KARAR

Yazar Aslı Tohumcu hakkındaki şikayet, yazının yer aldığı dergi tür itibariyle edebiyat ağırlıklı olduğu, Basın Meslek İlkeleri’ne uygunluk değerlendirmesi yapılamayacağı’ gerekçesiyle 5’e karşı 11 oyla ‘Şikayetin Yersizliğine’ karar verildi.

 

REFERANS:     2017- 25

 

ŞİKAYET EDENLER: İlksen CANPOLAT- Neslihan SÜZEN- Adem YEŞİL

 

ŞİKAYET KONUSU:

Bavul Dergisi’nin Aralık 2017 sayısında Aslı Tohumcu imzasıyla yayımlanan ’Sen de yaptın, sen de!’ başlıklı yazı nedeniyle Neslihan Süzen, Adem Yeşil ve İlksen Canpolat Basın Konseyi’ne telefonla şikayet başvurusunda bulundu.

Başvurularda, yazarın tacizi anlatırken ‘ ve bayağı dil kullandığı, kadınları inciten ve insani değerleri aşağılayan ifadelere yer verdiği, yazının bir bölümünde ‘siyah önlüklü’ diye tarif edilen mağdurun ilkokul öğrencisi olduğunun anlaşıldığı ve çocuk tacizinin normalmiş gibi gösterildiği, yazarın ‘tabuları yıkmak’ adına kelimeleri sansürleme gereğini duymadan sorumsuzca davrandığı savunuldu.

ŞİKAYETE KONU YAZI

Tohumcu yazısında “Erkeklerin ağzından benden gerçek hikayelere bir katkı” yazarak erkek ağzından taciz hikayelerine yer verdi.
Yazıda bir ilkokul öğrencisine yönelik taciz anlatılırken ‘Ben de sürtündüm belediye otobüsünde bir ilkokul öğrencisine…. Siyah beyaz jilesinin altındaki pamuklu donunu hayal ederek yasladım aletini küçük kıçına. O kalabalıkta kaçacak yeri yoktu.… Baktım keyfime. Sağa sola, öne arkaya gidip gelirken boşaldım hatta’ ifadesi yer aldı.
Yine yazıda, ‘gece geç saatte İstiklal’de dolaşıyor diye bir kızla sevişmek istedim.. Arka solundan yaklaşıp, birlikte olmayı teklif ettim. ‘defol git’ diye bağırınca ‘Aranmaya çıkmasıydın bu saatte burada işin ne oruspu! Oruspu sikerim…” ifadeleri yer aldı.

GELEN ŞİKAYETLER

Başvuruda bulananlardan Neslihan Süzen, yazıda taciz anlatma adı altında, ‘toplumsal değerleri sarsıcı, kadınları incitici özensiz dil kullanıldığını’ savundu. Neslihan Süzen, “Sapıklık, pedofoli altında örtülmeye çalışılıyor. Benim dergiyi alıp evime götürdüğümü ve çocuğumun bunları okuduğunu düşünün. Travmayı düşünebiliyor musunuz?” dedi.
Adem Yeşil ise ‘siyah önlüklü’ diye tarif edilen mağdurun ilkokul öğrencisi olduğunun anlaşıldığını, çocuk tacizinin normalmiş gibi gösterildiğini, yazarın kelimeleri sansürleme gereğini duymadan sorumsuzca davrandığını savundu, “Tabuları yıkmak adına böyle şeyler normalmiş gibi gösteriliyor” dedi.
Aslı Canpolat ise yazıda dil kullanıldığını, kadınların incitildiğini, insani değerlerin aşağılandığını kaydetti.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR

Yazar, sosyal medyadan gelen tepkilere bir açıklama yaparak yanıt verdi ve kendini şöyle savundu:

