“UMUT NÖBETİ”Nİ ÇAĞDAŞ ECZACILAR PLATFORMU İLE KEMAL ERCAN DEVRALDI

‘Umut Nöbeti’’ devam ediyor. Nöbeti, Çağdaş Eczacılar Platformu ile CHP Pendik İlçe Örgütü Başkanı Kemal Ercan devraldı. CHP ilçe yöneticileri ve üyeler adına CHP Pendik İlçe Başkanı Kemal Ercan, şöyle konuştu:

“Hayatın her alanında, meslek gruplarında önceliğimiz, yandaşlığın karşısında yükselen yoldaşlık ilişkisini güçlendirmektir. Bizim için görüşü, düşüncesi ne olursa olsun; doğruyu ve gerçeği yazan herkes yoldaşımızdır. Biz bu bilinçle Erdem Gül’e ve Can Dündar’a söz veriyoruz, gücümüzün sonuna kadar sizin için mücadele vereceğiz.”

Eczacılar adına açıklamayı ise Levent Alemdar yaptı. Alemdar, şöyle dedi: “Ülkemizin demokrasi ve insan hakları konusunda geldiği nokta, askeri rejimlerin sıkıyönetim dönemlerini anımsatan hukuksuz uygulamalarla çağdaş ve evrensel ilkelerin çok uzağındadır. Aydınların görüşlerini açıkladıkları için yargılandıkları, gazetecilerin görevlerini yaptıklarını için tutuklandığı, sağlık personelinin insanlara yardım ettikleri için suçlandığı bir dönemin yaşanıyor. Meslek örgütleri işlevini yapamaz hale getirildi. Hukukun üstünlüğünün sağlandığı, demokrasinin tüm kurumları ve koşullarıyla uygulandığı bir ülkede yaşamayı umut ediyoruz. Bugün devraldığımız nöbette tutuklu gazetecilerle dayanışmayı amaçlarken ülkemiz ve tüm dünya için barış ve özgürlük talebimizi de dile getirmek istiyoruz.”

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ HAKAN AKARSU TUTTU.

HAKAN AKARSU“Umut Nöbeti” devam ediyor.

Nöbeti bu kez, Cumhuriyet Gazetesi Görsel Yönetmeni Hakan Akarsu tuttu.

Akarsu şöyle dedi:

“Bu gün Can Dündar ve Erdem Gül 74 gündür tutuklu. Demokratik ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de basın ve ifade özgürlüğü anayasal teminat altındadır. Buna rağmen sadece gazetecilik yaptıkları ve gerçekleri yazdıkları için iki gazetecinin Silivri Cezaevi’nde olması anayasal bir suçtur. Orada sadece onlar değil mesleğimiz de tutuklu. Bir an önce Can Dündar, Erdem Gül ve gazeteciliğin özgür kalmasını diliyorum. ”

Gazetecilere özgürlük …

 

“UMUT NÖBETİ”Nİ ATİLLA ÖZSEVER, İSMAİL ERTEN, ADNAN SERDAROĞLU TUTTU.

Silivri Cezaevi önünde başlatılan Umut Nöbeti sürüyor. Nöbeti, gazeteci Atilla Özsever, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Balıkesir Şubesi Başkanı İsmail Erten ve üyeleri ile Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu devraldı.

Atilla Özsever şöyle dedi:
“Can Dündar, Erdem Gül arkadaşımız basın özgürlüğü adına demokrasi mücadelesinin bir parçası. Şu anda içeride olan arkadaşlarımız bir bedel ödüyorlar ama mutlaka ödenen bu bedelin sonunda, onlar özgürlüklerine kavuşacaklar.”

Özsever konuşmasının ardından Can Yücel’in cezaevinde yazdığı şiirinden bir kıta okudu. Ve Dündar ile Gül’ü selamladı. Şiir şöyle:

“Söz dedim o anda kendime,
Karanfili sıkıp yazacağım bunu ben,
O güneşe karşı silkinen atın tarzı
Ve mürekkep balıklarının mürekkebiyle
Yazacağım yaşadığımız bu korkunç- güzel yazı,
İster dışarıda olayım, ister hapiste…
Sözümü tuttum yazıyorum işte”

cagdas
İsmail Erten, şu ifadeleri kullandı:
“Dündar ve Gül’ün yanında olmak için buraya geldik. Ceza evinde sadece Can Dündar ve Erdem Gül yok. Cumhuriyet için buradayız. Cumhuriyet için umut nöbetindeyiz. Korkmuyoruz, korkanlar ancak baskıya başvururlar. Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Bunun örneklerini Uğur Mumcu’dan, Abdi İpekçi’den, Ahmet Taner Kışlalı’dan biliyoruz. Hiçbir zaman korkmadılar. Hep korkanlar unutuldu, korkusuzlar yaşıyor. Cumhuriyet’e kanat geren kahraman arkadaşlarımız da her zaman yaşayacak. Cumhuriyet’e can suyu vermeye geldik.”

