Diriliş Postası gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sabri İşbilen’e, Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6., 10. ve 16. Maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS:               2017/15

ŞİKAYET EDEN:        Battal İlgezdi (Ataşehir Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Diriliş Postası gazetesi (Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sabri İşbilen)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Diriliş Postası gazetesi ve dirilispostasi.com.tr’de Sabri İşbilen imzasıyla yer alan 30.06.2017 tarihli “Ataşehir’e Kayyım Atayın” haberinin, gerçeği aykırı olduğunu, açık iftira ve haksız suçlamalar barındırdığını, Ataşehir Belediyesi’ni karalamaya ve itibarını zedeleme maksadı taşıdığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

1.

29.06.2017, “Ataşehir’e Kayyım Atayın” :

 

Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşündeki provokatör kadının, milyonlarca liralık arazi ve rezidans yolsuzluklarının yapıldığı,  Suriye PKK’sına TIR’larla yardımların gönderildiği CHP’li Ataşehir Belediyesi’nde kadrolu çalışan olması sabırları taşırdı. Vatandaşlar, her türlü suçun işlendiği belediyenin millileştirilmesini istiyor. 

CHP’li Ataşehir Belediyesi’ndeki skandalların ardı arkası kesilmiyor. 2015’te imar yolsuzluğu ve milyonluk rezidans skandallarının patladığı Battal İlgezdi’nin yönettiği Ataşehir Belediyesi’nin dosyası iyice kabardı. Geçtiğimiz hafta, Türkiye’yi bölmeye çalışan PKK terör örgütünün Irak’ta işgal ettiği Şengal ve Suriye’deki ini Rojova’ya yardım TIR’ları gönderdiği ortaya çıkmıştı. Türkiye’nin toprak bütünlüğünü korumak ve güvenliği sağlamak için yaptığı operasyonları karşı çıkan CHP’nin yönettiği belediyenin teröristlere gönderdiği yardım büyük tepki çekmişti.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI NE YAPACAK?

Suriye PKK’sına TIR’lar dolusu yardımların gitmesi konusunda hala tartışmalar sürürken bir skandal daha patladı. Önceki gün Kılıçdaroğlu’nun 15 Haziran’dan bu yana Pensilvanya için sürdürdüğü yürüyüşte halkı sokaklara davet eden, Kur’an ayetini saptıran, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’yi hedef alan Şenay Günaydın isimli FETÖ sever provokatörün Ataşehir Belediyesi’nin kadrolu elemanı olduğu belirlendi. Yolsuzluğun tavana ulaştığı, teröre desteği belgelendiği, FETÖ sevici Türkiye düşmanı provokatörlerin kadrolu olarak işe alınması sonrasında Rezidans kraliçesi, terörist cenazelerinin aranan ismi Gamze İlgezdi’nin kocası Battal İlgezdi sorgulanmaya başlandı. Güneydoğu’yu hendek kazan, bomba taşıyan, silah kuryeliği yapan, milletin parasını Kandil’e veren belediyeleri millileştiren İçişleri Bakanlığı’nın batağa saplanmış Ataşehir’e karşı nasıl bir adım atacağı şimdiden merak konusu oldu.

HANİ ADALET İSTİYORDUNUZ?

Diğer yandan Adalet yürüyüşü yaptığı iddia edip, Pensilvanya için ter döken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ataşehir Belediyesi’nin klasörler dolusu yasadışı işleri çarşaf çarşaf ortaya dökülürken sessizliğini koruması, hatta savunması tutarsızlığını ortaya koyuyor. Ayrıca, İlgezdi’ye ilişkin CHP’de açılan soruşturmanın sonuçları hala yayınlanmadı.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Diriliş Postası gazetesine gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talepleri olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Haziran ayında, bazı yayın organlarında, Ataşehir Belediyesi’ni terör örgütüne yardım ediyor gibi gösteren yayınlar yapılmıştır. Belediye, bu konuda üst üste iki kamuoyu açıklaması yapmış, iddiaları somut verilerle yanıtlamıştır. Açıklamalarda, söz konusu haberlere konu edilen yardımların 2014 Eylül ayında, Türkiye’ye sığınmış milyonlarca Irak ve Suriyeli mağdur için başlatılan CHP Yerel Yönetimler Konvoyu’na katılım çerçevesinde yapıldığı ve Ataşehir Belediyesi’nin bu kampanyaya 4 TIR dolusu malzeme verdiği anlatılmıştır. Bu yardımın ardından, Irak Türmen Vakfı heyetinin Belediye’ye teşekkür ziyaretinde bulunduğu belirtilmiştir. Yardımların, Diriliş Postası haberinde geçtiği gibi sınır ötesine; Rojava ve Şengal’e gönderilmediği, Türkiye sınırları içerisindeki kamplarda, resmi devlet görevlilerinin koordinasyon ve yönetiminde dağıtıldığı ifade edilmiştir. Aynı dönemde, başta Kızılay olmak üzere çeşitli STK ve parti yardım kampanyalarının bölgeye ulaştığına dikkat çekilmiştir. Medyada yer alan fotoğraflardaki Rojava ve Şengal yazılarının o bölgelerden gelen mültecileri temsil ettiği, sınır ötesine yardım aracı gönderilmediği tekrar vurgulanmıştır. Bu açıklamalar daha sonrasında ilgili gazete tarafından dikkate alınmadığı gibi, bunların aksini gösterir herhangi bir bulguya haberde veya sonrasında yer verilmemiştir; ilgili haber de web sitesinde aynı şekilde yer almaya devam etmiştir. Bu bakımdan, “şekli gerçekliğin” araştırılması konusunda mesleki özen yükümlülüğüne uyulmadığı anlaşılmaktadır.

-Ataşehir Belediyesi, Adalet Yürüyüşü’nün devam ettiği günlerde bazı açıklamalarda bulunarak Şenay Günaydın adlı kişinin Ataşehir Belediyesi kadrolu personeli olmadığına dair kamuoyunu bilgilendirmiştir. Yapılan açıklamada, Şenay Günaydın’ın, Ataşehir Belediyesi’ne bağlı bir taşeron firmada çalıştığı ve 21 Haziran 2017’de iş akdinin sona erdirildiği bilgisine yer verilmiştir.

-Haberde geçen ve 2015 tarihinde ortaya atılan “yolsuzluk iddiaları” üzerine, konunun araştırılması için İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermiş ancak soruşturma sonucunda suç unsuru sayılabilecek verilere ulaşılmadığı anlaşılmıştır.

-Diriliş Postası, 26, 28 ve 30 Haziran 2017 tarihli kamuoyu açıklamalarını görmezden gelmek suretiyle, Sabri İşbilen imzalı “Ataşehir’e Kayyım Atayın” haberini yayımlamıştır.

-Diriliş Postası, Ataşehir Belediyesi’nin cevap ve düzeltme taleplerine karşılık vermemiştir.

Yukarıdaki sebeplerden, Diriliş Postası gazetesinin,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.” şeklindeki 4. maddesini,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.” şeklindeki 6. maddesini,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı, makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.”şeklindeki 10. maddesini,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar” şeklindeki 16. maddesini ihlal ettiği tespit edilerek hakkında “KINAMA” verilmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

REFERANS:               2017/14

ŞİKAYET EDEN:        a&b İletişim

 

ŞİKAYET KONUSU:

a&b İletişim Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Asna, Basın Konseyi Üyeleri’ne hitaben bir mektup kaleme alarak yazılı ve görsel medyadaki “advertorial” haberler, reklam karşılığı yapılan röportajlar ve paralı haberler konusunda bazı tedbirler alınması gerektiğini hatırlatmış, “özel sektörün, yazı işleri bağımsızlığına çok daha fazla önem göstermesinin, gazetelerin kaybettiği değer ve saygınlığın bir an önce yeniden kazandırılmasına yol açacağına” vurgu yapmış, Basın Konseyi’nin bu konuda adımlar atmasını istemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Başvuru, Basın Konseyi Yüksek Kurulu toplantı gündemine alınmıştır.

Son yıllarda, haber adı altında firma reklamı yapılması, firma reklamı yapılan sayfalarda “bu bir reklamdır” ibaresine yer verilmemesi, gazetecilerin köşelerinden marka telaffuz etmeleri, gazeteci kimliğiyle ön planda bulunan isimlerin sosyal medya hesapları başta olmak üzere çeşitli kanallarda ürün tanıtımı yapıldığı izlenimi vermesi gibi uygulamalara sıkça rastlanmaktadır. Yazılı ve görsel medyanın sayısız kanalında bu gibi yayınlara her gün yer verilmektedir. Bu gibi haberlerin ve yazıların etik değerlerlere uygunluğunun değerlendirilebilmesi için ayrıntıları ve ayrıştırıcı unsurları net olarak belirlenmiş etik kurallara ihtiyaç duyulduğu açıktır. Basın Konseyi Yüksek Kurulu, bu konuları görüşmek ve Basın Meslek İlkeleri’nin ilgili maddelerini gözden geçirmek amacıyla geniş katılımlı bir çalıştay toplanması kararı almıştır.

Maltepe Anadolu gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen’e “uyarı”.

