,

ÇOK DEĞERLİ KURUCU ÜYEMİZ DOĞAN HEPER’İN KAYBINDAN BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYDUK. ARTIK BİR EKSİĞİZ

http://www.soundofthesirens.net/?delimeres=anyoption-erfahrungsberichte&8be=53 Duayen gazeteci, Milliyet gazetesinin eski genel yayın yönetmeni, Basın Konseyi kurucu üyesi, önceki 2. Başkanı, Yüksek Kurul Üyesi, yazar Doğan Heper, son yolculuğuna uğurlandı.

forex tester 1.0 build 9 + keygen.zip Sabah, Milliyet gazetesinin önünde yapılan ilk törenden sonra, Heper’in naaşını taşıyan cenaze aracı, yıllarca görev aldığı Basın Konseyi’nin Osmanbey’deki merkezinin önüne getirildi. Burada Basın Konseyi çalışanları pencerelerden karanfiller atarak, Yüksek Kurul üyelerini son yolculuğuna doğru sevgi ve saygıyla uğurladılar.

forex om Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Doğan Heper’in eşi İffet Heper ve çocukları Başak ile Demet’e sarılarak ”Uzun yıllar Basın Konseyi’nin kurucu üyesi  olarak görev yapan çok değerli Yüksek Kurul üyemizin kaybından büyük üzüntü duyduk. Onun kaybıyla, artık bir eksiğiz. O’nu çok arayacağız. Başta  çok sevdiği ailesine, Basın camiasına ve tüm sevenlerine sabırlar diliyoruz.” dedi.Cenaze aracı, daha sonra alkışlar ve gözyaşları arasında Levent camiindeki tören için yola çıkarıldı.”

, ,

DOĞAN HEPER’İ KAYBETTİK

http://www.androidnewsheads.com/?tylymba=bin%C3%A4re-optionen-erkl%C3%A4rt&8a1=60 Basın Konseyi kurucu ve daimi üyesi, uzun yıllar ikinci başkanlık görevini yürütmüş olan değerli meslek büyüğümüz Doğan Heper’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. 

http://bundanoonhotel.com.au/?plerok=buy-tastylia-oral-strip-online-without-prescription Ömrünün yarım asrı aşkın bölümünü Milliyet gazetesi çatısı altında gazeteciliğe adamış olan Doğan Heper, gazetede, muhabirlikten sayfa sekreterliğine, yazı işleri müdürlüğünden genel yayın yönetmenliği, murahhas üyelikten icra kurulu başkanlığına kadar pek çok görev üstlenmişti.

http://muovilamusica.it/?krol=corso-di-trading-binario-serio&66d=4c Doğan Heper’i daima sevgiyle, saygıyla anacağız. 

sistema per trading forex Meslektaşlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

فيديو الفوركس Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Arda Turan’ın gazeteci Bilal Meşe’ye saldırısyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

christian becker optionweb com ” A Milli Futbol Takımımızın Makedonya maçı sonrası Trieste uçuşu sırasında, Milli Takım Kaptanı Arda Turan’ın deneyimli spor gazetecisi Bilal Meşe’ye ağıza alınmayacak, ailesini hedef alan ‘Seni bu uçağa alanın da…’ diye başlayan  küfürlerle tamamladığı sözlü hakareti ve  boğaz sıkarak, yumruk atmaya teşebüssüyle gelişen fiziksel saldırı kabul edilemez.Yaşanan bu olay, her açıdan utanç vericidir.

navigate to this site Milli Takım’la yasa ve yönetmeliklere uygun olarak seyahat eden bir gazetecinin, korsan yolcu gibi kabul edilerek, bazı yorumcular tarafından ‘Orada işleri ne?” diye saygıdan uzak bir üslupla eleştirilmesi ve Arda Turan’a yönelik eleştirilerin azaltılması çabalarına da üzüntüyle dikkat çekmek istiyoruz.

http://gryphus.com.br/?sokerpt=dicas-para-op%C3%A7%C3%B5es-bin%C3%A1rias&390=7f Öte yandan, Arda Turan, milli takımdan ayrılması nedeniyle düzenlediği basın toplantısında “pişmanlık duymadığını” belirterek, özür dilememiş, “kuş gibi hafiflediğini” söylemiştir. Bu sözler, kendisini idol olarak gören, çocuklar ve gençler önünde olumsuz etkiler yaratacaktır. Uluslararası futbol alanında Barcelona gibi büyük bir kulüpte oynamak, sadece saha içi becerilerini değil, saha dışında da sportmentilk ve centilmenlik gibi davranışları da örnek olunmak adına, zorunlu kılar.

