Basın Konseyi Silivride…

Basın Konseyi Yüksek Kurulu Üyeleri bugün Silivri Cezaevi Kampüsünde Özel Yetkili 13. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden duruşmayı izlemişlerdir.

Konsey üyeleri davanın sanıklarından Gazeteci Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’la görüşmüşlerdir.

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit Cnn Türk’ten Cevap Hakkı İstedi

Taraf Gazetesi Yazarı  Yıldıray Oğur  7 Şubat Salı günü köşe yazısında  Gazetecilere Özgürlük Platformunun Dönem Sözcülüğü  görevinin  Basın Konseyi tarafından üstlenmesi nedeniyle Konsey Başkanı Orhan Birgit’in kişiliğini karalayan asılsız suçlamalarda bulunmuştu.

Aynı suçlamalar CNN Türk Televizyonunun Salı gecesi yayınlanan Dört Bir Taraf adlı programında da gazeteci Nagehan Alçı tarafından tekrarlanmış, Birgit’in yayın devam ederken telefonla bağlanma isteğine ise olumlu yanıt verilmemiştir.

Birgit, köşe yazarlığı yaptığı Cumhuriyet Gazetesinin 8 Şubat Çarşamba günkü sayısında bu iddiaları yanıtlayan “Gazete Yakmadan Gazeteciye Özgürlük” başlıklı bir yazı kaleme almış, CNN Türk Genel Yayın Yönetmeninden de 10 Şubat Cuma gecesi yayınlanacak Dört Bir Taraf adlı programa katılarak Nagehan Alçı ‘ya cevap hakkını kullanmak istediğini bildirmiştir.

Birgit’in Yıldıray Oğur ve Nagehan Alçı’nın iddialarına verdiği cevaplar şu şekildedir:

DÜZYAZI/Orhan Birgit

http://www.hopeforthewearymom.com/?strazu=simulatore-di-trading-opzioni-binarie&9e6=4a simulatore di trading opzioni binarie GAZETE YAKMADAN GAZETECİYE ÖZGÜRLÜK

operazioni binarie sono delle truffe risponde la guardia di finanza 93 Medya kuruluşu, bundan bir süre önce “ buy Seroquel no prescription low cost Gazetecilere Özgürlük Platformu” adı altında bir oluşumun çatısı altında toplandılar. Gazeteciler hakkında option trade commenti Özel Yetkili Ağır opzioni binari cosa sono Ceza Mahkemelerinde terör suçu şüphelisi savı ile ardı ardına açılan davalar, yayınlanma aşamasında toplanan kitaplar nedeni ile kurulan bu birlikteliğin sözcülüğü iki ayda bir, gazetecilik meslek kuruluşları arasında devralınıyor.

1 Şubatta indicador efectivo opciones binarias Türkiye Gazeteciler Cemiyetinden buy Lyrica in canada Basın Konseyine geçen sözcülük görevini Konseyin Başkanı olarak benim üstlenmiş olmamı , köp Viagra pÃ¥ nätet Hagfors Taraf  Yazarı  las opciones binarias Yıldıray Oğur dünkü  köşe yazısının konusu olarak almış.

Baştan aşağı ya dayanağı olmayan; ya da  yalan olduğu defalarca ortaya konulduğu için “ binäre optionen insider tipps son kullanım tarihleri” geçmiş olan isnatlarla örülmüş bu yazı nedeni ile – elbette İspat Hakkı tanıyarak-yargıya gitsem Başbakan gibi, ben de bu meslektaşımı tazminat ödemeye mahkum ederim.

Ama politikacılık dönemimde de, ondan önce ve sonraki gazetecilik uğraşılarımda da hiçbir gazeteci ile yargı önünde hesaplaşmayı düşünmedim.

Okurlarımdan özür dileyerek bugünkü “ forex currency rates in karachi Düzyazı”yı  “ Sildenafil Citrate werden billiger Ya gazetecilere özgürlük ya yakarız bu gazeteleri” başlıklı yazının sahibine vermek istediğim yanıta ayıracağım.

وسطاء الخيارات الثنائية في دبي Tan gazetesine yönelik comprar priligy 30 mg entrega rapida 4 Aralık 1945’te ثنائي الخيار الماسح الضوئي CHP nin köpa Viagra online lagligt İstanbul Parti Müfettişi ez trader broker Alaattin Tiritoğlu tarafından düzenlendiği sonradan belirlenen mitinge  katılan binlerce öğrenci arasında, İstanbul Hukuk Fakültesi birinci sınıfının 1 aylık öğrencisi olarak Anayasa Hukuku dersi sırasında sınıfa giren Tahsin Atakan’ın  elindeki Tanin gazetesinde “Kalkın Ey Ehli Vatan” manşetini sallayarak “Beyazıt Meydanında Toplanıyoruz” çağrısına öteki öğrencilerle birlikte katılmış olmam, Tan Matbaasına saldırarak tahrip eden güruh içine karıştığımı size  hangi  somut kanıtlar yazdırıyor Bay Yıldıray Oğur?

O miting için Taraf yazarlarından Sayın Alper Görmüş’ün birkaç yıl önce bir Haber Dergisinde yazdıklarına da verdiğim yanıtta anlattıklarımı görmezden gelmek, Basın Meslek İlkelerini okuma zahmetinde bulunmadan yazar olmaya heves etmek değil midir?

Sıkılmadan bir de kalkıp Can Dündar’ın bir yazısı üzerine benim gazete basarak kariyerime başladığımı yazabilen birisi, 6/7 Eylül olaylarını düzenleyen Derin Devletin o günkü elemanlarının yıllar sonraki açıklamalarını bile saptırmaktadır.

