“UMUT NÖBETİ”Nİ GÜRGENTEPE DOĞA KORUMA PLATFORMU İLE CHP ESENLER İLÇE ÖRGÜTÜ TUTTU.

http://svahn.it/?rest_route=/oembed/1.0/embed “Umut Nöbeti” devam ediyor. Nöbeti, Gürgentepe Doğa Koruma Platformu Başkanı Hüseyin Kocaman ile CHP Esenler İlçe örgütü üyeleri nöbeti devraldı.

helpful site IMG_4651 http://wheeltrim.nl/?silkomato=afm-waarschuwing-binaire-opties&86d=1a Hüseyin Kocaman şöyle konuştu:

http://hogahojder.se/?serimerko=bin%C3%A4r-option-handel&429=03 “Günümüzde basın özgürlüğü kısıtlanıyor. Yaşam alanlarımız talan ediliyor. Doğa çeşitli yollarla tahrip ediliyor. Biz platform olarak onurlu bir yaşam için hapisteki tüm basın emekçilerinin özgürce çalışması için tutuksuz yargılanmasını istiyoruz. Ülkemizdeki Artvin’deki doğa tahribatı başta olmak üzere her türlü çevre tahribatlarına son verilmesini istiyoruz. Tüm duyarlı insanlarımızı da özgür basına ve doğaya sahip çıkmaya davet ediyoruz.” dedi.

http://coleface.com.au/tag/coleface-print-management/privacy-policy  

http://www.logielaw.com/?koleps=order-cytotec-no-prescription-in-Santa-Clara-California&d91=fa CHP Esenler ilçe örgütünden ise ortak açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi:
“İnsanlık tarihi haksız yargılamalarla dolu ,Fransız Devrimindeki Danton öldü ancak vazgeçmedi ve unutulmadı! Esenler örgütü olarak bizler ise ;
tarihte bugüne not düşmek için buradayız. Özgürlük, demokrasi, haber alma özgürlüğü, insan hakları için buradayız. Bizler bu ülkenin yurttaşlarıyız. Haber alma özgürlüğümüz kısıtlanamaz. Aydınlık yarınlar için buradayız ve her daim mücadele ediyoruz. Tahliye için Umutluyuz. Selam olsun Can Dündar ve Erdem Gül’e bu nöbeti bırakmayacağız…”

http://www.playlaploen.com/?pelorama=fare-soldi-opzioni-binarie&98b=06 Gazetecilere özgürlük …

CHP ESENLER ILCE ORGUTU UMUT NOBETINDE. 25/2/2016

http://big-balloon.nl/index.php?m=member CHP ESENLER ILCE ORGUTU UMUT NOBETINDE.
25/2/2016

“UMUT NÖBETİ”Nİ MONİCA FRASSONİ, NACİ SÖNMEZ, HALKEVLERİ EMEKLİ HAKLARI MECLİSİ İLE SARIYER ADD ÜYELERİ TUTTU.

autopzioni binario com “Umut Nöbeti” devam ediyor. Avrupa Yeşiller Partisi Eş Başkanı Monica Frassoni, Yeşiller Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüsü Naci Sönmez, Halk evleri emekli hakları meclisi ve ADD Sarıyer şubesi üyeleri nöbeti devraldı.

opcje binarne bankier.pl http://macarthurentertainment.com.au/?pistolety=guy-code-dating-your-best-friend%27s-ex&057=45 Monica Frassoni şöyle konuştu:
20160224_112319“Düşünce özgürlüğü mücadelesi ve barış için mücadele çok benzer şeyler. Hapishanedeki gazetecilerle beraber, Artvin’deki mücadeleyi de destekliyoruz. Türkiye gibi büyük bir ülkenin yeşil geleceğinin olması gerekir.
Umuyorum ki bir sonraki ziyaretimizde Can Dündar ve Erdem Gül’le, bir yerde oturup, güzel bir sohbet yapabiliriz. Birkaç ay önce Can Dündar ve Erdem Gül’le görüşmüş, demokratik bir toplum için özgür basının ne kadar önemli olduğunu konuşmuştuk. Dündar ve Gül’ün hukuksuz bir şekilde tutulduğu hapishanenin önüne geleceğim hayatta hiç aklıma gelmezdi.”

