, ,

DOĞAN HEPER’İ KAYBETTİK

كي٠تصنع المال من المدونات Basın Konseyi kurucu ve daimi üyesi, uzun yıllar ikinci başkanlık görevini yürütmüş olan değerli meslek büyüğümüz Doğan Heper’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. 

Ömrünün yarım asrı aşkın bölümünü Milliyet gazetesi çatısı altında gazeteciliğe adamış olan Doğan Heper, gazetede, muhabirlikten sayfa sekreterliğine, yazı işleri müdürlüğünden genel yayın yönetmenliği, murahhas üyelikten icra kurulu başkanlığına kadar pek çok görev üstlenmişti.

Doğan Heper’i daima sevgiyle, saygıyla anacağız. 

Meslektaşlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

,

TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ’NİN ŞİKAYETİNİ DEĞERLENDİREN BASIN KONSEYİ YÜKSEK KURULU, YENİ AKİT GAZETESİ SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU VE MUHABİR HARUN SEKMEN’İ “KINAMA” KARARI ALDI

where can i buy Maxalt without prescription in Waco Texas REFERANS: 2017/03

 

buy Dapoxetine citrate online in Kansas City Missouri ŞİKAYET EDEN:

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi adına Genel Sekreter Dr. Sezai Berber

 

pdf opciones financieras ŞİKAYET EDİLEN:

Ali İhsan Karahasanoğlu (Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü)                                  Harun Sekmen (Yeni Akit gazetesi muhabiri)

 

grafici forex multipli in tempo reale ŞİKAYET KONUSU:

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, Yeni Akit gazetesinin 3 Ocak 2017 tarihli “Kandil’in Sesi Tabip Odası Kapatılsın” başlıklı sürmanşet haberinde geçen suç isnadları nedeniyle şikayet başvurusunda bulunmuştur. TTB, haberde geçen “PKK’nın propagandasının yapıldığı makale”, “Kandil’in makalesi” ifadelerinin gerçeğe aykırı olduğunu söylemektedir. Habere konu olan ve TTB’ye ait Mesleki Sağlık ve Güvenlik dergisinde yer alan “Çalışma Ortamında ‘Barış Sağlıkçısı’ Olmak” başlıklı makalede yer alan bazı cümlelerin, yazının bütünlüğünden koparılarak verildiği, bu makale vasıtasıyla ve birbiriyle bağlantısı olmayan konular arka arkaya sıralanarak meslek örgütünün kapatılması talebinde bulunulduğunu ileri sürmektedir.

 

www goptions com ŞİKAYETE KONU HABERDE ŞU İFADELER GEÇMEKTEDİR:
03 Ocak 2017 tarihli “Kandil’in Sesi Tabip Odası Kapatılsın”:

“Gezi Parkı eylemlerinde çapulculara her türlü desteği veren, her fırsatta devlet ve millet düşmanlığını gözler önüne sermekten çekinmeyen, devletin milyonlarca dolar zarara uğratıldığı ilaç vurgununda suspus olan, PKK’nın katlettiği doktorlar karşısında üç maymunu oynayan ve şimdi de yayınlattığı makale ile ‘Kandil’in sesi’ olan Türk Tabipler Birliği kapatılmalı…”

“Türk Tabipler Birliği’nin devlet ve millet düşmanlığı konusundaki sicilleri oldukça kabarık.”

“Meslek kuruluşundan ziyade marjinal sol örgüt tavrıyla hareket eden Türk Tabipler Birliği’nin Aralık ayında çıkardığı Mesleki Sağlık ve Güvenlik dergisinde yer alan bir makale “Bu kadar da olmaz” dedirtti. Kandil ağzıyla yazılmış ‘Çatışma Ortamlarında Barış Sağlıkçısı Olmak’ isimli makalede ‘hendek’ terörü kutsandı.”

“Kandil ağzıyla yazılmış makalede İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Samet Mengüç, Mahfuz Karaaslan, Onur Naci Karahancı, Feray Kaya, Arzu Türkmen, Veysi Ülgen, Halis Yerlikaya’nın ismi bulunuyor.”

