Pazar Postası Genel Yayın Yönetmeni Işıl Cinmen’e, Basın Meslek İlkeleri’nin 6. maddesi uyarınca “kınama”.

REFERANS: 2017/22

ŞİKAYET EDEN: Ajda Pekkan

ŞİKAYET EDİLEN: Posta gazetesi Pazar Postası eki adına Genel Yayın Yönetmeni Işıl Cinmen.

ŞİKAYET KONUSU:

Ajda Pekkan, Posta gazetesi Pazar Postası ekinde ve posta.com.tr’de 22 Ekim 2017 tarihinde yayımlanan “Yeni Villayı Sevgilisiyle Dekore Ediyor” başlıklı manşet/haber nedeniyle şikayet başvurusnda bulunmuştur. Başvuruda, haberin gerçekleri yansıtmadığı, bu haberde geçen konularda kendisinden görüş ve bilgi alınmadığı, kendisini karalamaya yönelik ve rencide edici görseller ve ifadeler kullanıldığını, söz konusu haberle, bazı inşaat şirketlerinin hukuka aykırı reklamının yapıldığı söylenmiştir.

ŞİKAYETE KONU HABERİN TAM METNİ:

YENİ VİLLAYI SEVGİLİSİYLE DEKORE EDİYOR

KARDEŞİ İSTEMİŞTİ
Ajda Pekkan (71) kendisinden 22 yaş küçük eski aşkı Bülent Çavuşoğlu’na (49) iki yıl aradan sonra Eylül’de yeniden dönmüştü. Kardeşi Semiramis Pekkan (68) bu ilişkiye karşı çıkmış, “Aranızda çok yaş farkı var. Hayat tarzlarınız uygun değil. Bu aşk seni aşağı çeker, ayrılsan iyi olur” diye uyarmıştı.

BODRUM’DAKİ AŞK YUVASI

Ne var ki, Ajda Pekkan’ın gönlü ferman dinlemedi. Bülent Çavuşoğlu’ndan kopamadı. Sevgililer hem güneşli günlerin tadını çıkarmak, hem de gözlerden ırak olmak için Bodrum’da. Ajda Pekkan’ın Çamlıköy’de 2,5 milyon euro’ya yeni aldığı altı odalı, havuzlu, 1300 metrekare büyüklüğündeki villasında kalıyorlar. Aynı zamanda evi birlikte dekore ediyorlar. Bülent Çavuşoğlu bu aşk uğruna oğlunun annesi Tuğçe Eyilik’ten 2014’te boşanmıştı.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Posta gazetesine gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talepleri olup olmadığına yönelik yazıya cevaben, Pazar Postası Genel Yayın Yönetmeni bir yazı göndermiştir.

Işıl Cinmen, cevabında “Şikayet eden, Türkiye’nin tanınmış bir magazin figürüdür. Davaya konu haber de bir magazin haberi olup; magazin haberleri genelde okurun merak duygusunu ve ilgisini haiz konularda özellikle tanınmış ve kamuoyuna mâl olmuş kişilerin özel veya mesleki yaşantılarını konu alan haberlerdir. Bu sebeple, bir magazin haberinden herhangi bir toplumsal/kişisel yarar sağlanması, yapısı gereği beklenmeyecektir.

Şikayet eden, dava konusu haberin hiçbir gerçek(liği) olmadığını ve özensiz yapıldığını, karalamaya yönelik olduğunu belirtmiştir. Fakat bir magazin haberi oluşturulurken diğer haber türlerindeki gibi somut bilgi elde edilmesi beklenmeyecektir. Magazin haberleri genelde, yaşantıları merak konusu olan kişilerin mesleki faaliyetlerinin veya özel yaşantılarının görüntülenmesi, röportajlar, kamuoyuna yapılan açıklamalar veya iddialardan derlenmektedir. Yani masa başında, hiçbir araştırma yapılmaksızın bir haber oluşturulmamıştır.

Sayın Konseyinize Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatını belirtmek isterim. Özetle magazin haberlerinin diğer haberlerle aynı şekilde değerlendirilmeyeceği, bu haberlerin kendine özgü bir etkisi olduğu yönündedir:

“Davaya konu olayda; davalının gazetesinde yayınlanan haberlerin ve resimlerin haber verme ve kamuoyunu bilgilendirme hakkına binaen hazırlanmış, görünen gerçekliğe uygun, güncel bir magazin haberi olduğu, haberin yayınlanmasında toplumsal ilgi bulunduğu, basının maddi gerçekliği araştırmak ve kanıtlamak yükümlülüğü bulunmadığı, çatışan yararlar dengesinin davacı yararına bozulmadığı, davalı yönünden hukukla uygunluk nedenlerinin bulunduğu ve böylece davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı benimsenmelidir.” (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2013/4775E, 2014/1718K, 5.2.2014 Tarihli Kararı)”

Işıl Cinmen, cevap ekinde, şikayete konu haber içeriğiyle internet sitelerinde halen yayında olan görselleri ve ekran görüntülerine yer

vermiştir. Şikayete konu haberin Basın Konseyi Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı olmadığı söylenmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Ajda Pekkan, şikayete konu haberde geçtiği gibi Çamlıköy’de bir evi olmadığını, haber görselinde kullanılan evin kendisine ait olmadığı gibi, Bodrum’da böyle bir meblağa alınmış böyle bir evi bulunmadığını söylemiştir.

-Haberde geçtiği gibi halen Bülent Çavuşoğlu ile birlikte olmadığını, bu beraberliğin yıllar önce sonlandığını beyan etmiştir. Haberde, Bülent Çavuşoğlu’na Eylül’de yeniden döndüğü yazılmış olsa da kullanılan görsel, Pazar Postası Genel Yayın Yönetmeni Işıl Cinmen’in gönderdiği cevap yazısı ekinde yer alan haber/görsel tarihlerinden anlaşıldığı üzere, 2014 yılına aittir.

-Ajda Pekkan, şikayete konu haberde geçen Semiramis Pekkan’a ait ifadelerin gerçekte söylenmediği ve yakıştırmadan ibaret olduğunu belirtmiştir.

-Ajda Pekkan, bazı inşaat şirketlerinin hukuka aykırı reklamının yapıldığı ve kendisinin bu reklama alet edildiğini dile getirmiştir ancak haberde herhangi bir inşaat şirketi adı, Çamlıköy mevki dışında site/sokak vb. adı verilmediği için net bir reklam bulgusuna rastlanmamıştır.