Nöbeti öğleden sonra ise Halkevleri emekli hakları meclisi üyeleri tuttu. Grup adına açıklama yapan Şefkiye Aydemir yaptı. Açıklamada, “Basının özgür olmasını ve basın emekçilerinin yanında olduğumuzu söylemek için buradayız. Can Dündar ve Erdem Gül’e özgürlük” dedi.

Öte yandan ADD Sarıyer şubesi üyeleri de nöbete destek verdi.

“UMUT NÖBETİ”Nİ ŞEBNEM SÖNMEZ İLE CEREN ÇIPLAK TUTTU.

22 SILIVRI NOBET CEREN CIPLAK VE SEBNEM SONMEZ 1

“Umut Nöbeti” devam sürüyor. Nöbeti, Oyuncular Sendikası kurucularından sanatçı Şebnem Sönmez ile Cumhuriyet Gazetesi Kültür Servisi editör ve muhabiri Ceren Çıplak devraldı.

online dating sites in the united states Şebnem Sönmez şöyle konuştu:
“İyi ile kötünün, doğruyla yanlışın, güzel ve çirkinin savaşı bu. Zalimle mazlumun, zulüm senaryosu. Akıl ve Akıl dışının, insanın insanlık dışı yüzlerinin sergisi. İdeolojilerin tümünün eleklerden geçmek zorunda olduğu sınav gibi bir dönemden geçiyoruz. Hak, adalet, özgürlük, eşitlik, barış, yeniden ve daha net tanımlanacak; tam da bu zamanın içindeyiz. İki yiğit gazeteci Erdem Gül ve Can Dündar doğruyu sadece doğruyu söyledikleri, bunu halkla paylaştıkları, tehditlere boyun eğmeden yollarında inatla yürüdükleri, Cumhurbaşkanı’nın gözdağına aldırmadıkları için hapisteler. İyi, doğru ve güzel olan utanç verici biçimde cezalandırıldılar. Halkı tehlikeye karşı uyaran, kamuoyunun bilgilenme hakkına hizmet eden, meslek yaşamları boyunca mesleklerinin etiğinden hiç sapmamış, efendilikleri, uzmanlıkları, insanlıkları yüzlerinden okunan Erdem Gül ve Can Dündar için nöbetteyim. Savundukları her şeyin, kapsadıkları bütün niteliklerin, bütün erdemlerinin, doğruluklarının, dirençlerinin ve güzelliklerinin nöbetçisi olmaktan gurur duyuyorum.”

http://putnagroznica.com/?prometey=forex-piyasas%C4%B1-kitap-indir&9a5=8b Ceren Çıplak ise şunları söyledi:
“Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nün önünde çayıyla, kahvesiyle herkesin bekleyiş sürdürdüğü bir büfe var. Adı ‘Son Çare Büfe.’Sizce son çare ne? Düşünememe hastalığına kapılmamak için çare haber alma ve bilgi edinme özgürlüğümüze sahip çıkmamızdır. Can Dündar, Erdem Gül ve tüm tutuklu gazetecilerin yanındayız. Onlarlayız. ”

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ ÖNCE İNSANIM DİYEN AVUKATLAR İLE ASLOLAN HAYATTIR GRUBU ÜYELERİ, HAYDAR AKSOY İLE ALİ DAŞTAN YER ALDI.

“Umut Nöbeti” sürüyor. Nöbeti, Önce İnsanım Diyen Avukatlar Platformu üyeleri, “Aslolan Hayattır” sloganıyla bir araya gelen bir grup kadın ile mimar Haydar Aksoy ve emekli işçi Ali Daştan devraldı.

Ankara’dan gelen Önce İnsanım Diyen Avukatlar Platformu’ndan üyeleri ise “Basın özgürlüğü
hapsedilemez” dövizleri açtı.

Grup adına açıklamayı avukat Sabri Erdal Güngör yaptı. Güngör, “Neden mi buradayız. Düşünce özgürlüğünü cezaevine hapseden zihniyete, ulaştıkları bilgileri gazete sayfalarına taşıyanların ‘casus’ değil ‘gazeteci’ olduklarını haykırmak için buradayız. Ülkemizin yakın zamanda attattığı badireyi, suçu günahı olmadığı halde cezaevinde çürüyen ve yaşadığı haksızlıklara dayanamayıp hayatına son veren insanları bir kez daha hatırlatmak için buradayız” diye konuştu.

