,

Basın Konseyi’ne “Basın Özgürlüğü” Ödülü…

unnamed

vivere opzioni binarie  

http://irinakirilenko.com/?deribaska=bin%C3%A4re-optionen-kopieren&373=79 binäre optionen kopieren Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından geleneksel hale getirilen ‘Basın Özgürlüğü Ödülü’ bu yıl bir gazeteciye değil, Türkiye’de demokrasiden yana tavır alan tüm basın emekçilerine verildi. Ödül, Basın Konseyi’nin yanı sıra, Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği’ne verildi. Basın Konseyi adına ödülü Başkan Pınar Türenç, Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’dan aldı.

Sildenafil Citrate billiger bestellen 2016 Basın Özgürlüğü Ödülü, Karşıyaka Nikah Sarayı’ndaki törende, tüm basın emekçileri adına Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Uğur Güç ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay’a takdim edildi. Törene, İzmir Milletvekili ve TGF Onursal Başkanı Atilla Sertel, İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan ve Basın Yayın İl Müdürü Deniz Dev ve 500’e yakın Karşıyakalı katıldı.

مراجع لغوي  

binära optioner bli rik  

http://www.ivst-vz.de/?debin=social-trading-bin%C3%A4re-optionen social trading binäre optionen  

كيف تربح المال مع الأسهم Pınar-Türenç_3951veb.gif görüntüleniyor

steuern bei binären optionen SAPLA SAMAN KARIŞTI

Köp Inderal på nätet Karlstad Törende bir konuşma yapan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, “Ödül almak tabi ki onurlandırıcıdır. Ancak, keşke ülkemde demokrasilerin olmazsa olmazı ifade ve basın özgürlüğü kısıtlanmasa da bu yoldaki çabalarımız için bizlere bu ödüller verilmese” dedi.