Adnan Serdaroğlu ise, “Utanç konusu olan bir durumu protesto etmek ve buradaki haksız yere ceza evine konulan gazeteci arkadaşlarımıza destek olmak için bu nöbeti devraldık. Türkiye’de sistematik bir şekilde basın, kontrol altına alınmaya çalışılıyor.” şeklinde konuştu.

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ” SÜRÜYOR.

Silivri Cezaevi önünde tutuklu gazeteciler için sürdürülen ‘Umut Nöbeti’ devam ediyor.

Nöbeti sabah saatlerinde CHP Ataşehir İlçe Örgütü Başkanı Hakkı Altınkaynak ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri tutarken, öğleden sonra ise;  Yeşiller ve Sol Gelecek Parti’si İstanbul İl Örgütü Genel Eş-Sözcü Naci Sönmez ve parti üyeleri devraldı.

Hakkı Altınkaynak şöyle dedi:

“Gazeteciler Can Dündar ile Erdem Gül ve düşünceleri sebebiyle suçlanan herkese destek olmak için nöbeti devraldık. Mücadeleniz mücadelemizdir! demekten vazgeçmeyeceğiz…”

umut2

YSGP Eş-Sözcüsü Naci Sönmez ise şu ifadeleri kullandı:

“Can Dündar ve Erdem Gül hakkındaki iddianame Türkiye demokrasisi ve basın özgürlükleri açısından tarihe kara bir leke olarak yazılacak. Medya üzerindeki baskılar sona ermeli. 30’un üzerinde gazetecinin cezaevinde olmasını kınıyorum. Gerçek bilgiye erişim hakkı hepimizin insan hakkıdır. Bugünkü savaş ortamında gazeteciler çok zor koşullarda mesleklerini icra ediyorlar. Cizre v.b yerlerde Haber Nöbeti’nde bulunan gazetecileri kutluyorum.”

“UMUT NÖBETİ”Nİ CENGİZ ERDİNÇ, NEVZAT ONARAN VE LEVENT CİNEMRE TUTTU.

Silivri Cezaevi önünde tutuklu gazeteciler için tutulan “Umut Nöbeti” devam ediyor.

Nöbeti, gazeteciler Cengiz Erdinç, Nevzat Onaran ve Levent Cinemre devraldı.

Cengiz Erdinç şöyle konuştu:
“Dönemler değişiyor, ara dönemler yaşıyoruz. Darbeler, post modern darbeler, demokrasiye o veya bu biçimde müdahaleler yaşıyoruz. Bu müdahalenin en temel göstergesi de gazetecilerin tutuklanması, soruşturulması ve mesleklerini yapamaz hale gelmesi. Dolaylı olarak toplumun bilme hakkının engellenmesi. Bu biz gazeteciler için yeni bir süreç değil, Cumhuriyet tarihinin hemen her döneminde gazeteciler bir şekilde baskı altında olmuş, cezaevine girmiş, ağır bedeller ödemiş. Ödemeye de bu toplum için devam edecek. Ama 2016 yılındayız dünya bambaşka bir noktaya giderken biz hala ifade özgürlüğünü cezaevi önünde bedel ödüyoruz. Güneydoğu’da da durum farklı değil. Onlar da toplumun bilme hakkını temsil ediyorlar. Ama gazetecilere yandaş, terörist, aslında o gazeteci değil gibi yansız olması gereken adalet mekanizmaları, emniyet ve güvenlik mekanizması üzerinden bir takım komplo davalar geliştirilmekte.”

Nevzat Onaran şu ifadeleri kullandı: “ Türkiye’de ifade özgürlüğünün ne durumda olduğunu anlamak istiyorsak Can Dündar ve Erdem Gül özelinde tutuklu gazetecilere bakmamız lazım. Türkiye’de can ve mal güvenliğinin varlığını öğrenmek istiyorsak Sur’a ve Cizre’ye bakmak lazım.”

Levent Cinemre ise,
“Halkın bilme hakkını, halkın haber alma hakkını gerçekleştirmeleri nedeniyle gazeteci arkadaşlarımız içeride. Onların cezaevinden çıkmasını ve yeniden eskisi gibi, yine toplumun bilmesi gereken vahim haberleri, hepimizin bilmesi gerekenleri bize bildirmelerini bekliyoruz.” Şeklinde konuştu.