REFERANS:               2017/13

ŞİKAYET EDEN:        Ali Kılıç (Maltepe Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN:    Maltepe Anadolu Gazetesi (Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Maltepeanadolugazetesi.com haber sitesinde, 22.04.2017 tarihli “Maltepe’de Neler Oluyor?: Makam Aracı Gitti… Arsa Gitti… Sıra… Belediye Binasında…”; 26.04.2017 tarihli “Ali Baba’nın Çiftliği” 27.04.2017 tarihli, “Evet Maltepe’de Sevgi Kazandı“; ve 01.05.2017 tarihli “Müteahhitlerim Sağolsun!” haberlerin, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmayan birtakım iddialardan ibaret olduğunu ve kamuoyunu yanıltmayı amaçladığını belirterek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERLERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

1.

22.04.2017, “Maltepe’de Neler Oluyor?” :

 

Maltepe Belediyesine ait bir önceki Belediye başkanının kullandığı, Siyah renkli 34 FB 3485 Plakalı Audı marka resmi Başkanlık makam aracı Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç tarafından Tunceli İli Nazimiye Belediyesine bağış adı altında tahsis edildi. 
Maltepe Belediyesi olarak ilçeye gözle görülür herhangi bir yatırım yapılmamışken,
Bu bağışın dışında Tunceli’ye başka yatırımlar var mı?
Varsa Neler?

Maltepe Belediyesi’nden alacaklı firmaya borcuna karşılık 11 milyon lira değerindeki arsa satılarak belediyenin bir taşınmazı daha borca karşılık gitmiştir.
Küçükyalı Karayolları Arazisini Tahincioğlu Grubu satın alarak yeni belediye hizmet binası yapımı protokole girdi. Ve ayrıca bu gruptan belediye’nin kasasına 30 milyon lira artı para girdi (Tahincioğlu Grubu ve Belediye ilişkisini dosya halinde daha sonra sizlerle paylaşacağız)

Carrefour SA yerini MESA İnşaata sattıktan sonra aynı ada içerisinde bulunan Belediye binasıyla da ilgilendikleri hatta pazarlıkta oldukları da gün yüzüne çıktı.
Mevcut Belediye Binasının hacizli olması da kafaları iyice karıştırdı.

CHP İlçe Başkanı dahil olmakla birlikte Belediyede yetkili yetkisiz herkesin altına araba verilerek belediyenin imkanları gereksiz şekilde bugüne kadar hoyratça harcandı. Belediye Başkanı Ali Kılıç ise ihale kapsamındaki ultra lüks VİP kiralık Mercedes Vito’yu makam aracı olarak kullanmaya başladı.
Maltepe Belediyesi hacizlerle borçlarla büyük mali kriz yaşıyorken siz ve sizinle beraber dışarıdan gelen tüm personelinizin altına özel makam araçları tahsis edilmesi ve bu krize rağmen saltanatın yaşanıyor olması nasıl açıklanacak… 

 

2.

26 Nisan 2017, “Ali Baba’nın Çiftliği”;

Maltepe Belediyesi’nde yaşanan tüm aksaklıklar, mali krizler,  bunlara bağlı işbirlikleri neler?
İşbirlikçileri kimler?
Maltepe Belediyesi Ali Kılıç’ın aile şirketi mi?

Maltepe Belediye Başkanı’nın üç yıllık icraatlerini, Maltepe’ye neler kaybettirdiklerini ve tüm merak edilenleri en ince ayrıntılarıyla belgeleri ile birlikte Maltepe kamuoyunun huzuruna sunuyoruz.

– Ali Kılıç’ın işbirlikçileri kimler?
– İşbirlikçileriyle yakınlık dereceleri ne?
– Yeni kurulan Şirketleri kimler yönetiyor? Yetkilileri kimler? Bu şirketler Maltepe halkının menfaatine yönelik neler yapmışlar, karşılığında neler alınmış, neler ne şekilde satılmış?
– Hem Belediyeden maaş alıp hem de bu şirketlere ihale alıp iş yapan personeller var mı? Varsa kimler? Belediye Başkanı ile yakınlık dereceleri ne?
– Belediye Başkanına Danışmanlık yapan aynı zamanda şirketleri olan veya şirket ortağı olan ve belediyeye ihale alıp iş yapanlar kimler? 

 

3.

27 Nisan 2017 “Evet Maltepe’de Sevgi Kazandı”:

Maltepe Belediyesi’nde Başkanlık makamı dahil bütün müdürlüklere rahat bir şekilde girip çıkabilen Ata AKDOĞAN isimli şahıs kimdir?

Ne iş yapar?

Görev tanımı nedir?

 

Belediye Başkanı danışmanı mı, en yakın arkadaşı mı, yoksa belediyenin taşeron firmalarından birinde en yüksek maaş göstergesi ile çalışan taşeron bir işçi mi?

 

Taşeron işçi olduğunu belgeleri ile ispatladığımız Ata Akdoğan’a Belediye tarafından ödenen en yüksek maaş yetmiyor ki ek gelir olarak kendi şirketinden belediyeye bağlı müdürlüklere iş yapıyor… Bu işlerden ne kadar bedelle kaç tane emanet usulü dosya yaptırdı. Peki diğer akçeli ihalelere de müdahil oluyor mu?

 

Asıl mesleği gazetecilik olduğu söylenilen Ata Akdoğan ile Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç arasında nasıl bir yakınlık var? Aralarındaki bu Döngü Ali Kılıç‘la Bosna’da birlikte savaş muhabirliği, İzmir ve Ankara’da ki birlikteliklerine mi dayanıyor?

 

Ali Kılıç ilk Maltepe’ye aday adayı olduğunda yemeden içmeden gecesini gündüzüne katarak sırf CHP kaybetmesin diye Maltepe menfaatine hizmet eden yoldaşlık yapan parti emekçilerini gözardı ederek kendi kurduğu ve getirdiği ekibi ve yandaş çocuklarına haketmedikleri hakları ve yetkileri vererek belediyede sözleşmeli personel yaptı.

 

Evet!! Maltepe’de Sevgi kazandı!!!

Nerede kaldı Sosyal Demokratlık Nerede Kaldı Emeğe Saygı…

 

 

4.

01.05.2017 “Müteahhitlerim Sağolsun!”:

“Maltepe’ye 3 yılda 7 kreş kazandırdık” diyerek Maltepe halkını kandırmaya devam ediyorsanız bunlara artık söyleyecek pek sözümüz yok.. Ancak….

Bu kreşleri gerçekten siz mi yaptınız yoksa müteahhitlere mi yaptırdınız?

Sayın Kılıç, Seçim vaatlerinizde yeralan “Her mahalleye iki kreş” projesi kapsamında 5 yıllık görev sürenizde Maltepe’ye toplamda 36 kreş kazandırmanız gerekiyor.…

Maltepe’de 18 mahalle var, her mahalleye 2 kreş düşüyorsa ve siz 3 yılda sadece 6 kreş tamamlayıp henüz tamamlanmamış İdealtepe Mahallesindeki kreşide katarak 7 kreş açmış olmakla övünüp bunları paylaşım sitelerinde ve tweetlerinizde “Maltepe’ye 3 yılda 7 kreş kazandırdık” diyerek Maltepe halkını kandırmaya devam ediyorsanız bunlara artık söyleyecek pek sözümüz yok..

Ancak,  üç yılda açılan 6 kreşin ihaleleri yapıldı mı? İhaleleri yapıldıysa “Kamu İhale Kurumuna” ihale dosyalarını gönderip onaylattınız mı?

Şayet ihaleleri yapılmışsa dosya numaraları ne? Muammel bedelleri ne kadar? Bu ihalelere hangi tarihte kaç şirket/şahıs katılmıştır? İhaleler hangi bedelle hangi firmalarda ne kadara kalmıştır?

Sonuç olarak kısaca; Bu kreşleri gerçekten siz mi yaptınız yoksa müteahhitlere mi yaptırdınız? Müteahhitlere yaptırdıysanız ne karşılığında ne tavizlerle yapıldığını açıklayınız…

Maltepe Kamuoyuna cevap borcunuz çok birikti…

Saygılarımızla…

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Maltepeanadolugazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen’e gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya yazılı cevap gelmiştir.

Sinem Sezen, haberlerin basın ilkeleri dikkate alınarak yapıldığını; haberlerde karalama, itibar zedeleme, hedef saptırma, iftira, hakaret ve küçük düşürme gibi içeriklerin yer almadığını; haberlerde kamuoyunu aydınlatmaya yönelik sorular yöneltilmiş olduğunu belirtmiştir. Kendisiyle yapılan görüşmede, sorularımıza karşılık, bugüne kadar Maltepe Belediyesi’ne yaptıkları başvurulara cevap alamadıklarını, söz konusu iddialarla ilgili soruların yanıtsız bırakıldığını ve bugüne kadar herhangi bir cevap ve düzeltme hakkı kullanılmadığını beyan etmiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Maltepe Belediyesi, haberlerde geçen sorulara kendi mecrasında veya herhangi bir basın açıklamasıyla yanıt vermemiştir. Haberler hakkında cevap ve düzeltme hakkını kullanmamıştır.

-Haberlerde geçen olay ve kişiler gerçektir. Şikayete konu haberlerde somut olaylara yer verilmiş ve Maltepe Belediyesi’ne haberlerde yer verilmiş olan belge ve iddialar hakkında sorular yöneltilmiştir.

-Maltepe Anadolu gazetesi, görüş ve bilgi almak veya randevu talebi için aradıklarında herhangi bir cevap alamadıklarını beyan etmiştir.