6/7 Eylül olaylarını düzenleyenin dönemin iktidarının emrindeki Özel Harp Dairesi olduğunu Dairenin başındaki General Sabri Yirmibeşoğlu da anlatmış değil midir. Ben Kıbrıs Türktür Cemiyetinde İstanbul gazetelerinden istenilen iki temsilcisinden birisi olarak görev aldığım için 4 ay 20 gün Harbiye Askeri Cezaevinde tutuklu kaldım ve ilk duruşma başlamadan salıverildim.   Ve Ağır Ceza Mahkemesinde tek duruşma sonunda aklandım.

Bir başka koğuşta da bizim gibi suç işlememiş Mihri Belli ve Sevim “Tarı” Belli gibi günahsız Marksist görüşlü yurttaşlar vardı.

Taraf yazarı, 1957 de avukat olarak İstanbul Askeri Mahkemesinde ünlü 9 Subay davasının sanıklarını savunmuş olmamı da dünkü yazısında suçlama konusu yapacak kadar Avukatlık mesleğinin ne olduğunu bilmekten acizdir.

O davanın sanıklarının “1”numaralı ismi benim Yedek Subay olarak görev yaptığım Milli Savunma Bakanlığı Temsil Bürosunun Başkanı Kurmay Albay Cemal Yıldırım’dır. Kaldı ki, bir avukat, eroin satıcısının ya da  adam öldüren birisinin savunmanı olduğu için nasıl suçlanamazsa, darbe yapmaktan sanık olan kişi yada kişilerin de vekili olmaktan dolayı suçlanma şöyle dursun  eleştirilemez de.

Bay Yıldıray . 15 yıl aralıksız olarak çok partili parlamenter demokrasinin kâbesi olan TBMM nin çatısı altında  kişi özgürlüğünü, emeğin ve emekçinin haklarını savunan çalışmalara katılmış, Milletvekilliği 12 Eylül darbecilerinin TBMM yi basması sonunda elinden alınmış, Sıkı Yönetim Mahkemelerinde hesap vermeye çağrılmış, sosyal demokrat eski bir politikacıyı suçlamaya kalkışarak yanlış kapı çaldığınızı söyleyeceğim.

Tekrarlıyorum. Meslek anlayışım nedeni ile Sizinle yargı önünde değil, ama olanak verilirse televizyon kanallarında da hesaplaşmaya hazırım.

Ta ki, kafanızda hakkımdaki dogmaları yanlış adreslerden edindiğinizi  anlatıncaya kadar.

2011–2012 Dünya Basın Özgürlüğü İndeksinin Açıklanması Üzerine Basın Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Sınar Tarafından Yazılı Bir Açıklama Yapıldı.

Basın Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Sınar’ın açıklamasında kısaca şu ifadelere yer verildi

Dünyadaki en saygın ve geniş kapsamlı gazetecilik örgütlerinden birisi olan “Sınır Tanımayan Muhabirler” örgütü on yıldır düzenli olarak “Dünya Basın Özgürlüğü İndeksi” yayınlamaktadır. Sınır Tanımayan Muhabirler Örgütünün 2011-2012 dönemine ilişkin merakla beklenen Dünya Basın Özgürlüğü İndeksi, 25.01.2012 tarihinde yayınlandı.

Birçok farklı parametrenin bir arada değerlendirilmesiyle oluşturulan dünya basın özgürlüğü sıralamasında geçtiğimiz yıl 138. sırada yer alan Türkiye, 2011 yılı sonunda yapılan değerlendirmede on basamak daha gerileyerek 148. sıraya düştü.

Bu utanç tablosunun ilk boyutu, Türkiye’nin basın özgürlüğü alanında, indeksin ilk yayınlandığı günden bu yana tarihinin en kötü derecesini almış olduğu gerçeğidir. Bu durum ise, başta siyasal iktidar olmak üzere bu son derece vahim tablonun oluşmasında payı olan tüm sorumlularının dile getirdiği sözde “İleri Demokrasi” iddialarının aksine; Türkiye’nin ifade özgürlüğü alanında dünya üzerindeki en antidemokratik ve baskıcı rejimlerden birinin egemen olduğu bir ülke olduğunun uluslar arası düzeyde tescil edilmesi anlamını taşır.

Bu tablonun diğer boyutu ise, 2012 yılında artık hiçbir haksızlığın, hukuksuzluğun gizli tutulamadığı ve  Türkiye’de son dönemde gazetecilere yönelik özellikle yargı yoluyla gerçekleştirilen olağanüstü yoğunluktaki, tutuklama, ceza ve hukuk davaları açma gibi, gazetecilik mesleğini ifa edilemez hale getiren baskı ve yıldırma eylemlerinin tüm çağdaş dünya tarafından dikkatle ve ibretle izlendiğinin ortaya konulmasıdır.

Bu utanç verici tablo karşısında, Basın Konseyi olarak, başta siyasal iktidar ve yargı erki olmak üzere, Türkiye’yi Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 179. ülke arasında 148. sıraya geriletmiş olan bu baskıcı uygulamalardan derhal vazgeçmeye ve ifade özgürlüğü alanında başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olmak üzere ulusal üstü insan hakları mekanizmaları tarafından belirlenmiş çağdaş standartları hayata geçirmeye çağırıyoruz. akları tarafından belirlenmiş çağdaş standartların bir an önce etkin bir İnsan Hakları Mahkemesi tarafından belirlenmiş çağdaş standartların hayata  geçirmeye çağırıyoruz.