-Kamuya mâl olmuş kişilerin hayatlarının her yönüyle haber değeri taşıdığı malumdur ancak şikayete konu haberde yer alan veriler güncel değildir, haber gerçek veri/unsurlar barındırmamaktadır, habere konu kişiye danışılmamış, duyumların gerçekliği hakkında bilgisine başvurulmamıştır. Kaldı ki, şikayet edilen tarafından Basın Konseyi’nin bilgisine sunulan 5.2.2014 tarihli içtihatta, haberin “görünen gerçekliğe uygun” olması gerektiği ve fakat “basının maddi gerçekliği araştırmak ve kanıtlamak yükümlülüğü bulunmadığı” belirtilmiştir. Basın Konseyi’nin önceki kararlarında belirtildiği gibi, bunun anlamı, haberde sunulan bilgi ve bulguların gazetecilik olanakları dahilinde araştırılıp doğruluğuna emin olduktan sonra yayımlanması gerektiğidir. Basından beklenemeyecek olan, bir mahkeme gibi, olayı hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın kanıtlama yükümlülüğüdür. Bu bakımdan, şikayetçi tarafından sunulan karardan, Basın Meslek İlkeleri 6. maddesinde yer alan “haberin doğruluğunu araştırma yükümlülüğü”nün magazine haberleri için uygulanmayacağı gibi bir sonuç çıkarılamaz. Konseyimizin yerleşik uygulaması da bu hususu teyit eder niteliktedir.

-Kamuoyunun gözü önünde olan tanınmış ve her hareketi haber konusu sayılan kişilerin gazete ve yayın organlarında haklarında çıkan her haberine karşı cevap ve düzeltme haklarını kullanmaları fiziken mümkün değildir.

Yukarıdaki sebeplerden, Pazar Postası gazetesi adına Genel Yayın Yönetmeni Işıl Cinmen’e,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” şeklindeki 6. maddesi uyarınca “KINAMA” verilmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

REFERANS:               2017/21

ŞİKAYET EDEN:        Prof. Bekir Çakır

ŞİKAYET EDİLEN:    Cemalettin Öztürk (buyukkocaeli.com.tr)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Prof. Bekir Çakır, Basın Konseyi’ne başvurarak Cemalettin Öztürk’ün buyukkocaeli.com.tr sitesindeki köşesinde kendisi hakkında gerçeğe aykırı unsurlar içeren bir yazı kaleme aldığını ve kendisine cevap ve düzeltme hakkının kullandırılmadığını söylemiştir. Cemalettin Öztürk telefonla aranmış, Noter ihtarnamesinin kendilerine ulaşmadığını, yazıyı bu nedenle yayımlamadıkları öğrenilmiştir. Cevap ve düzeltme yazısı Cemalettin Öztürk’e gönderilmiş ve sitede, usule uygun şekilde yayımlanmıştır.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Şikayet dosyası Basın Konseyi Yüksek Kurulu toplantısında görüşülmüş, yukarıdaki nedenlerden “cevap ve düzeltme hakkı kullandırılmadığı” gerekçesiyle yapılan başvuru için takibat yapılmasına yer olmadığı kararı çıkmıştır.

Gazeteci Kurtuluş Tayiz’e Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6. ve 10. maddeleri uyarınca “kınama”. Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu’na Basın Meslek İlkeleri’nin 16. maddesi uyarınca “kınama”.

REFERANS:               2017/20

ŞİKAYET EDEN:        Battal İlgezdi (Ataşehir Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Gazeteci Kurtuluş Tayiz ve Akşam gazetesi

 

ŞİKAYET KONUSU:

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Akşam gazetesi ve aksam.com.tr’de yer alan 28.06.2017 tarihli “PKK Kantonlarına Giden CHP TIR’ları” haberinin, gerçeği aykırı olduğunu, açık iftira ve haksız suçlamalar barındırdığını, Ataşehir Belediyesi’ni karalamaya ve itibarını zedeleme maksadı taşıdığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU KÖŞEYAZISINDA ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

28.06.2017, “PKK Kantonlarına Giden CHP TIR’ları” :

 

Haberi okuduğumda şaşırdım; iyi cesaret doğrusu. Devletin yola çıkardığı TIR’ların önünü kesen CHP, PKK kantonlarına kendi yardım TIR’larını göndermiş. Habere göre CHP’nin Ataşehir belediyesinin yola çıkardığı TIR’lar, PKK’nın Suriye’deki kantonlarına ve Sincar’a ulaşmış. CHP’li vekiller Veli Ağbaba, Mahmut Tanal ve Hüseyin Aygün’ün içinde olduğu heyet, TIR’ları “sağ salim” PKK’ya teslim etmeyi başarmış.

TIR’ların üzerinde yazılı afişlerden en üsttekinde “Ataşehir Belediyesi” imzası bulunuyor. Alttaki afişte ise “Ataşehir’den Şengal ve Rojava’ya dayanışma” yazıyor.

“Rojava” dedikleri yer, terör örgütü PKK/PYD’nin silah zoruyla gasp ettiği Suriye’nin kuzeyi. “Şengal” ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yakın zaman önce bombaladığı PKK’nın Irak’taki “ikinci Kandil’i olarak değerlendirilen Sincar bölgesi.

(…)

“Rojava” adı verilen bu bölge, Türkiye Cumhuriyeti’ne dönük büyük bir “saldırı karargahı” veya “ileri karakol” işlevi görmesi amacıyla oluşturuldu. Pentagon’un kontrolündeki bu terör bölgesi, doğrudan Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini hedef almakta.

Türkiye’nin bekasını tehdit eden bu terör bölgesine CHP’nin yardım TIR’ları göndermesi nerden bakılırsa bakılsın büyük bir skandal. Görüntüde CHP’nin “insani yardım” TIR’ları, ama aslında Pentagon’un devleti içeriden çökertme projesinin bir parçası…

CHP’nin siyasi misyonu, uzun süredir ABD’nin güney sınırlamızda oluşturmaya çalıştığı “terör kuşağı”yla eşgüdüm halinde. CHP, devleti içeriden meşgul etmekle, oyalamakla görevli. FETÖ ve PKK’nın nefesinin yetmediği yerde CHP’yi öne çıkarıyorlar. Devletin, Ortadoğu’daki gelişmelere, sınırlarımızdaki “terör devleti”ne müdahil olmasını engellemek için CHP ve HDP’yi devreye koyuyorlar.