 

ozioni binarie UZLAŞMA VE DİĞER KONULAR:

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu ve Yeni Akit gazetesi muhabiri Harun Sekmen’e uzlaşma veya herhangi bir temsil talepleri olup olmadığına yönelik yazı gönderilmiş, belirtilen süre içinde cevap gelmemiştir.

 

anyoption berichte DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

-Şikayete konu haberde “devlet ve millet düşmanı”, “terör örgütü PKK’nın arka bahçesi haline gelen”, “bir mesleki yapılanmadan ziyade aşırı sol örgütlerin propaganda merkezi gibi çalışan”, “PKK propagandası yapan”, “Kandil ağzıyla yazan” ve “PKK’nın katlettiği doktorlar karşısında üç maymunu oynayan” gibi ağır ithamlarda bulunulmuştur.

-Türk Tabipler Birliği “Devlet ve millet düşmanlığı konusunda sicili kabarık” ifadesini karşılayacak herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya mahkeme kararı bulunmadığını beyan etmiştir.

-Haberde, makaleye imza atan TTB yönetici ve üyeleri isimleriyle sıralanarak hedef gösterilmiştir.

-Haberin çıktığı gün yapılan tekzip talebine muhabir Harun Sekmen tarafından TTB’ye gönderilen 8 maddelik “koşullu tekzip” uygulamasıyla karşılık verilmiş, Basın Meslek İlkeleri’nde yer alan “cevap ve tekzip temel hakkı” şarta bağlanmıştır.

-Tekzip koşulu olarak sunulan soru listesinde habere konu makale ile ilgisi olmayan başlıklara yer verilmiş, Türk Tabipler Birliği’ne “kanun ve mevzuatta” olmayan ifadeleri kullandığı iddiasıyla hesap sorulmuş, internet sitesinde yer alan içerik tercihleriyle ilgili bir nevi “savunma” istenmiştir.

-Ayrıca, makalede tanıklığına başvurulan kişinin kimliğinin açıklanması istenmiştir.

-Tekzip yayımlanmadığı gibi yeni bir haberle bu koşullar listesinde geçen sorulara yer verilmiş ve yine suç isnadında bulunulmuştur.

-TTB, tekzibi konu eden habere de tekzip yazısı göndermiş, ancak dikkate alınmamıştır.

Yukarıdaki sebeplerden, 3 Ocak 2017 tarihli “Kandil’in Sesi Tabip Odası Kapatılsın” başlıklı sürmanşet-haber nedeniyle Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu ve muhabir Harun Sekmen’e,

Basın Meslek İlkeleri’nin “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” diyen 4. maddesi,

“Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe, hiç kimse ‘suçlu’ ilan edilemez.” diyen 9. maddesi,

“Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez” diyen 10. maddesi,

“Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.” diyen 16. maddesi uyarınca oy birliğiyle “kınama” kararı verilmiştir.

,

estrategias de 5 minutos opciones binarias Meslektaşımız, gazeteci, Basın Konseyi Eski Genel Sekreteri sevgili Recep Güvelioğlu’nu kaybettik.

1947 yılında Trabzon’da doğan Recep Güvelioğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamlamış, ODTÜ’de Master derecesi almıştı. 1971’den itibaren TRT, Anadolu Ajansı ve Milliyet’te gazetecilik ve yöneticilik yaptı. Amerika’nın Sesi Radyosu’nda çalıştı, Türkiye Barolar Birliği ve THY gibi kurumlarda basın danışmanlığı, The New Anatolian gazetesinin İstanbul temsilciliği görevlerini üstlendi. Basın Konseyi Genel Sekreterliği ve Konsey Dayanışma Vakfı Müdürlüğü de yapan Güvelioğlu, son yıllarını Bodrum’da geçiriyordu.

Acılı ailesine başsağlığı diliyoruz, acılarını paylaşıyoruz…

,

10 Aralık 2016, Cumartesi akşamı, İstanbul’da meydana gelen menfur terör saldırılarında hayatlarını kaybedenlerin acılı ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

,

YAYIN YASAKLARINI PROTESTO EDİYORUZ

 

Yayın yasakları sansüre dönüştü.

Yayın yasaklarını protesto ediyoruz.

Adana’da, Özel Aladağ Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda çıkan yangındaki kaybımızın acısı tarifsizdir, ölçüsüzdür. Bir türlü denetlenemeyen özel yurtlarda yaşanan facia, ne yazık ki bir ilk de değildi. Geçen yıl da aynı tarihte benzer bir başka kurumda çıkan yangında çocuklarımızı kaybettik.