-Şikayette, Belediye taşınmazlarına haciz geldiği kabul edilmiş, ancak bu kararın daha sonra kaldırıldığı beyan edilmiştir. Belediye binası üzerinde haciz kararı bulunmadığı beyan edilmiştir.

-Maltepe Belediyesi, “hacizlerle boğuşulduğu” haberlerinin asılsız olduğunu, kendilerinden alacak dosyalarının bulunduğunu ancak göreve geldikten sonra Belediye borçlarının göreve gelinen güne oranla on’da bir’e düşürüldüğünü beyan etmiştir. Alacaklıların bazı mali işlemlere tedbir koydurduğu, ancak bunların hacize dönüşmediği söylenmiştir.

-“Ali Baba’nın Çiftliği” haberi, itham edici, organize suç işlendiği izlenimi uyandırıcı ifadeler içermektedir. Belediye Başkanı’nın yakınlarıyla birlikte hareket ederek, Belediye’yi zarara uğratma amacı güden faaliyetlerde bulunduğu izlenimi uyandırılmıştır.

-“Evet, Maltepe’de Sevgi Kazandı” haberinde, Ali Kılıç’ın arkadaşı Ata Akdoğan’ın, hem Belediye’nin maaşlı elemanı olduğu, hem Belediye’ye iş yapan taşeron firmada maaşlı çalıştığı hem de kendi firmasına Belediye’den iş verildiği ifade edilmektedir. Ancak Belediye, Ata Akdoğan’ın 2014’te taşeron firmada çalıştığı ve firmasıyla Belediye’ye iş yaptığını doğrulamakla birlikte; bunun ancak bir yıl sürdüğünü, daha sonra Ata Akdoğan’ın taşeron firmadaki görevinden ayrılarak Belediye’ye danışman olduğunu ve sonrasında firmasının Belediye işleri almadığını beyan etmiştir.

Bu bakımdan, haberde yer alan birtakım olguların maddi gerçekle bağdaşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Maltepeanadolugazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sinem Sezen’e, Basın Meslek İlkeleri’nin “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz.” şeklindeki 6. maddesi doğrultusunda “UYARI” verilmesine OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.

Flashaber.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Gürhan Demirtaş’a Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6., ve 10. maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS: 2017/12

ŞİKAYET EDEN: Ali Kılıç (Maltepe Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN: Gürhan Demirtaş Flashaber.com.tr (Sorumlu Yazı İşleri Müdürü)

ŞİKAYET KONUSU:

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Flashaber.com.tr haber sitesinde, 20.04.2017 tarihli “CHP’li Maltepe Belediyesi Taciz İddiasıyla Çalkalanıyor” 21.04.2017 tarihli, “Ali Kılıç ‘PKK’lı ve Ajan’ İddialarına Dokuz Yıldır Yanıt Veremedi”; 22.04.2017 “CHP’li Maltepe Belediyesi’ne Rüşvet Operasyonunda Son Hatırlıklar!” 28.04.2017 tarihli “Ali Kılıç İle FETÖ’cülerin Yolu Almanya’da Kesişiyor” ve 02.05.2017 tarihli “Ali Kılıç’a Almanya Yasağı Mı Konuldu?” başlıklı haberlerin, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmadığını, açık iftira ve hakaret içerdiği, bu yayınlarla, kendisinin kişilik haklarına ve belediye tüzel kişiliğine saldırıda bulunulduğunu belirterek şikayette bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERLERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR: 1.

20.04.2017, “CHP’li Maltepe Belediyesi Taciz İddiasıyla Çalkalanıyor” :

Kadına taciz iddiaları Maltepe’yi sardı. Tacize uğradığını öne süren

kadın şikayetçi oldu. Evine temizliğe giden H.Ö.’yü zorla ilişkiye

girmeye zorlayan Y.S’ye dava açıldı. İlişkiyi kabul etmeyen kadın H.Ö. bu defa Y.S. tarafından ‘kocana başkalarıyla ilişki kurduğunu söylerim’ diye tehdit edildi. Maltepe Belediyesi kamu görevlisi olan Y.S.’nin eşi sessizliğini koruyor. Kendi de kadın olan CHP Maltepe İlçe Başkanı Zeynep Babacın tacize maruz kalan emekçiye sahip çıkacak mı? Maltepe belediye başkanı Ali Kılıç olaya nasıl yaklaşımda bulunacak?”

27 Nisan 2017 “CHP’li Ali Kılıç ‘PKK’lı ve ajan İddialarına Dokuz Yıldır Yanıt Veremedi.”

Araştırmacı yazar Talip Doğan Karlıbel’in Alman ajanı olarak tanımladığı Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın PKK’lı isimler ile de yakın ilişki içinde olduğu iddiaları dokuz yıldır yanıt bulamadı.

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Alman ajanı olduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü. Toplumsal Haber’in belgelerle ortaya çıkardığı haberde araştırmacı ayzar Talip Doğan Karlıbel’in Ali Kılıç için kullandığı ‘Kendisinin Alman İstihbarat Örgütü olan BND örgütünün elemanı olduğunu biliyorum. Buna ilişkin kaynaklarım var.’ ifadelerine yer vermiştik. Bu ifadeyi İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada veren Karlıbel’in dokuz yıl önce bir televizyon kanalında yaptığı konuşma, iddiaların boyutlarını derinleştirir nitelikte. 2008 yılında Ülke TV’de Sıradışı programına katılan Karlıbel, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Almanya’da HDF başkanlığını yaptığını, Mahmut Yılmaz isimli bir PKK’lıyı yanında kaçak çalıştırdığını söyledi. Bununla da kalmayan Karlıbel, Ali Kılıç’ın bir dönem PKK’nın Avrupa temsilciliğini yapan Kani Yılmaz ile yakın ilişkileri olduğunu belgelerle anlattı.’

22.04.2017 “CHP’li Belediyeye Rüşvet Operasyonunda Son Hazırlıklar”

Maltepe Belediyesi yine skandalların adresi olmaya devam ediyor. Bu sefer ihalelerde dönen yolsuzluklar ve rüşvet iddiaları gündemde… Hangi CHP MYK üyeleri, hangi milletvekilleri ve adayları Maltepe Belediyesi’ne milyonluk faturalar kesti?

305 adet monitör nerede?

CHP’li Öykü’nün önlenemeyen, Maltepe’de tek başına ihaleye girme ve alma becerisi. Rüşvet operasyonunda kimler alıncak? BÜTÜN BUNLAR OLURKEN;

Ak Parti Maltepe Belediye Meclisi Üyeleri ve ilçe teşkilatı bu yağmalama karşısında İSTİKRARLI duruşunu bozmadan suskunluğunu korumaya devam ediyor.

Bütün bunlar ve daha fazlası Falshaber’de…

28 Nisan 2017, “Ali Kılıç İle FETÖ’cülerin Yolu Almanya’da Kesişiyor”

“(…) Tesadüfe bak, bütün yollar Almanya’ya çıkıyor

Şimdi gelişmelere şöyle bir bakalım, Avrupa NATO’da görev yapan FETÖ’cü 40 askeri personel Almanya hükümetine sığınarak siyasi iltica talebinde bulunuyor. CHP Genel Başkanı Özel Kalem Müdürü Ceylan, eğitimini Almanya’da tamamlıyor, FETÖ’nün CHP imamı şirketini Maltepe’de kuruyor ve Maltepe Belediyesi’nden beslenerek gelişiyor. İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/336 Esas nolu dosyanın 11 Nisan’da görülen duruşmasında ifade veren Talip Doğan Karlıbel, Ali Kılıç’ı 1980’den bu yana Alman adliyelerinde tercümanlın yaptığı dönemlerden tanıdığını ifade ederken Kılıç’ın Alman İstihbarat Örgütü BND elemanı olduğu iddiasıyla ifade veriyor.

“Almanlar’la işbirliği içerisinde olduğu sır değil”

Maltepe eski Belediye Başkanı Prof. Mustafa Zengin, ilçede CHP’nin oyunun artamasına büyük hizmetler yapmasına rağmen, aday gösterilmeyişine çok şaşırarak şu ifadeleri kullanmıştı. “Ben adaylık sürecinde şöyle bir söz söylemiştim. Yüzde 99 ben aday gösterilirim. Ancak yüzde bir ihtimal var ki, o da dış istihbarat güçleri devreye girerse saf dışı kalırım” demiştim, bu da doğru çıktı. Ben CHP’yi dizayn eden dış güçler tarafından saf dışı bırakıldım. Ali Kılıç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çantasını iyi taşıdığı için ödüllendirildi. Neler yaptığı, hangi olaylarda adı geçtiğini parti iiçerisinde herkes biliyor. Almanlar ile işbirliği içerisinde olduğu sır değil” diye o dönem Takvim gazetesine açıklamada bulunmuştur.

02.05.2017 “Ali Kılıç’a Almanya Yasağı Mı Konuldu?”

“Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın 1 Mayıs etkinlikleri kapsamında Almanya’ya gitmek üzere gittiği Atatürk Havalimanı’nda hakkındaki bir soruşturma gerekçesiyle pasaportuna tahdit konularak yurt dışına çıkışına yasak konulduğu iddia ediliyor.

www.toplumsal.com.tr’nin gündeme getirdiği haberde şu ayrıntılar dikkat çekiyor: Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Almanya’ya 1 Mayıs etkinliklerine katılmak üzere Atatürk Havalimanı’na gittiği sırada pasaportuna tahdit konulduğu iddiaları Maltepe’yi ve CHP Genel Merkezi’ni karıştırdı.