Can Dündar ve Erdem Gül, avukatları aracılığıyla Önce İnsanım Diyen Avukatlar Platformu üyelerine mektup gönderdi. Dündar mesajında “Biz içerideyiz ama yüreğimiz, zihnimiz Cerattepe’de, Sur’da, Merasim Sokak’ta…Ülkemizin barışa susadığı şu günlerde ziyaretinizle güç bulduk. Dilerim bu dayanışma, bizi özgürlüğe, ülkemizi aydınlığa çıkarır” ifadelerine yer verdi. Erdem Gül ise mesajına: “Biz içeride üç ayı bulan mahsuplar olarak adaleti arıyoruz. Siz başta adalet mesleğini yürütenler ve daha özgür bir Türkiye’yi isteyen herkes dışarıda bu arayışı sürdürüyor. Adalet nöbeti tutanların sayısı artmalı, arayıştakilerin sesi çoğalmalı. Çünkü bu ülkede adalet arayışının nöbete ihtiyacı sürüyor. Ankaralı adalet arayışçılarına selam olsun.” yazdı.

Mimar Haydar Aksoy ile Ali Daştan da “Özgürlük, barış taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz. Demokrasi mücadelesi kazanacak, özgür basın susturulamaz” diye konuştular.

“Aslolan Hayattır” sloganı ile beraraya gelen kadınlarda nöbet tuttu. Nöbette CHP’li eski vekiller Sena Kaleli, Prof. Binnaz Toprak ve CHP PM üyesi Gülseren Onanç, Kadın Adaylarını Destekleme Derneği (KA-DER) eski başkanı Çiğdem Aydın, Hande Karaküllah, Dilek Bil, Sema Günez, Ebru Pınar Dere, Oya Çanga, Tijen Togay, Melek Güler Kaya, Özlem Kaymak Hoş, Aycan Kaymak ve Nalan Kamil yer aldı.

Gülseren Onanç, yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi: “Sevgili Can ve Erdem. Bugün bizim kapısında Umut Nöbeti tuttuğumuz Silivri kapalı cezaevinde, siz 88 gündür tutuklusunuz. Siz ve sizin gibilerin hukuksuz, adaletsiz bir şekilde özgürlüklerinin kısıtlanması yüreğimizi acıtıyor, isyan ediyoruz. Diğer tarafta, memleketimiz ve bölgemizde devam eden savaş sonucu yüzlerce insanımızı kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Ankara katliamının acısı hala çok yakıcı. Bugünkü Umut Nöbetini bir daha ifade özgürlüğü, haber alma özgürlüğü kısıtlanmasın, hiçbir gazeteci, akademisyen yazdığı haberden, verdiği bildiren dolayı tutuklanmasın diye savaş yerine barış, çatışma yerine müzakere ve uzlaşı, ölüm yerine hayat egemen olsun diye tutuyoruz.”

Gazetecilere özgürlük …21

“UMUT NÖBETİ”Nİ ÇGD İLE HALKEVLERİ TUTTU.

“Umut Nöbeti”, devam ediyor. Nöbeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi ve Halkevleri devraldı. CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Orhan Sarıbal da nöbete destek verdi.

ÇGD adına Bursa Şube Başkanı Aykut Güngör, ortak bir açıklama yaptı.

Açıklamada şöyle denildi:

“Sadece mesleğimizin üzerindeki değil ülkemiz üzerindeki kara bulutların da bir an önce dağılmasını diliyoruz. Aydınlık bir Türkiye’ye uyanmak en büyük arzumuz. Demokrasilerde ifade özgürlüğü en temel hak. Biz gazeteciler de bu hakkı baskısız, sansüre uğramadan kullanmak istiyoruz. Çünkü biz görevimizi herhangi bir kişisel amaçla değil toplum adına yapıyoruz”

Dündar, Mv. Kayışoğlu aracılığıyla yolladığı notta, “Silivri’ye hoşgeldiniz. Bizim sarayımız da burası. Ama mesleğimizin mecburi durağı, yazarlar akademisi. Ne mutlu ki kaçak sarayın paralı nöbetçilerine inat, bizim gönüllü umut nöbetçilerimiz var” dedi.