Öncelikle, bu facialara yol açan nedenlerin ortaya çıkmasını, aydınlatılmasını ve sorumlularının yargı önünde hesap vermelerinin sağlanmasını istiyoruz.

Aladağ faciasından birkaç saat sonra, sabaha karşı, yine Sulh Ceza Mahkemesi’nce alınan kararla medyada halkın haber almasının önünü kesen “yayın yasakları” kabul edilemez. Türkiye’yi yönetenlerin sorumluluğunun örtbas edilmesi değil, gerçeklerin ortaya çıkarılması asıldır.

Yayın yasaklarını yine protesto ediyoruz.

Kamuoyunun bilgi alma hakkının önlenmesine yol açan bu tür kararlar, sansür mekanizmasının her bir örnekte yaşamımızı kuşattığı anlamını taşır ki demokratik kurallar içinde yapılanları kabul etmemiz mümkün değildir. Bu tür mekanizmalarla, haber alma hakkının engellenmemesi şarttır. Önemli olan, faciaların tekrarlanmasını önleyici tedbirlerin ivedilikle alınması, sorumluların korunmaması, yanlışlardan bir an önce dönülmesidir.

Basın Konseyi olarak, kayıplarımıza rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyoruz.

, ,

GAZETECİLERE YÖNELİK TUTUKLAMA VEYA GÖZALTILAR “CADI AVI”NA DÖNÜŞMESİN

15 Temmuz darbe girişiminden sonra gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalarda rekor sayıda artış olması ve bir “cadı avı”na dönüşmesi endişe vericidir. Türkiye’yi bu konuda dünya rekortmeni olma noktasına taşıyan bu kararlar ve uygulamaların, hukuka uygun şekilde yapılması demokrasinin gereğidir.

Zaten uluslararası hukuka uygun düşmeyen 30 günlük gözaltı süresi ile birlikte değerlendirildiğinde bu gözaltı ve tutuklamaların yanlışlığı daha net ortaya çıkmaktadır.

Basın Konseyi olarak gazetecilerin, sadece yazdıkları ve düşünceleri ile değerlendirilmesini savunuyoruz. Yazdıkları nedeniyle gazetecilerin kovuşturulması uluslararası hukuka göre ancak “terörü övme” ve “nefret suçu” işlendiğinde söz konusu olabilir.

Tüm gözaltı ve tutuklamaların bu kıstaslara uygun yapılması ve farklı bir suç ve delil varsa hemen ortaya konması şarttır. Aksi halde “cadı avı” diye yorumlanan bu uygulamalar demokrasi ile yönetilen coğrafyadan ülkemizi dışlarken,  Türkiye’yi derinden yaralamaktadır.

BASIN KONSEYİ

,

GÖP: GÖZALTINA ALINAN HABER PEŞİNDEKİ GAZETECİLERİN SERBEST BIRAKILMALARINI BEKLİYORUZ

BASIN KONSEYİ’NİN DÖNEM SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPTIĞI GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK PLATFORMU’NUN (GÖP) AÇIKLAMASIDIR

GÖZALTINA ALINAN HABER PEŞİNDEKİ GAZETECİLERİN SERBEST BIRAKILMALARINI BEKLİYORUZ.

 

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde On Gözlü Köprü yakınlarında gerçekleşen saldırıyı haber yapmak amacıyla bölgeye giden Evrensel Gazetesi muhabirleri Hasan Akbaş, Fırat Topal, Serpil Berk ve Serbest Gazeteci Sertaç Kayar dün akşam saatlerinde gözaltı alındılar.

Diyarbakır’daki saldırıyı kamuoyuna ilk olarak olay yerinden duyuran ve fotoğraflar geçen gazetecilerin gözaltına alınmasının savcılık talimatıyla gerçekleştiği öğrenildi.

Meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirirken gözaltına alınmalarını,  halkın haber alma hakkına bir müdahale olarak görüyoruz.

Olay sırasında  yakın bir kafede çay içerlerken, patlama üzerine olay yerıne ulaşıp,ilk haberleri kamuoyuyla paylaşan gazetecilerin,”şüpheli” olarak görülmesi ve gözaltına alınmaları basın özgürlüğüne aykırıdır.