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ DEVLET TİYATROLARI SANATÇILARI DERNEĞİ ÜYELERİ TUTTU.

“Umut Nöbeti” devam ediyor.

Nöbeti, Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) üyeleri tuttu.

Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) üyeleri “Özgür basın, özgür sanat varsa özgür toplum vardır” dövizleri açtı.

Ardından DETİS Başkanı Mehmet Ege, basın açıklaması yaptı.

Açıklamada şöyle denildi:

“Yaşamak mı, yoksa ölmek mi? Mesele bunda’ diyordu Hamlet. Sevgili Can’la, sevgili Erdem’se ‘Yazmak mı, yoksa yazmamak mı? Mesele bunda’ dediler…Yazmak, yazmak, yazmak deyip direnmeyi, halkın haber alma hakkı, kendilerinin ifade özgürlüğü adına hakedemedikleri sonuçlara katlanmayı seçtiler. DETİS olarak ülkemizin bir zindan haline getirilmesini istemiyoruz. Ama inanıyoruz ki Cumhuriyet’in inançlı yurttaşları buna izin vermeyecekler. Özgür basın varsa özgür toplum var. Özgür sanat varsa da, özgür toplum var…”

Açıklamanın ardından DETİS üyesi Levent Güner, cezaevi önünde küçük bir müzik dinletisi sundu.

Öte yandan, Orhan Kemal Müzesi kurucusu yazar Işık Öğütçü de her pazar olduğu gibi nöbete destek verdi.

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ HASAN CEMAL İLE CENGİZ ÇANDAR TUTTU.

 

Silivri Cezaevi önünde sürdürülen ‘Umut Nöbeti’ soğuk havaya rağmen devam ediyor. Nöbeti, gazeteciler Hasan Cemal ve Cengiz Çandar tuttu.

Hasan Cemal, şöyle konuştu: “Gazetecilerin, mesleğimizin özgürlüğünü savunmak ve hapishanelerde olan gazeteci arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşmaları için geldik. Mesleğimizi en iyi biçimde yapabilmek için özgürlüğün şart olduğuna inanıyoruz. Silivri hapishanesinin önünde Can Dündar’a, Erdem Gül’e ve hapishanedeki diğer meslektaşlarımıza bir kez daha seslenmek istiyoruz; bu dünya despotlara kalmadı ve kalmayacak. Bu iddianameyle, böyle iddialarla Can Dündar ve Erdem Gül’ün artık hapiste tutulmaması lazım. İlk duruşmada da serbest kalacaklarına inanıyorum. Bu iddianamenin, Türkiye’de hem özgürlük hem hukukun üstünlüğü açısından tam bir kara leke olduğunu düşünüyorum.”

Cengiz Çandar ise şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de, tarihinde yaşamadığı çarpıcılıkta adaletsizlik, haksızlık ve hukuksuzluk yaşatılıyor. Bunun simgesi şu anda önünde bulunduğumuz bu hapishanenin içinde yatan sevgili arkadaşımız Can Dündar ve Erdem Gül oldular. Biz ikimiz hem eski birer Cumhuriyet mensubuyuz hem de Can Dündar benim 30 yıla yakın geçmişi olan, 32. günde birlikte çalıştığım bir arkadaşım. Yurt dışında çok sık bulunan biri olarak Can Dündar ve Erdem Gül’ün şahsında Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik saldırının ülkemize çalınmış bir kara leke olduğunu görüyorum. Ülkemiz için utanç verici bir görüntü yaratılıyor. Dolayısıyla burada bulunmamız mesleki, demokratik dayanışma ve de ülkemize duyduğumuz sevgi ile bağlılığın gereği olan bir vatanseverlik görevidir”

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ GÜLŞEN KARAKADIOĞLU, GÜLÇİN ÜSTÜNTAŞ, MİMESİS-TİYATRO TİYATRO DERGİSİ, TİYATRO ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ TUTTU.

“Umut Nöbeti” soğuk hava şartlarına rağmen devem ediyor.

ÜSTÜNTAŞ-KARAKADIOĞLU

Nöbeti sabah saatlerinde tiyatro eleştirmeni Gülşen Karakadıoğlu ile oyuncu Gülçin Üstüntaş tutarken, öğleden sonra ise Mimesis ile Tiyatro Tiyatro Dergisi çalışanları ve Tiyatro Eleştirmenleri Birliği üyeleri devraldı.

