peki, bu tesbit ve tekliflere karşı “Paralel Yapı”dan bir cevap var mı?.. Var… Hem de “iki cevap” haberi yapmışlar… Dünkü Bugün gazetesinin 1. sayfasında; CHP’den, MHP’den, HDP’den, ÇGD’den, Basın Konseyi’nden,Mehmet Altan ve Derya Sazak’tan görüşler alıp, bunu “Medyayı susturma talimatına tepki yağdı” başlığı ile vermişler!.. Bu haberin hemen altında da, “Yasaksız haber için yeni bir soluk: MC Haber TV” başlıklı bir haber vermişler… Haberin özü ve özeti şöyle: “Almanya merkezli yayın yapan MC Haber TV; ‘yasaksız haber kanalı’ sloganıyla Türkiye’de yayın hayatına başladı… İddialı programlarla yola çıkan platformun amacı doğru haberleri özgürce ulaştırmak. Almanya merkezli yayın yapan MC Haber TV, Samanyolu Yayın Grubu’nun 22 yıllık değer ve tecrübeleri ışığında yola çıktı.” Peki, nedir bunun anlamı?.. Çok basit: Türkiye’de kalıp da; gerektiğinde “hukuk önünde hesap vermek” yerine, yavaş yavaş kaçıyorlar!..
MUSTAFA YEŞİL DE KAÇMIŞ! Adama sorarlar; Madem “suçlu” değilsin, niye yurt dışına kaçıyorsun?.. “Haklı” isen, Türkiye’de kalıp da, niye “mücadele” etmiyorsun?.. Anlaşılan o ki; “Devlet imkânlarını kullanıp, devleti ele geçirme plânları” deşifre olunca, çareyi “B Plânı”nda buldular!.. “B Plânı” ne?.. “Erkekliğin onda dokuzu” kuralını uygulayıp, yurt dışına kaçmak!.. Şimdi, onu yapıyorlar!.. Emre Uslu kaçtı!.. Önder Aytaç kaçtı!.. Adem Yavuz Arslan kaçtı!.. Hem de, “Bavulcu Mehmet Baransu”yu satıp, öyle kaçtılar!..Önceki gün öğrendim ki; Yazarımız Lâtif Erdoğan’ın; “Meral Akşener kasedi” dolayısıyla“yeminleşmeye” davet ettiği Mustafa Yeşil de Amerika’ya kaçmış!..
Türkiye; derin ve karanlık adam “Yeşil”i ararken, elindeki Yeşil’i de kaçırmış!.. Niye kaçıyor bu adamlar?.. Kaçmış olmaları, “suçlu olduklarının delili” değil midir?.. Baktılar ki,“hesap” veremeyecekler, baktılar ki “suçları” tek tek ortaya çıkacak; çareyi“kaçmakta” buldular!..
HEPSİ KAÇARSA, ŞAŞIRMAYIN!
Bana öyle geliyor ki;“Samanyolu Yayın Grubu’nun adamları” da yakında kaçacaktır!..Öyle ya; Nasıl olsa, “Deniz Feneri’ne birlikte kumpas kurdukları Almanya”da yeni bir “televizyon kanalı” kurdular!.. “Fitne”lerini oradan yayacaklar,“melânet”lerini oradan kusacaklar, “kumpas”larını oradan kurup, “kaos plânları”nı oradan yürütecekler!..
Bu “gelişme”lerden sonra, siz olsanız sormaz mısınız; Ankara Savcısı Serdar Coşkun, “Paralel Yapı propagandası yapan yayınların durdurulmasını” talep etmekte haksız mıdır?.. Haklı ki; Paralelciler “B Plânı”nı devreye sokup, Almanya’dan yayına başladılar!.. Bir gün, hep birlikte göreceğiz; “Paralel Yapı’nın bütün kişi ve kurumları yurt dışına kaçacak!” Çünkü, hukuk enselerinde!..”

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:
Taraflardan herhangi bir başvuru ve yeni bir talep gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun 16 Eylül 2015 tarihinde yaptığı toplantıda 19 Mayıs 2015 tarihinde Yeni Akit Gazetesi’nde yayınlanan, “Fethullahçı Terör Örgütü… Hem Sövüyorlar, Hem Kaçıyorlar!” başlıklı haber incelenerek aşağıdaki kararı vermiştir;

Yüksek Kurul, Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya imzasıyla yayınlanan yazıda, Bugün Tv ve Bugün Gazetesi’nden doğrudan bahsedilmediğini ancak başvuruculardan Adem Yavuz Arslan’ın isminin yazıda geçtiğini ve kaçtığının öne sürüldüğünü tespit etmiştir. Yazıda, ayrıca Adem Yavuz Arslan fotoğrafı ile söz konusu basın organlarının amblemi de kolaj yapılarak verildiği görülmüştür.

Ulusal yayın yapan Bugün Tv ve Bugün Gazetesi’nin her ne kadar Fetullah Gülen cemaati ile yakınlığı bilinse de; yazıda devletin imkanlarını kullanarak, “devleti ele geçirme” iddiası ileri sürüldüğü ve buna ilişkin herhangi bir bilgi-belge sunulmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıdaki hususlar göz önüne alındığında, Yeni Akit Gazetesi’nin Basın Meslek İlkeleri’nin;

4. maddesi:
“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez”

6. maddesi:
“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz”
9.maddesi:
“ Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez.”
10. maddesi
“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” ilkelerinin ihlal ettiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Yeni Akit Gazetesi’ne oy birliği ile “Kınama” kararı vermiştir.

Karar No: 2015/ 192
———————
Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

“Fethullahçı Terör Örgütü… Hem Sövüyorlar, Hem Kaçıyorlar!” başlıklı yazıyla ile ilgili karar

Yazı dolaşımı


Feedback