Basın Konseyi’nden Bir Heyet Diyarbakır’a Gidiyor.

at opzioni binarie Diyarbakır Cezaevinde tutuklu bulunan gazetecileri ziyaret etmek amacıyla Basın Konseyi’nden bir heyet 28 Haziran 2012 Perşembe günü Diyarbakır’a gidecek.

opcje binarne cała prawda  

För Viagra 50 mg utan recept Konsey Başkanı Orhan Birgit ve Yüksek Kurul Üyeleri Av. Turgut Kazan, Gazeteciler Tufan Türenç ve Yalçın Büyükdağlı ile Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen’den oluşan heyet, Azadiya Welat Gazetesi, Dicle Haber Ajansı,  Radyo Dünya’da çalışırken tutuklanan meslektaşları ile görüşecek ve tutukluluk koşulları hakkın da bilgi alacak.

binaire opties problemen  

السيرة الذاتيه للتوظيف Aynı gün Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Siyasi Partilerin il Başkanlıklarını da ziyaret edecek olan Basın Konseyi Heyeti, Diyarbakır Güney Doğu Gazeteciler Cemiyetinde bir Basın Toplantısı yapacak.

"Kanalizasyon Çukurundaki Elma Fidanı" – Pınar Türenç

training binario http://dentalmind.com/butik/produkt-kategori/ovrigt/page/1/?add-to-cart=655 demokonto für binäre optionen KANALİZASYON ÇUKURUNDAKİ ELMA FİDANI

opzioni binarie basso deposito minimo 10 euro Gecenin bir saatinde aniden uyandım. Elma fidanını hayal etmeye başladım.

forex trading course in hyderabad Müyesser Yıldız’ın Silivri çıkmazındaki o eşsiz elma fidanını..

iq options trading Sabah, Basın Konseyi’ni ziyaretinde anlatmıştı içimi burkan  binäre optionen template download “elma fidanı” öyküsünü.

iqoptons  

http://shepline.com/?soba=siti-di-trading-binario&501=75 siti di trading binario Filmlere konu olabilecek, üzerine roman yazılabilecek bir öyküydü.

http://www.swazilandforum.com/?n=quanto-costa-entrare-in-autopzionibinarie quanto costa entrare in autopzionibinarie  

O sabah, Basın Konseyi kabul salonunda Başkan Orhan Birgit ve Yüksek Kurul üyeleri olarak O’nu ve eşini karşımıza almış, Silivri günlerinin öncesini ve sonrasını konuşuyorduk. Anlattığı her olay, tüyleri diken diken ediyordu.

Kocası , Silivri’deki cezaevi kapısından aldığı Müyesser’in , üç gündür polis  dinlenme tesislerinde bir nebze de olsa dinlenebilmesi için çırpınıyordu.. Mutluydu. Karısına 16 ay sonra yeniden kavuşmuştu. Karşımızda oturan bir Emniyet müdürüydü. Aylar önce, Müyesser’in Ankara’daki evlerinden alınış saatlerini anlatırken, her bir cümlesi, hepimizi şaşkına çeviriyordu:

‘’ Emniyet Müdürü olduğum için beylik tabancam var.’’ diye söze başladı.

‘’ Ayrıca babamdan kalan silahlarım da ruhsatlıdır. O sabah, 16 ay önce, eve baskın oldu ve kasadaki silahları çıkardım, gösterdim. Çünkü Müyesser Hanım, silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlanmıştı. İşte dedim, silahlarımız bunlar..’’

Müyesser Yıldız’ın eşi , önündeki çaydan bir yudum daha içip, devam etti..

“Suç örgütü silahları aramaları gerekirken, hiç dönüp bakmadılar bile. Hemen bilgisayara yöneldiler ve beynini alıp gittiler. Meğer suç aleti, bilgisayarmış.”

Müyesser Yıldız devam etti:

‘’Sonradan anlaşıldı ki, bilgisayarıma yükleme yapılmış. Bunu da raporla kanıtladık ama nafileydi. Tutukladılar, 16 ayımı benden aldılar. Şimdi yaşamadığım 16 ayımı kim, nasıl bana geri verecek?’’

 

Neden tutuklandığını, nasıl salıverildiğini anlamamıştı.  Tutuklu kaldığı süre içinde 10 kilo vermiş, iki beden küçülmüştü. Kuş gibiydi. ,naif bedeni daha da ufalmıştı.

 

Üç gündür kaybettiği özgürlüğü yeniden yaşamaya çalışıyordu. İlk İki akşamı, hiç uyumadan İstanbul’daki konukevinde geçirmişti. Bu arada İzmit’teki alzhmerli annesini gidip görmüştü.

