BASIN Konseyi olarak UNESCO ile işbirliği ile yurt içi ve yurt dışından çok sayıda gazeteci ve akademisyenin katılımıyla ‘Medyada Özdenetimin Önemi’ ve ‘Dijital Çağda Özdenetim’ konferansını gerçekleştirdik. Etik gazeteciliğin ve özdenetimin gerçekleşmesi noktasında karşılaşılan sorunları masaya yatırdığımız Şişli Radisson Blu Hotel’deki toplantımızda gazeteciler ve akademisyenlerin sunumlarında Basın Konseyi’nin önemini vurguladı. Medyanın inandırıcılığının artması ve gerçekten dördüncü kuvvet olması için etik kurallara uyulmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin birçok ilinin gazeteciler cemiyetlerinin temsilcilerinin de katıldığı uluslararası toplantıyı, çok sayıda gazeteci, televizyoncu ve akademisyen ilgiyle izledi.
7 Mart 1990 tarihinde suikasta kurban giden Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç’i anılarak açış konuşmasına başlayan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, “Çetin Emeç’i saygıyla ve bitmeyen bir özlemle andıklarını” söyledi. Türenç, “Bindiği aracının içinde acımasız kurşunların katlettiği Çetin Emeç’i ve şoförü Sinan Ercan’ı saygı ve özlemle anıyoruz, rahmet diliyoruz. Çetin Emeç, ışıklar içinde uyusun, onu özlüyoruz” dedi.

Medyada özdenetimin ve Basın Konseyi’nin işlevinin önemini anlatan Türenç, “Bugün Basın Konseyi’nin UNESCO ortaklığında hazırladığımız toplantıda, medyadaki özdenetimin önemini konuşacağız. Bu çapta ve bu kadar geniş katılımlı bir toplantının sizler özel konuklarısınız. Zannediyorum ki Türkiye çapında ilk kez bu konu geniş çapta ele alınıyor, besleneceğimize inanıyorum” diye konuştu.
Türkiye’de medya üzerindeki kara bulutların dağılmadığını dile getiren Pınar Türenç, “Korku, baskı ve otosansür nedeniyle gazeteciler mesleklerini yapamaz duruma getirildi. Siyasi baskının yarattığı yıkım OHAL sonrasında da devam etmekte. Gazetecilere ve medyaya basın tarihinde hiç olmadığı kadar baskı uygulanması mesleği olumsuz etkileyen en büyük etken” dedi.
Pınar Türenç, 120’ye yakın gazetecinin hapiste olduğunu belirterek, “Böyle bir ortamda medyada özdenetimi konuşmak zoruma gidiyor.14 bini gazeteci ise içinde bulunduğumuz dönemde işsiz. Çalışan gazeteci arkadaşlarımızın ise tedirgin olduklarını biliyoruz. Ülkemizde kelimelere cezalar yağarken, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle de kadın gazeteci arkadaşlarımı buradan selamlamak istiyorum” diye konuştu.
32 yıllık Basın Konseyi’nin yurt içinde ve uluslararası alanda saygın ve köklü bir kuruluş olduğunu belirten Türenç, ayrıca Türk Basın Konseyi’nin, Avrupa Bağımsız Basın Konseyleri Birliği üyesi, Dünya Basın Konseyleri Birliği kurucu üyesi, Birleşmiş Milletler Danışman Sivil Toplum Kuruluşu olduğunu kaydetti. Türenç, medyada özdenetimin büyük önem taşıdığını vurgularken “Ne yazık ki, son yıllarda Türk medyası her açıdan kan kaybetmeye devam ediyor” dedi.
Pınar Türenç, medya etiği ve özdenetim kadar gazetecilerin ve gazetelerin bağımsızlığının büyük önem taşıdığını vurgularken, tutuklu gazetecilere özgürlük istedi.