Gülşen Karakadıoğlu şöyle konuştu:

“Benim haber alma hakkıma saygı duydukları için Can Dündar ve Erdem Gül cezaevindeler. Bu nedenle onlara teşekküre geldim. Üzüldüğüm şey, kendilerini korkularına tutsak edenler. Bugünü ve bundan önceki tüm baskıcı uygulamalar gibi geride bu günleri de geride bırakacağımıza inanıyorum.”

Gülçin Üstüntaş ise şöyle dedi:

“Basın özgürlüğü halkın haber alma hakkı yok edildiğinde tutsaklık başlamış demektir. Buna izin veremeyiz. Can Dündar ve Erdem Gül yalnız değildir.
Umut nöbeti devam ettikçe, içeriden daha da güçlenerek çıkacaklar.”

 

 

TİYATROCULAR---

Mimesis Dergisi ‘nden Cüneyt Yalaz, Gizem Aksu, Özgür Eren; Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nden Metin Boran, Tiyatro Tiyatro Dergisi’nden Mustafa Demirkanlı, Fırat Kuyurtar, Yücel Erten’in birlikte katıldığı nöbette ortak açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi:

“Bugün Can Dündar ve Erdem Gül casusluk yaptıkları iddiasıyla 72 gündür hapisteler. Halkın haber alma özgürlüğü için çalışan gazeteciler oldukları ise hepimizin malumu. Gazetenin diğer yazarlarına da farklı nedenlerle dava açılmış durumda. Aynı saldırı Gündem, Evrensel ve Birgün gibi medya kuruluşlarına da yönelmiş durumda. Can ve Erdem her ne kadar kahraman olmadıklarını söyleseler de onlar hapse atılarak kahramanlığa ve bir anlamda da yalnızlığa mahkûm edildiler. Umut Nöbeti tam da bu yüzden önemli bir yerde duruyor. Kahramana ihtiyacı olmayan bir toplumun inşası yolunda tiyatro yayıncıları ve tiyatrocular olarak bizler de küçük bir adım atıyoruz!”

Gazetecilere özgürlük…

“UMUT NÖBETİ”Nİ UTKU ÇAKIRÖZER, ESKİŞEHİR KADIN KOLLARI, HERKES İÇİN DEMOKRASİ DERNEĞİ, ABDÜLKADİR TURGUT, NİLÜFER ERDEM VE GÖRKEM TURGUT TUTTU.

Silivri Cezaevi önünde tutuklu gazeteciler için sürdürülen  “Umut Nöbeti” devam ediyor.

Nöbeti, Eskişehir’den gelen CHP Tepebaşı İlçe Kadın Kolları Başkanı Gökçe Kurt ve beraberindeki bir grup kadın, Herkes İçin Demokrasi Derneği Kurucu Genel Başkanı Selahattin Balta ve dernek üyeleri, film yapımcısı Abdülkadir Turgut, istatistik uzmanı Nilüfer Erdem ve yönetmen Görkem Turgut tuttu.

Gökçe Kurt şöyle konuştu.

“Her zaman yanlarındayız, yanlarında olmaya devam edeceğiz. Burada olmak bizim için onur, gerektiği zaman yine buraya geliriz, yine burada oluruz. Gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklanan bütün gazetecilerimizin bir an özgürlüğüne kavuşmalarını diliyoruz. ”

HERKES İÇİN DEMOKRASİ

Selahattin Balta da şöyle dedi:

“Türkiye Basın Özgünlüğü Endeksi’nde 196 ülke arasında 106. Sırada. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 102 ülke arasında 80. sırada. Bu ülke özgürlük ve demokrasinin beşiği haline gelerek model olmalı. Endişeyle bakılan ve endişeyle yaşanan bir ülke olmayı hak etmiyor. Ülkemizin geçmişinde ortak ve eşit bir geleceği inşa edebileceğimiz bir miras var. Basın ve ifade özgürlüğü, muhalefet hakları, tercihlerini özgürce yaşayabilme hakkı, temel insan hakları hepimizin gerçekleşmesi için mücadele ettiği, uğruna bedeller ödediği vazgeçilmez haklar. Bu haklar bizim çocuklarımıza en büyük mirasımız olacak. Bu haklardan vazgeçmek, Türkiye’nin kendi geçmişinden vazgeçmesi demek. Biz vazgeçmeyeceğiz. Bu duyarlılıkta olan herkesi bizimle birlikte haklar mücadelesi vermeye çağırıyoruz.”

 

 

TURGUTLAR-ERDEMGörkem Turgut  da,

“Belki biz dışarıdayız ama bilincimiz de, yüreğimiz de özgür tutsaklarla” dedi.