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Flashaber.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Gürhan Demirtaş, şikayetle ilgili herhangi bir cevapları olmadığını, herhangi talep ve uzlaşma arayışları olmadığını beyan etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Şikayete konu haber alıntılarında görüleceği üzere “BND ajanı, yolsuzluk, terör örgütlerine yardım, FETÖ bağlantısı, belediyede taciz skandalı” gibi ağır iddia ve ithamları ispat eder belgeler sunulmamıştır.

-“BND ajanlığı iddiası” sadece Talip Doğan Karlıbel adlı kişinin, Ali Kılıç’ın kendisi hakkındaki iddialarına karşı açtığı tazminat davasında verdiği ifadeye dayanmaktadır. Bu ifade, birer hafta arayla müteaddit defalar, konuyla hiç ilgisi bulunmayan haberler içinde ve kesin kanıtmış gibi sunularak yerleşik algı oluşturulmaya çalışıldığı intibaı uyanmıştır.

-İnternetteki yaygın arama motorlarının önce çıkaracağı anahtar kelime yerleştirme yöntemine başvurularak bilinmeyen bir süre kalıcılığını koruyacak, henüz ispatı sunulmamış iddialarla Maltepe Belediyesi tüzel kişiliği ve Başkan Ali Kılıç yıpratılmaya çalışıldığı intibaı uyanmıştır.

-Flashaber.com.tr’nin daha önce Yüksek Kurul gündemine gelen ve “kınama” cezası verilen, Maltepe Belediyesi ve Başkan Ali Kılıç hakkındaki toplumsal.com.tr haberlerinin önemli bir bölümünün aynı dakikalarda, adeta eşgüdümlü düşüncesi uyandıracak biçimde yayımladığı anlaşılmıştır.

-Flashaber.com.tr, kullandığı Takvim gazetesi haberi nedeniyle tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Belgesi, şikayet dilekçesi eki olarak sunulmuştur.

-Ali Kılıç, havaalanında hiçbir şekilde alıkonulmadığını beyan etmiştir. Belediye Başkanı’nın yurtdışı yasağının bulunmadığına dair, eski ve yeni alınmış izin belgeleri, Şikayet ekinde sunulmuştur.

-Y.S. adlı bir belediye çalışann kendi evinde cereyan ettiği iddia edilen ve mahkemeye intikal etmiş bir hadise bulunmaktadır. Ancak konunun Maltepe Belediyesi tüzel kişiliği ve Başkanı Ali Kılıç ile bir ilgisi olmadığı anlaşılmıştır. Haberin veriliş biçimiyle taciz olayının Belediye içinde içinde cereyan ettiği algısı oluşturulmaya çalışıldığı görülmüştür.

Yukarıdaki sebeplerden, flashaber.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Gürhan Demirtaş’a

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” diyen 4. maddesi,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” diyen 6. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” diyen 10. maddesi uyarınca “kınanmasına”OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Toplumsal.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Ali Avcu’ya Basın Meslek İlkeleri’nin 4., 6. ve 10. Maddeleri uyarınca “kınama”.

REFERANS: 2017/11

ŞİKAYET EDEN: Ali Kılıç (Maltepe Belediye Başkanı)

ŞİKAYET EDİLEN: Ali Avcu Toplumsal.com.tr (Genel Yayın Yönetmeni)

ŞİKAYET KONUSU:

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Toplumsal.com.tr haber sitesinde, 20.04.2017 tarihli “Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç Alman Ajanı Mı?”; 21.04.2017 tarihli “Ali Kılıç PKK İddialarına 9 Yıldır Cevap Veremedi” ve “Ali Kılıç Akıl Oyunlarına Devam Ediyor”; 27.04.2017 tarihli, “Maltepe Belediyesi Dosyasını Açıyoruz“; 28.04.2017 tarihli “Ali Kılıç İle FETÖ’cülerin Yolu Almanya’da Kesişiyor” ve 01.05.2017 tarihli “Ali Kılıç’a Yurtdışı Yasağı Mı Konuldu?” başlıklı haberlerin, hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmadığını, açık iftira ve hakaret içerdiği, bu yayınlarla, kendisinin kişilik haklarına ve belediye tüzel kişiliğine saldırıda bulunulduğunu belirterek şikayette bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERLERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:
1.
20.04.2017, “Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç Alman Ajanı Mı?” :

“Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, sosyal medya üzerinden kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle şikayetçi olduğu Twitter fenomeni Talip Doğan Karlıbel adlı kullanıcı ile görülen duruşma sonrası, Ali Kılıç’ı savunmak için gelen Av. Ahmet Şanal Erünal ‘terör örgütlerine yardım yataklık’ yaptığı iddiasıyla gözaltına alındı.

Karlıbel duruşmada verdiği ifadede Ali Kılıç’ın Alman istihbarat örgütü ‘BND’nin elemanı’ olduğunu söyledi.

İşte Twitter Fenomeni Talip Doğan Karlıbel’in İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada verdiği ifade:

‘Suçlamaları kabul etmiyorum. Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ı 1980’li yıllardan bu yana Almanya’da mahkemelerde tercümanlık yaptığım dönemden tanımaktayım. Kendisi belediye başkanı olduktan sonra imar yolsuzluğu yaptığı ile ilgili bir takım haberler aldım. Ve bununla ilgili araştırmalar yaptım. Zaman zaman köşe yazılarında twitter hesabımda bununla ilgili yazılar yazdım. Ayrıca kendisinin Alman İstihbarat Örgütü olan BND örgütünün elemanı olduğunu biliyorum. Buna liişkin kaynaklarım var. Ali Kılıç, imar yolsuzluğu ile yazdığım yazılar ve mesajlar nedeniyle beni şikayet etmiştir. Buna ilişkin davalar devam ediyor.”

(Talip Doğan Karlıbey, “yolsuzluk iddialarının geçtiği tweet’lerden bazılarının kendisine ait olmadığını beyan etmiş bilirkişi incelemesi için duruşma 27 Eylül 2017 tarihine ertelenmiştir.)

2.
21 Nisan 2017, “Ali Kılıç Akıl Oyunlarına Devam Ediyor”;

“Maltepe Belediye Başkanı ali Kılıç, belediyenin sitesinde yayınladığı bildiride ‘Maltepe’nin CHP’li Belediye Başkanı Ali Kılıç aleyhine yapılan haberlere mahkemeler dur dedi. Yapılan yargılamlar sonrası bazı gazete ve internet siteleri tazminat ödemeye mahkum edildi’ diyor.

Sayın Kılıç, Mahkeme akarı ile hangi gazete ve internet siteleri tazminat ödemeye mahkum oldu açıklayınız? Sonr adiyorsunuz ki bazı çıkar çevreleri iş başında.”

(…)

‘Maltepe Belediyesi’nin internet sitesinde 15 Aralık 2016’da yayınlanmış bir bildirinin yeni yazılmış gibi ön plana çıkartıldığı görülüyor.”

  1. 27 Nisan 2017 “Maltepe Belediyesi Dosyasını Açıyoruz”:

“Geçtiğimiz günlerde İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza

Mahkemesi’nde görülen bir duruşmada Twitter fenomeni ve yazar olan Talip Doğan Karlıbel’in “Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Alman (BND) Ajanıdır” ifadesinin ardından Maltepe Belediyesi’nde yaşanan bitmek bilmeyen skandalları sorumlu gazetecilik anlayışıyla Maltepe halkı ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz…

  1. Maltepe Beledye Başkanı Ali Kılıç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Maltepelileri naslı kandırdı?
  2. İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesi’nde neden yalan ifade verdi?
  3. Maltepe belediyesi nasıl iflasın eşiğine geldi?
  4. 4. Rakip partiden belediye başkanlığını CHP’ye kazandıran ve hdeyie

eden Prof. Dr. Mustafa Zengin neden 2. dönem aday gösterilmedi?

  1. CHP Genel Merkezi’nde son dakikada Kemal Kılıçdaroğlu’na Maltepe Belediye Başkanı adayı gösterilmesi için şantaj mı yapıldı? Yapıldıysa Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne hangi dosyaları koydular?
  2. ‘Sevgi kazanacak’ sloganıyla Maltepeliler nasıl soyuluyor?
7. Maltepe Belediyesi ‘Danışmanlık Hizmetleri’ adı altında terör örgütlerine yardım etti mi?
Maltepe hakı nezdinde tüm kamuoyu bu soruların cevaplarını bekliyor.

Yakında Toplumsal haberde.

(Üzerinden 6 hafta geçmesine rağmen, yukarıda geçen iddialar hakkında haber yapılmadığı görülmüştür.)

  1. 01.05.2017 “Ali Kılıç’a Yurtdışı Yasağı Mı Konuldu?”

“Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın 1 Mayıs etkinlikleri kapsamında Almanya’ya gitmek üzere gittiği Atatürk Havalimanı’nda hakkında bir soruşturma gerekçesiyle pasaportuna tahdit konularak yurtıdış çıkışına yasak konulduğu iddia edildi.”

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Toplumsal.com.tr İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Ali Avcu’ya gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Şikayete konu haber örneklerinde görüleceği üzere “BND ajanı, yolsuzluk, şantaj, yalan ifade, terör örgütlerine yardım, FETÖ bağlantısı, belediyenin iflasın eşiğine gelmesi” gibi ağır iddia ve ithamları ispat eder belgeler sunulmamış, aynı konularda arka arkaya yayınlar yapılarak Maltepe Belediyesi ve Belediye Başkanı hakkında olumsuz algı oluşturulmak istendiği görülmüştür.