İLK OTURUM

İlk oturumun konuşmacılarından olan UNESCO Temsilcisi Adeline Hulin, “Avrupa’daki Basın Konseylerinin İşlevleri ve İşleyişi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma” başlıklı sunum yaptı.
Türk Basın Konseyi ile ortaklaşa yapılan bu toplantının ‘Güneydoğu Avrupa ve Türkiye’de Medyada Güven Oluşumu’ konulu UNESCO- AB projesi kapsamında gerçekleştirildiğini belirten Hulin, medyada etik kuralların yerleşmesinde Basın Konseylerinin önemini anlattı, çeşitli ülkelerdeki Basın Konseylerinden örnekler verdi.

Özdenetim mekanizmalarının Avrupa’da medyanın temelini oluşturmaya başladığından söz eden Adeline Hulin, profesyonel ve etik değerlerin medyaya mutlaka yerleşmesi gerektiğini, medyada güven inşası için basın konseyleri gibi kuruluşlara ihtiyaç olduğunu anlattı. Hulin şöyle konuştu:
“Bu tür kuruluşlar yayıncılar, gazeteciler ve halkın katılımıyla oluşturuluyor fakat her birinin yapısı ülkelerin geleneklerine göre, basın konseylerinin özerkliklerini nasıl tanımladığını göre değişmekte. Mesela bazı ülkelerde sivil toplum kuruluşları (STK) basın konseyleri içerisinde temsil edilmezken bazı ülkelerde edilebiliyorlar. Ya da eskiden bazı ülkelerde yayıncılar temsil edilmiyordu ama bu şekil başarısızlığa uğradı. Basın konseyindeki üyeler çok farklı yapılanmalara gidebiliyorlar ve ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Hatta bazı ülkelerde basın konseylerinin nasıl çalışacakları kendi adalet sistemlerinde tanımlanmış durumda.”

Adeline Hulin, Türkiye’de de Basın Konseyi’nin başarılı çalışmalarıyla dikkat çektiğini ve bölgedeki öneminin büyüdüğünü kaydetti.