‘’Galiba benim geldiğimi hissetti. Bir başka baktı yüzüme’’ dedi.

Üzerindeki beyaz bluzundan başka giysisi yoktu. Yeni bir şeyler almak istiyordu.

‘’Silivri’den çıkarken eşyalarını almadın mı?’’ diye sordum.

‘’Birkaç parça eşya aldım. Başta Atatürk posterim ile oğlumun fotoğraflarını. ‘’ dedi ve uzaklara dalıp gülümsedi:

‘’Ama elma fidanımı yanıma alamadım. Fotoğrafını da çektirmeme izin vermediler. Yasakmış’’

‘’Ne elması, ne fidanı?’’  diyecek oldum. Yanıtladı:

‘’  Bir gün elma yedim ve içinden çıkan çekirdeği, havalandırma bölümünden geçen kanal çukurunun içine diktim, daha doğrusu gömdüm.  Gittim geldim suladım, izledim. Aylar sonra bir sabah baktım ki, elma çekirdeğim filiz vermişti. Günlerce onun fidan olmasını bekledim, ’’

İşaret parmağını bana doğru uzatıp anlatmaya devam etti.:

‘’İşte bu parmağım kadar olmuştu. Sevgimi ona veriyordum. Konuşuyordum.  Onun fotoğrafını çektirmek istedim.  köpa Viagra på nätet säkert ‘’olmaz’’ dediler. Başlarına bela olurmuş. İzin vermediler. Elma fidanımdan korktular. Çaresiz, ondan ayrıldım. Bir fotoğrafı bile olmadı. ’’

Acaba elma fidanı bundan sonra ne olurdu?

Müyesser Yıldız bir başka hapishane öyküsüyle yanıt verdi :

‘’Hani siz geldiğinizde açık görüş salonundaki   Viagra försäljningköpa Sildenafil Citrate Oskarshamn pinokyo figürlü resmimiz vardı  ya.. O da yasaklı fotoğraflar arasına alınmış. Bir daha kimseyle o pinokyonun yalandan uzamış burnunun altında oturamadık, fotoğraf çektiremedik.  Neden ki diye sorduğumda, yeni yeni unutturuyoruz .. Bir daha pinokyolu resim isteme sakın dediler.’’

Pınar Türenç
Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi

Müyesser Yıldız Basın Konseyi'nde…

 

Terör örgütü kurmak ve yönetmek suçuyla 16 ay silivri cezaevinde tutuklu kalan  ve geçtiğimiz günlerde serbest bırakılan gazeteci Müyesser Yıldız bugün Basın Konseyi’ni ziyaret ederek Yüksek Kurul Üyeleriyle bir araya  geldi.

Silivri tutuklu günlerinden sonra özgürlüğünün tadını çıkaramadığını, geride çok sayıda arkadaşının tutuklu kaldığını söyleyen Müyesser Yıldız “ binäre optionen template bedenim dışarıda ama ruhum içeride kaldı. Onlar özgür  kalıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz’’ dedi.

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, İkinci Başkan Kenan Akın, Yüksek Kurul Üyeleri Pınar Türenç, Nurşen Mazıcı ile Genel Sekreter Hasan Sınar’a tutukluluk günlerini anlatırken, “Üç gündür dışarıdayım ama hala gökyüzüne bakamıyorum. Toprağın kokusunu alamıyorum. Ben 16 ay özgürlüğümden uzak kaldım. Ya 4-5 yıldır içeride tutuklu kalanlar ne yapsınlar, suçumuz neydi, anlayamadık” diye konuştu..

 

Basın Konseyi; Kocaeli Gazetesi Yazarı M. Tanzer Ünal'ın Kınanmasına Karar Verdi.

Kocaeli Gazetesi’nde; 27 Ağustos 2011 tarihinde, “Kim veya kimler üstüne alınırsa…” başlığıyla ve M. Tanzer Ünal imzasıyla yayınlanan yazıya ilişkin olarak aşağıdaki kararı vermiştir.