CHP’nin PKK kantonlarına TIR göndermesi, aslında Türkiye’den Suriye’nin kuzeyine yol açma, kanal oluşturma planının bir parçası. Türkiye’nin desteği ve kabulu olmadan PKK/PYD’nin Suriye’nin kuzeyinde soluk alması imkansızdır. Türkiye karşı çıkarsa, PKK/PYD’nin ayakta kalması zorlaşır. Pentagon, Türkiye’yi ikna edemezse “terör devleti” planı suya düşer. Bu yüzden CHP’yi kullanarak Türkiye’yi “Rojava”ya alıştırmaya çalışıyorlar.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Gazeteci Kurtuluş Tayiz’e gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya bir gün gecikmeli cevap gelmiştir. Cevap kabul edilmiş ve Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyeleriyle paylaşılmıştır.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Haziran ayında, bazı yayın organlarında, Ataşehir Belediyesi’ni terör örgütüne yardım etmekle suçlayan yayınlar yapılmıştır. Belediye, bu konuda üst üste 2 kamuoyu açıklaması yapmış, iddiaları somut verilere dayanarak yanıtlamıştır. Açıklamalarda, söz konusu haberlere konu edilen yardımların 2014 Eylül ayında, Türkiye’ye sığınmış milyonlarca Irak ve Suriyeli mağdur insan için başlatılan CHP Yerel Yönetimler Konvoyu’na katılım çerçevesinde yapıldığı ve Ataşehir Belediyesi’nin bu kampanyaya 4 TIR dolusu malzeme verdiği anlatılmıştır. Bu yardımın ardından, Irak Türmen Vakfı heyetinin Belediye’ye teşekkür ziyaretinde bulunduğu belirtilmiştir. Yardımların, şikayete konu köşeyazısında geçtiği gibi sınır ötesine; Rojava ve Şengal’e gönderilmediği, Türkiye sınırları içerisindeki kamplarda, resmi devlet görevlilerinin koordinasyon ve yönetiminde dağıtıldığı ifade edilmiştir. Aynı dönemde, başta Kızılay olmak üzere çeşitli STK ve parti yardım kampanyalarının bölgeye ulaştığına dikkat çekilmiştir. Medyada yer alan fotoğraflardaki Rojava ve Şengal yazılarının o bölgelerden gelen mültecileri temsil ettiği, sınır ötesine yardım aracı gönderilmediği tekrar vurgulanmıştır. Bu açıklamalar daha sonrasında ilgili gazete tarafından dikkate alınmadığı gibi, bunların aksini gösterir herhangi bir bulguya haberde veya sonrasında yer verilmemiştir; ilgili yazı da web sitesinde aynı şekilde yer almaya devam etmiştir. Bu bakımdan, “şekli gerçekliğin” araştırılması konusunda mesleki özen yükümlülüğüne uyulmadığı anlaşılmaktadır.

-Gazeteci Kurtuluş Tayiz, şikayete konu köşeyazısını, adıını açıklamadığı bir yayın organının haberine dayanarak kaleme almıştır.

-Şikayete konu yazının yayımlandığı tarihten üç gün önce, Ataşehir Belediyesi, kamuoyu açıklaması, tekzip yazısı ve noter ihtarnamelerinin bütün yayın organlarıyla paylaştıklarını, şikayet başvurusunda beyan etmiştir.

-Kurtuluş Tayiz, ilgili habere ilişkin tekzip açıklama ve haberlerini dikkate almamıştır.

-Şikayete konu yazıda, Ataşehir Belediyesi’nin konu edildiği ve sonradan tekzip edilen haber üzerinden CHP tüzel kişiliğine yönelik ağır ithamlar bulunması ayrıca dikkat çekicidir.

Şikayete konu yazıda CHP, başka ülkelerin ulusal güvenlik merkezleri tarafından maşa olarak kullanılan, başka ülke çıkarları ve gündemlerine uygun ve dışarıdan gelen emirle hareket eden, mahkeme kararları ile silahlı terör örgütü olarak tescillenmiş yapılarla eşgüdümlü çalışan, Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü bozma ve Türkiye Cumhuriyeti’ni “içeriden çökertme” kastı taşıyan bir kurummuş intibaı uyandıracak ağır ifade ve iddialara yer verilmiş; CHP açıkça hedef gösterilmiştir.

-Akşam gazetesi, Ataşehir Belediyesi’nin cevap ve düzeltme taleplerine karşılık vermemiştir.

-İlgili köşeyazısı aksam.com.tr sitesinde aynıyla yer almaya devam etmektedir.

Yukarıdaki sebeplerden, Akşam gazetesi köşeyazarı, gazeteci Kurtuluş Tayiz’e,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” diyen 4. maddesi,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” diyen 6. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı, makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.”diyen 10 maddesi uyarınca “KINAMA”,

Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu’na,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” diyen 16. maddesi uyarınca OYBİRLİĞİYLE “KINAMA” verilmiştir.

Saray Gözlem gazetesi İmtiyaz Sahibi Tekin Sönmez’e Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6., 10. ve 16. maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS: 2017/19

ŞİKAYET EDEN: Sultan Duygu Çetintaş

ŞİKAYET EDİLEN: Saray Gözlem gazetesi ve trakyagozlem.com adına imtiyaz sahibi ve haberde imzası bulunan Tekin Sönmez.

 

ŞİKAYET KONUSU:

Duygu Çetintaş, 02.08.2017 tarihli “Rehabilitasyon Merkezi İnceleme Altında” başlıklı manşet/haber nedeniyle şikayet başvurusnda bulunmuştur. Başvuruda, haberin gerçekleri yansıtmadığı, Duygu Çetintaş’ın sahibi olduğu kurumun saygınlığını zedeleyici düşüncelere ve basın özgürlüğü sınırlarını aşan ifadelere yer verildiği dile getirilmiştir.

ŞİKAYETE KONU HABERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR: 02.08.2017, “Rehabilitasyon Merkezi İnceleme Altında” :

(Yazı/haber aynıyla aktarılmıştır.)

Saray Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi inceleme başlatılarak mercek atına alındı. 2015 yılında başlatılan inecelemenin sağlıklı yürütülememesi, kurumun içerisindeki usulsüzlüklere devam etmesi yeni bir soruşturma açılmasına neden oldu.

Saray Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merekezi’nde dört farklı kurumca inceleme altına alında. Kurumda ki usulsüzlükler üzerine harekete geçen yetkili, kurumlar Rehabilitasyon merkezinde detaylı incelemelere başlayacağı öğrenildi. Aynı kurumda usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması için de 2015 yılında yine inceleme yapılmış, ancak soruşturmanın sağlıklı yürütülememesi sonucunda usulsüzlükler hakkında yeterli veriler elde edilememişti. Fakat kurumdaki sorunların devam etmesi üzerine aradan geçen iki yıl sonra tekrar inceleme başlatılırken bu sefer olaya dört farklı kurumun dahil olması, yaşanan usulsüzlüklerin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Kurumlar dört farklı alandaki usulsüzlükleri ortaya çıkarmak için yoğun çaba sarfederken, soruşturma sonucunda ortaya nasıl usulsüzlükler çıkacak ve nasıl yaptırımlar uygulanacak merak ediliyor.

Haber: Tekin Sönmez

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Saray Gözlem gazetesi ve trakyagozlem.com’a gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya cevap gelmiştir. Yüksek Kurul toplantısında değerlendirmeye alınmıştır.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Saray Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi sahibi Duygu Çetintaş, kurumunun 2015 ve sonrasında herhangi bir soruşturma geçirmediğini, yıllık olağan denetimler dışında inceleme geçirmediklerini, denetimler sonucunda da hiçbir ceza almadıklarını beyan etmiştir. Kaldı ki, haberde yer alan, “2015’teki soruşturmanın sağlıklı yürütülmediği” ve “kurumda usulsüzlüklere devam edildiği” yönündeki soyut iddiaları somutlaştırarak açıklayan ve delillendiren hiçbir bilgi ve veri haberde yoktur.

Şikayet edilenin Konseyimize ibraz ettiği BİMER başvurusu tek başına herhangi bir kanıtlayıcı değer taşımadığı gibi; bu başvurunun işleme konulmuş olması şeklindeki mutad uygulama da, haberdeki iddiaları kanıtlayıcı bir mahiyet taşıyamaz.