Erdem Gül’ün gönderdiği notda ise, “İçeride ya da dışarıda farketmez, Aslolan gazeteciliği yapabilmemiz. Şu anda biz fiziki olarak duvarların arkasına atılmış durumdayız. Ancak ülkede görünmeyen duvarlarla gazeteciliği tutuklamak istiyorlar. Bu nedenle biz içeridekiler, sizler dışarıdakiler hep birlikte o duvarları acilen yıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy ise şöyle konuştu :

“Güzel bir gündü çünkü Can Dündar ve Erdem Gül ile görüştük. Halkevi’nin kuruluşunun 84. yıl dönümünü onlarla kutlamak istedik. Bu ülkede halkın sorununu çözmeyen bir iktidar var. Halkın hakları yok. Bırakın haber alma hakkını, eleştiriye tahammülleri yok. Sessizliği kırmak üzere buradayız. Umut Silivri’de, umut Cerattepe’de, umut akademisyenlerde, umut halktadır”

Gazetecilere özgürlük…

“UMUT NÖBETİ”Nİ CAN BAYDU İLE EMİNE ÖZCAN TUTTU.

“Umut Nöbeti” rüzgarlı hava ve soğuğa rağmen devam ediyor. Nöbeti, Cumhuriyet Gazetesi Yazı işleri Müdürü Baydu Can ve gazete editörü Emine Özcan devraldı.

Can Baydu, şöyle dedi:

“ Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğünde küme düştüğü, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmalarıyla bir kez daha tescillendi. Türkiye, tarihinin hiç bir döneminde medyaya bu denli baskı yapıldığı bir dönem daha görmedi. Avrupa Birliği’nden Amerika’ya, Avrupa Parlamentosu’ndan yabancı basın örgütlerine kadar herkes bu tutuklulukların haksız olduğunu belirtirken ne yazık ki bizim mahkemelerimiz bu hukuksuzluğa 26 Kasım’dan bu yana göz yummaktadır. Dündar ve Gül hakkında Anayasa Mahkemesi Raportörü’nün hazırladığı rapor umut vericidir. Röportörün hak ihlali kararına yüksek mahkemenin de uymasını ve tutsak kalemler hakkında tahliye kararı vermesini bekliyoruz. Aksi halde Dündar, Gül ve diğer tutuklu gazeteciler serbest kalana kadar Umut Nöbeti’ni sürdüreceğiz” dedi.

Emine Özcan ise şu ifadeleri kullandı:

“Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklu kaldığı her yeni günde Türkiye, basın ve ifade özgürlüğü alanında bir adım daha geriye gidiyor. Medyada baskı kurma, akreditasyon kaldırma, reklam verilmesini engelleme, işten çıkarma, tehdit etme diye uzadıkça uzayan listenin sonunda adres artık Silivri Cezaevi’ni gösteriyor. Umut Nöbeti ise iktidarın inşa etmekle övündüğü Avrupa’nın en büyük cezaevine karşı hak savunmanın en büyük mücadele olduğunun sembolik bir göstergesi durumunda”

Gazetecilere özgürlük …

18 SUBAT SİLİVRİ-UMUT NÖBETİ (10) (1)

SİLİVRİ’DEKİ “UMUT NÖBETİ”, DİYARBAKIR’DAKİ “HABER NÖBETİ” İLE EŞ ZAMANLI TUTULDU.