KARAR

ŞİKÂYETÇİ                          : Serpil Çolak

Bizim Kocaeli Gazetesi

Yayın Koordinatörü

ŞİKÂYET EDİLENLER   : M. Tanzer Ünal

Kocaeli Gazetesi Yazarı

ŞİKÂYET KONUSU : Bizim Kocaeli Gazetesi Yayın Koordinatörü Serpil Çolak Basın Konseyi’ne yapmış olduğu 12.09.2011 tarihli şikâyet başvurusunda, Kocaeli Gazetesi’nin 27.08.2011 tarihli nüshasının 5. sayfasında yayınlanan “Kim veya kimler üstüne alınırsa” başlığıyla yayınlanan M. Tanzer Ünal imzalı yazının Basın Meslek İlkeleri’ni ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

Şikâyet konusu yazı, Kocaeli Gazetesi’nin 27.08.2011 tarihli nüshasında yayınlanmış olup, yazının içeriğinden belirli bir kişi hedef alınarak kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Şikâyet konusu yazı şu şekildedir:

“Kim veya kimler üstüne alınırsa…

Sadece kadının değil…
Sadece erkeğin değil…
Kalemin de orospusu olur.
Kadın orospunun zararı kendinedir.
Erkek orospunun zararı da…
Ama kalemin orospu olmasının zararını tüm toplum çeker.
Toplum gerçekleri göremez…
İyi ile kötüyü ayırt edemez…
Güç sahipleri, o “ kalemleri” satın alırlar, istediklerini yazdırırlar.
Daha kötüsü de var…
İnsanın hem kendisi, hem de kalemi orospu olursa, durum daha da vahimdir.
O insanın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.
Çünkü kullandıracak iki şeyi vardır.
İşte o insandan korkulur.”

Şikâyetçi Serpil Çolak, söz konusu yazı ile hedef alınan kişinin kendisi olduğunu belirterek, bu yazıyı kaleme alan Kocaeli Gazetesi yazarı M. Tanzer Ünal’ın Kocaeli’nin ilçe belediyelerinden Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’a giderek “Serpil Çolak’a Koleos marka jeep almışsın, bana da ihale vereceksin” şeklinde bir söylemde bulunduğunu ve kendisinin belediye başkanından “rüşvet” aldığı iddiasını tüm Kocaeli’ye yaydığını, hatta bu iddiayı Kocaeli ilinde yayın yapan bir başka gazete olan Gazete Kocaeli’nin birinci sayfasına kadar taşıdığını ileri sürmüştür. Bu durum üzerine, kendisinin de cevap hakkını kullandığını, bu bağlamda Kocaeli Gazetesi’nde yazdığı 27.08.2011 tarihli yazıda, “rüşvet” olduğu ileri sürülen ancak kendisine değil, çalıştığı şirkete ait olan bu otomobilin hangi koşullarla alındığını banka ve kredi hesap numaralarıyla ortaya koyarak bu iddiayı çürüttüğünü ifade etmiştir. M. Tanzer Ünal’ın şikâyete konu yazısının ise, bu cevap yazınının hemen ertesi günü yayınlandığını ve bu yazıda açıkça ismi telaffuz edilmemiş olsa da, yazıda kendisinden bahsedildiğinin bütün Kocaeli tarafından anlaşıldığını ifade etmiştir.

Şikâyetçi Serpil Çolak, M. Tanzer Ünal tarafından Kocaeli Gazetesi’nden yayınlanan bu yazının, kişilik haklarını zedeleyen, yanlış ve hakarete varan ifadeler içermesi nedeniyle, gereğinin yapılması talebinde bulunmuştur.

ŞİKÂYET EDİLENİN YANITI: Kocaeli Gazetesi Yazarı M. Tanzer Ünal’a şikâyetle ilgili bilgi veren Genel Sekreterlik mektubu 21 Eylül 2011 tarihinde, kargo ile gönderilmiş, kargo şirketi tarafından mektubun teslim alındığı bilgisi Sami Ersoy olarak bildirilmişse de kendisinden herhangi bir yanıt gelmemiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Basın Konseyi Yüksek Kurulu 5 Ekim 2011 tarihli toplantısında dosyayı ele alarak aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştır.

Şikâyet konusu yazı, Kocaeli Gazetesi’nin 27.08.2011 tarihli nüshasında M. Tanzer Ünal imzası ile yayınlanmış olup, yazının içeriği itibarıyla belirli bir kimseyi hedef aldığı açıkça anlaşılmaktadır.

Ancak, somut olayda esas önem taşıyan husus, bu yazının tamamına yansıyan üslubun biçim ve seviye olarak, basının haber verme görevinin yerine getirilmesi ile asla bağdaşmayan ve bir köşe yazısına asla yakışmayan bir mahiyet taşımasıdır.

Gazetecinin, bireylerin bilgilenme hakkının sağlanması yönünden, haber verme ve haberi yayma görevini özgürce yerine getirmeleri esastır ve bu esasın gerçekleştirilebilmesi için, gazetecilik faaliyetinin önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılması, demokratik toplum düzeninin zorunlu bir gereğidir. Ancak gazetecilere sağlanan bu özgürlük ortamı, yalnızca onların haber verme ve haberi yayma görevlerini üzerlerinde hiçbir baskı hissetmeksizin serbestçe yerine getirebilmeleri amacına yöneliktir. Yoksa basının haber verme görevi, bir gazetecinin sahip olduğu gazete köşesinde, en galiz ifadeleri fütursuzca kullanabileceği ve bireylerin kişilik haklarına dilediği gibi saldırabileceği anlamına asla gelmez.