-Saray Gözlem gazetesine, noter kanalıyla, haberin yayımlandığı gün geçilen cevap ve düzeltme talebine cevap verilmemiş, gereği yerine getirilmemiştir. (Noter yazısı eklidir)

-Duygu Çetintaş, cevap ve düzeltme hakkı için daha sonra Saray Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurmuş, başvuru sonucunda “Söz konusu yazı sebebiyle gazetenin okuyucu kitlesi ve kamuoyu önünde başvuranın saygınlığının zedelendiği ve kişilik haklarının ihlal edildiği anlaşıldığından talebin kabulü ile tekzip metninin Saray Gözlem gatezesinde yayımlanmasına karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir.

-Tekin Sönmez, karara itiraz etmiş ancak kararı Hâkimlikçe reddedilmiştir. Kendisine bu husus sözlü olarak Genel Sekreter tarafından sorulduğunda, itirazının kabul edildiğini beyan etmesi dikkat çekicidir. Kaldı ki, daha sonra, kararın gereğini de yerine getirmemiştir.

Yukarıdaki sebeplerden, Saray Gözlem gazetesi ve trakyagozlem.com imtiyaz sahibi Tekin Sönmez’e,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” diyen 4. maddesi,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” diyen 6. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı, makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.”diyen 10 maddesi,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” diyen 16. maddesi uyarınca “KINAMA” verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Gazeteci Cem Güner’in şikayeti “yersiz” bulunmuştur.

REFERANS:               2017/18

ŞİKAYET EDEN:        Cem Güner (supersilivri.com Genel Yayın Yönetmeni)

ŞİKAYET EDİLEN:    Hürhaber gazetesi (Silivri)

 

ŞİKAYET KONUSU: Hürhaber adlı gazetenin birçok firmanın haber görünümlü reklamını yayımlaması.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

İlgili şikayet Basın Konseyi Yüksek Kurulu toplantı gündemine alınmıştır.

Son yıllarda, haber adı altında firma reklamı yapılması, firma reklamı yapılan sayfalarda “bu bir reklamdır” ibaresine yer verilmemesi, gazetecilerin köşelerinden marka telaffuz etmeleri, gazeteci kimliğiyle ön planda bulunan isimlerin sosyal medya hesapları başta olmak üzere çeşitli kanallarda ürün tanıtımı yapıldığı izlenimi vermesi gibi uygulamalara sıkça rastlanmaktadır. Yazılı ve görsel medyanın sayısız kanalında bu gibi yayınlara her gün yer verilmektedir. Bu gibi haberlerin ve yazıların etik değerlerlere uygunluğunun değerlendirilebilmesi için ayrıntıları ve ayrıştırıcı unsurları net olarak belirlenmiş etik kurallara ihtiyaç duyulduğu açıktır. Basın Konseyi Yüksek Kurulu, bu konuları görüşmek ve Basın Meslek İlkeleri’nin ilgili maddelerini gözden geçirmek amacıyla geniş katılımlı bir çalıştay toplanması kararı almıştır.

Yukarıdaki sebeplerden Cem Güner’in başvurusu OYBİRLİĞİYLE “yersiz” bulunmuştur.

Takvim gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler’e Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6., 10. ve 16. maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS:               2017/17

ŞİKAYET EDEN:        Battal İlgezdi (Ataşehir Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Takvim gazetesi (Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Takvim gazetesi ve takvim.com.tr’de yer alan 25.06.2017 tarihli “CHP’den PKK’ya Yardım” haberinin, gerçeği aykırı olduğunu, açık iftira ve haksız suçlamalar barındırdığını, Ataşehir Belediyesi’ni karalamaya ve itibarını zedeleme maksadı taşıdığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

25.06.2017, “CHP’den PKK’ya Yardım” :

CHPPKK işbirliği bir kez daha gün yüzüne çıktı. CHP’li Ataşehir Belediyesi’nin aracının yardım adı altında Suriye’deki PKK’lılara malzeme teslim ettiği an fotoğraflarla belgelendi. Skandal olayda CHP’li vekil Veli Ağbaba, FETÖ destekçisi Mahmut Tanal, eski CHP’li vekil Hüseyin Aygün yer alıyor.

CHPPKK işbirliğinin son örneği Suriye’de kendisini gösterdi. CHP’li Ataşehir Belediyesi’nin aracının yardım adı altında Suriye’deki PKK’lılara malzeme teslim ettiği an fotoğraflarla belgelendi. Skandal olayın fotoğraflarında CHP’li vekil Veli Ağbaba, FETÖ’cü Mahmut Tanal, eski CHP’li vekil Hüseyin Aygün yer alıyor. AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’den bu skandal olaya ilişkin sert tepki geldi. İşte Metiner’in bu skandal olaya ilişkin açıklaması;

‘İNSANİ YARDIM DIŞINDA BAŞKA İLİŞKİLER SÖZ KONUSU’
Fotoğraf karesindeki CHP’li isimlerin kimlerle yoldaşlık ilişkisi içinde oldukları biliniyor. İnsani yardımlara hiç kimsenin sözü yok. Ama burada başka bir ilişki söz konusu.

Şengal ve Rojava dedikleri bölgeler PKK terör örgütünün egemenliğindeki bölgeler. O bölgelerde ABD bayraklarıyla birlikte PKK bayrakları dalgalanıyor. Suriye PKK’sına ultra-modern silah yardımında bulunan ABD pekala bölge halkına gıda yardımında da bulunuyordur.

(…)

CHP ve PKK bileşenleri niye Suriye’nin kuzeyindeki Türkmen ve Araplara değil de doğrudan ABD-PKK kontrolündeki Rojava’ya yardım götürüyorlar? Bu sembolik yardım, kirli bir ittifakın göstergesi olmasının yanısıra CHP’nin PKK’nın partisi HDP ile kol kola girerek Kürt mahallesinde yeni bir siyasi atraksiyona hazırlandığının da işaretidir.

 

‘KİRLİ İTTİFAKIN KÜÇÜK BİR ADIMI’
Akılları sıra Kürt mahallesinde Ak Parti’nin gücünü kırmaya yönelik bir siyasi hamle yapıyorlar. Kürt inkarcısı ve katliamcısı CHP ile Kürtlerin kanını emperyalist güçlere peşkeş çeken PKK ve partisi HDP’nin bu kirli ittifakı yeni dönemde Türkiye’nin içini kaşımaya dönük hamleleri de beraberinde getirmeyi amaçlıyor.”

