BASIN KONSEYİ:

KAFTANCIOĞLU DAVASINDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YARA ALDI

BU KARAR, PİŞMANLIKLA HATIRLANACAKTIR

Türkiye’de yargıya güven tartışılırken ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, yıllar önce attığı tweetler nedeniyle toplam 10 yıla yakın hapis cezasına mahkum edilmesi, yurt içinde olduğu gibi dünya basınında da şok ve endişeyle yankılanıyor.

Basın, iletişim özgürlüğünü de kapsayan ifade özgürlüğünün savunucusu Basın Konseyi  olarak, temel hukuki ilkeleri hatırlatmak isteriz. Anayasamızda ve tarafı olduğumuz çeşitli uluslararası antlaşmalarda ifade özgürlüğü özel koruma altına alınmıştır. Mahkemeler, ifade özgürlüğüne ilişkin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları ve başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) olmak üzere, uluslararası organların konuya dair tespitlerini dikkate almak zorundadır.

Eleştiri, hakaret sayılamaz. Kaldı ki hakaret suçlamaları ele alındığında siyasilerin eleştiri haklarının ve eleştiriye katlanma yükümlülüklerinin daha geniş olduğu bilinmektedir. AİHM tarafından defalarca vurgulandığı üzere, kabul edilebilir eleştiri sınırları, basının ve kamuoyunun denetimine kendisini bilerek açan politikacılar açısından daha geniştir.

Terör propagandasını düzenleyen TMK’nın 7’nci maddesinin gerekçesine göre “şiddeti teşvik etmeyen açıklamalar ifade özgürlüğü kapsamındadır.” AİHM ve AYM içtihadına göre de, terör propagandası nedeniyle bir kimsenin mahkum edilebilmesi için, sözlerinin doğrudan doğruya şiddete teşvik etmesi ve bu sözlerin bu amaçla söylenmiş olması gerekmektedir. Bazı söylemlerin terör örgütlerinin ‘işine gelmesi’ gibi soyut mülahazalar, doğru olsalardı bile, mahkumiyete gerekçe olamaz.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu açısından ceza verilebilmesi, böyle bir fiilin cezalandırılabilmesi için bu eylem nedeniyle ‘kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması’ koşulu aranmıştır.  Yıllar önce atılmış tweetler nerede ve nasıl bir etki yapmıştır da mahkeme ceza vermiştir, izaha muhtaçtır.

Yıllar önce atılmış ve kamuoyunca zaten bilinen, hatta bir kısmı soruşturularak takipsizlik kararına konu olmuş tweetlerin neden bugün yargılamaya ve cezaya konu olduğunu anlamak zordur.

Hukukun temel ilkelerini göz ardı eden bu karar, insan haklarına saygılı, demokratik hukuk devletinden uzaklaşmayı ifade etmektedir. Bugün için Türkiye’nin uluslararası itibarını sarsacak bu kararlar, uluslararası yargıda daha büyük sorumluluğa da yol açacaktır. Geçmişte ‘konjonktürel’ olarak ilan edip eleştirdiğimiz birçok karar gibi ileride Türkiye açısından pişmanlıkla hatırlanacaktır. Ülkemiz hukuk ve demokrasisine zarar vermekten başka bir işe yaramayacaktır.

BASIN KONSEYİ

KAFTANCIOĞLU DAVASINDA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YARA ALDI

Yazı dolaşımı


Feedback