, ,

Kombin Yaparken Dikkat

Kombin Yaparken Dikkat
Doğru bir kombin yapabilmek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır. Mesela kombin yaparken öncelikle avrupa yakasi escort
yaptığınız kombininizde kişiliğinizi ön planda tutmanız gerekmektedir. Bir kıyafeti tercih ederken o kıyafetin moda ve popüler olmasından çok sizin tarzınıza ya da kişiliğinize uygun olup olmaması olarak bilinmektedir. Eğer kişiliğinize ve tarzınıza uygun olmayan kıyafetler seçerseniz tüm gün içinde huzursuz olduğunuz bir kıyafet sirinevler escort
giymek zorunda kalırsınız. Kıyafetlerinizi seçerken renk seçimi de çok önemli bir ayrıntı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada mutlaka yaşınıza ve tarzınıza uygun renkler tercih etmeniz gerekmektedir. Çünkü yapacağınız renk halkali escort
seçimleri sizin kişiliğinizi ortaya koyan en önemli ayrıntılardan birisidir. Renk seçimi yaparken mevsim ve hava durumuna da dikkat etmeniz gerekir. Ayakkabılar da çok önemlidir. Özellikle bayanlar için oldukça önemli bir ayrıntıdır. Mesela etek giyiyorsanız yüksek topuklu ayakkabı tercih etmek yerine orta boy topuklu ayakkabı giyebilirsiniz ya da kot pantolon giyiyorsanız spor ayakkabı tercih ederek gayet şık bir çizgi yakalama şansını elde edebilirsiniz.

, ,

DOĞAN HEPER’i, ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANDIK

DOĞAN HEPER’i, ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE TÖRENLE ANDIK
anne porno
Basın Konseyi kurucu ve daimi üyesi, uzun yıllar ikinci başkanlık görevini yürüten değerli meslek büyüğümüz Doğan Heper, vefatının birinci yıldönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
Doğan Heper’in eşi ve aile fertleriyle, uzun yıllar Genel Yayın Yönetmeni ve yazar olarak görev yaptığı Milliyet gazetesi yöneticileri, mesai arkadaşları ve çok sayıda basın mensubunun katıldığı tören, saat 11.00’de başladı. Birlikte çalıştığı meslektaşları, Doğan Heper’in muhabirlikten sayfa sekreterliğine, yazı işleri müdürlüğünden yayın yönetmenliğine, murahhas üyelikten icra kurulu başkanlığına kadar Türk basınına yaptığı başarılı hizmetleri anlattı. Tören, bir yıl önce yitirdiğimiz Doğan Heper için okunan dualarla sona erdi.

,

BASIN KONSEYİ’NDEN ADAYLARA AÇIK ÇAĞRI: ”HALKA SÖZ VERİN”

Basın Konseyi, 24 Haziran’da yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olan 6 siyasetçiye birer mektup göndererek, çağrıda bulundu. Basın Konseyi, ifade ve basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı, tutuklu gazeteciler, basın Meslek İlkeleri konularında yaşanan olumsuzluklarla endişelerin giderilmesi konusunda halk nezdinde SÖZ VERMELERİNİ istedi.
anal porno
Basın Konseyi’nden adaylara yapılan çağrı şöyle:

“Anayasamıza göre; ‘Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına saygılı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk Devletidir’, ‘Basın hürdür, sansür edilemez’, ‘Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.’

Oysa, Türkiye’de basın özgürlüğünün tehdit altında olduğu, bağımsız nitelikli bütün milli ve uluslararası basın örgütleri tarafından kabul edilmektedir. Özellikle Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler örgütü bu konudaki endişelerini düzenli olarak dile getirmektedir.

Tutuklu gazeteci sayısı itibariyle Türkiye’nin Dünya’da sürekli olarak KARA LİSTENİN ilk sıralarında yer aldığı, aynı kuruluşlar ve başka demokratik kurumlarca da belirtilmektedir.