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Takvim gazetesine gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Haziran ayında, bazı yayın organlarında, Ataşehir Belediyesi’ni terör örgütüne yardım ediyor gibi gösteren yayınlar yapılmıştır. Belediye, bu konuda üst üste 2 kamuoyu açıklaması yapmış, iddiaları somut verilerle yanıtlamıştır. Açıklamalarda, söz konusu haberlere konu edilen yardımların 2014 Eylül ayında, Türkiye’ye sığınmış milyonlarca Irak ve Suriyeli mağdur insan için başlatılan CHP Yerel Yönetimler Konvoyu’na katılım çerçevesinde yapıldığı ve Ataşehir Belediyesi’nin bu kampanyaya 4 TIR dolusu malzeme verdiği anlatılmıştır. Bu yardımın ardından, Irak Türmen Vakfı heyetinin Belediye’ye teşekkür ziyaretinde bulunduğu belirtilmiştir. Yardımların, Takvim gazetesi haberinde geçtiği gibi sınır ötesine; Rojava ve Şengal’e gönderilmediği, Türkiye sınırları içerisindeki kamplarda, resmi devlet görevlilerinin koordinasyon ve yönetiminde dağıtıldığı ifade edilmiştir. Aynı dönemde, başta Kızılay olmak üzere çeşitli STK ve parti yardım kampanyalarının bölgeye ulaştığına dikkat çekilmiştir. Medyada yer alan fotoğraflardaki Rojava ve Şengal yazılarının o bölgelerden gelen mültecileri temsil ettiği, sınır ötesine yardım aracı gönderilmediği tekrar vurgulanmıştır. Bu açıklamalar daha sonrasında ilgili gazete tarafından dikkate alınmadığı gibi, bunların aksini gösterir herhangi bir bulguya haberde veya sonrasında yer verilmemiştir; ilgili haber de web sitesinde aynı şekilde yer almaya devam etmiştir. Bu bakımdan, “şekli gerçekliğin” araştırılması konusunda mesleki özen yükümlülüğüne uyulmadığı anlaşılmaktadır.

-Yazıda, “Kürt inkarcısı ve katliamcısı CHP ile Kürtlerin kanını emperyalist güçlere peşkeş çeken PKK ve partisi HDP” cümlesindeki gibi ağır iftira ve nefret söylemi içeren ifadeler geçmektedir.

-Takvim gazetesi, Ataşehir Belediyesi’nin cevap ve düzeltme taleplerine karşılık vermemiştir.

Yukarıdaki sebeplerden, Takvim gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler’e,

 

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” diyen 4. maddesi,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” diyen 6. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı, makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.”diyen 10. maddesi,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” diyen 16. maddesi uyarınca “KINAMA” verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a, Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6., 10. ve 16. maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS:               2017/16

ŞİKAYET EDEN:        Battal İlgezdi (Ataşehir Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Sabah gazetesi (Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak)

ŞİKAYET KONUSU:

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Sabah gazetesi ve sabah.com.tr’de yayımlanan 26.06.2017 tarihli “CHP’nin PKK’ya Yardımı: ‘Kirli İttifakın’ Belgesi” haberinin, gerçeği aykırı olduğunu, açık iftira ve haksız suçlamalar barındırdığını, Ataşehir Belediyesi’ni karalamaya ve itibarını zedeleme maksadı taşıdığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

26.06.2017, “CHP’nin PKK’ya Yardımı: ‘Kirli İttifakın Belgesi” :

 

CHP-PKK işbirliği bir kez daha gün yüzüne çıktı. CHP’li Ataşehir Belediyesi’nin aracının “yardım” adı altında Suriye’deki PKK’lılara malzeme teslim ettiği an fotoğraflarla belgelendi. Skandalın görüntülerinde CHP Milletvekil Veli Ağbaba, FETÖ’nün her eyleminde yer alan Mahmut Tanal, eski CHP Milletvekili Hüseyin Aygün yer aldı. AK Parti Milletvekili Mehmet Metiner’den bu skandala sert tepki geldi. Fotoğraf karesindeki CHP’li isimlerin kimlerle yoldaşlık ilişkisi içinde oldukları bilindiğini vurgulayan Metiner, “Şengal ve Rojava dedikleri bölgeler, PKK terör örgütünün egemenliğinde. Suriye PKK’sına ultra-modern silah yardımında bulunan ABD pekala bölge halkına gıda yardımında da bulunuyordur” dedi. “O zaman şu soru geliyor akla: CHP ve PKK iltisaklı bu yardım girişiminin sembolik anlamı nedir?” ifadesini kullanan Metiner, şunları kaydetti: “Kılıçdaroğlu’nun kimin talimatıyla başlattığı bilinen yürüyüşüne Kandil’deki terör baronları destek çağrısında bulundu. PKK’nın partisi HDP ise bu yürüyüşe omuz vereceğini açıkladı. Bu yardım işte bu ittifakın sembolik bir göstergesi. Bu sembolik yardım, kirli bir ittifakın göstergesi olmasının yanısıra CHP’nin PKK’nın partisi HDP ile kol kola girerek Kürt mahallesinde yeni bir siyasi atraksiyona hazırlandığının da işaretidir. Bu küresel efendilerin talimatıyla gerçekleştirilen kirli bir ittifakın şimdilik sembolik bir küçük adımı bence.”

 

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Sabah gazetesine gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Haziran ayında, bazı yayın organlarında, Ataşehir Belediyesi’ni terör örgütüne yardım etmekle suçlayan yayınlar yapılmıştır. Belediye, bu konuda üst üste 2 kamuoyu açıklaması yapmış, iddiaları somut verilere dayanarak yanıtlamıştır. Açıklamalarda, söz konusu haberlere konu edilen yardımların 2014 Eylül ayında, Türkiye’ye sığınmış milyonlarca Irak ve Suriyeli mağdur insan için başlatılan CHP Yerel Yönetimler Konvoyu’na katılım çerçevesinde yapıldığı ve Ataşehir Belediyesi’nin bu kampanyaya 4 TIR dolusu malzeme verdiği anlatılmıştır. Bu yardımın ardından, Irak Türmen Vakfı heyetinin Belediye’ye teşekkür ziyaretinde bulunduğu belirtilmiştir. Yardımların, Sabah gazetesi haberinde geçtiği gibi sınır ötesine; Rojava ve Şengal’e gönderilmediği, Türkiye sınırları içerisindeki kamplarda, resmi devlet görevlilerinin koordinasyon ve yönetiminde dağıtıldığı ifade edilmiştir. Aynı dönemde, başta Kızılay olmak üzere çeşitli STK ve parti yardım kampanyalarının bölgeye ulaştığına dikkat çekilmiştir. Medyada yer alan fotoğraflardaki Rojava ve Şengal yazılarının o bölgelerden gelen mültecileri temsil ettiği, sınır ötesine yardım aracı gönderilmediği tekrar vurgulanmıştır. Bu açıklamalar daha sonrasında ilgili gazete tarafından dikkate alınmadığı gibi, bunların aksini gösterir herhangi bir bulguya haberde veya sonrasında yer verilmemiştir; ilgili haber de web sitesinde aynı şekilde yer almaya devam etmiştir. Bu bakımdan, “şekli gerçekliğin” araştırılması konusunda mesleki özen yükümlülüğüne uyulmadığı anlaşılmaktadır.

-Öte yandan, küçük düşürücü ve hatta suç teşkil eden ithamlar içeren bu haberin, bir başka şirketin sahip olduğu Takvim gazetesinden özetlenerek alınmış olması da dikkat çekici bir husustur. Başka bir yayın organının, Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı haberinin paylaşılması, şikayet edilenlerin kamu yararına uygun yayıncılık maksadıyla hareket edip etmedikleri konusunda şüphe uyandırıcıdır.

