,

Nedim Şener Basın Konseyindeydi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun, Silivri L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İnceleme Taslak Raporunda yazılmış olan görüşlere karşı tutuklu gazetecilerin cevaplarını tespit etmek için Basın Konseyi tarafından oluşturulan komisyon bugün ikinci toplantısını Gazeteci Nedim Şener ile yaptı.

Nedim Şener ile Yüksek Kurul Üyesi Gazeteci Pınar Türenç ile Konsey Genel Sekreteri Av. N. Kaan Karcılıoğlu bugün Basın Konseyinde bir araya gelerek Silivri Cezaevindeki koşullar ve burada inceleme yapan TBMM Komisyonunun rapor taslağını değerlendirdi.

Komisyonun çalışmaları bittiğinde, hazırlanan rapor kamuoyuna duyurulacaktır.

,

Cezaevine uygulanan ambargo Basın Konseyi'ne yapılan şikayet ile ortadan kaldırıldı.

Sincan 2 Nolu F-Tipi Cezaevinden Basın Konseyine Başvurarak Özgür Gündem Ve Azadiya Welat Gazetelerine Ulaşamadığını Belirten Bir Vatandaşımız, Yazdığı Mektuptan Sonra Gazetelere Ulaşmaya Başladığını Bildirdi. Şikâyet Mektubu Adalet Bakanlığına İletilerek Cezaevlerindeki Tutuklu Ve Hükümlülerin İfade Ve Haber Alma Özgürlüklerinin Kısıtlanmaması İstenilmişti. Bakanlık Bu Yazı Üzerine, Uygulamayı Düzeltmiş Ve Ambargoyu Kaldırmıştır.

,

Basın Konseyi Genel Sekreteri N. Kaan Karcılıoğlu AB İlerleme Raporu Ve Gazetecileri Koruma Komitesi (Cpj) Raporu Çerçevesinde Türkiye’deki Basın Özgürlüğüne İlişkin Değerlendirme Yaptı

Ülkemizde son yıllarda gazetecilere ve gazetecilik faaliyetlerine yönelik adli ve siyasi baskılar artmaktadır. Bu durum, gazetecilik faaliyetinden ötürü tutuklu ve hükümlü durumda bulunanların sayısındaki fazlalık nedeniyle her zaman olduğundan daha fazla gündeme gelmektedir.

Son haftalarda, AB İlerleme Raporu ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Türkiye Raporu ile dikkat çekilen hususlar, Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü konusunda ciddi sorunlar bulunduğunun artık uluslararası alanda da kabul edildiğini ortaya koymaktadır.

Bu gibi tartışmalarda mesele, “kaç tane gazetecinin, gazetecilik faaliyetinden dolayı tutuklu bulunduğu” değildir. Asıl mesele, Türkiye’de basın özgürlüğünün kısıtlanmakta oluşudur. Ulusal veya uluslararası organlar tarafından ortaya atılan rakamların şu veya bu şekilde değişmesi, bazı gazetecilerin, gazetecilik faaliyeti dışında nedenlerle hükümlü bulunduğunun ortaya konulması mümkündür. Ancak bu şekilde yapılan savunmaların, basın mensupları üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmadığı ortadadır.

İfade özgürlüğü, muhalefet edebilme hakkı demektir. Bu sebeple, muhalif olmanın riskli bir faaliyet haline geldiği algısı dahi, ifade özgürlüğünün kısıtlandığı anlamına gelir.

Gazetecilerin gazetecilik faaliyetlerinden ötürü özgürlüklerini kaybetmeleri, ailelerinden uzak düşmeleri toplumsal barışın yeniden tesisini güçleştirmektedir. Dileğimiz, küslüklerin sona ermesine vesile olan Kurban Bayramı’nda, artık basın özgürlüğünün kısıtlanmadığı bir Türkiye yaratmak için gerekli adımların atılmasıdır.

N. Kaan Karcılıoğlu
Basın Konseyi Genel Sekreteri

,

Basın Konseyi Vatan Gazetesi’nin Uyarılmasına, Bu Gazetenin Yazarlarından Serhat Ulueren’in Kınanmasına Karar Verdi.