الخيارات الثنائية استراتيجية العمل Pınar Türenç şöyle konuştu: “ Keşke gazetecilerin,yazarların, akademisyenlerin, dil bilimcilerin, düşünceleri ve kalemlerinden ötürü hiç peşine düşülmese…Keşke gazeteciler, yazarlar, editörler ve muhabirlere uzanan otuz günlük OHAL göz altıları ve uçsuz bucaksız tutsaklıklar olmasa…15 Temmuz akşamı darbe girişimini hep beraber göğüsledik. Çok acı çektik. 16 Temmuz sonrasının daha barışcıl olacağını söyleyenleri umutla, can kulağıyla dinledik. Darbeye, tüm darbelere HAYIR dedik. Çünkü; darbelerden en fazla basın özgürlüğünün yara aldığını, basın tarihimizin kara sayfaları fazlasıyla yazar. bu gerçeği çok iyi biliyorduk. Bu kez Türk Basını, darbe kalkışmasına ilk dakikalarda karşı koydu. Halkın bilgilenmesine, harekete geçmesini sağlayan basına o gece tanınan özgürlüktü. Ne var ki, sonrasını iyi getiremedik. Yasaklamalar, OHAL’in 30 günlük gözaltıları, tutuklamaları, yayın engellemeleri,gazetelere el koymalar bitmek bilmedi. Geçmiş yıllarda Silivri kapılarındaydık. Çok uzun süren Ergenekon sürecinde, tutuklu meslektaşlarımıza ziyaretler yaptık, moral verdik. O acımasız dalga tam geçiyordu ki bu kez Can Dündarlar tutuklandı. Basın Konseyi öncülüğünde Silivri kapısında UMUT NÖBETLERİ tuttuk. O dalga da geçerken, bu kez kalkışma sonrası son tsunamiye yakalandık. Yüzü aşkın gazeteci bugün TÜRKİYEM’DE tutuklu. Çin’de ki gibi Türkiye de bu konuda rekora koşuyor.  Kanıtsız ihbar sağnağı altında bir bir evler basılıp, gazeteciler derdest ediliyor. Cumhurbaşkanı bile dün akşam Çin’den dönerken dert yandı. At izi, it izine karışıyor diye… Evet, sapla saman çoktandır karıştı. Duygu ve düşüncelerini söylediği, yazdığı için ve soru sorduğu için, hatta başka işleri olmayan yazarlara karşı da bir salgın gibi yayılan gözaltı ve tutuklama çabalarına son verilmesini istiyoruz. Barış çabaları suç olmamalı. Soru sormak, gazeteciliğin temelidir. Bir bakanımızın önceki gün,Alman televizyoncuya yaptığı gibi, muhabirlerin ellerinden yayın bantlarının alınmasını da kabul edemeyiz.. Bizi yönetenlere, halk adına soru sormamızın engellenmemesini talep ediyoruz. Terör bahanesi ile bir gecede 40 yıllık sarı basın kartlarımızın elimizden alınmamasını istiyoruz. Tutuklamalar, gözaltılar, cadı avına dönüştükçe kaygımız büyüyor. Anayasamız, yasalarımız ve imza attığımız uluslararası antlaşmaların teminatı altında olan Basın ve İfade özgürlüğü’nün yaşatılmasının şart olduğunu söylüyoruz. Tutuklamalardaki hukuksuzluk feryatlarını duymalıyız. Hukuğa sahip çıkmalıyız. Cezaevlerinde insan haklarına aykırı uygulamaları dillendirenlerin sesine karşı duyarlı olmalıyız. Kırk yıldır içimizde sinsice büyüyüp, örgütlenen bu hain yapının” herkesi aldattığını” söyleyen bizi yönetenlere sesleniyoruz: “Gelecekte ki olası tehlikeyi önleyelim derken, günlerimizin ve yaşamlarımızın elden kayıp gitmesine izin vermeyin. Suç ile suçsuzu birbirine karıştırmadan, özgürlüklere sahip çıkmalıyız. Haberin tutsaklığı demek, demokrasinin tam işletilmemesi demektir. Ne, Nobel Ödüllü Edebiyatçı Dario Fo’nun oyunlarını yasaklayarak ne de demir parmaklıklar arkasına gazetecileri doldurarak, tam demokrasiden söz edebiliriz. Buna da kimsenin inanmasını bekleyemeyiz. Ne de, Hasan Ali Yücel’in ismini okullarımızdan silerek yol alabiliriz. Kendimizi aldatmayalım. Çetin Altan’ın dediği gibi:” Tabi enseyi de karartmayacağız”. Kalemimizi satmadan, direnmek ve mücadele etmek bizlerin, gelecek kuşaklara borcudur. Bunu hep beraber sizlerle başaracağız. Yolumuz açık olsun”.

kan man köpa Viagra i usa  

binary option robot com  

kosten für binäre optionen Basın özgürlüğü ödülü1.jpg görüntüleniyor

http://ofm.org.ar/?semki=%D8%A5%D8%B4%D8%A7%D8%B1%D8%A7%D8%AA-%D8%AB%D9%86%D8%A7%D8%A6%D9%8A%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%AE%D9%8A%D8%A7%D8%B1-%D9%84%D9%84%D8%A2%D9%8A%D9%81%D9%88%D9%86 إشارات ثنائية الخيار للآيفون “ÖZGÜRLÜKLERE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

handla med binära optioner flashback İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Basın Konseyi Yüksek Kurulu Üyesi Misket Dikmen ise, gazetecilerin zor günler geçirdiğini belirterek, “Özgürlüklere sahip çıkmanın çok büyük önem taşıdığı bir dönemdeyiz. 30 yıl önce Uğur Mumcu’nun yazdıklarını dikkate alsalardı bugünleri görürlerdi” dedi.  Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar da,  2016 Basın Özgürlüğü Ödülü’nü her şeye rağmen bağımsızlığını, özgürlüğünü koruyan tüm basın emekçilerine takdim ettiklerini söyledi. TGF Başkanı Yılmaz Karaca da, Anadolu basınının can çekiştiğini belirterek, “Bu gidişe dur diyecek olan yine gazeteciler olacaktır” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç de, “Gazetecilerin işini yapamadığı, yaptırılmadığı bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir” dedi.

http://www.divestit.com.au/?parasyk=www-opzionibinarie-com-numro-di-tel&df7=91 www opzionibinarie com numro di tel