
YÜKSEK KURUL KARARI
DOSYA NO: 2025-41
ŞİKAYET EDEN: BURCU ŞAHİN (VEKİLİ: YUNUS SÖYLEYİCİ)
ŞİKAYET EDİLEN: SABAH.COM.TR / YENİASİR.COM.TR – MUHABİRLER: CEYHAN TORLAK ve METİN BURMALI
HABER YAYIN TARİHİ: 15.11.2025 ve 17.11.2025
ŞİKAYET TARİHİ: 19.11.2025
KARAR TARİHİ: 03.12.2025
ŞİKAYET KONUSU
Şikayet edilen haberler 15 Kasım ve 17 Kasım 2025 tarihlerinde iki farklı yayın kuruluşunda yayınlanmıştır. Bu haberlerde İzmir’de yaşayan İskender ve Dürdane Gürkan çiftinin Karadağ’da ev almak isteğiyle yaptığı girişim sonucu Çınar Şahin ve Burcu Şahin’e para vermek suretiyle dolandırıldıklarına yer verilmiştir. Haberde ödenen paraların miktarına ve yapılan açıklamalara yer verilmiş, dolandırıldığı belirtilen çiftin ve dolandırdığı iddia edilen kişilerin fotoğraflarına yer verilmiştir. Basın Konseyi’ne yapılan başvuruda Sabah.com.tr muhabiri Ceyhan Torlak ve Yeni Asır.com.tr muhabiri Metin Burmalı gerçeğe aykırı haber yapmakla, şikayetçileri hedef göstermekle, fotoğraflarını izinsiz yayınlamakla ve suçsuzluk karinesini ihlal etmekle suçlanmış, kendilerinden görüş alınmadığını ifade etmişlerdir.
UZLAŞMA TALEBİ
Yapılan şikayetler ilgili medya kuruluşlarına gönderilmiş ve alındı belgesi tarafımıza ulaşmıştır. Herhangi bir savunma ve/veya uzlaşma talebi yoktur.
GENEL SEKRETERLİK GÖRÜŞÜ
Şikayet konusu olan haberler dikkatle incelenmiştir. 15.11.2025 tarihinde Sabah gazetesi internet sitesinde yayınlanan haberde olay anlatılmış, dolandırıldığı iddia edilen çiftin adı ve fotoğrafı yayınlanmış ve konu özetlenmiştir. Olay savcılığa da intikal etmiş ve muhabir Ceyhan Torlak bilirkişi raporu üzerinden haberi hazırlamıştır. Yazılan haber “Dev Vurgun Sonrası Pişkin Hamle” başlığıyla sunulmuş ve dolandırıcı olduğu ileri sürülen Çınar Şahin’in ifadesi eleştirel bir ifadeyle aktarılmıştır. Haberde kamu menfaati olduğu gibi ödenen rakamlar ve iddialar olduğu gibi verilmiştir.
17.11.2025 tarihinde aynı konuyla ilgili olarak Yeni Asır gazetesinin internet sitesinde yayınlanan diğer haber de dikkatle incelenmiştir. Haber, Metin Burmalı imzasıyla ve “İzmir’de Vize Yalanıyla 16 Milyon Çarptı” başlığıyla verilmiştir. Haberde olay örgüsü anlatılmış, vurguna konu olan rakamlar verilmiş ve tüm bunlar İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırlattığı bilirkişi raporuna dayandırılmıştır. Haberde tarafların konuyla ilgili açıklamalarına değinilmiş ve okuyucuya olayın nasıl geliştiği rakam ve tarih verilerek anlatılmıştır. Her iki habere bakıldığında benzer ifadelere yer verildiği, rakam ve iddiaların aynı olduğu görülmektedir. Olayda mağdur olan kişilerin fotoğrafları her iki yayın organı tarafından kullanılmıştır. Dolandırıcı olduğu iddia edilen çiftin yaptığı şikayet önceki yayınları da kapsamaktadır. Ancak Nisan ayında yayınlanan haber, süre aşımı nedeniyle inceleme dışı tutulmuştur.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında yayınlanan iki haberde basın meslek ilkelerine aykırı bir hususa rastlanmamıştır. Savcılıkça yürütülen dava ile olayın kamuoyuna yansıtılması farklı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Genel Sekreterlik olarak her iki başvuru için ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİNE kararının verilmesini Yüksek Kurul’a önermekteyiz.
YÜKSEK KURUL KARARI
Şikayete konu olan haber Yüksek Kurul toplantısında titizlikle incelenmiş ve tartışılmıştır. Üyelerden biri yanıt hakkının kullanılıp kullanılmadığını sorarak Genel Sekreterin görüşüne katılmakla birlikte haberde bazı eksikler gördüğünü ifade etti. Başka bir üye tekzip hakkının tali konularla ilgili olabildiğini belirterek her tekzip metninin doyurucu olamayacağını ve bazen medya kuruluşlarının gereksiz ve uzun tekzip metinlerini yayınlamadıklarını kaydetti. Bir başka üye sadece bir yanıt hakkı için medyaya toptan ceza vermenin karşı tarafı haklı çıkarmak olacağını ve konunun yanlış tarafında yer alınacağını söyledi. Bir başka üye yanıt hakkına saygı duyulmadığını söyleyerek 15. Maddenin ihlal edildiğini vurguladı. Bir hukukçu üye gönderilen vekalet belgesinin doğru olup olmadığının düşünülmesi gerektiğini belirterek Yüksek Kurul’un dikkatini çekti. Bu konuda uzun tartışmalar yaşandı. Bir diğer hukukçu üye eğer avukat vekalet ve tekzip metnini gönderdiyse bunun doğru kabul edilmesi gerektiğini, Basın Konseyi olarak gönderilen belgelerin sahte olup olmadığını araştırmanın görevleri arasında bulunmadığını belirtti. Bir diğer Yüksek Kurul üyesi Genel Sekreterin görüşüne katıldığını ancak bu haber hakkında uyarı kararı verilmesi halinde tarihin yanlış tarafında yer alınacağını vurguladı. Üyeler bu noktada şikayetin yersizliği kararı verilip haberdeki eksiklerin kararda belirtilmesinin daha doğru olacağını söylediler. Yapılan oylamada Yüksek Kurul üyeleri oybirliğiyle ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİNE kararı verdiler. Kararla birlikte Basın Konseyi Yüksek Kurulu’nun değerli üyeleri, haberlerin içeriğinde ele alınan bazı konuların kamu yararı açısından duyurulmasında yarar olduğuna katılmakla birlikte haberdeki bazı unsurların eksik bırakılmaması gerektiğini basın mesleği açısından önemli bulduğunu özellikle vurgulamıştır.