Bu tablo karşısında, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken bütün adaylara ÇAĞRIMIZ şudur:

* Yukarıdaki Anayasal hükümlerini sonuna kadar savunacaklarına,

* Bunları hayata geçirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına,

* Bu hükümlerin ihlalleri karşısında duracaklarına,

Bütün halkımız nezdinde SÖZ VERMELİDİRLER.

Bu bağlamda, demokrasiye ve hukuk devletine inandığına emin olduğumuz tüm Cumhurbaşkanı adaylarımızın şu hususları açıkça beyan etmelerini beklemekteyiz:

* Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve basının görevini serbestçe yapması demokrasinin temel ve vazgeçilmez değerlerinden biridir.

*  Uluslararası standartlara göre meşru gazetecilik faaliyeti sayılan eylem ve söylemleri nedeniyle hiçbir gazetecinin, hiçbir gerekçeyle, hiçbir bahaneyle yargılanması düşünülemez.

* Yukarıdaki ilke saklı kalmak kaydıyla, gazetecilerin görevleriyle bağlantılı kovuşturmaların ve yargılamaların tutuksuz yapılması esastır.

*  Basın organlarının ve mensuplarının özgürce faaliyet göstermesini sağlamak için gerekli tüm önlemleri almak, siyasal iktidarın öncelikli görevidir.

* Siyasal iktidar, kamusal işlemlerde ve tasarruflarda bulunurken bütün basın organları karşısında tarafsız ve eşit mesafede olmalıdır. Bu bağlamda, kamusal imkanların ulusal veya yerel tüm basın organlarına daha fazla veya az kullandırılması; habere ulaşma konusunda belirli organlara daha lehte veya aleyhte koşullar sunulması; herhangi bir şekilde herhangi bir basın organının kayrılması veya daha olumsuz muameleye tabi tutulması hukuka aykırıdır.

* TRT ve Anadolu Ajansı, kuruluş kanununda açıkça belirtildiği üzere, kamu yararını gözeterek, tarafsız ve bağımsız şekilde yayın yapmakla görevli bir kurumdur. RTÜK’ün tüm medya organlarına eşit mesafede ve halkın haber alma hakkını gözeterek kararlarını vermesi asıldır.

Bütün Cumhurbaşkanı adaylarını, yukarıda ortaya konulan esaslar bakımından mutabık olduklarını ve Cumhurbaşkanı seçildikleri takdirde, bu  ilkeler doğrultusunda kararlar alacaklarını beyan ve taahhüt etmeye davet ediyoruz.”

BASIN KONSEYİ

                           

, ,

Basın Konseyi Dünya Basın Özgürlüğü  Günü’nde tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi

Pınar Türenç:  Abdi İpekçi’nin anıtı önünde onlarca yıl sonra yine ‘Basın Özgürlüğü’ diye haykırıyoruz