I———I

Basın Konseyi, Vatan Gazetesi’nde 15 Eylül 2012 tarihinde Aziz Yıldırım’la ilgili yayınlanan haber ve bu haberdeki yorumlara ilişkin yapılan başvuruyu değerlendirerek aşağıdaki kararı vermiştir. video pubblicita bdswiss trading opzioni binarie

binäre optionen unseriös  

click to read more KARAR

check my source  

borsa ikili opsiyon nasıl oynanır ŞİKÂYETÇİ               : http://aliciamathlin.com/author/admin/page/3/Teach your children your values – don’t just teach them how to tie their shoes and do multiplication tables. Teach them how to think about the important things in life.

Aziz Yıldırım adına vekili

                                             Av. Yasemin Merçil http://davidlilja.se/eng/

Buy Tadalafil Oral Strips USA ŞİKÂYET EDİLEN      : google voice for dating 1) Serhat Ulueren

http://thuiscursusboekhouden.nl/?author=28                                            Vatan Gazetesi Yazarı

http://www.maheronline.org/?chepyrne=singellistan-norge                                       2) Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş.
http://viajes-aventuras.com/?kover=iq-option-supporto&051=bf                                            (Vatan Gazetesi)

opzioni binarie signora roma guadagna 7600 al mese ŞİKÂYETİN KONUSU      : Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Tastylia Germany Aziz Yıldırım adına vekili Find Out More Av. Yasemin Merçil tarafından, click here for info Serhat Ulueren ve look at here Vatan Gazetesi hakkında, 15 Eylül 2012 tarihli Vatan Gazetesi’nin Spor Sayfası’nda ki (s. 29) “Aziz Yıldırım Doğruyu Söylemiyor” manşetiyle yer alan “NTV binası önünde gece yarısı ‘BÜYÜK HIRSIZ’ pankartlı çok adam gördüm ne hikmetse. Taraftar, camia, halk aslında her şeyin farkında Başka söze gerek yok, O PANKART HER ŞEYİ ÇOK İYİ ANLATIYOR” ile aynı sayfada yer alan “TAM 4 SAAT BOYUNCA YALANLAR DİNLEYİP DURDUM” şeklindeki, ifadelerinden dolayı Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürerek Basın Konseyi’ne başvurulmuştur.

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Şikâyetçinin başvurusu üzerine Şikâyet Edilenlere savunmalarını bildirmeleri için Genel Sekreterliğimiz tarafından 4 Ekim 2012 tarihli yazımız ile bildirimde bulunulmuştur. Tarafımızdan yapılan bildirimler, her iki Şikâyet Edilen için, 5 Ekim 2012 tarihinde Kenan Kutlu tarafından teslim alınmıştır. Söz konusu yazımızda savunmaların sunumu için 11 Ekim 2012 tarihine kadar süre verilmiştir. Şikâyet Edilenler tarafından Genel Sekreterliğimize herhangi bir yanıt verilmemiştir.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR: Şikâyetçi tarafın Konsey’e 11 Ekim 2012 tarihinde ulaşan dilekçesi ile,

A. Aziz Yıldırım hakkında 3 Temmuz 2011 tarihinden itibaren Şikâyet edilen şahısların yazılarında ve görev aldıkları yayın organlarında masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ilkesi, lekelenmeme hakkı başta olmak üzere Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan evrensel hukuk kurallarının sürekli ve sistematik şekilde ağır biçimde ihlâl edildiği gerekçesiyle UZLAŞMA İSTENİLMEDİĞİ,

B. 1) Yüksek Kurul Üyesi Ersü Oktay Huduti’nin, avukat olarak Trabzonspor Kulübünün vekili olduğu, bu Kulüp ile Şikâyetçinin başkanı olduğu Fenerbahçe Spor Kulübü arasında çeşitli hukuki husumetler bulunduğu gerekçesiyle,

2) Yüksek Kurul Üyesi Doğan Heper’in, Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan 8.12.2011 ve 22.11.2011 tarihli yazılarıyla, Şikâyetçiyi, henüz hakkında yargı kararı verilmeden suçlu gibi gösterdiği gerekçesiyle,

Karara katılmalarına itiraz etmiştir.

Anılan üyeler toplantıya iştirak etmemişlerdir.

GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ:

Genel Sekreterlik tarafından Yüksek Kurula sunulan görüş uyarınca,

  1. Serhat Ulueren hakkında KINAMA,
  2. Vatan Gazetesi hakkında ŞİKÂYETİN YERSİZLİĞİ,

kararı verilmesi istenilmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

A)          Yapılan şikâyet üzerine başlatılan incelemeye konu olan haber-yorum, Vatan Gazetesi’nin 15 Eylül 2012 tarihli nüshasında yer almaktadır. Haber, esas olarak Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın 13.9.2012 tarihinde NTVSPOR isimli televizyon kanalında yayımlanan Futbol Aktüel isimli program ve bu programda yapılan açıklamalara ilişkindir.