Saatlerdir gözaltında tutulan gazetecilerin elbiselerinin de kriminal incelemeye gönderilmesi, olay gazeteciliğinde sıklıkla rastlanılan bir uygulama değildir.Yaşanan O HAL kapsamında da,  alışkanlığa  yol açmamasını dileriz.

Evrensel gazetesinin 3 kadrolu muhabiri ile Reuters ‘ın serbest muhabirinin biran önce salıverilmesini talep ederken,

halkın doğru ve yansız haber alma hakkı ile basın özgürlüğünün sonuna kadar korunmasının önemini hatırlatırız.

,

BASIN KONSEYİ’NDEN AÇIK MEKTUP: SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANI VE KAMUOYU

http://vajh.net/?arabinaar=%D9%81%D9%88%D8%B1%D9%83%D8%B3-%D9%84%D8%A8%D9%86%D8%A7%D9%86&111=ab فوركس لبنان BASIN KONSEYİ’nden

buy seroquel visa\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\' and 3>\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\'1 AÇIK MEKTUP

افضل وسطاء الخيارات الثنائية SAYIN

http://ayto-daganzo.org/?kefir=demo-borsa-a-binari&16d=6c demo borsa a binari CUMHURBAŞKANIMIZ,

60 second binary trading  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANI

Sildenafil Citrate cialis billig  VE KAMUOYU

opzioni binarie put e call  

15 Temmuz tarihinde demokratik hukuk devletine ve milletimizin iradesine karşı yapılan darbe girişimi üzerine, Basın Konseyi olarak duraksamadan, demokrasiden yana duruşunu kamuoyu ile paylaşmıştık.

Daha sonraki açıklamamızda da, bu saldırıdan sorumlu olan her bir kişinin hak ettiği cezayı alması dilenmiş; amaçları anayasal demokratik düzeni yok etmek olan darbecilere karşı devletin vereceği cevabın, demokratik düzenin kuralları ve hukuk çerçevesinde olması gerektiği hatırlatılmıştı.

Basın Konseyi olarak bu görüşümüzü sürdürüyor, Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri ve darbeye kalkışanların yargılanarak hak ettikleri şekilde cezalandırılmalarını bekliyor ve talep ediyoruz.

Bu arada, süreç içerisinde ilan edilen OHAL ve buna bağlı olarak çıkartılan KHK ler ile yapılan kimi düzenlemelerin yarattığı endişe ve kaygılar kamuoyunda paylaşılmaktadır.

Yetkin hukukçular tarafından dile getirildiği üzere, Anayasamız gereği, olağanüstü hal döneminde çıkarılacak KHK’lerın düzenleme alanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla sınırlıdır.

OHAL ilanının nedeni ve amacı ise, darbe girişimi nedeniyle yaygın olarak meydana gelen şiddet olaylarının ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin sağlanmasıdır.

Gerek Anayasa Mahkememizin gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarına göre, olağanüstü hal kapsamında alınabilecek önlemler bakımından orantılılık ilkesi geçerlidir.

Bu nedenle, yapılacak düzenlemeler OHAL ilanı suretiyle ulaşılmak istenen amacı sağlamaya dönük olmalı, bu amaca ulaşmak için zorunluluk arz etmeli ve durumun gerekli kıldığı en asgari düzeyde hak sınırlamasını içermelidir.

Darbenin sonuçları ve darbeciler ile arkalarındaki terör örgütü ile mücadele edebilmek açısından zaruri olmayan önlemler alınmamalı; basın özgürlüğünün fiilen ortadan kalkması riskini doğurabilecek tedbirlere başvurulmamalıdır.

Geldiğimiz bu noktada, çeşitli yayın organları marifetiyle, bazı gazetecilerin hedef gösterildiklerine  ve ”haber”in suçlandığına tanık olmaktayız.

Oysa, halkımızın, medyamızın, siyasilerin ve STK’ların  cansiparane, özverili gayretleriyle, dikta rejiminden kurtulan Türkiye’nin, yeni baskıcı örneklere tahammülü yoktur.