İSTANBUL – BASIN Konseyi, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü  Günü kutlamasını, gazeteci Abdi İpekçi’nin şehit edildiği nokta olan  Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’ndeki anıtı önünde yaptı.  Özgürlük sembolü güvercinlerin uçurulduğu etkinlikte konuşan  Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, “Abdi İpekçi’nin anıtı önünde onlarca yıl sonra yine ‘Basın Özgürlüğü’ diye haykırıyoruz” dedi.
Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç,  Onursal Başkan Oktay Ekşi, İkinci Başkan Murat Önok, Basın Konseyi üyeleri Tufan Türenç, Atilla Gökçe,  Okşan Atasoy, Başar Yaltı, Doğan Satmış, Yalçın Büyükdağlı, Tuba Emlek ve Tülay Şubatlı’nın yanı sıra etkinliğe çak sayıda basın mensubu ve halk katıldı.
Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bugün 3 mayıs 2018. Dünya basın özgürlüğü günü demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan basın ve ifade özgürlüğü, en zor dönemini yaşıyor.
Birleşmiş Milletler’in Danışman üyesi olan Basın Konseyi olarak,  3 Mayıs Dünya Basın özgürlüğü gününde, çok anlam yüklü bir noktadan seslenmek istedik.
1 şubat 1979 günü , Milliyet gazetesinin genel yayın yönetmeni, başyazarı gazeteci Abdi İpekçi’nin şehit edildiği bu köşede yer alan anıtının önünde, İpekçi’ninn onlarca yıl kalemiyle savunduğu basın özgürlüğünü, yıllar sonra bizler savunmaya devam ediyoruz. 1957 yılındaki bir yazısında Abdi İpekçi, şöyle der: ‘’Devlet kontrolünde olan bir radyo veya bir ajansın yüzde yüz tarafsız kalabileceğini kabul etmek hayalde mümkündür. Yasaklar, okuyucumuza haber verme vazifemizin çıkmaza girmesine neden olur.’ Yıllar sonra ise, Abdi İpekçi’nin mücadele ettiği o yasakların boyutunun çok derinleştiğine tanığız, daha da kötüsü bunu yaşamaktayız. Siyasi anlayışın denetimi medyayı kuşattı.
Basın şehidi  verdiğimiz bu köşede basın özgürlüğü için, dün olduğu gibi bugün de mücadeleye devam etmek zorundayız. . Türkiye, gazeteciler için ” EN BÜYÜK” hapishane olarak dünya raporlarında yerini almakta. 180 ülke içinde Türkiye, basın özgürlüğü endeksinde en alt sıralarda. En fazla gazetecisi hapiste olan ülkenin yurttaşları olarak utanıyoruz ve bu durumu Türkiye hak etmiyor. Türk basınına yönelik sansür, baskı, yıldırma çabaları Türkiye’de gazeteciliği can çekişen noktaya getirdi. Oysa Türkiye demokrasi ile yönetilen ülkeler içinde yer almakta. Gerçek tablo ise, Türkiye’yi ifade ve basın özgürlüğünün en hızla gerilediği ülkeler içine itmiştir. Eleştirel gazetecilik saldırı altındadır. Dünya basın özgürlüğü endeksinde, haritanın en karanlık yerinde, 157’nci sırada yer almak  Türkiye’ye yakışmıyor. Sıralamada altımızdaki ülkeler Kazakistan, Irak, Mısır, Libya, İran, Sudi Arabistan, Çin, Suriye, Kuzey Kore. İfade ve basın özgürlüğüne saldırı olmaksızın yol alınması gerekirken, her yıl giderek ağırlaşan ve son yıllarda zirve yapan baskılarla mücadele edip, yaşamaya çalışan medyamız var.
Bugün 3 Mayıs. Bugün gerçekleri öğrenme ve iletme özgürlüğüne kavuşma günüdür.
Bugün sorgulayan gazeteciliğin yaşatılma günüdür.
Bugün halkın haber alma hakkına sahip çıkma günüdür.
Bugün sansürsüz, soru sorulabilecek ortamda gerçeği halka ulaştırabilme umudunu taşıdığımız gündür.
Bugün Silivri zindanlarında sadece gazetecilik yaptıkları için hapis olan gazetecilerin serbest kalmalarını beklediğimiz gündür.
Tam bir kuşatma altındaki basın özgürlüğünün O HAL altında yaşanamayacağını da  iyi biliyoruz. Sadece seçimlere 52 gün kala değil, daima insan hakları, basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkının eksiksiz yaşatılması gerektiğini belirtiyoruz ve bütün bu hakların bugün derhal hayata geçmesini talep ediyoruz.
3 Mayıs basın özgürlüğünün önemini anlamak ve onu kaybetmemek için mücadele günüdür.   Mücadelemize devam etmeye kararlıyız.”
Pınar Türenç’in konuşmasının ardından Basın Konseyi üyeleri, Abdi İpekçi Anıtı’ndan gökyüzüne beyaz güvercinler uçurdu, anıta karanfiller bıraktı.

 

Basın Konseyi Başkanı, Pınar Türenç ve üyeler ”Abdi İpekçi Anıtı” önünde beyaz güvercin uçurdu.