MURAT ÖNOK’UN SUNUMU
Basın Konseyi İkinci Başkanı ve Koç Üniversitesi öğretim üyesi Dr. R. Murat Önok da “Türkiye’de Basın Konseyi’nin Tarihçesi, İşleyişi ve Karşılaşılan Güncel Zorluklar” başlıklı sunum yaptı. Önok, “Bu konferansı Basın Konseyi, UNESCO, Avrupa Birliği işbirliği çerçevesinde düzenlenmiş bulunmaktayız. Dolayısıyla UNESCO ve Avrupa Birliği’nin finansal katkısı ile başka faaliyetlerimiz de oldu. Bunlardan biri de Basın Meslek İlkelerimizi, çalışma kurallarımızı ve başvuru yöntemlerini tanıtan bu broşürün Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanması oldu. Ayrıca, biz yine bu proje kapsamında bir tanıtım videosu da hazırladık” dedi.
Türkiye’de ilk özdenetimin 1960’lı yıllarda kurulan Basın Şeref Divanı’nı olduğunu belirten Doç. Dr. Önok, “Basın Ahlak Yasası adlı mesleki ilkeler rehberi hazırlayan Basın Şeref Divanı ancak 148 vaka inceleyebilmiş ve 1967 yılında fiilen dağılmıştır” dedi.
Basın Konseyi’nin kuruluşu çalışmalarını da anlatan Doç. Dr. Önok, “Basın Konseyi’nin kuruluş çalışmaları esnasında belki de en etkin rolü alan kişi olan, Hürriyet Gazetesi’nin o dönemdeki başyazarı Oktay Ekşi’yi bu noktada anmak isterim. Toplam üç taslak hazırlayan Oktay Ekşi, 1986 Mayıs’ında bir toplantıda taslağı tartışmaya açmıştır. Yine 1986’da oluşturulan bir çalışma grubu, eleştiri ve önerileri dikkate alan nihai bir taslağı 294 basın mensubunun dikkatine sunarak Basın Meslek İlkeleri’ni ve Basın Konseyi Sözleşmesi’ni meydana getirdi. Netice olarak, Çalışma grubunun bir buçuk yıl devam eden çabaları sonucunda, Basın Konseyi 6 Şubat 1988 tarihinde fiilen kurulmuştur” dedi.
DOĞAN ŞENTÜRK’ÜN SUNUMU
Fox TV Haber Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk de ‘Televizyonda Haber Yapmak ve Karşılaşılan Etik Sorunlar’ başlıklı sunumuyla Türkiye’de televizyon haberciliği alanında yaşadıkları sıkıntıları anlattı.
Basında oto sansürün yanında gazetecilerin can güvenliklerinin konuşulması gerektiğini de vurgulayan Şentürk, “Haber merkezlerinin tepelerine gazetecilerin vicdanlarını koymazsanız, erk gelir haber merkezlerini işgal eder. Otorite bildiğini okur. Sansürün bir sonraki evresi hedef göstermedir. Türkiye’de siyasi liderler açıkça medya çalışanlarını hedef gösterebiliyor. Gelinen trajik noktanın hepimiz farkındayız.” dedi.
Fox Tv’nin bir çalışanı olarak siyasilerden bu haberi yayınlama, şu haberi yapma diye bir telefon almadığını kaydeden Şentürk, “Fakat gelinen noktada illa ki buna gerek yok. İktidar RTÜK aracılığıyla sana engel olabiliyor. RTÜK tarafından cezalandırılabiliyorsunuz ve RTÜK burada vazgeçirici görevi üstleniyor. Üç günlük bir yayın durdurmanın bedeli bir kanala ortalama 2 milyon TL. Medya kuruluşlarının birer ticari şirket olduklarını ve yayın hayatlarının buna bağlı olduğunu unutmamak lazım” diye konuştu.
“RTÜK’ün geçen yıl haber bültenlerinin reyting sıralamasından çıkarılmasını konuştuğunu anlatan Doığan Şentürk, “Temsilci olarak gittiğimizde haberlerde cinayet, taciz gibi haberlerin çokluğundan bahsedildi ve reytinglerden çıkartalım dediler. Biz anladık ki bu durum Fox TV’ye yapılan bir operasyon. Çünkü bu tür haberleri en az gösteren kanallardan birisiyiz” dedi.
Fatih Portakal’ın Erdoğan tarafından hedef gösterilmesine de değinen Şentürk, “Ne yapmak lazım sorusunu kendime de soruyorum fakat içinde bulunduğumuz nokta öyle bir durumda ki ne bir yol açabiliyoruz ne de bir yol gösterebiliyoruz” dedi.
İKİNCİ OTURUM