Nilüfer Erdem ve Abdülkadir Turgut ise,

“Adaletin bir gün herkese lazım olacağı bir hukuk devletinde yaşamak istiyoruz” şeklinde konuştular.

Ayrıca Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de, Tepebaşılı kadınlara Silivri Cezaevi önüne gelerek destek verdi.

“UMUT NÖBETİ”Nİ AYŞE KULİN, CEYLİN SARPER, İZMİR KADIN KOLLARI, İSTANBUL DİŞ HEKİMLERİ ODASI, TÜSES TUTTU.

“Umut Nöbeti” sürüyor. Nöbeti, Gazeteci Ayşe Kulin, Öğretmen Ceylin Sarper, İzmir Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı ve üyeleri, İstanbul Diş Hekimleri Odası Başkanı Murat Ersoy ve üyeleri, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) Genel Sekreteri Celal Yıldırım ile üyeleri tuttu.
KULİN İEL SARPER
Ayşe Kulin şöyle konuştu:
“Bu derece demokrasiden uzak kaldığım yılları hatırlamıyorum. Savcılar hür değil, siyasi iktidara bağlanmış durumdalar. Bu şekilde adalet ve hukuk olmaz. Onun için üzgünüm. Hukuk olmadığı zaman, yargı bağımsız olmadığı zaman Anayasa değişimi bir şey ifade etmiyor. Bir gün düzelecek. Çünkü hiçbir zaman yanlışlık çok uzun bir süre gitmez.”
 
Ceylin Sarper şu ifadeleri kullandı:
“Basın ve ifade özgürlüğü için geldik, içerideki arkadaşlarımızın bir an evvel bırakılması için geldik. Biz de herkes gibi demokrasinin olduğu ama her şeyden önce adaletin olduğu bir ülkede yaşamak istiyoruz. Çünkü hangi rejim olursa olsun adalete güvenemediğiniz zaman o ülkeye güneş parlayamıyor maalesef.”
İZMİR KK
 
İzmir’den gelen Kadın Kolları Başkanı Nurşen Balcı da, nöbete katılan tüm kadınlar adına konuştu. Balcı, şöyle dedi:
“CHP’li İzmir kadın kolları üyeleri olarak 30 ilçemiz ile birlikte buradayız. Sevgili Can Dündar ve Erdem Gül’e destek olmak amacıyla buraya geldik. Umut nöbetini şimdi biz devraldık. Umuyorum ki yaptığımız umut nöbetleri uzun sürmeyecek. Onlar bir an önce özgürlüklerine kavuşacaklar. Çünkü gazetecilerin ve basının sadece yazdıkları bir haber yüzünden yargılanmaları bizi üzüyor. Kadınlar olarak özellikle bizi çok üzüyor.”
 DİŞ HEKİMLERİ
 
İstanbul Diş Hekimleri Odası ise Fiziksel ve ruhsal iyilik hali düşünce ve ifade özgürlüğü temel bir insan hakkıdır” pankartı açarak nöbete başladı. Doktorların ortak açıklamasını başkan Murat Ersoy okudu. Açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Aslında tutuklanan gazeteciliktir, özgür haberciliktir, halkın haber alma hakkıdır. Tutuklamalar, Türkiye’de genel olarak basın özgürlüğünde bilinen içler acısı durumun tescili olmuştur. Tutuklamalar eleştiriye tahammülsüzlüğün geldiği boyutu göstermekte ve demokrasi anlayışımızda yeni yaralar açmaktadır. Ülke tarihinde hiç de olmayan utanç verici sayfalara bir yenisi daha eklenmiştir. Umuyor ve diliyoruz ki gazeteciler en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşurlar ve habercilik yapmaya devam ederler”
 
TÜSES
 
TÜSES adına nöbete katılan Genel Sekreter Celal Yıldırım ile üyeler Muammer Keskin, Nilgün Özşahin ise, şu görüşü paylaştılar:
“Bu karar, Dündar ve Gül’ün suçunun ispatı değil, hukukun siyasallaştığını ve hukukun bittiğinin itirafıdır. Verilen bu karar ülkemiz siyaset ve basın tarihine kara bir leke olarak yer alacaktır. Bu kararla ifade özgürlüğü, adalet ve Cumhuriyet tutuklandı. Bu kararla hepimiz tutuklandık. Şimdi bunun utancını yaşıyoruz. Siyasi iktidarı yargı sistemine karışmamaya, yargıyı da kararlarını evrensel hukuk kuralları çerçevesinde vermeye çağırıyoruz.”
 
Gazetecilere özgürlük …