Darbe felaketinden dönen Türkiye’mizin, aceleci düzenlemelerle, sistemi temelden ve kalıcı  olacak şekilde değiştirmesinin yaratacağı sakıncalar ileride geri dönülmez tahribatlara neden olabilecektir.

Korkulan, adil yargılamalara dönük yanlış uygulamaların kalıcı hasarlar yaratmasıdır.

Korkulan, basın ve ifade özgürlüğünün olmadığı yerde tam demokrasiden, hukuk devletinden söz edilemeyeceğidir.

Korkulan, yapılan düzenleme ve uygulamaların, darbe girişiminde bulunan teröristlere mağduriyet algısı ve kılıfı yaratmasıdır.

Korkulan, yapılan düzenlemelerin bizzat terör örgütünün yararlanacağı argümanlara dönüşmesidir.

Yukarıdaki endişeleri dikkate almayan bir uygulama, Anayasamıza ve uluslararası yükümlülüklerimize aykırı olacağı gibi; menfur darbe girişiminin ortadan kaldırmaya çalıştığı demokrasimize hizmet etmeyecektir. Aksine, uluslararası itibarımızı sarsacak, ortaya çıkan tehditle Devletimizin haklı mücadelesine gölge düşürebilecektir.

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu iç ve dış tehditlerle haklı mücadelesini tüm gücüyle destekleyen ve terörle mücadelemizin zarar görmemesini çok önemseyen, demokratik hassasiyete en üst düzeyde sahip bir kurum olarak, Devletimizin iyiliği için yukarıdaki hususların dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Basın Konseyi , bu yolda elinden gelen katkıyı yapmaya her zaman hazırdır.

Bu vesileyle, canı pahasına demokrasiden yana tavır alan halkımızın yanında olduğumuzu belirtiyor,  darbecilerin tespiti ve yargılanması sürecindeki zorlu mücadelede görev alan tüm devlet görevlilerimize kolaylıklar diliyoruz.

BASIN KONSEYİ

,

Basın Konseyi :Darbeler ,sorunların çözümünde çare değildir.

Basın Konseyi :Darbeler ,sorunların çözümünde çare değildir.
—–
Darbe girişimleri ile sorunların çözülemediğini, Dünya’nın her yerinde  olduğu gibi Türkiye de, yaşayarak görmektedir.
Demokrasiye karşı darbe girişimlerini ,mutlaka milletin sağlam iradesi önleyebilir.
15 Temmuz 2016 gecesi başlatılan darbe teşebbüsü de halkın ve Demokratik Kurumların karşı çıkmasıyla engellenmesi,  demokratik rejimler açısından sevindiricidir.
Çağdaş demokrasilerdeki gibi, bu şansı,özgürlükler geriye gitmeden,hukuk askıya alınmadan,milli iradeye sahip çıkarak,sorunların çözüm yerinin,sadece demokrasi sandığı olduğunu unutmadan hayata geçirmeliyiz.
Demokrasinin olmadığı yerde özgürlükler ve hukuk olamaz.
Yaşanan Bu  talihsiz olayda canlarını yitirenlere rahmet,yaralılara acil şifalar,Acılı ailelere ve tüm ulusa sabırlar diliyoruz.
Olayları canı pahasına izleyerek haberleri halka ulaştıran,bu arada yaralanan ve darp edilen meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Başta Doğan Medya Center ile TRT gibi basın kuruluşlarına yapılan baskınlarda güç saatler yaşayan meslektaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz.

Doğan Medya Center’a yapılan baskınla ,basın-yayın özgürlüğünü engelleyenlerin de gereken cezaya çarptırılmalarını istiyoruz.

Yaşasın tam demokrasi

Basın Konseyi

,

Basın Konseyi: Şeren Işıklar içinde uyu

Büyük kaybımız

Futbolumuzun efsane kalecisi. spor yazarı. gazeteci Turgay Şeren’in kaybından büyük üzüntü duyduk. Basın dünyasının ve sevenlerinin başı sağolsun. Şeren ışıklarda uyusun. Ailesine sabırlar diliyoruz.

Basın Konseyi
Yanıtla veya Yönlendir
15 GB’lık kotanın 3,56 GB’ı (%23) kullanılıyor
Son hesap etkinliği: 0 dakika önce

Ayrıntılar