Haber ve habere bağlı yorum sayfanın yaklaşık olarak üçte ikilik bir kısmına yayılmıştır. Sayfanın ortasında büyük puntolarla:“Yazarımız Serhat Ulueren F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın NTV Spor’daki sözlerini yorumladı: AZİZ YILDIRIM DOĞRUYU SÖYLEMİYOR” manşeti atılmıştır.

Bu manşetin üzerinde, Aziz Yıldırım’ın konuk olduğu program esnasında, NTV Binası etrafında toplanan bir grubun açmış olduğu, üzerinde sırtında bir çuval taşıyan yüzü maskeli bir hırsız karikatürü ile NTV’de HIRSIZ Vaaaarrr…” yazısının yer aldığı bir pankartın fotoğrafı bulunmaktadır. Şikâyet edilenlerden Serhat Ulueren tarafından, bu olaya ilişkin yapılan yorumda, “Aziz Yıldırım’a yönelik olarak “14 yılda 5 kes ‘bırakıyorum’ deyip devam etti. Bu kez kimse omuzlara almadı. Herkes olayın farkında. Pankart da başka söze gerek bırakmıyor demiş ve bu yorumun hemen altında yer alan, Aziz Yıldırım’a yönelik olduğu anlaşılan veya haberde bu şekilde yansıtılan, NTV’de HIRSIZ Vaaaarrrr…” pankartı ile ilişki kurularak Aziz Yıldırım’ı “hırsız” olarak niteleyen pankartın gerçekleri ortaya koyduğu belirtilmiştir.

Aynı kısmın altında, Ulueren tarafından devamla Ama NTV binası önünde ‘Büyük Hırsız’ pankartlı çok adam gördüm ne hikmetse. Taraftar, camia, halk aslında her şeyin farkında. Başka söze gerek yok, o pankart her şeyi çok iyi anlatıyor yorumunu yapmıştır. Şikâyet Edilenlerden Serhat Ulueren’in, Şikayete konu haberde yer alan ve birbiri ile tutarlılık gösteren, farklı anlamlara da mahal bırakmayan yorumları, Aziz Yıldırım’ı, herhangi bir dayanak da göstermeksizin “hırsız” olarak niteleyen pankartların gerçeği yansıttığını ileri sürmektedir.

Yapılan haber/yorum, bu itibarla Basın Meslek İlkelerinin, “kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırları ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki 4. Maddesine; “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” şeklindeki 10. Maddesine aykırı görülmüştür.

Bu kısımda incelenen haber/yorumdan dolayı Basın Meslek İlkeleri’nin 4. ve 10. Maddelerine aykırı davranıldığından ve herhangi bir somut olguya da dayanmaksızın Şikâyetçiyi “hırsız” olarak niteleyen pankartların gerçeği yansıttığını ileri sürdüğünden dolayı, ihlâle konu ithamların ağırlığı da dikkate alınarak, Serhat Ulueren’in KINANMASINA oyçokluğu ile; inceleme konusu haber-yoruma yer veren Vatan Gazetesi’nin UYARILMASINA oybirliği ile karar verilmiştir.

 

B)          Şikâyet edilenlerden Serhat Ulueren’e ilişkin diğer şikâyet konusu ifade ise “Tam 4 saat boyunca yalanlar dinleyip durdum şeklindeki yorumdur.

Söz konusu yorum ise, her ne kadar Aziz Yıldırım’ın katıldığı TV programındaki beyanlarını yalan olarak nitelemekteyse de, hangi beyanlarından dolayı bu yorumun yapıldığı anlaşılamamaktadır. Yapılan bu yorum ile Aziz Yıldırım’ın TV’deki beyanlarına inanılmadığı ortaya konulmaktadır.

Her ne kadar kişilerin yalancı olarak itham edilmesi, yalancı olarak nitelenen kişi için kırıcı nitelik taşımaktaysa da, kamuya mal olmuş şahsiyetlerin kamuya yönelik açıklamalarına ilişkin olarak sert eleştiriye de hazırlıklı olmaları gerekir. Bu sebeple, Şikâyetçinin katıldığı bir TV programındaki açıklamalarına ilişkin olarak, bu açıklamaların inandırıcılığına yönelik yapılan bu yorumların, “sert eleştiri” olarak kabul edilmesi ve Basın Meslek İlkeleri’ni ihlâl etmediği değerlendirilmektedir.