“Umut Nöbeti” sürüyor. Silivri Cezaevi önünde tutulan nöbet, bu kez Diyarbakır Cezaevi önündeki haber nöbetiyle eş zamanlı tutuldu.
Silivri Cezaevi önündeki Umut Nöbeti’ni gazeteciler Fatih Polat, Şafak Timur, Elif Akgül, Tuğba Tekerek, Ergun Babahan ve Said Sefa devraldı.
Ergun Babahan şöyle konuştu:
“Bugün Diyarbakır’daki arkadaşlarımız bölgede tutuklu gazetecilerin durumuna dikkat çekmek için Diyarbakır Cezaevi önünde haber nöbetine gitti. Haber nöbeti ve Umut Nöbeti ile bir dayanışma içerisindeyiz.  Anayasa Mahkemesi ile Can Dündar ve Erdem Gül için bir umut ışığı belirdi. Türkiye’de iktidarı kızdıran gazetecilerin  durumu kolay değil.” 
Said Sefa ise şu ifadeleri kullandı:
“Gazetecilerin ve tutuklanan bir çok kişinin siyasi kavga, nefret uğruna tutuklanıyor olması konuşulurken bizi zorluyor. Çünkü makul gerekçeler olmalı ki makul şeyler söylüyor olmalısınız. Hiçbir makul tarafı olmayan, saçma sapan iddialarla siyasi partilerin başındaki insanların ‘onu öyle bırakmam’ şeklindeki sloganlarla insanlar tutuklanınca haliyle sizde bir şey söyleyemiyorsunuz. Ancak belki eylem olarak gelip oturuyorsunuz. Hukukun siyasete alet edilmediği bir Türkiye istiyoruz. Bizim Haber Nöbeti olarak başlatılan bir nöbetimiz vardı doğudaki haberlerin ıskalanmaması adına. Arkadaşlarımızın yaşadığı zorlukları anlatmak yapılmış bir eylemdi. Haber Nöbeti ve Umut Nöbeti bugün birleşmiş oldu. Dayanışmayı sergileme adına buradayız. Can, Erdem ve diğer gazeteciler için buradayız. Artık bu nöbetin bitmesini arzu ediyoruz. Herkesin tahliye edilmesini istiyoruz.  Hukukun siyasete alet edilmediği, gazetecilerin mesleklerinden dolayıp tutuklanmadığı bir Türkiye hayal ediyoruz.”
Öte yandan saat 15.00’te bir grup gazeteci de Diyarbakır Cezaevi önündeki Haber Nöbetindeydi. Periscope üzerinden canlı yayın yapıldı. Gazeteciler, sosyal platformdan açıklamalar yaptı.
Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da,
“Bir grup gazeteci, Diyarbakır’a giderek, bölgede mesleği icra eden gazetecilerle yan yana olmak için Haber Nöbeti başlattı. 3. grup Diyarbakır’da nöbette. Bizler de Silivri’den Diyarbakır’daki Haber Nöbeti’ndeki arkadaşlara selamlarımızı gönderiyoruz” diye konuştu.
 Gazeteci Şafak Timur ise cezaevindeki tüm gazetecilerin ifade ve halkın haber alma özgürlüğü için Umut Nöbeti’ne geldiklerinin altını çizdi.
Gazetecilere özgürlük …
,

“UMUT NÖBETİ”Nİ TURAN ESER, ELİF ILGAZ, MİNE ESEN, MEHMET ALİ ÇALKAYA, ERDAL KILIÇKAYA, AST TUTTU.

“Umut Nöbeti” devam ediyor.

Nöbeti, gazeteciler Turan Eser, Elif  Ilgaz, Mine Esen, İzmir Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, Fransa Alevi Birlikleri Federasyon Başkanı Erdal Kılıçkaya, Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) ile  CHP Balçova ve Bakırköy ilçe örgütleri nöbeti devraldı.

purchase Tastylia online without prescription Turan Eser şöyle konuştu:

“Bütün zorba rejimler gerçekleri toplumdan, halktan gizlemek için zoru, yasağı, sansürü kullanır, susturmayı dener. Hakikatlerin üzerini örtmek için hukuk dışı yollara başvurur. Birçok baskı yolu var. Onlardan biri de Can ile Erdem’in cezaevine atılması ya da o gazeteye, o yayın organına yönelik bir itibarsızlaştırma kampanyası da olabilir. Yapılan iş bu. Halkın haber alma hakkına yönelik saldırılar var.”

http://arrohattoc.com/?pismovuystol=most-popular-dating-site-japan Mine Esen de şöyle dedi:

“Can Dündar ve  Erdem Gül’la dayanışma için umut nöbetini devr aldık. Dündar ve Gül 83 gündür tutuklu… Hep söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz, demokrasinin olmazsa olmazı özgürlüklerdir… Düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü demokrasinin temelidir. Gazeteci özgür değilse halkın haber alma hakkı ve gerçekleri öğrenme haklarında sorun vardır, demokraside sorun vardır.”