-Sabah gazetesi, Ataşehir Belediyesi’nin cevap ve düzeltme taleplerine karşılık vermemiştir.

-Yukarıdaki sebeplerden, Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” diyen 4. maddesi,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” diyen 6. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı, makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.”diyen 10. maddesi,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” diyen 16. maddesi uyarınca “KINAMA” verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Diriliş Postası gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sabri İşbilen’e, Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6., 10. ve 16. Maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS:               2017/15

ŞİKAYET EDEN:        Battal İlgezdi (Ataşehir Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Diriliş Postası gazetesi (Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sabri İşbilen)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Diriliş Postası gazetesi ve dirilispostasi.com.tr’de Sabri İşbilen imzasıyla yer alan 30.06.2017 tarihli “Ataşehir’e Kayyım Atayın” haberinin, gerçeği aykırı olduğunu, açık iftira ve haksız suçlamalar barındırdığını, Ataşehir Belediyesi’ni karalamaya ve itibarını zedeleme maksadı taşıdığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

1.

29.06.2017, “Ataşehir’e Kayyım Atayın” :

 

Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşündeki provokatör kadının, milyonlarca liralık arazi ve rezidans yolsuzluklarının yapıldığı,  Suriye PKK’sına TIR’larla yardımların gönderildiği CHP’li Ataşehir Belediyesi’nde kadrolu çalışan olması sabırları taşırdı. Vatandaşlar, her türlü suçun işlendiği belediyenin millileştirilmesini istiyor. 

CHP’li Ataşehir Belediyesi’ndeki skandalların ardı arkası kesilmiyor. 2015’te imar yolsuzluğu ve milyonluk rezidans skandallarının patladığı Battal İlgezdi’nin yönettiği Ataşehir Belediyesi’nin dosyası iyice kabardı. Geçtiğimiz hafta, Türkiye’yi bölmeye çalışan PKK terör örgütünün Irak’ta işgal ettiği Şengal ve Suriye’deki ini Rojova’ya yardım TIR’ları gönderdiği ortaya çıkmıştı. Türkiye’nin toprak bütünlüğünü korumak ve güvenliği sağlamak için yaptığı operasyonları karşı çıkan CHP’nin yönettiği belediyenin teröristlere gönderdiği yardım büyük tepki çekmişti.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI NE YAPACAK?

Suriye PKK’sına TIR’lar dolusu yardımların gitmesi konusunda hala tartışmalar sürürken bir skandal daha patladı. Önceki gün Kılıçdaroğlu’nun 15 Haziran’dan bu yana Pensilvanya için sürdürdüğü yürüyüşte halkı sokaklara davet eden, Kur’an ayetini saptıran, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’yi hedef alan Şenay Günaydın isimli FETÖ sever provokatörün Ataşehir Belediyesi’nin kadrolu elemanı olduğu belirlendi. Yolsuzluğun tavana ulaştığı, teröre desteği belgelendiği, FETÖ sevici Türkiye düşmanı provokatörlerin kadrolu olarak işe alınması sonrasında Rezidans kraliçesi, terörist cenazelerinin aranan ismi Gamze İlgezdi’nin kocası Battal İlgezdi sorgulanmaya başlandı. Güneydoğu’yu hendek kazan, bomba taşıyan, silah kuryeliği yapan, milletin parasını Kandil’e veren belediyeleri millileştiren İçişleri Bakanlığı’nın batağa saplanmış Ataşehir’e karşı nasıl bir adım atacağı şimdiden merak konusu oldu.

HANİ ADALET İSTİYORDUNUZ?

Diğer yandan Adalet yürüyüşü yaptığı iddia edip, Pensilvanya için ter döken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ataşehir Belediyesi’nin klasörler dolusu yasadışı işleri çarşaf çarşaf ortaya dökülürken sessizliğini koruması, hatta savunması tutarsızlığını ortaya koyuyor. Ayrıca, İlgezdi’ye ilişkin CHP’de açılan soruşturmanın sonuçları hala yayınlanmadı.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Diriliş Postası gazetesine gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talepleri olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Haziran ayında, bazı yayın organlarında, Ataşehir Belediyesi’ni terör örgütüne yardım ediyor gibi gösteren yayınlar yapılmıştır. Belediye, bu konuda üst üste iki kamuoyu açıklaması yapmış, iddiaları somut verilerle yanıtlamıştır. Açıklamalarda, söz konusu haberlere konu edilen yardımların 2014 Eylül ayında, Türkiye’ye sığınmış milyonlarca Irak ve Suriyeli mağdur için başlatılan CHP Yerel Yönetimler Konvoyu’na katılım çerçevesinde yapıldığı ve Ataşehir Belediyesi’nin bu kampanyaya 4 TIR dolusu malzeme verdiği anlatılmıştır. Bu yardımın ardından, Irak Türmen Vakfı heyetinin Belediye’ye teşekkür ziyaretinde bulunduğu belirtilmiştir. Yardımların, Diriliş Postası haberinde geçtiği gibi sınır ötesine; Rojava ve Şengal’e gönderilmediği, Türkiye sınırları içerisindeki kamplarda, resmi devlet görevlilerinin koordinasyon ve yönetiminde dağıtıldığı ifade edilmiştir. Aynı dönemde, başta Kızılay olmak üzere çeşitli STK ve parti yardım kampanyalarının bölgeye ulaştığına dikkat çekilmiştir. Medyada yer alan fotoğraflardaki Rojava ve Şengal yazılarının o bölgelerden gelen mültecileri temsil ettiği, sınır ötesine yardım aracı gönderilmediği tekrar vurgulanmıştır. Bu açıklamalar daha sonrasında ilgili gazete tarafından dikkate alınmadığı gibi, bunların aksini gösterir herhangi bir bulguya haberde veya sonrasında yer verilmemiştir; ilgili haber de web sitesinde aynı şekilde yer almaya devam etmiştir. Bu bakımdan, “şekli gerçekliğin” araştırılması konusunda mesleki özen yükümlülüğüne uyulmadığı anlaşılmaktadır.

-Ataşehir Belediyesi, Adalet Yürüyüşü’nün devam ettiği günlerde bazı açıklamalarda bulunarak Şenay Günaydın adlı kişinin Ataşehir Belediyesi kadrolu personeli olmadığına dair kamuoyunu bilgilendirmiştir. Yapılan açıklamada, Şenay Günaydın’ın, Ataşehir Belediyesi’ne bağlı bir taşeron firmada çalıştığı ve 21 Haziran 2017’de iş akdinin sona erdirildiği bilgisine yer verilmiştir.

-Haberde geçen ve 2015 tarihinde ortaya atılan “yolsuzluk iddiaları” üzerine, konunun araştırılması için İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermiş ancak soruşturma sonucunda suç unsuru sayılabilecek verilere ulaşılmadığı anlaşılmıştır.

-Diriliş Postası, 26, 28 ve 30 Haziran 2017 tarihli kamuoyu açıklamalarını görmezden gelmek suretiyle, Sabri İşbilen imzalı “Ataşehir’e Kayyım Atayın” haberini yayımlamıştır.