Somut olayda, şikâyet konusu yazıyı bu çerçevede ele aldığımızda, haber verme fonksiyonu ile hiçbir ilişkisi olmayan bu yazının gerek üslup gerekse içerik olarak son derece seviyesizce kaleme alındığı ve –şikâyetçinin kişilik haklarına saldırıp saldırmadığının araştırılmasına dahi gerek olmaksızın – Basın Meslek İlkeleri’ni açıkça ihlal ettiği görülmektedir.

Kaldı ki, şikâyetçinin, ciddi bir üslup sorunu olan bu yazı ile kendisinin hedef alındığı yönündeki açıklamaları da gayet tutarlı ve ikna edici bir özellik taşımaktadır.

Tüm bu verilerin ışığında, M. Tanzer Ünal tarafından Kocaeli Gazetesi’nin 27.08.2011 tarihli nüshasında yayınlanan “Kim veya kimler üzerine alınırsa” başlıklı yazının, Basın Meslek İlkeleri’nin,

–          “Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırları ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez” şeklindeki dördüncü ve

–         “ Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır” şeklindeki on ikinci maddelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda arz olunan gerekçeler çerçevesinde, Basın Meslek İlkeleri’nin dördüncü ve on ikinci maddelerini ihlal eden Kocaeli Gazetesi Yazarı M. Tanzer Ünal’ın “kınanmasına” oybirliği ile karar verilmiştir.

(Karar No: 2011/36)

———————-
Not: Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları gereğince, hakkında şikâyette bulunulan medya grubu veya gazeteciyle ilişkisi olan Yüksek Kurul üyeleri, görüşmelerde oy kullanamazlar.

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit’in Yıl Sonu Nedeniyle Yaptığı Sohbet Toplantısı

Sevgili Meslektaşlarım,

Her yılın sonunda geride bıraktığımız önemli olayları gözden geçirmek gibi alıştığımız bir geleneği bugün birlikte ve mesleğimizin güncel sorunlarını ele alarak konuşmak istiyorum.

İfade özgürlüğü herkesin en dokunulmaz hakkıdır. Bu görevin yerine getirilişinde mesleğimiz ilk sırada sorumluluk üstlenirken, bu hakları vatandaşlarına tanımaktan çekinen yönetimler; basın üstünde baskı ve kısıtlamalar uygularlar.

Çoğunlukla geri kalmış oldukları için otoriter yöntemlerle halklarının eleştirilerini susturmak isteyen yönetimlerin başvurdukları bu tür önlemlerin bir süreden beri medyamız için de bir tehdit olduğunu görmekten kaygı duymamak imkânsızdır.

2012 ye girerken, çeşitli gazete ve dergilerde çalışan ve kimi gözaltında, kimi tutuklu olarak cezaevlerinde bulunan gazeteci sayısının 96 olmasının mazur gösterilecek bir yönü yoktur.

Siyasi iktidar, beğenmediği gazetecileri susturmak için, gözaltına aldırdığı bu kişilere bazı terör örgütlerine mensup olma suçunu yüklemeyi gelenek haline getirmiştir.

Bugünkü söyleşimi hazırlarken, yabancı Basın Meslek Örgütlerinden Sayın Başbakana gönderilmiş olan eleştiri ve uyarı yazılarını da inceledim.

New York merkezli Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesinin, Sayın Erdoğan’a gönderdiği mektupta “Sizi

bir Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi imzacısı olan Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerine, özellikle de gazetecilere karşı gizli deliller kullanılmasını dizginleyerek, saygı gösterilmesini sağlamanın yönünde teşvik ediyoruz. Hükümetinizin gazetecileri ve profesyonel medya çalışanlarını yasal esaslar dışında kitle halinde hapsetmeye yönelik sicili, ülkenizin yükselen bir demokratik güç olarak itibarına büyük zarar veriyor” eleştirilerini içeren mektubuna Başbakanın yanıtını merakla beklemekteyiz.

Kimi Ergenekon Örgütüne yardım, kimi KCK medyası olarak gözaltına alınan yâda tutuklanan meslektaşlarımızın tümünün silahız ve şiddet yöntemine başvurmamış, sadece ifade özgürlüğünü kullanarak mesleklerini ifa etmekte olan kimseler olduğunu da belirtmek isterim.