-Maltepe Belediye Başkanı, şikayete konu haberlerde geçen hususların bugüne kadar herhangi bir resmi soruşturma veya incelemeye konu edilmediğini beyan etmiştir.

-Haberde, Belediye Başkanı’nın kazanmış olduğu dava bulunmadığı ihsas edilmiş, ancak Maltepe Belediye Başkanı’na hakaret gerekçesiyle Star gazetesi ve Takvim gazetesi haberini kullanmış olan flashaber.com.tr sitesi kusurlu bulunmuş ve tazminat ödemeye mahkum edilmiş olduğu görülmüştür.

-Ali Kılıç, havaalanında hiçbir şekilde alıkonulmadığını beyan etmiştir. Belediye Başkanı’nın yurtdışı yasağının bulunmadığına dair, eski ve yeni alınmış iki çıkış izin belgesi, Şikayet ekinde sunulmuştur.

Yukadıraki sebeplerden, toplumsal.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Ali Avcu’ya,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” diyen 4. maddesi,

“Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” diyen 6. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” diyen 10. maddesi uyarınca “kınanmasına” OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Sabah gazetesinden Ceyhan Torlak’a Basın Meslek İlkeleri’nin 5. ve 6. Maddeleri uyarınca “uyarı”.

REFERANS:               2017/10

ŞİKAYET EDEN:        Sibel Türsen (vekili Av. Cihan Türsen)

ŞİKAYET EDİLEN:    DHA Ege Büro Temsilcisi Elif Demirci

DHA muhabiri Taylan Yıldırım

Sabah gazetesi adına Genel Yayın Yönetmeni                                                       Erdal Şafak

Sabah gazetesi muhabiri Ceyhan Torlak

Korkusuz gazetesi

 

 

ŞİKAYET KONUSU:

Sibel Türsen, vekili Cihan Türsen, 19.04.2017 tarihinde DHA tarafından Taylan Yıldırım imzasıyla geçilen ve 20.04.2017’de Sabah gazetesinde “CHP’li Eski Başkanın Gelinine 6 Yıl Hapis İstemi” başlığıyla Ceyhan Torlak imzasıyla ve 20.04.2017 tarihinde Korkusuz gazetesinde “İki Kadın Sürücünün O… Kavgası” başlığıyla ve DHA muhabiri Taylan Yıldırım imzasıyla yayımlanan haberlerin özel bir plan dahilinde kurgulanarak, kendisi ve kayınpederini (SHP’li Karşıyaka eski Belediye Başkanı Cihan Türsen’i) yıpratmak amacıyla girişilmiş bir linç operasyonu olduğunu, gazetecilik mesleğinin “amaç yönünde bir eylem işbirliği”ne araç olarak kullanıldığını, Sibel Türsen’in kendi hesabında yayımladığı Facebook fotolarından dekolte olanları seçilerek kendisinin “damgalandığı”nı, habere konu olayın diğer tarafı Çağrı Müge Demirer’in Facebook sayfasındaki fotoğrafların kullanılmamış olmasının ve adının, asıl kimliğini gizlemek amacıyla kasten “Demirel” yazılmış olmasının maksatlı kimliği gizleme teşebbüsü olduğunu, haberde, dava iddianamede geçmeyen “saç saça baş başa” gibi “avam” ifadeler kullanılarak Sibel Türsen’e “yargısız infaz” yapıldığını, önceden kurgulanan plan dahilinde haberin Sabah, Yeni Asır, Milliyet, Hürriyet gibi yayın kuruluşlarının gazete ve internet sitelerinde yer almasının sağlandığını, Sabah gazetesinde yer alan Ceyhan Torlak imzalı haberde Sibel Türsen’in tek başına ve yüzü buzlanmadan kullanılmış olmasının ve davada karşı taraf olan Çağrı Müge Demirer’in adını “kasten” Demirel yazılmasının Sibel Türsen’i ve dolayısıyla kayınpederi SHP’li Karşıyaka eski Belediye Başkanı Cihan Türsen’i hedef alan bir “rezil etme projesinin planlı 2. halkası” olduğunu, Sibel Türsen için “6 yıl isteniyor” ifadesinin “yalan” olduğunu (TCK’nın ilgili maddelerince istenebilecek en üst cezanın 3 yıl olduğunu), Taylan Yıldırım’a haber kaynağının sorulduğunu ancak kendisinin kaynağını açıklamadığını ve bu tavrıyla “Gazeteci kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın, kamuoyunu kişisel, siyasal, ekonomik, vb nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.” diyen meslek ilkesini ihlal ettiğini öne sürmektedir.

Şikayet eden vekili Av. Cihan Türsen, şikayete konu kişi ve kurumların “gazetecilik, yayıncılık hukukuna ve etiğine aykırı davrandığını”, “gazeteciliklerini ahlaka aykırı; 3. kişiler özel amaç ve çıkarlarına alet ettiklerini”, “çok aleni ve zaten danışıklı olan haberi kendi amacı ve lehine saptırabileceği karşıtlarını kötü gösterme gayretine ortak olduklarını”, “kişileri küçük düşürdüklerini, aşağıladıklarını”, “suçluluğu yargı kararıyla bilerlenmeyen süreçte infaza gidildiğini”, “bir aileyi sarsıcı, incitici içerik yaymanın amaçlandığını”, “haber kaynağı ile dostluk kurulduğunu ve bunun sürdürüldüğünü”, “bir çıkar çatışmasının tarafı olduklarını”, “özel hayatı -kasten- ihlal ettiklerini”, “haberi yapma yayımlama amacı nedir, aynı şey benim başıma gelse ne hissederim, bu haber kamu yararına gerçekten hizmet ediyor mu” soruları düşünülmeden bu haberi yaptığını, “kişi mahremiyetine saygılı olunmadığını, içerik dışı ve dekolte görüntüler seçilmek suretiyle manipülasyon yapıldığını”, “fotoğraf altı yazılarının fotoğraftaki gerçekliği ifade etmediği”ni, “özel çıkara hizmet ettiklerini”, “hesap verilemeycek sonuçlar yarattıklarını”, “kişileri hedef haline getirdiklerini”, “gelini (müvekkili) ve oğlunu boşanma noktasına getirdiklerini” söyleyerek şikayette bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERLER EKTE SUNULMUŞTUR

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Şikayet edilen DHA Ege Büro Temsilcisi Elif Demirci, DHA muhabiri Taylan Yıldırım, 30 Mayıs 2017 tarihinde Basın Konseyi’ne yazılı olarak cevap vermiştir. Cevap eklidir.

Sabah gazetesi adına Erdal Şafak, Sabah gazetesi muhabiri Ceyhan Torlak’a uzlaşma veya herhangi bir temsil talepleri olup olmadığı yazılı olarak sorulmuştur. Ceyhan Torlak aranarak iddialara cevap vermek isteyip istemediği sorulmuş, “avukatla görüştükten sonra belli olacak cevabı” alınmıştır. Ceyhan Torlak ve Sabah gazetesi şikayete konu iddialar hakkında henüz bir cevap iletmemiştir.

 

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

DHA Ege Temsilcisi Elif Demirci ve muhabir Taylan Yıldırım, Basın Konseyi’ne gönderdikleri yanıtlarında aşağıdaki hususlara, özetle, işaret etmişlerdir:

-Olay gerçektir. Bilgiler dava tutanaklarından alınmıştır. Dava İzmir Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etmektedir.

-DHA haberinde kullanılan resimler Sibel Türsen’in sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki alınmıştır. Facebook, Türkiye’de 15 milyon tekil kullanıcısı olan ve 45 milyon internet kullanıcısına açık bir sosyal ağdır ve resimler “herkese açık” konumda olduğu için alınabilmiştir.

-Haberde kullanılan fotoğraflarda yüzler buzlanmıştır.

-Fotoğrafların ikisi de Şikayetçi’ye aittir. Taylan Yıldırım, her iki tarafın da fotoğraflarına ulaşmaya çalıştığını beyan etmiş, ancak Çağrı Müge Demirer’in fotoğraflarını internette bulamadığını, başka yollardan da elde edemediğini, WhatsApp fotoğrafına ulaştığını, orada da bir objenin fotoğrafı paylaşılmış olduğu için haberde kullanamadığını söylemiştir.

-Haberde, Şikayetçi’nin kimliğini ve ailevi bağlarını açıklayıcı herhangi bir bilgi ve üstü kapalı ifadeye yer verilmemiştir. Şikayet Edilan muhabir Taylan Yıldırım, Şikayetçi’nin İzmir Anneleri adında bir bloğu bulunduğunu, bu konuda televizyon programlarına katıldığını, bunun iması bile yapılması halinde kimliğinin anlaşılabileceği ihtimali düşünülerek bundan söz edilmediğini aktarmıştır.

DHA muhabiri Taylan Yıldırım, Av. Bülent Ötkün’ün ofisine hiç gitmediğini beyan etmiştir.