-Diriliş Postası, Ataşehir Belediyesi’nin cevap ve düzeltme taleplerine karşılık vermemiştir.

Yukarıdaki sebeplerden, Diriliş Postası gazetesinin,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” şeklindeki 4. maddesini,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” şeklindeki 6. maddesini,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı, makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.”şeklindeki 10. maddesini,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki 16. maddesini ihlal ettiği tespit edilerek hakkında “KINAMA” verilmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

REFERANS:               2017/14

ŞİKAYET EDEN:        a&b İletişim

 

ŞİKAYET KONUSU:

a&b İletişim Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Asna, Basın Konseyi Üyeleri’ne hitaben bir mektup kaleme alarak yazılı ve görsel medyadaki “advertorial” haberler, reklam karşılığı yapılan röportajlar ve paralı haberler konusunda bazı tedbirler alınması gerektiğini hatırlatmış, “özel sektörün, yazı işleri bağımsızlığına çok daha fazla önem göstermesinin, gazetelerin kaybettiği değer ve saygınlığın bir an önce yeniden kazandırılmasına yol açacağına” vurgu yapmış, Basın Konseyi’nin bu konuda adımlar atmasını istemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Başvuru, Basın Konseyi Yüksek Kurulu toplantı gündemine alınmıştır.

Son yıllarda, haber adı altında firma reklamı yapılması, firma reklamı yapılan sayfalarda “bu bir reklamdır” ibaresine yer verilmemesi, gazetecilerin köşelerinden marka telaffuz etmeleri, gazeteci kimliğiyle ön planda bulunan isimlerin sosyal medya hesapları başta olmak üzere çeşitli kanallarda ürün tanıtımı yapıldığı izlenimi vermesi gibi uygulamalara sıkça rastlanmaktadır. Yazılı ve görsel medyanın sayısız kanalında bu gibi yayınlara her gün yer verilmektedir. Bu gibi haberlerin ve yazıların etik değerlerlere uygunluğunun değerlendirilebilmesi için ayrıntıları ve ayrıştırıcı unsurları net olarak belirlenmiş etik kurallara ihtiyaç duyulduğu açıktır. Basın Konseyi Yüksek Kurulu, bu konuları görüşmek ve Basın Meslek İlkeleri’nin ilgili maddelerini gözden geçirmek amacıyla geniş katılımlı bir çalıştay toplanması kararı almıştır.

Maltepe Anadolu gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen’e “uyarı”.

REFERANS:               2017/13

ŞİKAYET EDEN:        Ali Kılıç (Maltepe Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Maltepe Anadolu Gazetesi (Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Maltepeanadolugazetesi.com haber sitesinde, 22.04.2017 tarihli “Maltepe’de Neler Oluyor?: Makam Aracı Gitti… Arsa Gitti… Sıra… Belediye Binasında…”; 26.04.2017 tarihli “Ali Baba’nın Çiftliği” 27.04.2017 tarihli, “Evet Maltepe’de Sevgi Kazandı“; ve 01.05.2017 tarihli “Müteahhitlerim Sağolsun!” haberlerin, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmayan birtakım iddialardan ibaret olduğunu ve kamuoyunu yanıltmayı amaçladığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERLERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

1.

22.04.2017, “Maltepe’de Neler Oluyor?” :

 

Maltepe Belediyesine ait bir önceki Belediye başkanının kullandığı, Siyah renkli 34 FB 3485 Plakalı Audı marka resmi Başkanlık makam aracı Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç tarafından Tunceli İli Nazimiye Belediyesine bağış adı altında tahsis edildi. 
Maltepe Belediyesi olarak ilçeye gözle görülür herhangi bir yatırım yapılmamışken,
Bu bağışın dışında Tunceli’ye başka yatırımlar var mı?
Varsa Neler?

Maltepe Belediyesi’nden alacaklı firmaya borcuna karşılık 11 milyon lira değerindeki arsa satılarak belediyenin bir taşınmazı daha borca karşılık gitmiştir.
Küçükyalı Karayolları Arazisini Tahincioğlu Grubu satın alarak yeni belediye hizmet binası yapımı protokole girdi. Ve ayrıca bu gruptan belediye’nin kasasına 30 milyon lira artı para girdi (Tahincioğlu Grubu ve Belediye ilişkisini dosya halinde daha sonra sizlerle paylaşacağız)

Carrefour SA yerini MESA İnşaata sattıktan sonra aynı ada içerisinde bulunan Belediye binasıyla da ilgilendikleri hatta pazarlıkta oldukları da gün yüzüne çıktı.
Mevcut Belediye Binasının hacizli olması da kafaları iyice karıştırdı.

CHP İlçe Başkanı dahil olmakla birlikte Belediyede yetkili yetkisiz herkesin altına araba verilerek belediyenin imkanları gereksiz şekilde bugüne kadar hoyratça harcandı. Belediye Başkanı Ali Kılıç ise ihale kapsamındaki ultra lüks VİP kiralık Mercedes Vito’yu makam aracı olarak kullanmaya başladı.
Maltepe Belediyesi hacizlerle borçlarla büyük mali kriz yaşıyorken siz ve sizinle beraber dışarıdan gelen tüm personelinizin altına özel makam araçları tahsis edilmesi ve bu krize rağmen saltanatın yaşanıyor olması nasıl açıklanacak… 

 

2.

26 Nisan 2017, “Ali Baba’nın Çiftliği”;

Maltepe Belediyesi’nde yaşanan tüm aksaklıklar, mali krizler,  bunlara bağlı işbirlikleri neler?
İşbirlikçileri kimler?
Maltepe Belediyesi Ali Kılıç’ın aile şirketi mi?

Maltepe Belediye Başkanı’nın üç yıllık icraatlerini, Maltepe’ye neler kaybettirdiklerini ve tüm merak edilenleri en ince ayrıntılarıyla belgeleri ile birlikte Maltepe kamuoyunun huzuruna sunuyoruz.

– Ali Kılıç’ın işbirlikçileri kimler?
– İşbirlikçileriyle yakınlık dereceleri ne?
– Yeni kurulan Şirketleri kimler yönetiyor? Yetkilileri kimler? Bu şirketler Maltepe halkının menfaatine yönelik neler yapmışlar, karşılığında neler alınmış, neler ne şekilde satılmış?
– Hem Belediyeden maaş alıp hem de bu şirketlere ihale alıp iş yapan personeller var mı? Varsa kimler? Belediye Başkanı ile yakınlık dereceleri ne?
– Belediye Başkanına Danışmanlık yapan aynı zamanda şirketleri olan veya şirket ortağı olan ve belediyeye ihale alıp iş yapanlar kimler? 

 

3.

27 Nisan 2017 “Evet Maltepe’de Sevgi Kazandı”:

Maltepe Belediyesi’nde Başkanlık makamı dahil bütün müdürlüklere rahat bir şekilde girip çıkabilen Ata AKDOĞAN isimli şahıs kimdir?

Ne iş yapar?

Görev tanımı nedir?