Sayın Başbakandan 2012 yılına girerken:

1)    Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması.

2) Düşünce suçundan dolayı haklarında soruşturma açılmış olan gazetecilerin eylemleri yayın yolu ile işlendiğine göre, haklarındaki delillerin toplanmış olması ve karartılmasının olanak dışı bulunması dikkate alınarak tutuksuz yargılama yoluna gidilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını diliyoruz.

TUTUKLU GAZETECİLER LİSTESİ

1-   Abdullah Çetin, DİHA Kurtalan Muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

2-    Ahmet Akyol, DİHA Adana Muhabiri, Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi, Adana

3-    Ahmet Birsin, Gün TV Genel Yayın Koordinatörü, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

4-    Ahmet Şık, Gazeteci-Yazar, Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi

5-    Ali Buluş, DİHA Mersin Muhabiri, Karaman-Ermenek M Tipi Cezaevi

6-    Ali Çat, Azadiya Welat Gazetesi Mersin Çalışanı, İskenderun E Tipi Kapalı Cezaevi

7-    Ali Konar, Azadiya Welat Gazetesi Elazığ Temsilcisi, Malatya E Tipi Cezaevi

8-    Aydın Yıldız, DİHA Mersin Muhabiri, Gaziantep H Tipi Cezaevi

9- Ayşe Oyman, Özgür Gündem Gazetesi Editörü, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

10- Baha Okar, Bilim ve Gelecek Dergisi Editörü, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi

11- Barış Pehlivan, Odatv İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni, Silivri 1 Nolu L Tipi Cezaevi

12- Barış Terkoğlu, Odatv İnternet Sitesi Haber Müdürü, Silivri 1 Nolu L Tipi Cezaevi

13- Bayram Namaz, Atılım Gazetesi Yazarı, Edirne 1 Nolu F Tipi Cezaevi

14- Bayram Parlak, Gündem Gazetesi Mersin Temsilcisi, Karaman-Ermenek M Tipi Cezaevi

15- Bedri Adanır, Aram Yayınları Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni, Kürtçe Hawar Gazetesi Yazı İşleri Müdürü, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

16- Behdin Tunç, DİHA Şırnak Muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

17- Cengiz Kapmaz, Özgür Gündem Gazetesi Yazarı, Kandıra F Tipi Cezaevi

18- Cihan Gün, Yürüyüş Dergisi çalışanı, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA

19- Coşkun Musluk, Odatv İnternet Sitesi Yazarı, Silivri L Tipi Cezaevi

20- Çağdaş Kaplan, DİHA İstanbul Muhabiri, Kandıra F Tipi Cezaevi

21- Çağdaş Ulus, Vatan Gazetesi İstanbul Muhabiri, Kandıra F Tipi Cezaevi

22- Davut Uçar, Etik Ajans Müdürü, Kandıra F Tipi Cezaevi

23- Deniz Kılıç, Azadiya Welat Gazetesi Batman Temsilcisi, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi

24- Deniz Yıldırım, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, Silivri 1 No’lu L Tipi Cezaevi

25- Dılşah Ercan, Azadiya Welat Gazetesi Mersin Çalışanı, Adana Karataş Kadın Kapalı Cezaevi

26- Dilek Demirel, Gazeteci, Özgür Gündem Eski Çalışanı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

27- Dilek Keskin, Atılım Gazetesi Muhabiri, Karataş Kadın Kapalı Cezaevi, ADANA

28- Doğan Can Baran, Odak Dergisi Yazarı, Kandıra F Tipi Cezaevi

29- Doğan Yurdakul, Odatv İnternet Sitesi Yazarı, Silivri L Tipi Cezaevi

30- Erdal Süsem, Eylül Dergisi Editörü, Edirne F Tipi Cezaevi

31- Erdoğan Altan, DİHA Batman Muhabiri, Batman M Tipi Cezaevi

32- Erol Zavar, Odak Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Şair, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA

33- Fatma Koçak, DİHA Yazı İşleri Müdürü, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

34- Faysal Tunç, DİHA Şırnak Muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

35- Füsun Erdoğan, Özgür Radyo Eski Genel Yayın Koordinatörü, Kandıra 2 Nolu T Tipi Cezaevi, KOCAELİ

36- Hakan Soytemiz, Red ve Enternasyonal Dergilerinin Yazarı, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi

37- Halit Güdenoğlu, Yürüyüş Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA

38- Hamdiye Çiftçi, DİHA Hakkari Muhabiri, Bitlis E Tipi Kapalı Cezaevi

39- Hatice Duman, Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Gebze M Tipi Cezaevi, Gebze/KOCAELİ

