BASIN KONSEYİ, MEDYA ETİK PROJESİ İÇİN ESKİŞEHİR ANADOLU ÜNİVERSİTESİ’NDEYDİ

Binary options trading business help Anadolu Üniversitesi, “Medya, Etik ve Sorumlu Gazetecilik” konulu seminerler kapsamında Avukat Turgut Kazan ve Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç’i konuk etti.

Binary options trading business help Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve Basın Konseyi’nce yürütülen projede Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve avukat Turgut Kazan Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine konuşmalar yaptılar.1

kan man köpa Viagra i tyskland Pınar Türenç Haber Yazma Teknikleri başlıklı konuşmasında 5N1K (Kim?, Ne?, Nerede?, Ne Zaman?, Nasıl?, Niçin?) kuralıyla haber hazırlama, yapma ve sunma konusunda çeşitli bilgiler verdi. Ayrıca gazetecilik hayatında yaşadığı tecrübeleri de anlatan Türenç, öğrencilerin merak ettiği soruları da cevapladı.

opzioni binarie guida pdf OMBUDSMANLIK (Kamu denetçisi) konusunu anlatmak için konuşma yapan Avukat Turgut Kazan ise, habercilikte özdenetimin önemi ve yeri konusunu ele aldı.

info opzioni binarie Yaklaşık 1 saat süren etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

opcje binarne waluty dsc_1638kapak

opcje binarne praca Basin Konseyi

MEDYA VE ETİK SEMİNERLERİNDE ÜÇÜNCÜ ADRES BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ

simulazione opzioni binarie 60 secondi Basın Konseyi’nce yürütülen Medya, Etik ve Sorumlu Gazetecilik konulu seminerlerin Eylül-Aralık dönemine ev sahipliği yapan üçüncü üniversite Bahçeşehir Üniversitesi oldu.

out opzionibinarie Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin finanse ettiği Yolsuzluğun önlenmesi ve Etiğin Teşviki Hibe Programı çerçevesinde yapılan etkinliklere daha önce Kocaeli Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi de ev sahipliği yapmışlardı.

http://srecna.si/?topor=sind-bin%C3%A4re-optionen-steuerpflichtig&9e8=5e sind binäre optionen steuerpflichtig Bahçeşehir Üniversitesi’nin ilk konukları Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk ve CNN Türk Editör – Sunucusu Ahu Özyurt oldu.

binaire opties wel of niet dsc_0132dsc_0143dsc_0166dsc_0116

http://traffic-dealer.de/?kruwa=traden-mit-binären-optionen-lernen traden mit binären optionen lernen Etkinlikte ilk sunumu yapan Ahu Özyurt, Radyo TV Haberciliği konusundaki bilgilerini katılımcılarla paylaştı. Televizyon dünyasının mutfağına dair merak edilenleri ise Doğan Şentürk aktardı.

http://katerubintheatre.com/?semen=trada-operazioni-binarie-deposito-50-euro&64c=27 trada operazioni binarie deposito 50 euro Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki bir sonraki etkinlik 3 Kasım’da gerçekleştirilecek.

,

Türenç, Avrupa projesinde Basın Konseyi’ni anlattı

http://www.divestit.com.au/?parasyk=tecniche-opzioni-binarie-60&175=41 tecniche opzioni binarie 60 Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi ortak projesi olarak başlatılan, ”Türk yargısının ifade özgürlüğü konusunda kapasitesinin güçlendirilmesi” başlıklı yuvarlak masa toplantılarının 6’ncısı Ankara’da gerçekleşti.

Türkiye Adalet Akademisi Başkan Yardımcısı Mustafa Atuç’un açılışını yaptığı toplantının davetli konuşmacısı olan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç katılımcılara, Basın Konseyi nin yapısını, işlevini ve  üstlendiği görevleri anlattı.
ifade özgürlüğünün korunması açısından basın etiğinin rolünü  anlatan Türenç, basın ve yargıyla kurulan ilişkileri dile getirirken, uygulamalardan örnekler verdi,yaşanan örnekleri  özetledi.
Dünya Etik gazetecilik Ağı Direktörü Aidan White ile, Avrupa Konseyi Ankara program ofisi başkanı Michael Ingledow,Avupa konseyi proje koordinatörü Elena Jovanovska’nın da konuşmacı olduğu toplantıya çok sayıda hakim, hukukçu ve STK temsilcisi katıldı.
Adalet Bakanlığı, Anayasa mahkemesi, Yargıyay, Danıştay, HSYK, Türkiye Adalet Akademisi, AİHM eski hakimi, iletişim uzmanlarıyla Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcilerinin de görüşlerini açıkladıkları toplantıda, ifade özgürlüğü alanında hukuk ve etik arasındaki çizgi tartışılırken, gazetecilerin gözaltı, tutukluluk ve kovuşturulmalarına yönelik gelişmeler, gazeteci ve hukukçu bakışı açısından tartışıldı.
,