Anayasa Mahkemesi’nin, Dündar ve Gül’ün tutukluluklarına ilişkin itiraza ilişkin toplantısında tahliye kararı çıkacağını söyleyen Elif Ilgaz şu ifadeleri kullandı:

“Tahliye kararı vereceklerini umuyorum. Tıpkı diğer arkadaşlarımızı aldığımız gibi Can Dündar ve Erdem Gül’ü almaya tekrar geleceğiz. Dündar ve Gül  gazetecidir, bugün yazdıkları haberler nedeniyle tutuklular.”

ast

http://www.accomacinn.com/?falos=option-time-bankdaten option time bankdaten Ankara Sanat Tiyatrosu (AST)’ndan ise ortak açıklama yapıldı. Açıklamada,

“Gerçekler yargılanamaz, gazeteciler hapsedilemez! AST olarak #UmutNöbeti nde Can ve Erdem’in yanındayız. Her Azizname oyunundan sonra sahnemizden selam gönderdiğimiz Can ve Erdem’e, bugün de yanlarına gelerek selamımızı ve AST seyircisinin alkışlarını ilettik.” denildi.

 

balcova bakirkoy

Fransa Alevi Birlikleri Federasyon Başkanı Erdal Kılıçkaya ise, yaklaşık iki hafta önce AİHM’ye Türkiye’deki hak ihlalleri ile ilgili bilgilendirme dosyası verdiklerini ve konuya ilişkin Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi ile görüşmeler yaptıklarını açıklayarak şu ifadeleri kullandı:

“Can Dündar 5-6 yıl önce Fransa’ya bir panele geldiğinde dedi ki, ‘Fransa’daki canlara Can’dan selamlar’. Biz de eşi Dilek Dündar, Rakel Dink, Özgür Mumcu’nun da katıldığı Fransa’daki bir oturumda dedik ki ‘biz de Silivri’ye gideceğiz, Fransa’daki canlardan Can’larımıza binlerce selam götüreceğiz’. Ve buraya geldik. Dolayısıyla bu süreçle ilgili endişelerimiz Avrupa’daki kurumlarca da paylaşılıyoruz. Can’ları, Gül’leri hapse atanlar, Türkiye’nin itibarını sarstılar diye onları içeri attılar… Ama asıl Türkiye’nin itibarını basın emekçilerini içeri atanlar yerle bir etmiş durumdalar. 180 ülke içinde, Türkiye 149. sırada. Demokrasiden yana, mazlumdan yana tavrımızı göstermek için Silivri önündeyiz.”

Celal Sevinç ise,  “Dündar ve Gül cezaevinde oldukça biz, size ve düşüncelerinize, yazdıklarınıza inanan, sizinle birlikte savunan yoldaşlarınız olarak hep burada olacağız” derken;  Mehmet Ali Çalkaya da;

“Demokrasideki, sıkıntıların çözülmesi için buradayız. Bir olmak zorundayız. Cezaevinde bütün gazeteciler için nöbet tuttuk. Ülkenin demokrasiye ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ OĞUZ GÜVEN, BÜLENT ÖZDOĞAN VE TÜRKİYE BARIŞ MECLİSİ TUTTU.

Silivri Cezaevi önünde tutuklu gazeteciler için sürdürülen “Umut Nöbeti” devam ediyor. Nöbeti, Cumhuriyet Gazetesi Yazı işleri müdürlerinden Bülent Özdoğan, Cumhuriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz ile Barış Meclisi Sekretarya üyesi Necmiye Alpay devraldı. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş da cezaevine gelerek Dündar ve Gül’ü ziyaret etti.

Bülent Özdoğan, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin gerçekleri söylemenin ve yazmanın suç olduğu bir ülke haline getirilmeye çalışılıyor. Can Dündar ve Erdem Gül’e de gerçekleri yazdıkları için bedel ödettirmek isteniyor. Bu adaletsizliğe hep beraber direneceğiz. Bunu göstermek için arkadaşlarımızın yanındayız.”

Oğuz Güven ise şu ifadeleri kullandı:
“İktidarlar hep yaşatılan acıları, cinayetleri, yolsuzlukları, hırsızlıkları, savaş politikalarını unutturmaya çalışırlar. Bunu da oluşturdukları biatçi medyasıyla, baskıyla, copla, hapisle korku salarak yapmaya çalışır. Can Dündar ve Erdem Gül, kalemlerini satmadıkları, kalemlerini faili meçhul mezarlıklara gömmedikleri, gerçekleri yazdıkları, unutturmalarına engel oldukları için bugün Silivri Cezaevi’ndeler. Hala anlamadıkları bir şey var. Haber tutsak edilemez.”