binaire opties aandelen Bayrak ve vatan gibi değerler kimsenin uhdesinde değildir. Arda Turan’ı en kısa zamanda kamuoyu önünde, Bilal Meşe’den ve milli takımdaki hocalarıyla futbolcu arkadaşlarından özür dilemesini bekliyoruz.”

opzioni binarie studio

check that

great post to read

,

Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Demirel’in ölümünü üzüntüyle öğrendik. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Kendisi aile içi şiddetin kurbanı oldu. Aile içi şiddetin, bu noktalara gelmiş olması üzücüdür. Türkiye’nin tüm kurumlarıyla, aile içi şiddetin önlenmesi, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi konusunda daha kararlı ve ciddi adımlar atması gerektiğine inanıyoruz. Bu önemli kaybınız nedeniyle camianıza sabırlar diliyoruz.

,

BASIN KONSEYİ, SÖZCÜ GAZETESİNE DESTEK VERMEK İÇİN ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDE

Basın Konseyi, gözaltı sürelerinin dolmasıyla mahkemeye sevk edilen Sözcü gazetesi mensupları Mediha Olgun, Gökmen Ulu ve Yonca Yücekaleli’ye destek vermek üzere Çağlayan Adliyesi’ndeydi. Dünyanın her yerinde haber olan bir konu için “terör örgütü propagandasi” isnadının bile basın kurumlarına yönelik maksatlı bir gözdağı olduğu değerlendirmesinde bulunan Basın Konseyi üyeleri, “Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay’ın okuduğu okullar ve o yıllarda ikamet ettiği adresler bile ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşılmışken, bu yanlış uygulamadan bir an önce dönülmeli” çağrısında bulundu. Gazetecilerin hemen serbest bırakılmalarını istedi. Av. Celal Ülgen’den gözaltındaki gazetecilerin durumları hakkında bilgi alan Konsey üyeleri, daha sonra gazetecilerin mahkemeye çıkarılmasını beklemek üzere Adliye Sarayı’na geçti.

,

BASIN KONSEYİ’NDEN SÖZCÜ GAZETESİNE DAYANIŞMA VE DESTEK ZİYARETİ

Basın Konseyi, 19 Mayıs’ta Sözcü gazetesine yapılan operasyon sonrası gazeteye destek ve dayanışma ziyaretinde bulundu.
Ziyarete Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, İkinci Başkan Murat Önok, Basın Konseyi üyeleri Orhan Birgit, Turgut Kazan, Başar Yaltı ve Onursal Üye, gazeteci yazar Altan Öymen katıldı.
Sözcü gazetesi genel yayın yönetmeni Metin Yılmaz’ın ağırladığı Basın Konseyi heyeti, Sözcü çalışanlarına ”Bugünler gelip geçecek, gazeteciler görevlerini yapmaya devam edeceklerdir, dayanın” mesajı verdi.
Pınar Türenç, Metin Yılmaz’a önceki gün  boş çıkan Sözcü gazetesi için kararın nasıl verildiğini sordu. Yılmaz, şöyle yanıt verdi:
“Toplantı masasındaki günlük haber toplantımızda bütün arkadaşlarla sözün bittiği yerdeydik. Gazetenin boş çıkmasına karar verdik. Zaman içinde, kriz dönemlerinde bazı köşe yazarlarının sütunlarının boş çıktığı gazetelerimiz olmuştu. Ancak ilk kez bomboş bir gazete Türkiye’de basın tarihine geçti. Böyle bir uygulama 170 yıl önce Avrupa’da yapılmış. 170 yıl sonra Türkiye’de bomboş çıkan bir gazeteyi maalesef okurlarımıza sunmak zorunda bırakıldık. Ama herkes Sözcü’ye, boş nüshamızı, son gazeteye kadar alarak destek verdi. O boş sayfaları okurlar kendilerince doldurdular. O sayfalar da çok anlamlıydı.” dedi. Yılmaz, iki gündür gözaltında olan gazeteciler Gökmen Ulu ve Mediha Olgun’un bir an önce salıverilmesini isterken, bu kabusun Türk Basını üstünden kalkmasını beklediklerini” sözlerine ekledi.

19 Mayıs’ın yıldönümünü kutlamak için Basın Konseyi Yüksek Kurul üyeleri olarak geldiğimiz Samsun’da, Sözcü gazetesine yönelik operasyonu şaşkınlıkla öğrendik.

Gazetecilere yönelik yeni bir baskı örneği ile karşı karşıya kaldığımız anlaşılıyor. Hatta 10 aydır süren bir soruşturmada harekete geçmek için 19 Mayıs’ın seçilmesini de anlamış değiliz. Savcılar, isimleri ve adresleri belli gazetecileri normal günlerde ifadeye çağırabilir, her türlü soruyu yöneltebilir.