Basın Konseyi’ne “Basın Özgürlüğü” Ödülü…

where can you buy antabuse  

opzioni binarie guidate Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından geleneksel hale getirilen ‘Basın Özgürlüğü Ödülü’ bu yıl bir gazeteciye değil, Türkiye’de demokrasiden yana tavır alan tüm basın emekçilerine verildi. Ödül, Basın Konseyi’nin yanı sıra, Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği’ne verildi. Basın Konseyi adına ödülü Başkan Pınar Türenç, Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’dan aldı.

trading online 2016 Basın Özgürlüğü Ödülü, Karşıyaka Nikah Sarayı’ndaki törende, tüm basın emekçileri adına Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Uğur Güç ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay’a takdim edildi. Törene, İzmir Milletvekili ve TGF Onursal Başkanı Atilla Sertel, İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan ve Basın Yayın İl Müdürü Deniz Dev ve 500’e yakın Karşıyakalı katıldı.

binäre optionen grundlagen  

http://webdesignhat.com/90-pixel-perfect-royalty-free-flat-icons-only-5/ trader option  

köp allegra  

Pınar-Türenç_3951veb.gif görüntüleniyor

SAPLA SAMAN KARIŞTI

Törende bir konuşma yapan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, “Ödül almak tabi ki onurlandırıcıdır. Ancak, keşke ülkemde demokrasilerin olmazsa olmazı ifade ve basın özgürlüğü kısıtlanmasa da bu yoldaki çabalarımız için bizlere bu ödüller verilmese” dedi.

Pınar Türenç şöyle konuştu: “ Keşke gazetecilerin,yazarların, akademisyenlerin, dil bilimcilerin, düşünceleri ve kalemlerinden ötürü hiç peşine düşülmese…Keşke gazeteciler, yazarlar, editörler ve muhabirlere uzanan otuz günlük OHAL göz altıları ve uçsuz bucaksız tutsaklıklar olmasa…15 Temmuz akşamı darbe girişimini hep beraber göğüsledik. Çok acı çektik. 16 Temmuz sonrasının daha barışcıl olacağını söyleyenleri umutla, can kulağıyla dinledik. Darbeye, tüm darbelere HAYIR dedik. Çünkü; darbelerden en fazla basın özgürlüğünün yara aldığını, basın tarihimizin kara sayfaları fazlasıyla yazar. bu gerçeği çok iyi biliyorduk. Bu kez Türk Basını, darbe kalkışmasına ilk dakikalarda karşı koydu. Halkın bilgilenmesine, harekete geçmesini sağlayan basına o gece tanınan özgürlüktü. Ne var ki, sonrasını iyi getiremedik. Yasaklamalar, OHAL’in 30 günlük gözaltıları, tutuklamaları, yayın engellemeleri,gazetelere el koymalar bitmek bilmedi. Geçmiş yıllarda Silivri kapılarındaydık. Çok uzun süren Ergenekon sürecinde, tutuklu meslektaşlarımıza ziyaretler yaptık, moral verdik. O acımasız dalga tam geçiyordu ki bu kez Can Dündarlar tutuklandı. Basın Konseyi öncülüğünde Silivri kapısında UMUT NÖBETLERİ tuttuk. O dalga da geçerken, bu kez kalkışma sonrası son tsunamiye yakalandık. Yüzü aşkın gazeteci bugün TÜRKİYEM’DE tutuklu. Çin’de ki gibi Türkiye de bu konuda rekora koşuyor.  Kanıtsız ihbar sağnağı altında bir bir evler basılıp, gazeteciler derdest ediliyor. Cumhurbaşkanı bile dün akşam Çin’den dönerken dert yandı. At izi, it izine karışıyor diye… Evet, sapla saman çoktandır karıştı. Duygu ve düşüncelerini söylediği, yazdığı için ve soru sorduğu için, hatta başka işleri olmayan yazarlara karşı da bir salgın gibi yayılan gözaltı ve tutuklama çabalarına son verilmesini istiyoruz. Barış çabaları suç olmamalı. Soru sormak, gazeteciliğin temelidir. Bir bakanımızın önceki gün,Alman televizyoncuya yaptığı gibi, muhabirlerin ellerinden yayın bantlarının alınmasını da kabul edemeyiz.. Bizi yönetenlere, halk adına soru sormamızın engellenmemesini talep ediyoruz. Terör bahanesi ile bir gecede 40 yıllık sarı basın kartlarımızın elimizden alınmamasını istiyoruz. Tutuklamalar, gözaltılar, cadı avına dönüştükçe kaygımız büyüyor. Anayasamız, yasalarımız ve imza attığımız uluslararası antlaşmaların teminatı altında olan Basın ve İfade özgürlüğü’nün yaşatılmasının şart olduğunu söylüyoruz. Tutuklamalardaki hukuksuzluk feryatlarını duymalıyız. Hukuğa sahip çıkmalıyız. Cezaevlerinde insan haklarına aykırı uygulamaları dillendirenlerin sesine karşı duyarlı olmalıyız. Kırk yıldır içimizde sinsice büyüyüp, örgütlenen bu hain yapının” herkesi aldattığını” söyleyen bizi yönetenlere sesleniyoruz: “Gelecekte ki olası tehlikeyi önleyelim derken, günlerimizin ve yaşamlarımızın elden kayıp gitmesine izin vermeyin. Suç ile suçsuzu birbirine karıştırmadan, özgürlüklere sahip çıkmalıyız. Haberin tutsaklığı demek, demokrasinin tam işletilmemesi demektir. Ne, Nobel Ödüllü Edebiyatçı Dario Fo’nun oyunlarını yasaklayarak ne de demir parmaklıklar arkasına gazetecileri doldurarak, tam demokrasiden söz edebiliriz. Buna da kimsenin inanmasını bekleyemeyiz. Ne de, Hasan Ali Yücel’in ismini okullarımızdan silerek yol alabiliriz. Kendimizi aldatmayalım. Çetin Altan’ın dediği gibi:” Tabi enseyi de karartmayacağız”. Kalemimizi satmadan, direnmek ve mücadele etmek bizlerin, gelecek kuşaklara borcudur. Bunu hep beraber sizlerle başaracağız. Yolumuz açık olsun”.