Kendi başımdan geçen tacizleri dergiye yazarken, niyetim elbette taciz mağdurlarını incitmek, tacizi övmek ya da tacizciyi cesaretlendirmek değildi… Yirmi yıldır öykü ve romanlarımda kadınların ağzından erkek şiddetini yazıyorum. Bu yazıdaysa tam tersini, yani tacizcinin dilinden yazmayı denedim ve görünen o ki, hâlâ acısını hissettiğim travmamı aktarmakta kullandığım üslup sorunlu bulundu. Bunu tartışmak gerekir elbette. Ben dilimi böyle kurdum, bu derdi böyle vahşi bir dille anlatmak istedim. Söyleyin nasıl yapmalı? Tacizin ifşası konusunda literatür, atölye önerilerinizi bekliyorum. Tacizcilere yönelik öfkelerini bana kusanları da affediyorum.”
Bavul Dergisi de tepkiler üzerine bir açıklama yaptı. Bu açıklamada da şöyle denildi:
“Elbette yazın. Fakat eserin sahibine eleştirilerinizi yöneltmeyi de bir ara düşünebilirsiniz. Eser ilk önce yazanı bağlar. Siz İmzayı bilerek kapatınca imzasız bir yazı gibi olmuş. İyi çalışmalar.”
Başvuru, Bavul Dergisi yazarı Aslı Tohumcu’ya e-mail yoluyla iletildi, ayrıca postayla derginin adresine gönderildi.
Aslı Tohumcu, 27 Aralık Çarşamba günü konunun görüşülmesi sırasında Basın Konseyi Yüksek Kurulu’na avukatları Ebru Erginbay Ayten ve Ali Deniz Ceylan ile gelerek savunma yaptı. Tohumcu edebiyatçı olduğunu, kitaplarında kadına şiddet konusunu işlediğini, bunu yaparken de edebi bir dil kullandığını söyledikten sonra, yazıda tacizi edebi dille kaleme aldığını, tepkinin yanında övgü de aldığını anlattı.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Basın Konseyi Yüksek Kurulu, işin esasına girmeden önce, bir ön mesele olarak, şikayet konusu yazının Basın Meslek İlkeleri kapsamında kalıp kalmadığını tartışmıştır. Şikayet edilen kişinin edebiyatçı olması Kurulun değerlendirmesi açısından belirleyici değildir; şayet Basın Meslek İlkeleri kapsamına giren bir içerik varsa, bunun yazarının sıfatı ne olursa olsun, uygulanacak gazetecilik standartları aynıdır. Buna karşılık, “yazının niteliği” ve “yayımlandığı mecranın mahiyeti” önem taşımaktadır.

Şikayet konusu yazının yayımlandığı mecranın mahiyeti değerlendirildiğinde; Kurulun görüşüne göre, yazının yer aldığı dergi, bir bütün olarak basın meslek ilkeleri kapsamı dışında değildir. Bu bakımdan, “Bavul” adlı mevkute (süreli yayın) tarzındaki, kültürel ve sanatsal nitelikli eserlere de yer verilen bir derginin, Yüksek Kurul’un yetki alanına girmesi mümkündür.

Ne var ki, şikayet konusu yazının kendisi (yani niteliği) incelendiğinde, çoğunluğun görüşüne göre, nitelik ve tür itibariyle edebi ağırlıklı bir metin söz konusu olup, bunun Basın Meslek İlkeleri’ne uygunluk değerlendirmesine tabi tutulması mümkün değildir. Bu bakımdan, yazının Kurulun yetkisi alanına girmemesinden bahisle, şikayetin yersizliğine karar verilmelidir.

Kurulun beş üyesi ise; yazının niteliği ne olursaolsun, süreli ve yaygın bir dergide yayımlanmış olduğu, dergide yer alan yazılar arasında tür bakımından bir ayrım yapılamayacağı, bu nedenle de yazının Basın Meslek İlkeleri’ne tabi olduğu kanaatine ulaşmışlardır. Basın Meslek İlkeleri ışığında şikayet konusu yazı ele alındığında, 2., 12. ve 13. maddelerin ihlali söz konusudur.

SONUÇ olarak başvuru hakkında oy çokluğuyla ‘Şikayetin Yersizliğine’ kararı verilmiştir.

 

BAVUL DERGİSİ YAZARI ASLI TOHUMCU HAKKINDAKİ ŞİKAYET ‘YERSİZ’ BULUNDU

Yazı dolaşımı


escort izmir izmir escort porno izle porno bursa escort buca escort aksu escort

istanbul escort istanbul escort istanbul escort bursa escort kurtkoy escort