
YÜKSEK KURUL KARARI
DOSYA NO: 2026-11
ŞİKAYET EDEN: HAKAN ACAR adına AV. RÜSTEM CENKER HALAT
ŞİKAYET EDİLEN: PUSULA GAZETESİ ZONGULDAK / ALİ RIZA TIĞ
YAYIN TARİHİ: 14.01.2026 – 15.01.2026
ŞİKAYET TARİHİ: 12.03.2026
KARAR TARİHİ: 25.03.2026
ŞİKAYET KONUSU
Şikayete konu olan yayınlar Zonguldak’ta yayın yapan pusulagazetesi.com.tr sitesinde Ali Rıza TIĞ imzasıyla köşe yazısı olarak yayınlanmıştır. 14 Ocak 2026 tarihli yazının linki aşağıdadır:
Şikayete konu olan ikinci yazının linki aşağıdadır:
Şikayetçi kişi yani Hakan Acar, bu yazılarda isim verilmeden kendisinden söz edildiğini belirterek Basın Konseyi’ne başvurmuş ve basın meslek ilkelerinin 4 ve 5. maddelerinin Ali Rıza Tığ tarafından ihlal edildiğini belirtmiştir. Şikayetçi kişi, Pusula Gazetesi’nde 20 Şubat 2025 tarihli bir yazıda okul müdürü Hakan Acar’ın adının verilerek “Hakan Acar biz yazınca mart kedisi gibi okulun çatısından fotoğraf paylaşıyor” demek suretiyle adının verildiğini belirterek mevcut haberlerin bu yazının devamı niteliği taşıdığını, dolayısıyla okuyan insanların kendisinden söz edildiğini anlayacaklarını savunmuştur.
UZLAŞMA TALEBİ
Şikayet konusu olan iki yazıyı yazan Ali Rıza Tığ ile 16 Mart 2026 tarihinde telefonla görüşülmüştür. Ali Rıza Tığ, bu şikayetlerle ilgili savunmayı bizzat kendisinin yapacağını Genel Sekreterliğe söylemiştir. Herhangi bir uzlaşma talebi yoktur.
GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ
İki yazı dikkatle okunmuş ve değerlendirilmiştir. Her iki yazıda da şikayetçinin adı ve çalıştığı okulun adı verilmemiştir. 14 Ocak 2026 tarihli yazıda şikayetçiden “müdür bey” olarak bahsedilmiştir. Yazı bir köşe yazısı olarak kurgulandığı için bazı benzetmeler ve amiyane tabirler kullanılmıştır. Müdür yetişkin film yıldızına benzetilmek suretiyle cep telefonu ile çekilen ve bir kadınla birlikte olduğu anlaşılan videodan söz edilmiştir. Yazı bu haliyle kanaatimizce basın meslek ilkelerine aykırı bir unsur taşımamaktadır. 15 Ocak 2026 tarihli diğer yazıda da benzer unsurlar vardır. Okul müdürünün bir kadınla görüştüğü anlatılmış, bunun video kayıtlarının görüldüğü ileri sürülmüştür. Kadının okul müdürüne şantaj yaptığı anlatılmıştır. Bu yazıda da okul müdürünün, okulun ve kadının adı verilmemiştir. Küçük yerleşim yerlerinde bu benzetmelerle herkes herkesi tanır anlayışıyla hareket edilmesi durumunda hiçbir haberin yazılamayacağını, basın mensuplarının görevlerini layıkıyla yerine getiremeyeceğini düşünmekteyiz. Her iki köşe yazısında sokak ağzına yaklaşan ifadeler bulunmakla birlikte bir hakarete yahut eleştiri sınırlarını zorlayan bir tabire rastlanmamıştır.
Bu değerlendirmeler ışığında Genel Sekreterlik olarak Yüksek Kurul üyelerine her iki yazı için ayrı ayrı olmak üzere Ali Rıza Tığ ve pusulagazetesi.com.tr sitesi hakkında ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİ kararını önermekteyiz.
YÜKSEK KURUL KARARI
Şikayet edilen iki yazıyla ilgili olarak pusulagazetesi.com.tr sitesinin sahibi ve yazar Ali Rıza Tığ Basın Konseyi Yüksek Kurul üyelerine bizzat savunma yapmıştır. Ali Rıza Tığ savunmasında şunları söylemiştir:
“Şikayet edilen iki haberde de isim vermedim. Olay doğrudur. Şikayetçi kişinin bir kadınla görüntülendiği doğrudur. Ben videoyu gördüm. Bu kişi karakola gitmiştir, şikayetçi olmuştur, görüntüler yakın çevresinde yayılmıştır. Ben de bunu yazdım. Yazma tarzım budur. Ben böyle yazıyorum. Müdür kadınla arkadaş oluyor, şantaja uğruyor. Karakolluk oluyorlar. Bunu yazmak gazeteciliktir. Ben yazımda kendisinin adını vermedim, okulun adını vermedim, hatta ortaokul, lise bile demedim. Yazıda kişinin eşinin rencide olması söz konusu değil çünkü isim vermedim. Zonguldak’ta 36 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bu tür haberler okunuyor biz de yazıyoruz. Basın meslek ilkelerine aykırı olduğunu düşünmüyorum. Şikayet edilen ikinci yazı için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Bizim 25 binden fazla okurumuz var onlardan bir şikayet almadık. Zonguldak gibi bir bölgede yaşamaya çalışıyoruz. İsim vermeden de yazamazsak o zaman hiç yazı yazamaz hale geliriz diye düşünüyorum. Yüksek Kurul üyelerine saygılarımı sunuyorum.”