 

 

Basın özgürlüğü ödülü1.jpg görüntüleniyor

“ÖZGÜRLÜKLERE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Basın Konseyi Yüksek Kurulu Üyesi Misket Dikmen ise, gazetecilerin zor günler geçirdiğini belirterek, “Özgürlüklere sahip çıkmanın çok büyük önem taşıdığı bir dönemdeyiz. 30 yıl önce Uğur Mumcu’nun yazdıklarını dikkate alsalardı bugünleri görürlerdi” dedi.  Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar da,  2016 Basın Özgürlüğü Ödülü’nü her şeye rağmen bağımsızlığını, özgürlüğünü koruyan tüm basın emekçilerine takdim ettiklerini söyledi. TGF Başkanı Yılmaz Karaca da, Anadolu basınının can çekiştiğini belirterek, “Bu gidişe dur diyecek olan yine gazeteciler olacaktır” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç de, “Gazetecilerin işini yapamadığı, yaptırılmadığı bir ortamda demokrasiden söz etmek mümkün değildir” dedi.

 

, ,

GAZETECİLERE YÖNELİK TUTUKLAMA VEYA GÖZALTILAR “CADI AVI”NA DÖNÜŞMESİN

15 Temmuz darbe girişiminden sonra gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalarda rekor sayıda artış olması ve bir “cadı avı”na dönüşmesi endişe vericidir. Türkiye’yi bu konuda dünya rekortmeni olma noktasına taşıyan bu kararlar ve uygulamaların, hukuka uygun şekilde yapılması demokrasinin gereğidir.

Zaten uluslararası hukuka uygun düşmeyen 30 günlük gözaltı süresi ile birlikte değerlendirildiğinde bu gözaltı ve tutuklamaların yanlışlığı daha net ortaya çıkmaktadır.

Basın Konseyi olarak gazetecilerin, sadece yazdıkları ve düşünceleri ile değerlendirilmesini savunuyoruz. Yazdıkları nedeniyle gazetecilerin kovuşturulması uluslararası hukuka göre ancak “terörü övme” ve “nefret suçu” işlendiğinde söz konusu olabilir.