DHA ve muhabirleri bakımından, DHA abonelerine servis edilen haberde, görünürdeki (şekli) gerçekliğe aykırı ya da özel hayata tecavüz teşkil edebilecek veyahut haber verme hakkının sınırlarını başka bir şekilde aşan bir hususun yer almadığı Yüksek Kurulca mütalaa edilmiştir. Haber dengeli ve tarafsız biçimde, oluş biçimine uygun olarak ve haberde yer alan hususların iddia olduğunu vurgulayacak şeklinde, kişi adlarının sadece baş harflerine yer vererek tarafların kimlikleri açık edilmemek suretiyle verilmiştir.

 

DHA tarafından servis edilen haberde yer alan ve hepsi şikayetçiye ait fotoğrafların bulunması Yüksek Kurul tarafından dikkatle değerlendirilmiştir. Şu iki husus eleştiriye açık bulunmuştur:

  • Taraflardan sadece birinin fotoğrafının haberde yer alması,
  • Açıklık olmaması nedeniyle, bu durumun okuyucu tarafından yanlış yorumlanarak sanki iki tarafın da fotoğrafı yayımlanmış gibi algılanmaya müsait olması.

Ne var ki, bu hususlar yaptırımı gerektirmeyecek mahiyette bulunmuştur, zira:

  • Her iki fotoğrafın da aynı kişiye ait olması, ideal olmasa da, tercihe bağlı bir davranıştır. Şayet tek bir fotoğraf yayımlanmış olsaydı, bunun başlı başına bir ihlal teşkil ettiği, mutlaka iki tarafın da fotoğrafına yer verilmesinin bir gereklilik olduğunu söylemek mümkün olmazdı.
  • İki fotoğrafında yer alması fakat bunların aynı kişiye ait olması bakımından ise, fotoğrafların buzlanmış olması nedeniyle bunun okuyucu tarafından anlaşılması mümkün değildir. Burada bir aldatmadan veya saptırmadan da bahsetmek doğru olmaz: fotoğrafların aynı kişiye ait olması veya olmaması, buzlanma da düşünüldüğünde, haberin içeriği ve okuyucunun edineceği bilgi ve izlenim açısından herhangi bir öneme ve etkiye sahip değildir.
  • Seçilen fotoğrafların ahlaka veya hukuka aykırı bir amaca hizmet etmek için kötüniyetli olarak özellikle seçildiğini söylemek de mümkün gözükmemektedir. Editoryal bir tercih olarak, daha fazla okuyucunun haberi görmesini sağlamak için, daha ilgi çekici olan fotoğraflara yer verilmesi muted bir uygulamadır. Ajans tarafından servis edilen fotoğraflarda ise başvurucuyu küçük düşürücü olabilecek veya ahlaka aykırılık teşkil edebilecek bir durum veya detay mevcut değildir.

Sabah gazetesi ve muhabir Ceyhan Torlak:

-Sabah gazetesinin yaptığı haberde Sibel Türsen’in adı ve fotoğrafı açıkça kullanılmış, Çağrı Müge Demirer’in fotoğrafına yer verilmemiştir. Çağrı Müge Demirer’in iki adı da açıkça yazılmış, soyadı Demirel biçiminde basılmıştır. Bunun basit bir tashih hatası mı, kasıtlı mı olduğunun tespiti mümkün değildir. Burada önemli olan, kişinin açık adına ve fotoğrafına yer verilmesinin haberi kamuoyuna aktarmak açısından gerekli veya faydalı olmamasıdır. Bu bakımdan, kamu yararı gerektirmemesine ragmen, şikayetçiye ait kişisel verileri kamuoyuyla paylaşılmıştır.

-Ceyhan Torlak, “CHP’li Eski Başkanın Gelinine 6 Yıl Hapis Şoku” haberinde, Sibel Türsen’in kayınpederi Av. Cihan Türsen’in adını kullanmıştır. Ancak Av. Cihan Türsen 1989-1994 yılları arasında CHP’nin değil, SHP’nin Karşıyaka Belediye Başkanı olarak görev yapmıştır. Bu bakımdan, kullanılan ibareler, okuyucuda yanlış kanaat uyandırabilecek mahiyettedir.

– Haberde yer alan ve şikayetçinin 6 yıl hapis istemiyle yargılandığı iddiası, iddianame karşısında, hatalıdır. İddianamede talep edilen cezalar dikkate alındığı zaman, en kötü ihtimalle, 3 yıl 10 ay cezanın söz konusu olabileceği anlaşılmaktadır. İddianamenin mevcut olduğu bir olayda, okuyucuya aktarılan bilginin bu şekilde hatalı olması kabul edilebilir değildir.

-Şikayetçi vekili Av. Cihan Türsen, Ceyhan Torlak’ın daha önce yaptığı ve Av. Bülent Ötkün’ün adının geçtiği haberleri de “çıkar amaçlı birlik kurma” yönünde delil olarak şikayet dilekçesine eklemiştir. Ceyhan Torlak’ın 2016 tarihli “Şoförle yasak aşk tayin getirdi” haberi siteden kaldırılmıştır. Halen yayında değildir. Kanıt olarak sunulan diğer haberde kadın vücut şampiyonu ve şampiyona ikincisi arasında geçen ve sosyal paylaşım sitesi Instagram üzerinden hakaret sonrası dava açıldığı haberidir. Instagram, Türkiye’de 22 milyon kullanıcısı olan bir sosyal paylaşım sitesidir. Paylaşımlar, her iki tarafın da takipçilerinin önünde cerayan etmiştir ve dava konusu olmuştur. Bu haberde de Av. Bülent Ötkün’ün adı şikayetçi vekili olarak verilmiştir. Haber, gerçekleşen olayın özeti biçiminde kaleme alınmıştır.

Öte yandan, haber ajansları ve çalışanları, yapılan haberlerin, aboneleri olan yayın kuruluşlarınca kullanılma biçimlerinden sorumlu tutulamaz. Şikayet dilekçesinde dile getirildiği gibi ajans haberinin hangi yayın kuruluşları tarafından ne şekilde haberleştirildiği yine o kurumları bağlayıcıdır, sorumluluğu, haberi geçen ajansa yüklenemez. Bu açıdan, Ceylan Torlak ve Sabah Gazetesi’nin gerçekleştirdiği ihlallerden ötürü DHA ve muhabirinin sorumlu tutulması düşünülemez.

Korkusuz gazetesi:

-Korkusuz gazetesi, DHA haberini Taylan Yıldırım imzasıyla ve geçildiği haliyle yayımlamıştır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, kullanıldığı haliyle, haberde, Basın Meslek İlkelerine aykırı bir uygulamaya rastlanmamıştır.

SONUÇ OLARAK;

20.04.2017 tarihli, “CHP’li Eski Başkanın Gelinine 6 Yıl Hapis Şoku” başlıklı haber nedeniyle

1) Sabah Gazetesi ve muhabir Ceyhan Torlak bakımından;

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişilerin özel yaşamı kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu olamaz” şeklindeki 5. maddesinin ve “Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olunmaksızın yayınlanamaz” şeklindeki 6.maddesinin ihlal edildiğine OYBİRLİĞİ ile; olaya uygun yaptırımın ise UYARI olduğuna OYÇOKLUĞU ile, karar verilmiştir.

2) DHA, ajansın muhabirleri ve Korkusuz Gazetesi bakımından;

Basın Meslek İlkeleri açısından yaptırımı gerektiren bir ihlalin bulunmadığına OYÇOKLUĞU ile, karar verilmiştir.

Mevlüt Akgün’ün Mehmet Özmen hakkında şikayeti “yersiz” bulunmuştur.

REFERANS:               2017/09

ŞİKAYET EDEN:        Mevlüt Akgün

ŞİKAYET EDİLEN:    Akit gazetesi muhabiri ve Ankara temsilcisi Mehmet Özmen

ŞİKAYET KONUSU:

Mevlüt Akgün, Akit gazetesi muhabiri ve Ankara temsilcisi Mehmet Özmen’in, facebook ve twitter hesapları üzerinden kendisine hakaret ettiğini, iftira attığını, suç isnadında bulunduğunu ve kişilik haklarına saldırdığını söylemiş, meslek etiğine aykırı tutum ve davranışları nedeniyle Mehmet Özmen’i Basın Konseyi’ne şikayet etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

İlgili şikayet Basın Konseyi Yüksek Kurulu toplantı gündemine alınmıştır.

Yapılan başvuru eklerinden, ağır hakaretlerin yer aldığı sosyal medya hesaplarının Mehmet Özmen’e ait olduğunun tespiti Basın Konseyi’nin imkan ve çalışma alanı dışında kalmaktadır.

Gazeteci sıfatı taşıyan bir kişinin gazetecilik etiğine uygun davranış sergilemesi gereği kabul edilmekle birlikte Basın Konseyi Basın Meslek İlkeleri arasında kişisel sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar hakkında bir etik hüküm yer almamaktadır. Yer alsa bile hesapların asıl sahibinin tespit edilemeyecek olması ve mesaj tarihlerinin belirsiz olması nedeniyle değerlendirilemeyecekti.

Yukarıdaki sebeplerden, şikayet başvurusu OYBİRLİĞİYLE “yersiz” bulunmuştur.

Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a UYARI.

