“Umut Nöbeti” sürüyor.  Nöbeti, sabah saatlerinde dünyanın en saygın gazetecilik örgütleri olan, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Etik Gazetecilik Ağı (EJN), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) temsilcileri tuttu.

Uluslararası gazetecilik örgütleri adına basın açıklamasını IPI Basın Özgürlüğü Savunucusu ve İletişim Direktörü Steven Ellis yaptı.

“Can Dündar ve Erdem Gül’e destek vermek için oluşturulan, basın özgürlüğünü ve ifade özgürlüğünü savunan geniş bir koalisyonun parçası olan örgütlerle beraber buradayız.” diyen Ellis, örgüt temsilcileri adına ortak açıklama yaptı.

Açıklama şöyle;

“Son yıllarda, 100’den fazla gazeteci Türk cezaevlerinde tutuldu, Türkiye’deki gazeteciler genellikle hapisteki meslektaşlarını ziyaret edebiliyordu. Fakat son aylarda Türkiye’nin Adalet Bakanlığı Dündar ve Gül’e ziyaretlerin çoğunu fiilen yasakladı. Ziyaretine izin verilenler sadece yakın aile üyeleri, avukatları ve milletvekilleri oldu.  Adalet Bakanlığı’nın yakın zamanda Türkiye’deki gazeteci gruplarının ve diğerlerinin ziyaret taleplerini reddetmesini takiben, 11 ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü savunucusu örgütten oluşan ittifak 8 Ocak 2016’da; Dündar ve Gül’ü 27 Ocak Çarşamba günü ziyaret etmek için ortak bir talep sundu.

Fakat 22 Ocak’ta Adalet Bakanlığı talebi reddetti. Cevap olarak bakanlık, mevzuata atıfta bulunarak izin vermeyi reddetti. İttifak, 40 gün tecrit altında tutulduktan sonra nihayet ortak bir hücreye bu ayın başında transfer edilen Dündar ve Gül’ün destekçileri tarafından ziyaret edilmesinin reddedilmesini ve onlara karşı suçlamaları kınıyor.

Hiç şüphesiz kamuoyunu ilgilendiren ve aciliyet taşıyan bir konuda haber yapan gazetecilerin misilleme olarak zulme uğraması ve başka herhangi bir tutukluya tanınan ziyaret hakkının reddedilmesi; haklarının ihlalidir ve yetkinin ağır bir şekilde suistimalidir. Yapılan yanlışa; ne Dündar ne de Gül’ün henüz hüküm giymemesi ve hatta haklarındaki suçlamalardan bihaber tutulması da eşlik ediyor. Terörle mücadele yasalarının gazetecilere karşı kullanılması, tekrarlayan benzeri durumların sadece sonuncusu.

Bu durum, büyüyen otokratlığı ve insan haklarının apaçık bir şekilde aşındırılmasını ortaya koyan gelişmeler listesine ekleniyor. Bu gelişmeler; yargının siyasallaşması, ceza yasalarının benzer şekilde suistimal edilmesi, belli içeriklerin yayılması üzerine doğrudan yasak uygulanması, devlet kurumlarının ve ekonomik araçların medya kuruluşlarını susturmak için kullanılması, eleştirel gazetecilere yönelik sözlü, kimi durumlarda da fiziki saldırılar ve hükumet muhaliflerini hedef alan internet üzerinden nefret kampanyalarını içeriyor. İttifak, Türk makamlarını Dündar ve Gül’ü gecikme olmaksızın serbest bırakmaya, haklarındaki bütün suçlamaları çekmeye ve şu an gazetecilikle ya da dile getirdikleri görüşlerle ilgili tutuklu bulunan bütün gazetecileri de özgür bırakmaya çağırıyor. İttifak, ayrıca Türkiye’deki yasa koyucuları ülkenin otokratlığa doğru gidişini tersine döndürecek adımları atmaya ve demokratik ülkelerin hükümetlerine; ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde verdiği insan hakları taahhütlerine uyması için Türk hükumetine baskı uygulamaya çağırıyor.”

Silivri Cezaevi önünde okunan bildiriye şu örgütler de imza attı: Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), ARTICLE 19, Index on Censorship (Sansür Endeksi), Etik Gazetecilik Ağı (EJN), Uluslararası PEN, Dünya Gazete ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA), Güney Doğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO).

Nöbeti öğleden sonra ise,  Türk Halk Müziği sanatçısı Kutsal Evcimen ile Hanifi Aksoy tuttu.

Türküler seslendirerek nöbete başlayan sanatçı Kutsal Evcimen şöyle konuştu:

“Bugün burada canlarımızla beraber olmaya, en azından bu dik duruşun yanında küçük bir damla olmaya geldik. Ülkemizde hükümetinin bir politikası olarak gördüğüm sanatçı, yazar, gazeteci ve aydınlar üzerindeki baskı, zulüm ve yıldırma politikasını kınıyorum. Sesinizi çıkarmayın demek istiyorlar. Bu baskı ve zulüm asla bizleri yıldıramaz. Çünkü haklı ve doğru olanlar güçlüdür. Haksızlar,  zalimler güçsüzlerdir ve eninde sonunda kaybetmeye, yıkılmaya mahkumdurlar. Ülkemizin hak ettiği aydınlık geleceğinin bir an evvel gelmesini istiyoruz”

Hayri Aksoy ise şu ifadeleri kullandı:

“Duyarlı ve doğru gazetecilik görevini yapan iki canımızı canı gönülden kutluyorum. Bu onurlu davayı ve dik duruşu örnek olarak toplumumuza sunmak isteriz. Sorumluluğunu bilen, yurdunu seven, halkının birlikte yaşamasını isteyen insanların böyle onurlu bir davaya destek vermesini isterim. Can Dündar ve Erdem Gül yalnız değildir.”

Gazetecilere özgürlük …

“UMUT NÖBETİ”Nİ ULUSLARARASI GAZETECİLİK ÖRGÜTLERİNİN TEMSİLCİLERİ İLE KUTSAL EVCİMEN VE HANİFİ AKSOY TUTTU.

Yazı dolaşımı


Feedback