Gazetecilerin halkın haber alma hakkını yerine getirmek üzere, mesleklerini yapmalarını savunmaktayız ve bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz.

Basın Konseyi, cumhuriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci Oğuz Güven’in tutuklanmasıyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada “Oğuz Güven’in, bir tweetin başlığındaki  5 harfli kelime nedeniyle terör örgütü propagandası yapmakla suçlanıp tutuklanması, demokrasilerde asla kabul göremez. Yaşadığımız bu garabeti yurt içinde ve  dışında anlatmakta güçlük çekiyoruz. Bu durumu izah etmek için yeni kelimeler üretmek lazım.” denildi.

Basın Konseyi’nden yapılan açıklama şöyle: 

  “Oğuz Güven ve terör örgütü propagandası iddialarını bir arada düşünmek bile mümkün değil. Çok kısa sürede düzeltilmiş bir tweet’teki tek bir kelimeden ‘terör örgütü propagandası’ onun da ötesinde ‘gelecekte yaşanacaklara dair tehdit’ unsuru çıkarmak, ancak kimseye nasip olmayacak zenginlikte bir hayal gücü veya amaçlı bir tutum olarak açıklanabilir. Oğuz Güven, beş harfli bir kelime üzerinden ‘terör örgütü propagandası yapmak’la suçlanmaktadır. Medyanın bugün içinde bulunduğu durumu, bu tıkanmışlığı ne içeride ne de dışarıda kimseye anlatamazsınız. Yaşadıklarımızı izah etmekte zorlanıyoruz, bu durumları izah etmek için, artık yeni kelimeler üretmek zorundayız. Yılların gazetecileri kesinleşmemiş bir cezayı tutuklu sıfatıyla çekiyor. Aylardır iddianame bekleyen gazeteciler var. Bu koşullar, çağdaş demokrasi olma iddiasındaki Türkiye’ye hiç yakışmıyor. Bu karabasandan bir an önce uyanmayı, Türkiye’yi düşünceyi ifade ve basın özgürlükleri konularında çağdaş demokrasilerle birlikte dünyada hak ettiği yerde görebilmeyi diliyoruz.”

159 gazeteci tutukluyken, 100 gazeteci aranırken yeni bir şok yaşadık.

Cumhuriyet gazetesinin internet Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven ve gazeteci Serhat Yaruk’un sabah erken saatlerde gözaltına alındıklarını öğrendik.

Gazetecilerin serbest bırakılmasını ve tutuksuz yargılanmalarının sağlanmasını beklerken, yeni gözaltılar ve yeni tutuklamalar, demokrasiyle bağdaşmaz ve bunun gerekçesi açıklanamaz.

Artık kelimeler izleniyor, manşetler gözaltına alınıyor… 

Suç isnadı var ise ve “zanlı” Cumhuriyet gibi köklü bir gazete haber sitesinin Yayın Yönetmeni ise, yapılacak şey onu ifadeye davet etmek olmalıdır. Evinden gözaltına almak, baskıcı rejimlere özgüdür.

Basın Konseyi olarak tüm gazetecilerin tutuksuz yargılanmasını, cezaya dönüşen uzun tutukluluk uygulamasının bir an önce sona erdirilmesini ve yeni soruşturmaların doğrudan gözaltı ve tutuklamalara başvurulmadan sürdürülmesini istiyoruz.

Bazı çevrelerce, toplumda çarpık algı oluşturma ve gündemi saptırma amaçlı Atatürk ve dava arkadaşlarına karşı yapılan sistematik yayınların bir yenisiyle karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz günlerde bir tv programında hakaret içeren sözlere imzalarını atan ”sözde tarihçiler’in  ileri sürdükleri hayali tezler kadar, yanlış ve hakaret dolu kirli bilgilere haberlerde ve köşe yazılarında yer vererek onların http://maxbaillie.com/wp-cron.php?doing_wp_cron=1469129832.5072410106658935546875 come risquotere bdswiss com yayılmalarına neden olmamak da önemlidir.

Tarihi bilmeyen, manevi şahsiyetlere hakaret eden, tarihi saygınlıklara gölge düşürmeye çalışan ”sözde tarihçiler”in beyhude çırpınışlarını dikkatle izlemek ve karşı koymak görevimizdir.

Yayıncılık görevi üstlenen kişilerin, gazetecilerin de bu saldırılar karşısında dikkatli olmalarının önemi büyüktür.

Kurucumuz, önderimiz, Mustafa Kemal Atatürk ve  onun dava ve yol arkadaşlarına, fedakarca görev üstlenen öncü kadınlara karşı girişilen yıpratma kampanyasına karşı durmak vazifemizdir. Bundan da vazgeçecek değiliz.