REFERANS:               2017/08

ŞİKAYET EDEN:        H.K.D. (16 yaşında) vekilleri Av. Eyüp Katı ve Av. Ahmet Kılıç

ŞİKAYET EDİLEN:

Sabah gazetesi (adına Genel Yayın Yönetmeni)

Sabah gazetesi muhabiri Dilek Yaman

 

ŞİKAYET KONUSU:

H.K.D., TFF’ye bağlı Esenlik Çocuk Koruma Projesi’ne bağlı Eyüp Spor Kulübü’nde futbol eğitimi almaktadır. Y.B. adlı bir çocuğun antrenör hakkındaki “taciz” şikayeti üzerine soruşturma kapsamında emniyette ifadesine başvurulur. İfade detayları, H.K.D’nin Facebook’ta paylaştığı bir fotoğraf kullanılarak haber yapılır. Gazete haberinde, çocukların yüzleri flulaştırılmamıştır. sabah.com.tr sitesinde kullanılan haberde flulaştırılmıştır. H.K.D. vekilleri, bu haber sonrasında özellikle yüzler flulaştırılmadığı için, konunun büyüyüp abartılması, yanlış söylentiler oluşması nedeniyle müvekkillerinin okul çevresi, kulüp ve yaşadıkları semtte zor durumda kaldığını, “mağdur kimliğinin gizliliği” ilkesine uyulmadığı için müvekkillerinin ağır bir mağduriyet yaşadıklarını söyleyerek, incitici yayın nedeniyle Sabah gazetesinden şikayetçi olunduğunu ifade etmiştir. (Gazete ve site haberi, ekte sunulmuştur)

 

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak ve Sabah gazetesi muhabiri Dilek Yaman’a gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talepleri olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap verilmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

11 Nisan 2017 tarihli “Futbol Okulunda Antrenör Tacizi” başlıklı haberde geçen olayın ve taraf ifadelerin doğru olup olmadığı vekil Av. Eyüp Katı’ya sorulmuş, haberin ve içeriğinin doğru olduğu cevabı alınmıştır.

-Haberde, H.K.D.’nin bütün Facebook kullanıcıları ve arama motorlarına açık biçimde paylaşmış olduğu (bu fotoğraf için aileye veya bir gruba özel görüntülenme filtresi bulunmamaktadır) antrenmanda çekilmiş bir fotoğraf kullanılmış olması, kamuoyuna açık bir mecrada Şikayetçi tarafından paylaşılmış bir fotoğraf olması nedeniyle “izinsiz kullanım” müeyyidelerinin uygulanabileceği bir durum yaratmamaktadır. Ancak, gazetede yer alış biçimiyle, mağduru korumaya yönelik önlem alınmadığı, çocuk yaşta mağdurların yüzleri karartılmadan/flulaştırılmadan kullanılması nedeniyle etkileri uzun yıllar devam edebilecek bir mağduriyet oluştuğu aşikârdır.

-Aynı haberin sitede kullanılan versiyonunda yüzler flulaştırılmıştır.

-Sabah gazetesinin “dikkatsizliği” olarak açıklanabilecek bu uygulama için Basın Meslek İlkeleri’nin “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.” diyen 12. maddesi ve “Şiddet ve zorbalığa özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.” diyen 13. maddesindeki “inciticilik” unsuru dikkate alınarak, Sabah gazetesi Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a “uyarı” verilmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

Muhabir Dilek Yaman hakkındaki şikayet için, fotoğrafın gazetede kullanılış biçimiyle ilgili bir görev ve yetkisi olmaması nedeniyle “yersiz” bulunmuştur.

Yeniakit.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Can Karahasanoğlu’na Basın Meslek İlkeleri’nin 1., 4. ve 13. maddeleri uyarınca KINAMA.

REFERANS:               2017/07

ŞİKAYET EDEN:        Eda Yılmaz (Okur)

ŞİKAYET EDİLEN:    yeniakit.com.tr

 

ŞİKAYET KONUSU:

Okur Eda Yılmaz, yeniakit.com.tr adresinde, 23 Mart 2017 tarihinde yayımlanmış olan ve halen sitede bulunan “S. Arabistan’da ‘Türk Kaşarı’na Kırbaç Cezası!” başlıklı haberde geçen ifadelerden büyük üzüntü ve rahatsızlık duyduğunu, habere konu edilmiş olan Meryem Uzerli şahsında bütün kadınlara hakaret edildiğini, haberin ağır hakaret ve iftira içerdiğini ve Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı bir çizgi ve tutum benimsendiğini iddia ederek şikayet başvurusunda bulunmuştur.

ŞİKAYETE KONU HABERLERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

  1. 03.2017 tarihli “S. Arabistan’da ‘Türk Kaşarı’na Kırbaç Cezası!”:

“Bir kozmetik firmasının tanıtımı için Suudi Arabistan’a giden oyuncu Meryem Uzerli erkeklerin de bulunduğu ortamda başını açarak selfie çektirdi. Ülke kuralları gereği bu hareketinden dolayı Uzerli’ye kırbaç cezası verilebilir.

İki yıl önce Dubai’de bir firmanın bir buçuk milyon dolarlık residance daire hediyesi ile Arap dünyasının dikkatini üzerine çeken M. Uzerli, evlilik dışı çocuk sahibi olması il Arap dünyasında büyük tepkiye neden olmuştu.

SOSYAL MEDYADA ‘TÜRK KAŞARI’ DENİLİYOR

  1. Uzerli’nin sevgilisi Can Ateş ile evlilik dışı beraberliği sonrası kız çocuğu sahibi olduktan sonra Arap sosyal medyasında ‘Türk kaşarı’ olarak adlandırldı. Daha önce Arapların ‘seni görmek için sabırsızlanıyoruz’ yorumları ile beklediği Meryem Uzerli için şimdiki Arabistan ziyaretinde ise ‘Türk kaşarı yine bir buçuk milyon dolarlık ev almaya mı geldi’ youmları yapıldı.

TÜRK HALKI RAHATSIZ

Annesi Alman babası Türk olmasına rağmen kendisini Alman olarak gören M. Uzerli’nin “Türk kaşarı” olarak anılmasından Türk halkı da rahatsız. Bilindiği üzere “Muhteşem Yüzyıl” adlı rezil dizide rol alarak Türk halkının tepkisini çekmişti.

KIRBAÇ CEZASI ALABİLİR

Suudi Arabistan’da kamusal alanda özellikle de erkeklerin bulunduğu alanlarda kadınların başlarını açmaları yasak. Kuralın çiğnenmesi halinde ise suçu işleyen kadınlara kırbaç cezası gibi çeşitli yaptırımlar uygulanıyor. Uzerli’nin çektirdiği bu fotoğraf yetkililr tarafından ülke dışına çıkmadan fark edilirse Suudi kanunları gereği kırbaç cezası verilebilir.”

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

yeniakit.com.tr Yayın Yönetmeni, Ahmet Can Karahasanoğlu’na, uzlaşma veya herhangi bir talepleri olup olmadığına yönelik yazı ve e-posta gönderilmiş, belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Haber başlığında verildiği gibi; Meryem Uzerli, kırbaç cezası almamıştır. Haberde bu başlık kullanılarak, gerçekte verilmemiş bir ceza/olay, gerçekleşmiş gibi sunulmuştur.

-Toplam 9 cümleden oluşan haber metninde 5 kere “kırbaç cezası verilebilir”, 4 kere “Türk kaşarı”, 2 kere “evlilik dışı çocuk sahibi olmak” ifadeleri kullanılmıştır.

-Evlilik dışı çocuk sahibi olmak, 1.5 milyon dolarlık rezidans sahibi olmak suç değildir.

-Oyuncu Meryem Uzerli, halen Suudi Arabistan’da bulunduğu günlerde, “Uzerli’nin çektirdiği bu fotoğraf yetkililer tarafından ülke dışına çıkmadan fark edilirse Suudi kanunları gereği kırbaç cezası verilebilir.” ifadesiyle Suudi yetkililere açıkça ihbarda bulunulmuş, Suudi Arabistan ceza uygulamalarındaki “kırbaç cezası” defalarca hatırlatılarak ilgililer adeta göreve çağrılmıştır. “Erkeklerin bulunduğu ortamda başını açarak selfie çektirmek” kanunlarımıza göre suç değildir. Başka ülke kurallarında böyle bir uygulama olması, basın kuruluşunun o ülkeye ihbarda bulunmasını gerektirmez.

-Baştan sona cinsiyetçi, hakaretamiz ve aşağılayıcı ifadelere yer verilen haberde nefret söylemine varan bir üslup benimsenmiştir.

Yukarıdaki sebeplerden, yeniakit.com.tr internet sitesine,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Yayınlarda hiç kimse; cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz” diyen 1. maddesi,

“Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” diyen 4. maddesi ,

“Şiddet ve zorbalığa özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.” diyen 13. maddesi uyarınca OYBİRLİĞİYLE “kınama” kararı alınmıştır.

BKYK, BİRİCİK ALANSON’UN ŞİKAYETİNİ DEĞERLENDİRMİŞ “KEŞKE BEN DE MAZHAR İÇİN ŞARKI YAZABİLSEYDİM” BAŞLIKLI RÖPORTAJI NEDENİYLE GAZETECİ YELDA İPEKLİ’YE “KINAMA” KARARI VERMİŞTİR.