 

Belediye Başkanı danışmanı mı, en yakın arkadaşı mı, yoksa belediyenin taşeron firmalarından birinde en yüksek maaş göstergesi ile çalışan taşeron bir işçi mi?

 

Taşeron işçi olduğunu belgeleri ile ispatladığımız Ata Akdoğan’a Belediye tarafından ödenen en yüksek maaş yetmiyor ki ek gelir olarak kendi şirketinden belediyeye bağlı müdürlüklere iş yapıyor… Bu işlerden ne kadar bedelle kaç tane emanet usulü dosya yaptırdı. Peki diğer akçeli ihalelere de müdahil oluyor mu?

 

Asıl mesleği gazetecilik olduğu söylenilen Ata Akdoğan ile Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç arasında nasıl bir yakınlık var? Aralarındaki bu Döngü Ali Kılıç‘la Bosna’da birlikte savaş muhabirliği, İzmir ve Ankara’da ki birlikteliklerine mi dayanıyor?

 

Ali Kılıç ilk Maltepe’ye aday adayı olduğunda yemeden içmeden gecesini gündüzüne katarak sırf CHP kaybetmesin diye Maltepe menfaatine hizmet eden yoldaşlık yapan parti emekçilerini gözardı ederek kendi kurduğu ve getirdiği ekibi ve yandaş çocuklarına haketmedikleri hakları ve yetkileri vererek belediyede sözleşmeli personel yaptı.

 

Evet!! Maltepe’de Sevgi kazandı!!!

Nerede kaldı Sosyal Demokratlık Nerede Kaldı Emeğe Saygı…

 

 

4.

01.05.2017 “Müteahhitlerim Sağolsun!”:

“Maltepe’ye 3 yılda 7 kreş kazandırdık” diyerek Maltepe halkını kandırmaya devam ediyorsanız bunlara artık söyleyecek pek sözümüz yok.. Ancak….

Bu kreşleri gerçekten siz mi yaptınız yoksa müteahhitlere mi yaptırdınız?

Sayın Kılıç, Seçim vaatlerinizde yeralan “Her mahalleye iki kreş” projesi kapsamında 5 yıllık görev sürenizde Maltepe’ye toplamda 36 kreş kazandırmanız gerekiyor.…

Maltepe’de 18 mahalle var, her mahalleye 2 kreş düşüyorsa ve siz 3 yılda sadece 6 kreş tamamlayıp henüz tamamlanmamış İdealtepe Mahallesindeki kreşide katarak 7 kreş açmış olmakla övünüp bunları paylaşım sitelerinde ve tweetlerinizde “Maltepe’ye 3 yılda 7 kreş kazandırdık” diyerek Maltepe halkını kandırmaya devam ediyorsanız bunlara artık söyleyecek pek sözümüz yok..

Ancak,  üç yılda açılan 6 kreşin ihaleleri yapıldı mı? İhaleleri yapıldıysa “Kamu İhale Kurumuna” ihale dosyalarını gönderip onaylattınız mı?

Şayet ihaleleri yapılmışsa dosya numaraları ne? Muammel bedelleri ne kadar? Bu ihalelere hangi tarihte kaç şirket/şahıs katılmıştır? İhaleler hangi bedelle hangi firmalarda ne kadara kalmıştır?

Sonuç olarak kısaca; Bu kreşleri gerçekten siz mi yaptınız yoksa müteahhitlere mi yaptırdınız? Müteahhitlere yaptırdıysanız ne karşılığında ne tavizlerle yapıldığını açıklayınız…

Maltepe Kamuoyuna cevap borcunuz çok birikti…

Saygılarımızla…

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Maltepeanadolugazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen’e gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya yazılı cevap gelmiştir.

Sinem Sezen, haberlerin basın ilkeleri dikkate alınarak yapıldığını; haberlerde karalama, itibar zedeleme, hedef saptırma, iftira, hakaret ve küçük düşürme gibi içeriklerin yer almadığını; haberlerde kamuoyunu aydınlatmaya yönelik sorular yöneltilmiş olduğunu belirtmiştir. Kendisiyle yapılan görüşmede, sorularımıza karşılık, bugüne kadar Maltepe Belediyesi’ne yaptıkları başvurulara cevap alamadıklarını, söz konusu iddialarla ilgili soruların yanıtsız bırakıldığını ve bugüne kadar herhangi bir cevap ve düzeltme hakkı kullanılmadığını beyan etmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Maltepe Belediyesi, haberlerde geçen sorulara kendi mecrasında veya herhangi bir basın açıklamasıyla yanıt vermemiştir. Haberler hakkında cevap ve düzeltme hakkını kullanmamıştır.

-Haberlerde geçen olay ve kişiler gerçektir. Şikayete konu haberlerde somut olaylara yer verilmiş ve Maltepe Belediyesi’ne haberlerde yer verilmiş olan belge ve iddialar hakkında sorular yöneltilmiştir.

-Maltepe Anadolu gazetesi, görüş ve bilgi almak veya randevu talebi için aradıklarında herhangi bir cevap alamadıklarını beyan etmiştir.

-Şikayette, Belediye taşınmazlarına haciz geldiği kabul edilmiş, ancak bu kararın daha sonra kaldırıldığı beyan edilmiştir. Belediye binası üzerinde haciz kararı bulunmadığı beyan edilmiştir.

-Maltepe Belediyesi, “hacizlerle boğuşulduğu” haberlerinin asılsız olduğunu, kendilerinden alacak dosyalarının bulunduğunu ancak göreve geldikten sonra Belediye borçlarının göreve gelinen güne oranla on’da bir’e düşürüldüğünü beyan etmiştir. Alacaklıların bazı mali işlemlere tedbir koydurduğu, ancak bunların hacize dönüşmediği söylenmiştir.

-“Ali Baba’nın Çiftliği” haberi, itham edici, organize suç işlendiği izlenimi uyandırıcı ifadeler içermektedir. Belediye Başkanı’nın yakınlarıyla birlikte hareket ederek, Belediye’yi zarara uğratma amacı güden faaliyetlerde bulunduğu izlenimi uyandırılmıştır.

-“Evet, Maltepe’de Sevgi Kazandı” haberinde, Ali Kılıç’ın arkadaşı Ata Akdoğan’ın, hem Belediye’nin maaşlı elemanı olduğu, hem Belediye’ye iş yapan taşeron firmada maaşlı çalıştığı hem de kendi firmasına Belediye’den iş verildiği ifade edilmektedir. Ancak Belediye, Ata Akdoğan’ın 2014’te taşeron firmada çalıştığı ve firmasıyla Belediye’ye iş yaptığını doğrulamakla birlikte; bunun ancak bir yıl sürdüğünü, daha sonra Ata Akdoğan’ın taşeron firmadaki görevinden ayrılarak Belediye’ye danışman olduğunu ve sonrasında firmasının Belediye işleri almadığını beyan etmiştir.

Bu bakımdan, haberde yer alan birtakım olguların maddi gerçekle bağdaşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Maltepeanadolugazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen’e, Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz.” şeklindeki 6. maddesi doğrultusunda “UYARI” verilmesine OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.