40- Hikmet Çiçek, Aydınlık Dergisi, Ankara Temsilcisi

41- Hüseyin Deniz, Gazeteci, Özgür Gündem Eski Çalışanı, Kandıra F Tipi Cezaevi

42- İhsan Sinmiş, Azadiya Welat Gazetesi Çalışanı, Adana F Tipi Cezaevi

43- İsmail Yıldız, Gazeteci, DİHA Eski Çalışanı, Kandıra F Tipi Cezaevi

44- Kaan Ünsal, Yürüyüş Dergisi çalışanı, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA

45- Kadri Kaya, DİHA Diyarbakır Bölge Bürosu Temsilcisi, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi

46- Kazım Şeker, Özgür Gündem Gazetesi Editörü, Kandıra 2 Nolu F Tipi Cezaevi

47- Kenan Karavil, Radyo Dünya Yayın Yönetmeni, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi

48- Kenan Kırkaya, DİHA Ankara Temsilcisi, Kandıra F Tipi Cezaevi

49- Mazlum Özdemir, DİHA Diyarbakır Muhabiri, Kandıra F Tipi Cezaevi

50- Mehmet Emin Yıldırım, Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Kandıra F Tipi Cezaevi

51- Mehmet Güneş, Türkiye Gerçeği Dergisi Yazarı, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi

52- Mehmet Haberal Başkent Üniversitesi Rektörü olarak bu üniversitenin organı olan Kanal B TV ile de ilişkisi nedeniyle

53- Mehmet Karaaslan, DİHA Mersin Muhabiri, Karaman-Ermenek M Tipi Cezaevi

54- Mehmet Yeşiltepe, Devrimci Hareket Dergisi Çalışanı, Gazeteci-Yazar, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi

55- Miktat Algül, Mezitli Fm Genel Yayın Yönetmeni

56- Murat İlhan, Azadiya Welat Gazetesi Diyarbakır Çalışanı, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

57- Musa Kurt, Kamu Emekçileri Cephesi Dergisi Yazı İşleri Müdürü, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA

58- Mustafa Balbay, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı

59- Mustafa Gök, Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA

60- Müyesser Yıldız, Odatv İnternet Sitesi Yazarı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

61- Naciye Yavuz, Yürüyüş Dergisi Muhabiri, Ankara Kadın Kapalı Cezaevi

62- Nahide Ermiş, Özgür Halk Dergisi ve Demokratik Modernite Dergisi Yayın Kurulu Üyesi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

63- Nedim Şener, Milliyet Gazetesi Muhabiri, Silivri 2 Nolu Kapalı L Tipi Cezaevi

64- Nevin Erdemir, Özgür Gündem Gazetesi Editörü, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

65- Nilgün Yıldız, DİHA Mardin Muhabiri, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

66- Nurettin Fırat, Özgür Gündem Gazetesi Yazarı, Kandıra F Tipi Cezaevi

67- Nuri Yeşil, Azadiya Welat Gazetesi Tunceli Çalışanı, Malatya E Tipi Cezaevi

68- Oktay Candemir, Gazeteci, DİHA Eski Çalışanı, Kandıra F Tipi Cezaevi

69- Ozan Kılınç, Azadiya Welat Gazetesi Eski İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

70- Ömer Çelik, DİHA İstanbul Muhabiri, Kandıra F Tipi Cezaevi

71- Ömer Çiftçi, Demokratik Modernite Dergisi İmtiyaz Sahibi, Kandıra F Tipi Cezaevi

72- Pervin Yerlikaya, DİHA İstanbul Muhabiri, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

73- Ragıp Zarakolu, Gazeteci-Yazar, Belge Yayınları Sahibi ve Yayın Yönetmeni, Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı, Kocaeli 2 Nolu F Tipi Cezaevi

74- Ramazan Pekgöz, DİHA Diyarbakır Editörü, Kandıra F Tipi Cezaevi

75- Rohat Emekçi, Diyarbakır Gün Radyo Spikeri, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi

76- Sadık Topaloğlu, DİHA Urfa Muhabiri, Kandıra F Tipi Cezaevi

77- Safiye Torman, Demokratik Modernite Dergisi Van Çalışanı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

78- Sait Çakır, Odatv İnternet Sitesi Yazarı, Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi

79- Sedat Şenoğlu, Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve Gazeteci- Yazar, Edirne 1 Nolu F Tipi Cezaevi

80- Selahattin Aslan, Demokratik Modernite Dergisi Çalışanı, Kandıra F Tipi Cezaevi

81- Semiha Alankuş, DİHA Diyarbakır Editörü, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