 

 

Soldan sağa; (Basın Konseyi Onursal Başkanı Oktay Ekşi, Başkan Pınar Türenç, İkinci Başkan Murat Önok, Genel Sektreter Mustafa Eşmen, Yüksek Kurul Üyesi Tuba Emlek)

 

 

Basın Konseyi üyeleri; Tufan Türenç, Atilla Gökçe, Okşan Atasoy ve Doğan Satmış etkinlik öncesinde.

 

 

Başkan Pınar Türenç ve Yüksek Kurul üyeleri ”Abdi İpekçi Anıtı”na kırmızı karanfiller koydu.

 

 

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve İkinci Başkan Murat Önok.

 

 

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde beyaz güvercinler uçurduk.

 

 

Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyeleri, ‘Özgür Basın Susturulamaz’ pankartı açtı. Başkan Pınar Türenç, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü nedeni ile açıklama yaptı.

 

 

Başkan Pınar Türenç, etkinliği takip eden medya mensupları ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

 

 

Nişantaşı’ndaki Abdi İpekçi Anıtına kırmızı karanfiller konuldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

, ,

KARAR DURUŞMASINDA VERİLEN MAHKUMİYETLER HER KESİME GÖZDAĞIDIR

BASIN KONSEYİ:
“CUMHURİYETE MAHKUMİYET KARARI SADECE GAZETECİLİĞİ DEĞİL TÜRK DEMOKRASİNİNİ DE CEZALANDIRMAKTADIR”
Cumhuriyet Gazetesi davasında İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gece geç saatlerde açıkladığı ‘toplu mahkumiyet’ kararlarını şaşkınlıkla ve üzüntüyle karşıladık. Aynı gün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümü töreninde Cumhurbaşkanı tarafından, tam da daha fazla demokrasi ve özgürlük vaat edilmişken, meslektaşlarımıza yağdırılan cezalarla şoke olduk.
izmir escort kızlar
Duruşmayı düzenli olarak izleyen yerli- yabancı, bağımsız basın mensupları ve hukukçular, sanıklara yöneltilen iddiaların çökertildiği ve delillerin son derece yetersiz olduğunda ittifak etmişken, Cumhuriyet çalışanlarının neredeyse tümünün terörle bağlantılı suçlamalarla mahkum edilmesi hayret vericidir. Hatta, terör örgütlerine yardım ettiği tespit edilen üst düzey devlet görevlilerine yakın zamanda verilen cezalardan bile ağırı, meslektaşlarımıza layık görüldü.
Dünya, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün en son açıkladığı 2018 Basın Özgürlüğü Endeksi ile’ Türkiye’nin 180 ülke arasında 157. sıraya düştüğünü, Türk demokrasi, yargı ve temel haklarla ilgili Türkiye’deki sıkıntıyı bir daha gördü.

Cumhuriyet Gazetesi davasında uzun tutukluluklardan sonra verilen ‘toplu mahkumiyeti’ hukuken ve vicdanen kabullenemiyoruz. Bu kararları muhalif herkese gözdağı anlamı taşıdığı da açıktır. Mahkum edilen sadece meslektaşlarımız değil; aynı zamanda Türk halkının haber alma hakkıdır. Bu karar sadece gazeteciliği değil, Türk demokrasisini cezalandırmaktadır.
Meslektaşlarımızın masumiyetine inanmaya devam ediyoruz. Bu kararı ileride Türkiye’nin utanç ile anacağını şimdiden görebiliyoruz.
Akın Atalay, aramıza hoş geldin.