 

REFERANS:                2017/06

ŞİKAYET EDEN:          Afife Biricik Alanson (Moda tasarımcısı)

ŞİKAYET EDİLEN:       Yelda İpekli (gazeteci)

 

ŞİKAYET KONUSU:

Biricik Alanson, Posta gazetesi, Pazar Postası ekinde 19.02.2017 tarihinde “Keşke Ben De Mazhar İçin Şarkı Yazabilseydim!” başlığı ve Yelda İpekli imzasıyla yayımlanan röportajda kendisine e-posta yoluyla gönderilen moda ve stil konulu soru ve cevaplar yerine Mart 2013 tarihli Trendsetter dergisinde Didem Özgen imzasıyla yayımlanan röportajdan ifadeler kullanılmış olduğunu belirtmektedir. Biricik Suden, Yelda İpekli ile yapılan yazılı soru-cevap içeriğinin dışına çıkılarak moda ve stil yerine magazin içerikli ve rating amaçlı bir yayın yapılmak istendiğini dile getirmiştir.

ŞİKAYETE KONU RÖPORTAJ VE İNTİHAL YAPILDIĞI İDDİA EDİLEN DERGİ RÖPORTAJINDA ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:

1.

TRENDSETTER / Didem Özgen / Mart 2013:

-Günlük hayat akışını anlatır mısın?

Amacım her günümün aynı geçmemesi, o yüzden sabit olan sadece her sabah 6-7.00 civarı uyanıp Yeniköy’den Sarıyer’e doğru yürüyüş yapmak. Sonrası haftanın üç dört günü özel eğitmenimle bir saat “body building”, ardından akşam yemeği hazırlığını kimseye bırakmamak.

 

PAZAR POSTASI / Yelda İpekli / 19.02.2017:

-Senin için bir gün nasıl geçer?

Amacım her günümün aynı geçmemesi! O yüzden sabit olan sadece sabah erken kalkmak, akşam erken yatmak, yürüyüş ve sporumu hava şartlarına göre ayarlamak. Bir de akşam yemeği hazırlığını kimselere bırakmamak!

2.

TRENDSETTER / Didem Özgen / Mart 2013:

-Her kadına kısmet olmaz dolayısıyla meraktayız, adına aşk şarkılar yazılması nasıl bir duygu?

Güzel ve gurur okşayıcı tabii, ama sürekli “Vay be, ben neymişim?” ya da “Sen neymişsin?” duygusuyla yaşamak benliğinizi bozar. Benim de öyle bir yeteneğim olsa ben de Mazhar için yazardım. Tesadüf bu ki bir zamanlar annemle komşu evlerde oturan Kanuni Hacı Arif Bey’in oğlu Zeki Arif Ataergin de annem için ”Sarı Giyme, Bir Daha Gül Takma Allah Aşkına” diye şarkı yazıp bestelemiş. Onların ki aşk hikâyesi değil, annemin güzelliğine övgü imiş ama ailemizin kadınlarının kaderinde bu var galiba.

 

PAZAR POSTASI / Yelda İpekli / 19.02.2017:

-Eşin Mazhar Alanson’un senin için şarkılar yazması ne hissettiriyor?

Güzel ve gurur okşayıcı tabii, ama sürekli “Vay be, ben neymişim?” ya da “Sen neymişsin?” duygusuyla yaşamak benliğinizi bozar. Keşke benim de öyle bir yeteneğim olsaydı da ben de Mazhar için şarkı yazabilseydim. Tesadüf şu ki; bir zamanlar annemle komşu evlerde oturan Kanuni Hacı Arif Bey’in oğlu Zeki Arif Ataergin de annem için ”Sarı Giyme, Bir Daha Gül Takma Allah Aşkına” diye şarkı yazıp bestelemiş. Onlarınki bir aşk hikâyesi değil, annemin güzelliğine övgü imiş ama ailemizin kadınlarının kaderinde bu var galiba.

3.

TRENDSETTER / Didem Özgen / Mart 2013:

-Bu kadar yaş konuşmuşken vücut yaşının oldukça genç görünmesinden olmasından bahsetmesek olmaz. İşin sırrı nedir?

Düzenli spor, her gün kardiyo, haftada üç-dört Yiğit Kuşbeygi ile ağırlık çalışması (bu işi en iyi bilenle çalışmak çok önemli), doğru beslenme ve kaliteli uyku. Yürüyüş ise benim için zevk. Edirne’den Ardahan’a yorulmadan yürüyebilirim sanki.

 

PAZAR POSTASI / Yelda İpekli / 19.02.2017:

-Spor hep hayatında. Bu aralar en çok hangi sporu yapıyorsun?

Şu ara body building, kürek, Tai Chi yapıyorum. Spor, yaşam tarzımın bir parçası. Düzenli spor, her gün kardiyo, haftada üç-dört gün ağırlık çalışması, doğru beslenme ve kaliteli uyku. Yürüyüş ise benim için zevk. Edirne’den Ardahan’a yorulmadan yürüyebilirim sanki.

4.

TRENDSETTER / Didem Özgen / Mart 2013:

-Kaderci misin? Bu hayat sence paket program mı, yoksa kaderimizi kendimiz mi belirliyoruz?

Kadere inanıyorum ama oturup her şeyi kadere bırakmıyorum. Biliyorum ki siz ne planlarsanız planlayın bir de yukardakinin planı var, her zaman galip gelecek olan.

 

PAZAR POSTASI / Yelda İpekli / 19.02.2017:

“Kadere inanıyorum ama teslim olmuyorum”

5.

TRENDSETTER / Didem Özgen / Mart 2013:

-Senin için “Çuval giyse yakışır” derler. Sade olup aynı zamanda şık olabiliyorsun. Bu nasıl bir meziyet? Moda ve tasarımın çocukluğundan beri hayatında olduğu aşikâr ama hayatının ne kadarını kapsıyor?

Sağ olsunlar, çuval da giymeyi sevdiğim içindir! Giydiklerimin beni yansıtmasına özen gösteririm. Moda peşinde koşmam, demode olma korkusu taşımam, çünkü başkalarının ne düşüneceği umurumda değildir. Modayı güncel bir dokunuş olarak kullanırım. Yaşamadığınız bir hayatın kostümü, üzerinizde müsamere giysisi gibi durur. “Bakın bugün ne giydim”cilerden değilim.

 

PAZAR POSTASI / Yelda İpekli / 19.02.2017:

-Modayı takip etmediğini biliyorum ama usta bir yorumcusun. Moda olanı nasıl ‘Biricik Suden stili’ haline getiriyorsun?
Şişme bebek siparişi için tıklayınız.
Vibratör siparişi etmek için tıklayınız.
Realistik penis sipariş etmek için tıklayınız.
fetişh fantazi seri siparişi geçmek için tıklayınız.
Sex shop için tıklayınız.
Sana anlatmıştım Monk rahiplerinden aldığım bir kostümü gündelik hayatta aksesuarla yorumlayıp kullanırım. Renkleri seviyorum. Yeşille laciverti, toprak tonlarıyla kırmızıyı kullanmak muzipçe hoşuma gider. Moda peşinde koşmam, demode olma korkusu taşımam, çünkü başkalarının ne düşüneceği umurumda değildir. Modayı güncel bir dokunuş olarak kullanırım. Yaşamadığınız bir hayatın kostümü, üzerinizde müsamere giysisi gibi durur. “Bakın bugün ne giydim”cilerden değilim.

6.

TRENDSETTER / Didem Özgen / Mart 2013:

-Bugüne kadar en iddialı olduğun konu mutfakmış, doğru mu? En iyi yaptığın, en çok yapmayı sevdiğin yemek hangisi?

En iddialı olduğum konu değil, sadece o konuda iddialıymış gibi yapmak bana sevimli geldiği için arada söylerim o kadar. Mutfakla aram iyidir, benim için mutfak aynı zamanda laboratuvar gibi sağlık ve hijyenin de önemli olduğu yerdir. Sushi hariç her yemeği iyi yaptığımı söylüyorlar.

 

PAZAR POSTASI / Yelda İpekli / 19.02.2017:

-Mutfakta nasıl becerikli olduğunu biliyorum. Yemek yapmak ve konuk ağırlamak senin için keyif sanki?

Yemek yapmayı ve yaratmayı çok sevdiğim doğru ancak misafir ağırlamak saat 22.00’de uyuyan biri için zor! Ama evet mutfakla aram iyidir, benim için laboratuar gibi. Sushi hariç her yemeği iyi yaptığımı söylüyorlar.

 

UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Gazeteci Yelda İpekli’ye gönderilen uzlaşma veya herhangi bir talebi olup olmadığına yönelik yazıya belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Gazeteci Yelda İpekli, Biricik Alanson’a 14 röportaj sorusu göndermiş ancak gönderilen sorular ve bu sorulara gelen cevaplar yerine, Mart 2013 tarihli Trendsetter dergisinde Didem Özgen imzasıyla yayımlanan röportajdan bölümleri, kaynak göstermeden ve kendi imzasıyla Posta gazetesi eki Pazar Postası’nda yayımlamıştır. Yukarıda bire bir alıntılara yer verildiği üzere “intihal” uygulaması sabittir. Gazeteci Yelda İpekli’nin, başvurduğu bu uygulamayla hem Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na hem de Basın Meslek İlkeleri’ne aykırı bir girişimde bulunduğu açıktır.

-Biricik Alanson’un beyanına göre, “4 yıl önceki röportajdan alıntı yapılmayan bölümlerde” kendisine ait olmayan ifadelere yer verilmiş, “gerçeğe aykırı unsurlar içeren” bir röportaj yayımlanmıştır.

Yukarıdaki nedenlerle, gazeteci Yelda İpekli’ye,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarıyla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir.” diyen 8. maddesi ve “Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.” diyen 12. maddesi uyarınca “kınama” kararı verilmiştir.