82- Seyithan Akyüz, Azadiya Welat Gazetesi Adana Temsilcisi, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi

83- Sibel Güler, Gazeteci, Özgür Gündem Eski Çalışanı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

84- Sinan Aygül, DİHA Bitlis Muhabiri, Van F Tipi Cezaevi

85- Soner Yalçın, Odatv İnternet Sitesi İmtiyaz Sahibi, Gazeteci-Yazar, Silivri 1 Nolu L Tipi Cezaevi

86- Songül Karatagna, Özgür Gündem Gazetesi Çalışanı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, İstanbul

87- Tayyip Temel, Azadiya Welat Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni ve Yazarı, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

88- Tuncay Özkan, Kanal Biz Televizyonu Sahibi, Gazeteci, Silivri 1 No’lu L Tipi Cezaevi

89- Turan Özlü, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni, Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi

90- Vedat Kurşun, Azadiya Welat Gazetesi Eski Yazı İşleri Müdürü, Diyarbakır D Tipi Cezaevi

91- Yalçın Küçük, Gazeteci-Yazar, Silivri 2 Nolu L Tipi Cezaevi

92- Yüksel Genç, Özgür Gündem Gazetesi Yazarı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

93- Zeynep Kuray, Birgün Gazetesi İstanbul Muhabiri, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

94- Ziya Çiçekçi, Özgür Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü, Kandıra F Tipi Cezaevi

95- Zuhal Tekiner, DİHA İmtiyaz Sahibi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi

Basın Konseyi; Başbakan Yardımcısı Arınç'a Çağrıda Bulundu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın terörle ilgili haberlerin yayınlanma biçimi hakkında bazı medya patronları ile toplantı düzenlemesine Basın Konseyi tepki gösterdi.

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç’ın bazı medya patronları ile bir araya gelerek, onlardan terörle ilgili haberlerde duyarlılıkla hareket edilmesini istediği doğrultusundaki açıklamaları medyadan öğreniyoruz.

Sayın Arınç böylelikle medya çalışanlarının patronlarının emirleri ile haber ve yorum yapmaları gereken mekanik bir aygıt olmalarını amaçlıyor ise yanılıyor.

Hükümetin bu yönde dilek ve temennileri için Türkiye Gazeteciler Sendikası, Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi gibi meslek kuruluşlarının var olduğunu, bu kuruluşların tam bir özgürlük içinde ve karşılıklı tartışarak gerekli desteği verebileceklerini kendisine belirtmek isteriz.

Basın Konseyi Başkanı Birgit; Başbakanın Akreditasyon Uygulamış Olmasını Eleştirdi.

Artan terör olayları karşısında medya temsilcileri ile görüş alışverişi amacını taşıyan bir toplantı düzenleyen Sayın Başbakan Erdoğan’ın bu toplantıya çağırılan gazeteler arasında ayırım yapmış olmasını eleştiren Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, yazılı bir açıklama yaptı.

Birgit, şunları söyledi.

“Terör gibi, bütün toplumu ilgilendiren tehlike karşısında medyanın ortak tutum almasını isteyen Sayın Başbakanın, gazeteler arasında ötekileştirme yapmış olmasını üzüntü ile karşıladığımızı belirtmek isterim.

Böyle bir tavır alma toplantısında tüm medya kuruluşlarının yanı sıra, Gazetecilere Özgürlük Platformu altında bir araya gelmiş olan Türki Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Ankara, İzmir, Anadolu Gazeteciler Cemiyetleri ile Basın Konseyi’nin temsilcilerinin de görüşlerinin alınmamış olması önemli bir eksikliktir.

Terörün siyaset üstü bir mesele olduğunu söyleyen Sayın Başbakanın, böylesine hayati bir sorun karşısında gazeteler, ulusal televizyonlar ve diğer basın kuruluşları arasında akreditasyon uygulamış olmasını esefle karşıladığımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Basın Konseyi; Gazeteci Hikmet Bila'nın Vefatı Üzerine Bir Başsağlığı Mesajı Yayınladı.

Basın Konseyi Üyesi Hikmet Bila’nın 21 Ekim 2011 Cuma günü ebediyete intikal ettiğinin öğrenilmesi üzerine, Basın Konseyi bir başsağlığı mesajı yayınladı.