Tüm gözaltı ve tutuklamaların bu kıstaslara uygun yapılması ve farklı bir suç ve delil varsa hemen ortaya konması şarttır. Aksi halde “cadı avı” diye yorumlanan bu uygulamalar demokrasi ile yönetilen coğrafyadan ülkemizi dışlarken,  Türkiye’yi derinden yaralamaktadır.

BASIN KONSEYİ

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’MIZ KUTLU OLSUN

Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimizi saygı ile anıyor, ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

, ,

Basın Konseyi İzmir’de. İGC 70 yaşında…

İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin (İGC) kuruluşunun 70’inci yılı düzenlenen törenle kutlandı. Törene Basın Konseyi’nden bir heyet katıldı ve İGC’nin bu heyecanını paylaştı. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Yüksek Kurul üyeleri Hüsamettin Cindoruk, Turgut Kazan, Tufan Türenç, Fatoş Adiloğlu, Erdal Güven ve Genel Sekreter Zeynel Lüle İGC’nin 70’inci yılı etkinliğine katılan isimler oldu.

Aynı zamanda Basın Konseyi Yüksek Kurul üyesi olan İGC Başkanı Misket Dikmen yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “İçinde bulunduğumuz günlerde biz bütün söylemlerimizde, basın özgürlüğünün ifade özgürlüğünün, halkın gerçek haberi edinme hakkının, anayasal hakkının, kırmızı çizgimiz olduğunu söylemiştik. Bunu bugün de söylüyoruz. İçinde bulunduğumuz günlerde daha iki hafta bile olmadı ama bir darbe girişimi Türkiye’de demokrasiye bir darbe, bir çıkmaz ortam getirmek için yapılan girişim, Türk halkının gerçekten çok önemli bir sınavıydı. Demokrasi için Türk halkı tek beden oldu. Tek ses oldu. Ama Türk medyası da yek yürek oldu diyorum, yek beden oldu diyorum ben, çünkü Türk medyası da demokrasinin önemini hep birlikte, hiçbir fikir ayrılığı gözetmeden, sadece demokrasi sadece demokrasi diyerek dile getirdi. Bu Türkiye’de basın özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu çok önemli göstergesi”.

İzmir Kültür Park’ta düzenlenen törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’nın yanı sıra cemiyet üyeleri, İzmir basınının ileri gelenleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

 

“Gazeteciler bayramları TAM DEMOKRASİLERDE yaşanır”

1908’den beri Türk Basını’nda sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak kutlanan “24 Temmuz”lar, Gazeteciler Günü-Basın Bayramı olarak kutlanır.
140 yıl önce tanıştığımız sansür, maalesef bugün hala hayatımızı etkilemekte.

Ülkemiz bugünlerde olağanüstü günler yaşıyor. Halkın,medyanın,tüm STK’ların direnişi ile önlenen darbe girişimi sonrasında Basın Konseyi olarak açıkladığımız ,”darbelerin panzehiri TAM DEMOKRASİDİR”görüşümüzü, bugün de yineliyoruz.

Bu arada,Darbe girişimi ve sonrasında ki OHAL uygulamasının basına yönelik baskıları artırması endişesini de taşıyoruz.

Gazetecilere yönelik açılan çok sayıda dava mevcutken, 30’u aşkın gazeteci tutukluyken, binlerce gazeteci işsizken, 24 Temmuz’u Gazeteciler Bayramı olarak kutlamak mümkün olabilir mi?

Mahkeme koridorlarında adalet arayan yüzlerce gazetecinin, sosyal medyada attığı mesajlarla, gazetelerindeki köşelerinde yayınladıkları görüşleriyle hep ‘kendini savunmak’ zorunda kalan kalem sahiplerinin ’24 Temmuz’u bayram olabilir mi?

Basın özgürlüğü raporlarında 199 ülke arasında, Türkiye listedeki 151’inci sırasıyla dünyanın da dikkatini çekmektedir.
Basın özgürlüğünün, yaşam hakkının, emeğe saygının olmadığı iklimlerde nefes almak zordur. Halkın gerçekleri ‘sansürsüz’ ve tüm boyutlarıyla öğrenmek anayasal hakkıdır.

24 Temmuz Gazeteciler Günü-Basın Bayramını 108. kez yaşıyoruz. Hakkıyla kutlayacağımız 24 Temmuzları yaşama özlemiyle tüm medya çalışanlarına, sansürsüz bayramlar diliyoruz.”