Umut Nöbeti’ni öğleden sonra ise Barış Meclisi üyeleri tuttu. Barış Meclisi’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Can Dündar ve Erdem Gül bence siyasi tutukludurlar. iyi gazeteciler hedef alınıyor, kendi görüşlerinin ve amaçlarının dışında kalan herkese karşı düşmanca politika güdülüyor. Bu politikanın kurbanı olan iki gazeteci, Türkiye’nin en iyi gazetecileri arasında olduğu için hedef alındılar. Dündar ve Gül’ün bir an önce tahliye olmalarını diliyoruz.”

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ ALİ ATMACA’NIN DİRENİŞ TABLOSU, TYS YÖNETİMİ, YENİ HABER GAZETESİ, İSTANBUL DEMOKRAT ORDULULAR PLATFORMU İLE BEKSAV DERGİSİ EDİTÖRLERİ TUTTU.

“Umut Nöbeti” sürüyor. Nöbeti sabah saatlerinde ressam Ali Atmaca’nın “Direniş” adlı tablosu ile Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) yönetimi tuttu.

Tablo bir saatlik nöbetin ardından, Cumhuriyet Gazetesi’nin Şişli’deki binasına götürüldü. Can Dündar’ın odasına asıldı. “Direniş” tablosu artık, Can Dündar ve Erdem Gül’ün özgürlüklerine kavuşmasını bekleyecek.

Sabahın aynı saatlerinde TYS yönetimi de nöbetteydi. TYS Başkanı Mustafa Köz, yönetim adına ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutukluluğunu protesto etmek için buradayız. Onların bir an önce, özgürlüklerine kavuşmalarını diliyoruz.” denildi.

Öğleden sonra nöbet tutanlar ise, Balıkesir’den gelen Yeni Haber Gazetesi çalışanları idi. Gazetenin İmtiyaz Sahibi Esen Balıbek, Dündar ve Gül’e seslenerek, şöyle konuştu:

“Tutuklandığınız günden beri aklımızda hep aynı parça var.
Can Yücel’in yazdığı bir kaç kez bestelenen Fazıl Say’la doruğa ulaşan Sevgili Can’ın fon müziği olarak kullandığı müziğin sözleri aklımızda.
Son dönemde yaşadıklarınız o şiirdeki sardunyanın başına gelenler kadar ironik, saçma ve akıl almaz. Sizleri o sardunyalar ile özdeşleştiriyoruz.
Bir avuç topraktan can bulan, en zorlu koşullarda bozulmayan, rüzgarda ve güneş altında çiçek dökmeyen, çok az suyla bile yaşayabilen güzelim sardunyalarla… Sizlerde bizim sardunyalarımızsınız…
Eminiz bu baharda en güzel çiçeklerinizle özgürce açacaksınız.
Ülkemizin demokrasi ve özgürlük yolunda varılmayacak mesafe, katlanılmayacak zorluk ve çekilemeyecek sıkıntı yoktur.”

İstanbul Demokrat Ordulular Platformu da nöbetteydi. Platform adına Başkan Cemil Can Dinç açıklama yaptı. Dinç şu ifadeleri kullandı:

“Can Dündar ve Erdem Gül, bu hukuksuzluğa ve haksızlığa uğrayan ne ilk ne de son gazetecilerdir. Asıl suçluların korunduğu, suçu ve suçluyu açıklayan gazetecinin yargılandığı bir ülkede daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük talebimizi tüm düşünce suçluları ve basın emekçileri adına bir kez daha haykırıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; ‘Fikirler cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez.’ ”

BEKSAV sanat ve hayat dergisi editörleri de nöbete türküleriyle, halaylarıyla eşlik ettiler. Ve şu açıklamayı yaptılar:

“Başta Can Dündar ve Erdem Gül olmak üzere, gerçeğin peşinden koşan gazeteciler, özgürlüğüne kavuşuncaya ve ülkemize barış, huzur gelinceye kadar ; özgürlüğün ve adaletin peşinde mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Öte yandan nöbet tutan TYS yönetimine Can Dündar’dan mektup geldi. Dündar 14 Şubat’a vurgu yaparak kısaca şunları yazdı:

“Hepimizin ortak aşkı: Özgürlük… Ona kavuştuğumuz gün zaten her günümüz sevgililer günü olacak. Biz bu gece, özgürlük ve adalet özlemimize sarılıp yatacağız. Size de tavsiye ederim.”

Ayrıca her pazar olduğu gibi, bu pazar da Orhan Kemal müzesinin kurucusu, yazar Işık Öğütçü de destekteydi.