Ali Rıza Tığ’ın savunmasından sonra Yüksek Kurul (YK) üyeleri şikayet edilen yazılar hakkında görüşlerini paylaşmışlardır.
Sitenin haberlerini genel olarak irdeleyen bir YK üyesi Pusula Gazetesi’nin genel haber karakterinin bu olduğunu, yazar Ali Rıza Tığ’ın böyle bir üsluba sahip olduğunu belirterek böyle bir üsluba ceza vermenin ağır bir karar olacağını ifade etti. Başka bir üye genel sekreterlik raporuna katıldığını ancak yazıdaki bazı üslup sorunlarından rahatsız olduğunu kaydetti. Köşe yazısı da olsa yazı diline dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan üye, şikayetin yersizliği kararını desteklediğini ancak haber ve yazı diline dikkat edilmesi gerektiğinin vurgulanmasını istedi.
Bir diğer YK üyesi söz alarak köşe yazılarında alaycılık, benzetmeler olabileceğini, basın dilinin esnek olmasının kabul edilebilir olduğunu, konsey olarak bu dengeye dikkat edilmesine önem vermeleri gerektiğini vurguladı. Yüksek Kurul üyeleri şikayet konusu olan haberleri dikkatle incelediklerini belirterek bu yazılar hakkında ayrıntılı olarak fikir beyan ettiler. Yerel medya temsilcisi bir YK üyesi Anadolu’da yayın yapan çoğu gazetenin ve internet sitesinin maalesef bu tip dil kullandığını, çünkü böyle yayınların dikkat çektiğini ve daha çok okunduğunu ifade etti. Ancak kullanılan dilin mahalle ağzına yaklaşmasının yanlış olduğunu belirten üye, bununla birlikte şikayet edilen iki yazıyla ilgili ağır bir kusur görmediğini sözlerine ekledi.
Yerel medyayı temsilen toplantıya katılan bir başka YK üyesi de genel sekreterliğin görüşüne katıldığını, yazılarda isim, makam ve yer belirtilmediğini, gazetecilerin bu tip bir dil kullanmasının normal olduğunu vurguladı.
Bir hukukçu üye yazılan tüm yazıların ve haberlerin kendi isteğimize ve üslubumuza göre olamayacağını belirterek herkesin tarzının farklı olabileceğini, yazı dilindeki farklılıkların sansürlenemeyeceğini vurguladı. Üye, gazeteci kendi üslubunda yazı yazabilir, değer yargısı denetlenemez, eleştiri hakkına saygı duyulmalıdır diye konuştu ve genel sekreterlik raporuna katıldığını ifade etti.
Bir başka üye etik olarak genel bir sorun olduğunu, belden aşağı ifadelerin rahatsız edici olduğunu belirterek bir önlem almak gerektiğini, yazılanların etik olmadığını söyledi.
Bir diğer üye kuralların çok katı uygulanmasının ve üsluba karışılmasının sansür anlamına geleceğini belirterek basın meslek ilkelerinin bunun için olduğunu, okul müdürünün eleştirilmesinin normal olduğunu, yazıdaki bazı rahatsız edici ifadelerin eleştirinin doğası olduğunu kaydetti. Bir diğer üye yazıda kadınlara yönelik kullanılan ifadelerin rahatsız edici olduğunu söyleyerek bununla birlikte çok yasaklayıcı bir tutuma girmenin doğru olmadığına inandığını, vicdanla üslup arasında denge kurmanın doğru olacağını belirtti.
Hukukçu bir diğer üye ulusal basında bile böyle haberlere rastlandığını kaydederek yerel medya ile ulusal medya ayrımı yapmanın doğru olmadığını belirtti.
Bir yüksek kurul üyesi de yaptığı konuşmada genel sekreterlik kararına katıldığını, gazetecinin üslubuna karışamayacaklarını kaydetti.
Akademisyen bir üye ise söz alarak genel sekreterliğin raporuna katılmakla birlikte üsluba dikkat edilmesi gerektiğini karar yazısına koymalıyız diyerek sözlerini tamamladı.
Görüşme ve konuşmalardan sonra oylamaya geçildi. Yüksek Kurul üyeleri yaptıkları oylamada her iki yazıda ihlal olmadığına oy çokluğuyla karar vererek, pusulagazetesi.com.tr sitesi ve Ali Rıza Tığ hakkında ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİ kararına hükmettiler.