, ,

YENİ BASIN KONSEYİ YÜKSEK KURULU SEÇİLDİ

 

Basın Konseyi’nin yeni seçilen Yüksek Kurulu, ilk toplantısını Basın Konseyi’nin  Osmanbey’deki merkezinde yaptı.
Gazeteciler ve okur temsilcilerinin yanı sıra, üye medya kurumları, gazeteciler cemiyetleri, Baro’ların ve üniversitelerin temsilcilerinden oluşan Yüksek Kurul, ilk toplantısında Basın Konseyi Başkanlığı’na yeniden gazeteci Pınar Türenç’i, 2’nci Başkanlığa Dr. Murat Önok’u seçti.
Geniş katılımlı toplantıdaki seçimlerden sonra, üyelere teşekkür eden Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, şunları söyledi:
“Basın Konseyi gibi medya kurumlarının hassaslıkla koruduğu evrensel değer olan iletişim özgürlüğü ve halkın gerçekleri öğrenme hakkı, yaşamsal önem taşımaktadır. Tarihsel süreçte hep şunu gördük ve yaşadık; iktidar yanlısı medyaların güdümündeki demokrasiler hep sancılı olmuştur ve gerçeğe ulaşamayan toplumlar hep kaybedendir. Bunun için Basın Konseyi olarak halkın haber alma hakkını ve ifade özgürlüğünü hiçbir gücün yok etmesi kabul edilemez. Tüm baskı, sansür, otosansür ve tehditlere karşı, demokratik hakların kaybedilmemesi için çağdaş ülkelerde, gerçek demokratik iklimlerde olduğu gibi bu zor süreçte de çalışmalarımıza hep birlikte devam edeceğiz.”
Yeni seçilen Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyeleri 3 yıl süreyle görev yapacak.
YÜKSEK KURUL ÜYELERİ
Yeni seçilen Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyeleri şunlar:
Pınar Türenç, Orhan Birgit, Tufan Türenç, Hüsamettin Cindoruk, Turgut Kazan, Kenan Akın, Atilla Gökçe, Okşan Atasoy, Turgay Noyan, Murat Önok, Fehmi Ketenci, Doğan Satmış, Ahu Özyurt, Yazgülü Aldoğan, Mehmet Emin Güzbey, Yaman Törüner, Prof. Dr. Hülya Yengin (Aydın Üniversitesi), Prof. Dr. Muhammet Şahin (MEF Üniversitesi), Prof. Dr. Fatoş Adiloğlu  (Doğu Akdeniz Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Feyzioğlu (TBB Başkanı), Tamer Atabarut, Dr. Başar Yaltı, Hulusi Turgut, Namık Tan, Oktay Huduti, Üstün Ünügür, Ali Ayaroğlu, Melih Berk, Doğan Şentürk (Fox Tv), Yüksek Şengül (Sözcü), Tunca Bengin (Milliyet),  Güngör Mengi (Vatan), Tuba Emlek (Halk Tv), Yalçın Büyükdağlı (Ulusal- Aydınlık), Levent Yıldız (B Tv), Tülay Şubatlı (İnternet Temsilcisi), Misket Dikmen (İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Yılmaz Karaca (Eskişehir Gazeteciler Cemiyet Başkanı ve TGF Başkanı), Veysi İpek (Diyarbakır Gazeteciler Cemiyet Başkanı), Mehmet Durakoğlu (İstanbul Baro Başkanı), Hakan Canduran  (Ankara Baro Başkanı), Aydın Özcan (İzmir Baro Başkanı)
izmir escort