İkinci oturumda ‘Dijital Çağda Özdenetim’ konusuna ayrıldı. MEF Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Güçlü Akyürek ‘Dijital Çağda Bilgi Edinme Hakkı’ konulu sunum yaptı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) basını demokrasinin bekçisi olarak tanımladığını belirten Akyürek, ifade özgürlüğünün çıkış noktasında haber alma özgürlüğü olduğunu söyledi.
Dijital çağda haber almanın oldukça kolaylaştığından bahseden Akyürek, “Dünyanın bir yerinde bir olay olduğunda o haberi almanız saniyelerle belki dakikalarla sınırlı. Şimdi ve gelecekte asıl önemli olan nokta bilginin ve haberin ne kadar güvenilir olduğu olacak” diye konuştu.
AIDEN WHITE
Londra merkezli uluslararası alanda örgütlü basın meslek kuruluşlarından biri olan Etik Gazetecilik Ağı’nın Müdürü Aiden White ise ‘Türkiye’de Etik Gazeteciliğin ve Özdenetimin Gerçekleşmesi İçin Dayanışmanın Önemi’ konulu sunum yaptı.
Dünya genelindeki gazetecilerin sıkıntılarının hemen hemen birbirine yakın olduğunu düşündüğünü belirten White, teknolojiyle birlikte gazeteciliğin mantığının da değiştiğini söyledi. Mantığın değişmesiyle finansman modellerinin değiştiğini de kaydeden White, basın konseylerinin kurulmasının mecburiyetini anlattı. Aiden White, şunları söyledi:
“Bilgi çerçevesi eskiye göre daha çok kutuplaştı, parçalandı ve siyasallaştı. Muazzam bir kaos oluştu. Eskiden gazetelerde hangi haberlerin nasıl yapılacağı konuşulurdu, plan yapılırdı. Ama artık yapılmıyor. Facebook, Google gibi devler bilgiyi tahakküm eden kurumlar haline geldiler. Bence gazetecilik altın çağını yaşıyor ama hem bu şirketler nedeniyle manipüle ediliyorlar hem de devlet ya da şirketler tarafından muazzam bir baskı altında tutulmaya çalışıyorlar. Onun dışında eskiden devlet ve şirketler medyaya baskı oluştururken şimdi halk da oluşturuyor. Google ve Facebook gibi şirketler bizim gazeteciliğimizi suiistimal ederek haberleri ücretsiz yayınlıyorlar ama gazetecilerin emeğini de sömürüyorlar. Sosyal medya ve gazetecilik arasına bir çizgi çizmemiz lazım. Çünkü ikisi farklı şeyler. Artık popülist bir habercilik anlayışı var ve bu durum dezenformasyon sağlıyor.”
ELINA GRUNDSTROM’UN KONUŞMASI
Finlandiya Basın Konseyi Başkanı Elina Grundstörm’ün ‘Medyada Algoritma Kullanımı ve Bununla Bağlantılı Etik Meseleler’ başlıklı sunumunu yaptı. Elina Grundstörm, hem ülkesinde hem uluslararası medya etiği konusunda durumu anlattı. Finlandiya’nın haberlerde otomasyona doğru gittiğini kaydeden Grundstörm, “Yapay zekâ destekli gazetecik zaten hali hazırda gerçekleştiriliyor. Amaç muhabirlerin yerlerini alması değil, onlara destek olması. Bilgisayar programları ya da bu programları hazırlayan mühendislerin gazetecilerin nasıl çalıştığı ve etik meseleleri bilmesi gerekiyor. Gazetecilik etiği mühendislere tam anlamıyla anlatmamız gerekiyor ve bu etik değerlerin yazılan algoritmalara entegre edilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Toplum içerisinde bir güven inşa etmek zorunda olduklarını dile getiren Grundstörm, “Medya kendi kendini eleştiren bir organizasyon olduğu zaman güven oluşturur. Özdenetimin Finlandiya’da çok iyi çalıştığını söyleyebiliriz. Finlandiya medya okuryazarlığı konusunda dünyada üst seviyede bulunuyor. Finlandiyalı gazeteciler medya etiği ve kurallarına bağlı kalıyorlar” dedi.
BARIŞ PEHLİVAN’IN KONUŞMASI
Oda Tv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ‘Türkiye’de İnternet Ortamında Haber Yapımı’ başlıklı sunumunda kendi yönettiği internet sitesinde yaşadıklarını anlattı. Barış Pehlivan, 2011 yılında tutuklandığını hatırlatarak, “Ben gazeteci olarak Silivri Cezaevine 19 ay boyunca belgelerin sahte olduğunu, be belgelerin polis ve savcıların bulunduğu bir çete tarafından yazıldığını kanıtlamaya çalıştım. Suçsuz olduğumuz ortaya çıktı ve tahliye edildim. Bunu şu nedenle anlatım; gazetecilikten, medya etiğinden bahsediyorsak Türkiye’nin yayın tarihi bu noktaya ışık tutuyor” dedi.
Pehlivan son 3 yıldır düzenli olarak haftada 10 haberinin silindiğini, hakimlerin ve savcıların haberi okumadan erişim engeli getirdiklerini anlattı.
Basın Konseyi etkinliğinde, Türkiye’nin her tarafından çok sayıda gazeteci cemiyetlerinin temsilcileri, yazarlar gazeteciler ve eğitimciler de hazır bulundu. Konferans, soru- cevap ve tartışmalarla sona erdi.

BASIN KONSEYİ’NİN UNESCO İLE DÜZENLEDİĞİ TOPLANTIDA MEDYADA ETİK SORUNLAR MASAYA YATIRILDI

Yazı dolaşımı


Feedback
escort izmir izmir escort porno izle porno bursa escort buca escort aksu escort