Bu kısımda yer alan haber/yorumundan dolayı, her ne kadar yapılan yorum içeriği itibariyle kırıcı nitelik taşımaktaysa da, bu durumun sert eleştiri olarak değerlendirilmesi, dolayısıyla Basın Meslek İlkeleri’nin ihlâl edilmemiş olduğu dikkate alınarak, Vatan Gazetesi ve Serhat Ulueren hakkında bu yönden “ŞİKÂYETİN YERSİZLİĞİNE” oyçokluğuyla karar verilmiştir.

 

(Karar No: 2012/ 35-36)

———————-

Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

,

Konsey’in Tutuklu Gazeteciler Raporu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun, Silivri L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İnceleme Taslak Raporunda yazılmış olan görüşlere karşı tutuklu gazetecilerin cevaplarını tespit etmek için Basın Konseyi bir komisyon oluşturdu.

Yüksek Kurul Üyesi Gazeteci Pınar Türenç’in Başkanlığında Müyesser Yıldız, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu ile Konsey Genel Sekreteri Av. N. Kaan Karcılıoğlu ilk toplantısını bugün gerçekleştirdi.

Hazırlanacak rapor, TBMM Üyelerine ve Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğüne gönderilecek…

,

Basın Konseyi Suriye’de Tutuklu Bulunan Gazetecilerin Kurban Bayramından Önce Serbest Bırakılmaları İçin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a Mektup Gönderdi

Basın Konseyi dün yapılan Yüksek Kurul toplantısında, Suriye’de tutuklu bulunan gazeteciler Cüneyt Ünal ve Fehmi Kadumi’nin serbest bırakılmaları için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bir mektup yazılmasını kararlaştırdı.

Bu sabah İstanbul’da bulunan Suriye Arap Cumhuriyeti Başkonsolosluğu’na teslim edilen mektup şöyledir:

“Sayın Beşar Esad

Suriye Arap Cumhuriyeti

Devlet Başkanı

Bildiğiniz üzere, Türk Gazeteci Cüneyt Ünal ve Filistinli Gazeteci Beşşar Fehmi Kadumi uzunca bir süredir gazetecilik adına görevli gittikleri ülkenizde tutuklu bulunmaktalar.

Tüm İslâm Âleminin ortak değeri olan Mübarek Kurban Bayramı’nın yaklaştığı bu günlerde, yalnızca mesleki faaliyetini yaptığı için tutuklanan ve 17 yıldır profesyonel olarak gazetecilik yapan meslektaşımızın serbest bırakılarak, Bayramı ailesi ve çocukları ile birlikte geçirmesini istiyoruz. Bu sebeple sizden özel olarak ricada bulunuyor ve bu ilginizin en kısa zamanda olumlu sonuç vereceğini umuyoruz.

Orhan Birgit

Basın Konseyi Başkanı”

,

Basın Konseyi Zaman Gazetesi Muhabiri Cihat Ünal’a Yapılan Saldırıyı Kınadı

Antalya’da düzenlenen bir golf turnuvası sırasında, Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu tarafından, Zaman Gazetesi Muhabiri Cihat Ünal’a bir saldırı düzenlenmiş saldırı sırasında Cihat Ünal’ın gözlüğü kırılmıştır. Gerçekleştirilen bu saldırı Cihat Ünal ile birlikte basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına da yönelmiştir. Basın Konseyi olarak söz konusu saldırıyı kınıyoruz.

 

,

Basın Konseyi’nin Silivri Ziyareti

5 Ekim 2012 Cuma günü Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, Yüksek Kurul Üyesi Av. Turgut Kazan ve Konsey Genel Sekreteri N. Kaan Karcılıoğlu, Silivri Cezaevi’nde yapılan KCK duruşmasını takip ettikten sonra, burada tutuklu bulunan gazeteciler Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve Soner Yalçın’ı ziyaret etmişlerdir. KCK Davasının duruşma salonu önünde yer alan kapsamlı güvenlik önlemleri ilk dikkat çeken husus olmuştur. Daha sonra tutuklu gazeteciler ziyaret edilmiş, Balbay ve Özkan’ın bir araya gelmekten ötürü moralli oldukları gözlemlenmiştir. Tutuklu meslektaşlarımızın, içinde bulundukları haksız duruma rağmen oldukça dirayetli oldukları ve vakarlarını muhafaza ettikleri görülmüştür.