Mesajda, “Gazetecilik mesleğinin duayen ismi, çok kıymetli meslektaşımız Hikmet Bila’nın vefatını büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Değerli meslektaşımıza Allah’tan rahmet ailesine ve tüm basın camiasına da başsağlığı diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Hikmet Bila, 1954 yılında Zonguldak’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdi. Mesleğe 1973’de  Yeni Ulus’da başladı. Anka Ajansı, Türk Haberler Ajansı’nda ve Hürriyet Gazetesi’nde çalıştı.  Milliyet Gazetesi’nde Yayın Koordinatörlüğü yaptı. Cumhuriyet  Gazetesi’nde ve NTV’de çalıştı, Vatan Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Sürekli Basın Kartı taşıyan Bila’nın  “Sosyal Demokrat Süreç İçinde CHP ve Sonrası” kitabı yayımlandı.

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit'in, Sn. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e Sunmuş Olduğu Bilgi

Basın Konseyi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün saat 14.30’da Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit Başkanlığında Konsey Yüksek Kurulu üyelerinden oluşan bir heyeti Çankaya köşkünde kabul etmiştir.

Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, kabul sırasında Cumhurbaşkanına şunları söylemiştir:

Basın Konseyi Başkanlığı görevine seçilmemin ardından gösterdiğiniz teveccüh nedeniyle teşekkür etmek ve size Basın Konseyi hakkında bilgi sunmak amacıyla size ilettiğim ziyaret talebini kabul ettiğiniz için şükranlarımızı sunuyorum.

Basın Konseyi, medyanın daha özgür ve daha saygın olması için faaliyet gösteren ve Birleşmiş Milletler tarafından da Danışman sivil toplum Kuruluşu olarak tanınmış bir meslek örgütüdür. Yirmi üç senedir çalışmalarını sürdüren Konsey iletişim (ifade, basın) özgürlüğünü genişletmek amacıyla çalışmalarda bulunmakta ve bu özgürlüğün, yüklediği sorumluluklara uygun biçimde kullanıldığını denetlemek amacıyla bir denetim mekanizmasını içermektedir.
Basın Konseyi bütün çalışmalarını Basın Meslek İlkeleri, Basın Konseyi Sözleşmesi ve Çalışma Kuralları çerçevesinde yürütmektedir. Size Konsey’in temel ilkelerini ve işleyişine ilişkin kurallarını içeren kitapçığı sunmaktan onur duyuyorum.

Tüm basın – yayın kuruluşlarının ve gazetecilerin katılımına açık olan Basın Konseyi’nin en yüksek karar organı Basın Konseyi Yüksek Kuruludur. Şu anda huzurunuzda bulunan heyet Yüksek Kurul’un yaklaşık üçte birinden oluşmaktadır ve kurum temsilcileri, okuyucu temsilcileri ve seçilmiş gazeteci meslektaşlarımız heyette yer almışlardır. Kurum temsilcileri, gazeteciler ve okur temsilcileri birlikte hareket ederek medya özdenetimini gerçekleştirmektedir. Yılda ortalama 90 uyuşmazlığı karara bağlayan Konsey’in toplantılarında, dosyası görüşülen tarafla asaleten veya vekaleten temsil edilmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, sizi ziyaretimizin esas sebebi gösterdiğiniz teveccüh için teşekkür etmek ve Basın Konseyi’nin faaliyetleri hakkında sözlü bilgi vermek olsa da, ziyaret talebimizden sonra gelişen süreç size gazeteciliğin güncel bir sorununu sunma gerekliliğini doğurmuştur. Şu anda ulaşabildiğimiz verilere göre 68 meslektaşımız, yazdıkları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olarak cezaevlerinde bulunmaktadır. Ülkemizde 7569 sarı basın kartı sahibi meslektaşımız olduğunu düşündüğümüzde neredeyse bunlardan yüzde biri özgürlüklerinden mahrumdur. Basın Yasası, Türk ceza yasası ve terörle Mücadele Yasası’nda yer alan iletişim özgürlüğünün gerektirdiği standartlara aykırı düzenlemelerin yol açtığı bu sonuç maalesef ülkemizi basının özgürlüğü sıralamalarında 138. sıraya itmiştir.

Size sunabileceğimiz talebimiz öncelikle toplumun bilgi edinme hakkına hizmet deden meslektaşlarımıza yönelik hukuki ve idari işlemlerin, toplumun bilgi edinme hakkındaki yararı gözetilerek, titizlikle ve iletişim özgürlüğünün özüne zarar gelmeyecek şekilde yürütülmesi konusunda adım atmanızdır. Hakkında suç iddiası bulunan meslektaşlarımızın adil, kişi özgürlüğü ile ifade özgürlüğü haklarına saygılı ve hızlı biçimde yargılanarak maddi gerçeklerin ortaya çıkartılması konusunda hassasiyetimizi vurgulamak isterim. Yukarıda belirttiğimiz yasalarda değişiklik yapılması da öncelikli taleplerimiz arasındadır.