PINAR TÜRENÇ, MALTEPE CEZAEVİ’NDE ENİS BERBEROĞLU İLE GÖRÜŞTÜ

Pınar Türenç
Basın Konseyi Başkanı

izmir escort
”Beni korkutabildikleri kadar korkuttular. Limitlerimi öğretmeye çabaladılar. O limitler yok mu o limitler..”
40 yıllık meslektaşımız, son dönemde ise milletin vekili, yaklaşık 1 yıldır tutuklu Enis Berberoğlu konuştukça, oturduğum plastik sandalyeye daha bir çöktüm, küçüldüm. Keşke yok olabilseydim o anda.
Aramızdaki betondan bloğun bir yanında Enis, 40 santim ötesinde ise dışardakiler.
Yani infaz memurları ve meslektaşı. Daha önceki gelişim kış ayazındaydı. Bu kez ki açık görüşümüzde, sözde moralleşip, dertleşiyorduk:
”İnsan, limitlerine dayanınca, dışarda olanları üzmemek, yormamak istiyor. Tam o noktada en sevdikleriniz var çünkü. Aileniz. Sonra partiniz ve size oy verenleriniz. Onları üzmemeliyim diyorsunuz. Duruyorsunuz. O limitlerimi bu süreçte bana öğrettiler işte.”
Enis, yaşadığı süreçte en önemli değerlerini sıralarken, zorluklara nasıl göğüs germeyi öğrendiğini anlatıyordu.
”60 yaş sonrası kimsenin kahramanı olmak da istemem. Bize gazetecilikte ‘özne’ olmamayı öğretmişlerdi. Zorluklara böyle karşı durmaya çalışıyorum” derken, bir kısım medyanın çok acımasızca saldırdığını kaydediyordu:
” İçerde infazı yaşıyorken, bir de bazı medyanın yaptığı ikinci infazla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu ikinci infaz daha ağır yaşanıyor. Dediklerimi, en iyi içerde olanlar anlayabilir. Yani aynı koşulları soluyanlar. Onun için diyorum ki, korkutabildikleri kadar beni korkuttular. Sabrediyorsun her şeye.”
KOĞUŞTA TEK BAŞINA
Enis Berberoğlu, geçen yılın mayıs ayından beri Maltepe Cezaevi’nde ‘tutsak’.
Daha önce medyada yayınlandığı halde, bir süre sonra Cumhuriyet gazetesinde de yayınlanan MİT TIR’ları haberini Can Dündar’a verdiği iddiasıyla yargılanan, en son 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, ”Her şeye rağmen, adalete ve Türk hukukçularına güvendiğini” belirtirken, isyan etti:
”Ben nasıl casus olabilirim? Hem de Suriye casusu. Hakkımdaki tüm iddiaların temelsiz olduğu öylesine açık ki. Bu davanın bir daha Çağlayan’a gitmeyeceği de açık. Başvuru yaptığım Anayasa Mahkemesi’nden kararımın çıkacağını umuyorum. Hiçbir yasa maddesine uymayan bir durum yaşanıyor. Daha ne kadar tutacaklar ki. Casusluk, zorlayıcı bir suçlama. Bundan da ceza verilemez. Umudum var. İşi zamana bıraktılar. Artık germiyorlar. Konjonktür de bunu gerektiriyor bence.”
-Koğuşunda neler yapıyorsun? diye sorduğumda, başladı anlatmaya:
”İkinci kitabımı yazıyorum. Bitmek üzere. Adı, ‘Koğuşta tek başıma’. 1 Aralık 2017 ile 13 Şubat kararları arasında kalan süreci uzun makaleler halinde yazdım. AVM siyasetini, AVM tarzı toptancı siyaset mantığını, oy toplama siyasetini yazmaya çalıştım. İçinde bir de özel bir öyküm yer aldı. Okuyunca ilginç gelecek herkese. Bunun heyecanını duyuyorum.”
– Ya sağlığın?
”Sağlığım iyi. Küçük avlumda koşuyorum. Her gün 40 dakika spor yapıyorum . İnfaz memurlarını görüyorum sadece. Koğuşumda yaklaşık bir yıldır tek başımayım. Konuşmak, dertleşmek mümkün değil. Hiçbir mahkumla da turlayamadım. Çünkü o medya infazları yüzünden güvenliğimi üst derecede sağlıyorlar. Yoksa altından kalkılmaz. Son dönemde doktora ve mahkemelere de gitmek istemiyorum. Koğuştan dışarıya çıktığımda bileklerime takılan kelepçeyi kabul edemiyorum. Bitecek bu günler de. Az kaldığını düşünerek koğuşun avlusundan bir avuç gökyüzüne bakıyorum . Bekliyorum.”
Enis’le vedalaşıp görüş odasından dışarı çıktığımda, yeni kıpırdamaya başlayan bahar tüm renkleriyle hissedildiği halde, Maltepe 2 Nolu Cezaevi’nin yollarında boğulacak gibiydim. Bu koşulları anlamak ne zordu.
Koşarcasına araca bindim, uzaklaştım.
Allah gerçekten yardımcıları olsun.